
Filmimiz Laurin isimli küçük kızın sahilde milleti dürbünle
gözetlemesi ile başlar. Daha sonra Flora isimli kadın kızı Laurin’e hemen gel
diye seslenir. Laurin ’in eve gelince babası Arne aldığı müzik kutusunu
Laurin’e gösterir. Arne Flora ’in yanına gidip kadının memelerini okşar. Bu
arada Laurin ‘in büyükannesi Olga Florya’ya kızının yanında edepli ol diye
uyarır. Laurin ‘in yanına gelen Arne müzik kutusunu Laurin’e verirken Florya’ya
yakında döneceğim der. Flora ne zaman döneceksin diye sorunca Arne iki üç ay
içinde dönerim diye cevaplar. Bunun üzerine Flora geçen sefer neredeyse altı ay
sürmüştü diye karşılık verir. Daha sonra Flora Arne ’ye geç oldu Arne yola koyulma
vakti geldi der. Flora Olga ’in yanına gelir ve Arne’yi limana götüreceğini
söyler. Olga Florya’ya yanına fener al hava kararır birazdan der. Flora fener
almaya gittikten sonra Olga oğlu Arne ‘ye büyük şehirlerin kötülüğünü ikimizde
biliyoruz ayrıca şunu da hiç unutma baban bizi ucuz bir fahişe için terk etti
dedikten sonra yaşlı bir kadınım zırvalıyorum bazen der. Daha sonra Arne ’in
elini sımsıkı tutan Olga Arne ‘ye her nerede olursan ol evini hiçbir zaman
unutma der.
Arne Florya’ya bir gün birlikte gidip nehirden mavi denize
doğru yelken alacağız der. Bunun üzerine Flora Arne ’ye hamile olduğunu söyler
ve Arne mutluluk içinde gemiye gider. Arne gemiye varınca çalışanlardan biri Van
Rees nerede olduğunu sorar. Arne görmediğini söyleyince adam Arne ‘ye Van Rees
gelmezse onu kaptana bildirmek zorunda kalacağım başı derde girecek diye
karşılık verir. Gece vakti üstü başı yırtılmış erkek çocuğunun biri can
havliyle kaçarken Laurin ’in odasının penceresine vurur. Laurin uyanmadan
gizemli kişi çocuğun ağzını kapatıp pencereden çeker. Bu arada civarında olan Flora çocuğun
çığlığını duyar ve köprüye doğru hızlı adımlarla ilerler. Köprünün ortasına
giden çocuğun cesedi görür ve Flora çığlık atar. Çığlığa Olga uyanır ama bir
anlam veremez. Ertesi sabah Flora ’in cesedi derede bir berduş tarafından
bulunur. Flora ‘in son duası okunurken Olga Tanrı’m niye masumları alısın diye
ağlar. Bir grup çingene bahçede durgun
bir şekilde oturan Laurin’e dünkü çocuğu gördün mü diye sorarlar. Bu arada
peder çingenelere defolun pis çingeneler diye bağırır. Çingeneler gittikten
sonra peder babacan bir tavırla Laurin’e seni zavallı çocuk diyerek kollarını
açar ama Laurin korku içinde pederden kaçar.

Büyükannesi ile aynı yatakta uyuyan Laurin duyduğu bir sesle
uyanır. Daha sonra annesi Flora ’in odasın giden Laurin annesi Flora’yı görür. Hareketsiz
yatan Flora ‘in gözünden yaş iner. Ertesi
sabah babası ile annesinin mezarına giden Laurin Flora ‘in mezarına çiçek
koyar. Bu arada Bayan Berghaus Arne ‘ye kendinizi koy vermeyin Bay Andersen kızınızın
size ihtiyacı var zaten Flora’yı göreceksiniz der. Başka bir gün Laurin Flora
‘in mezarına çiçek koyarken bir kedi sesi duyar ve sesin geldiği yere doğru
yürür. Gördüğü kedi yavrusunu kucaklayan
Laurin eve doğru yürür. Laurin ‘in
yanına gelen Stefan elindeki kediyi gösterip nereye gidiyorsun diye sorar. Laurin
Stefan’a, sakın bir şey söyleme büyük annemin kedilere karşı alerjisi var ne
zaman bir kedi yanından geçse aksırır der. Bu arada Laurin ve Stefan Laurin ’in
büyük annesi Olga ’in yanından geçerken Olga aksırarak uyanır.
Bayan Berghaus Arne ’ye kocamın vefatın beri teknesi limana
demirlendi ve kullanılmıyor size karışmak niyetinde değilim ama ailenizin selameti
için denizciliği bırakıp balıkçılığa başlasanız daha iyi olur der. Arne yapamam
Bayan Berghaus denize alışan bir daha denizi bırakmaz diye karşılık verir. Bu
arada Stefan ve Laurin yavru kediyi saklamak için tavan arasına çıkarlar.
Stefan girişteki sivri ucu eller. Daha sonra Stefan dolaptan gelen fare
seslerini kontrol etmek için dolaba doğru yürür. Laurin ’de kediyi eski bir
beşiğe koyduktan sonra beşiğin içinde bulunan annesinin fotoğrafını eline alıp
temizler. Laurin Stefan’ in annesinin kabanını giydiğini görünce sinirli
şekilde çıkar der. Stefan Laurin’e
sorunun ne bu kimin kabanı diye sorarken Bayan Berghaus Stefan’a gidiyoruz diye
seslenir. Laurin Stefan’a annen çağırıyor git der. Stefan gittikten sonra
Laurin annesi Flora ‘in paltosunu dolaba geri asar. Daha sonra heyecanla baba tavan
arasında ne buldum diye babasının odasına girer. Laurin babası Arne’yi
yıkanırken görür ve utanıp odadan çıkar.

Laurin annesinin resmini çizerken babası Arne ’ye gene uzun
süre olmayacak mısın diye sorunca Arne doğum gününde gelmemi istiyorsun değil
mi diye karşılık verir. Laurin sitem dolu bir sesle gelmeyeceksin deyince Arne kazının
yanına doğru gelince Laurin annesinin olduğu sayfayı değiştirir. Arne kızı
Laurin’e suratını ekşitme tatilin bitiyor ve okulun o zaman üzülecek vaktin
olmayacak der. Konuşmasına devam eden
Arne sana güzel bir şeyler getireceğim ayrıca büyüyünce benimle geleceksin
der. Laurin söz mü deyince Arne şeref
sözü diye karşılık verir. Arne Laurin’e saçlarını serbest serbest bıraksana
der. Yataktan kalkan Laurin ayna karşında saçını açar. Arne Laurin’e bak çok
güzel oldun dedikten sonra ninen kedilerden haz etmiyor o yüzden kediyi eve
sokma diye uyarır. Arne Olga ile vedalaşırken Olga Arne ‘ye nasıl geçti diye
sorar. Olga ’in ne dediğini anlamayan Arne neden bahsediyorsun diye karşılık
verir. Olga Bayan Berghaus’dan
bahsediyorum diye karşılık verince Arne Olga’ya sanki bilmiyorsun ikinizde bunu
başından beri tezgâhlamıştın der. Olga Arne ‘ye bunu sen ve Laurin için yaptım
deyince Arne bir daha evlenmeyeceğim bu benim son sözüm Flora ’in ölmeden önce
hamile olduğunu biliyordun karşılık verince Olga karın der. Bunun üzerine o
lanet köpründen de o kazadan da gına geldi artık der. Olga ben bir ayağı
çukurda yaşlı bir kadınım bende ölürsem Laurin’e kim bakacak der. Arne Laurin’i
her şeyden çok severim ama denizcilik benim kaderim diye cevap verip gider.
Dürbünle denize bakan Laurin geminin geldiğini görür ve neşe
baba diyerek koşar. Rıhtımda babası sandığı adamın bir başkası olduğunu görünce
panikleyip gider. Denizci Van Rees
isimli şahsa bir daha kız arkadaşın yokmuş demeyeceğiz diye dalga geçer. Van
Rees bu kızda kim diye sorar. Denizci gülerek Arne ’in suratını görmek lazımdı
kızı Laurin ’in seni babası sandığı için der. Evine gelen Van Rees kapıda Bayan Johanson
tarafından karşılanır. Bayan Johanson Bay Van Rees’e neredeyse seni tanıyamayacaktım
der. Bay Van Rees Bayan Johanson’a babam nerede diye sorar. Bayan Johanson baban Bayan Berghaus oğlu
ateşlendi ona gitti senin dün geleceğini sanıyordu limanda seni bekledi diye cevapladıktan
sonra kapı önünde beklemeyelim der. Bay Van Rees içeri geçtiğinde Bayan
Johanson gittiğinizden beri hiçbir şeye dokunulmadı der. Bay Van Rees evde hala
ayna yok deyince Bayan Johanson peder bey aynaların kibrin aletleri olduğunu
söyler diye karşılık verir. Konuşmasına devam eden Bayan Johnson Bay Van Rees’e
sakıncası yoksa askerlik size yaramış zaten iki yılda subay olmak kimsenin
harcı değildi babanız sizinle çok gurur duyuyor zaten annenizin vefatı sonrası
tüm hayatını size adadı der. Daha sonra
Bayan Johanson akşam yemeğini hazırlıyım mı diye sorunca Bay Van Rees şu anda
bir şey yemeyeceğim yoldan geldim yorgunum diye cevap verir.
Van Rees uykusunda rahip olan babası tarafından dövülüp annen senin
yüzünden hasta denilmesini duyar. Daha sonra dehşet içinde kalkan Bay Van Rees
babası ile karşılaşır. Peder Van Rees oğlu Bay Van Rees’e geri dönmene sevindim
ayrıca sana iyi bir haberim var okuldaki öğretmenlik işi senindir der. Bu arada
Laurin cam kırılma sesiyle yataktan kalkar. Büyükannesi Olga ’in sızıp bardağı
düşürdüğünü görür. Laurin Olga’yı yatağa yatırdıktan sonra Olga gün ışığı
gözleri acıtıyor perdeleri kapa der. Laurin perdeleri kapatırken viranenin
ışıklarının yandığını görür. Sabah ön kapının camının kırıldığını gören Laurin
daha önce bulduğu kedinin cesedini görür.
Daha sonra kediyi mezarlığa gömecekken bir kafatası çıkarır. Daha sonra
Peder Van Rees’i gören Laurin korkudan kaçar. Laurin dere kenarında ağlarken
Bay Van Rees kedin öldü diye mi ağlıyorsun diye seslenir. Bay Van Rees kendisine
bakan Laurin’e çocukken benim hiç kedim olmadı yalnızca köpeğim vardı o da
kışın evden kaçtı der.
Laurin okul çantasını hazırladıktan sonra hoplayıp zıplayıp okula
giderken ayağı takılıp yere düşer. Annesi Bayan Berghaus oğlu Stefan’ı
uğurladıktan sonra Laurin ’in yanına gelen Stefan elbisene ne olmuş diye sorar.
Laurin ellerini elbisesine sürdükten sonra ellerini Stefan’ın gözlüklerine
sürüp alaycı bir tonla gözlüğüne ne oldu Stefan der. Laurin ve Stefan okula
gelir ve Stefan okulun zorbaları tarafından dolaba bas aşağı aşılır. Bay Van
Rees okulun müdürü Bay Engels ile sınıfa girer. Bay Engels Bay Van Rees’e
bunları güvenmeyin bunlar melek görünümlü şeytanlardır arkanızı döndüğünüzde
fenalıklarını yaparlar. Bu arada Stefan ‘in asıldığı dolap devrilir. Daha sonra
Bay Van Rees Stefan ’in elini tutup kafasındaki kanları temizler. Peder Van Rees gelince Bay Van Rees elini
Stefan’dan çeker. Peder Van Rees Stefan ‘in kafasını sararken Laurin ’da olan
biteni izler. Bay Van Rees’ in yanına
gelen Bayan Berghaus Bay Van Rees’e o kötü çocuklar her zaman oğlumla
uğraşıyorlar ama oğlumun kimseye zararı yok dedikten sonra Bay Van Rees ’den
Stefan’a göz kulak olmasını ister.

Yatmadan önce ninesi Olga’yı kontrol eden Laurin rüyasında
annesi Flora’yi öldürülen çingene çocuğu ve onların gizemli katilini görür. Ertesi
sabah alışveriş sonrası dükkân sahibesi Laurin’e borcunu unutma bizimde geçinmemiz
lazım der. Dükkân sahibesi daha sonra şu kıza babası denize açılıp aylarca kızı
ihtiyar Olga’ya bırakıyor o zavallı da sefil bir hayat sürüyor der. Bay Van
Rees dükkân sahibesine kızın size borcu ne kadar diye lsorar. Dükkân sahibesi Laurin
’in borcunu söyledikten sonra Bay Van Rees borcu öder. Sınıfta Stefan ’in
yanına gelen Bay Van Rees Stefan’a başın nasıl diye sorunca Stefan iyi diye cevap
verir. Daha sonra Bay Van Rees öğrencilere Bay Engels ile durumunuz hakkında
uzunca konuştum birçoğunuzun umutsuz vaka olduğunu söyledi lakin tecrübelerime
dayanarak şunu söyleyeyim umutsuz vaka yoktur bu yüzden hedeflerimize ulaşmak sıkı
çalışmalıyız der. Konuşmasına devam eden me yazık ki zavallı Stefan’ı dolaba
asanlar hakkında bir malumat alamadım şayet yapan itiraf etmezse bütün sınıf
ceremesini çeker. Wiebke isimli öğrenci elini kaldırır ama Arno Wiebke ’in
kafasına vurur. Bay Van Rees Wiebke ’ye adın ne sorunca Wiebke adını söyler.
Bay Van Rees Wiebke kız ismi değil miydi deyince herkes gülmeye başlar. Bunun üzerine
Wiebke soyadım Wiebke adım Nikolas diye açıklar. Daha sonra Arno eğer beni ispiyonlarsan
boynunu kırarım diye tehdit eder. Daha sonra Stefan Laurin ‘in elindeki kâğıdı
alır. Laurin kâğıdı geri alınca Bay Van Rees Laurin ’den kâğıdı ister. Laurin kâğıdı verince Bay Van Rees Flora ’in
çizili olduğu kâğıdı dikkatlice baktıktan sonra sınıfımızda bir ressam dedikten
sonra herkes Laurin’e güler.
Bay Van Rees yüzünü yıkarken Bayan Berghaus gelir. Bayan
Berghaus oğlum en sonunda Stefan suçluyu söyledi Arno denilen korkunç çocuk
dolaba koymuş der. Konuşmasına devam eden size gelmemim asıl niyeti sizi akşam
yemeğine davet etmeye gelmiştim der. Bay
Van Rees ilk başta Bayan Berghaus ’un teklifini ger çevirir fakat Bayan
Berghaus Bay Van Rees’e oğlum ve ben evimize nadiden misafir alırız der. Bunun üzerine Bay Van Rees Bayan Berghaus ‘un
teklifini kabul eder. Akşam Bay Van Rees
Bayan Berghaus ‘un doğru yürürken Stefan’ı banyo yaparken görür ve gizlice
küçük çocuğu izler. Daha sonra Bayan Berghaus ve Peder Van Rees ’in
konuşmalarını duyan Bay Van Rees Stefan ’in Peder Van Rees ’in gayri meşru oğlu
olduğunu öğrenir. Duyduğu haber sayesinde öfkeden kuduran Bay Van Rees okşadığı
kediyi vahşice öldürür. Başka bir gün Peder Van Rees vaazını okuduktan sonra
Bayan Berghaus gelip Stefan günlerdir uyuyamıyor evin etrafında doluşan bir
sapık var der. Peder Van Rees Stefan ‘in yüzünü okşayıp Tanrı seni korusun
derken Bay Van Rees yüzünde sapıkça bir ifade oluşur.

Stefan ve Laurin evde oyun oynarken Stefan Bay Van Rees iyi
bir benimle çok alakadar oluyor ama bazen bana çok garip bakıyor der. Bunun üzerine Laurin Stefan’a babam Bay Van Rees
’in gerçek bir öğretmen olmadığını söyledi şehirdeki öğretmenler daha bir
farklı der. Stefan geç oldu annem merak eder diyerek evden çıkar. Stefan annesi
için ormanda çiçek topladıktan sonra köprüye doğru yürürken viranede bulunan
gizemli adamda Stefan’ı izler. Laurin
akşam yemeğini hazırlarken Olga çalan kapıya bakar. Bayan Berghaus iki göz çeşme Olga’ya Stefan
’in eve gelmediğini söylerken Laurin ’de dikkatlice konuşmayı dinler. Bu arada
Peder Van Rees oğlu dalmış olan Bay Van Rees ‘in omzuna dokununca Bay Van Rees
panikler. Peder Van Rees neyin var evladım deyince Bay Van Rees babasına
geldiğini duymadım diye karşılık verir. Bunun üzerine Peder Van Rees oğluna
giyin ve adam topla küçük Stefan kayıp der. Köy halkı Stefan’ı ararken Laurin rüzgârla
devrilen dolap sayesinde kalkar. Laurin önce Stefan ‘in gizemli bir yabancı
tarafından kaçırıldığını görür ve annesinin gittiğini görünce gitme diye
haykırır.
Laurin okula doğru giderken iri kara bir köpek Stefan ’in
gözlüğünü Laurin ’in önüne düşürür. Bay Van Rees sınıfta öğrencilere Stefan ‘in
sağ salim bulunması içi dua ettirir. Bay Van Rees sınıfa gelen Laurin’e defterini
çıkarmasını söyler. Laurin korkarak çantasından defterini çıkartırken Stefan
‘in gözlüğünü de saklar. Okul çıkışı Bay Van Rees bir süre Laurin’i izler ve
daha sonra gizlice duvara sürtünerek kaçar. Bay Van Rees tedirgin bir şekilde
ormanda bir süre dolaşır. Viraneye gelen
Laurin yukarı katta bulunan kapağı açarken çantası düşer. Aşağı katta inen Laurin yatakta yatan
Stefan’ı gördükten sonra geçmiş anılar âlemine dalar. Laurin çingene çocuğu ve annesi Flora ’in son
anlarını görür. Flora köprüde ilerken
bir adamın eğildiğini görür. Flora adamın kalktığını görünce bıyıksız Bay Van
Rees olduğunu ve çingene çocuğunu öldürdüğünü görür. Flora geri çekilirken köprü korkuluğu nehre
düşüp çan verir. Bay Van Rees gelince Laurin dolaba saklanır. Bay Van Rees
sapıkça bir şekilde Stefan ‘in cansız edenini okşadıktan sonra gömlekteki kan
lekesini görür ve silmeye başlar. Bu arada tahta elbise askısı Laurin ‘in
üstüne düşünce Bay Van Rees dolaba doğru gidip kapağı açar ve Laurin’e küçük
kızlar tarafından gözetlenmeyi sevmem şimdi o gözlükleri nereden buldun
dedikten sonra Laurin’e sadırır. Laurin panikle kendini arkaya atıp dolabın
arkasını kırdıktan sonra can havliyle eve doğru koşar. Bay Van Rees öfkeli bir
şekilde haykırdıktan sonra Laurin ‘in anahtarını düşürdüğünü görür. Ninesini
uyandıramayan kapıda önündeki dolabı güçlükle itip eve girip ışıkları söndürüp tavan
arasına saklanır. Flora ‘in alaycı
kahkahasını duyan Bay Van Rees tamamen kontrolünü yitirip Tanrı benim
şahidimdir diyerek ceketinin cebinden bıçak çıkarır. Tavan arasına doğru
yürüyen Bay Van Rees Flora’yi görür ve korku geriye giderken kafasına saplanan
sivri uçlu nesne ile ölür. Daha sonra Flora ‘in kabanını giyenin Laurin
olduğunu öğreniriz ve film biter.
