https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

Lucio Fulci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lucio Fulci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2024 Çarşamba

Manhattan Baby

Filmimiz George isimli bir adamın yerden akrep alıp kavanoza koymasıyla başlar. George Abdül’e Susie daha önce hiç canlı Mısır akrebi görmedi der. Bunun üzerine Abdül buralarda onun bir ölüm sembolü olduğunu söylemelisiniz Profesör Hacker deyince George bunu dokuz yaşında birisine söyleyemem diyerek gider.  Emily kızı Susie’ye bira gülümse der ama Susie somurtur, ardından put gibi durur. Daha sonra Susie ve Emily camiye giderler cami avlusunda fotoğraf çektikten sonra Emily Susie’ye ben içeride fotoğraf çekeceğim diyerek camiye gider. Emily gittikten sonra yaşlı bir kadın gelir ve Susie transa geçmiş bir şekilde kadının yanına gelir ve mezarlar ölüler içindir diyerek bir çeşit muska verir.  Bu arada kazı alanında büyük bir tablet çıkarır ve Aziz isimli adam George’un yanına gelip amacına ulaştın şunu temizleyelim gidelim der. George Aziz’e bu asırlık kadim bilmeceyi çözmek için yasak piramide gideceğim der.  Aziz George’a oraya gidecek kimseyi bulamazsınız Profesör Hacker der. Bunun üzerine Abdül sizinle gelirim Profesör der.


George Abdül ile yasak piramide girer. George kapının üzerindeki sembole dokunur ve delikten yılan fırlar ama Abdül yılanın icabına bakar. İki adam daha sonra piramidin aşağısına inerler. George yanlışlıkla tuzağa basar ve Abdül ile yere düşer. Abdül sivri demirlerin üstüne düşüp can verir. Daha sonra tabletten gelen şua George’un gözlerine girer. Bu arada camiden çıkan Emily Susie’yi göremez, panik içinde cami çevresinde Susie’yi arar. Susie caminin önünde oturup Emily ’ye anne korkma buradayım diye seslenir. Piramidin dışına çıkan George birkaç adım attıktan sonra yere yığılır. Günler sonra George ve Emily Amerika’da göz doktoruna gider. Göz doktoru George’a bir sene sonra görmeye başlayacaksın ama altı ay boyunca parlak ışıklardan kaçınacaksın ve bandajlarını gözlerinden çıkartmayacaksın der. Daha sonra göz doktoru Emily ‘ye çocuklar Mısır seyahatinden zevk almıştır deyince Emily yalnızca Susie geldi diye karşılık verir.  

Susie kardeşi Tommy ve dadısı Jamie Lee ile Manhattan’da bir parkta beysbol oynarlar. Susie Tommy ’ye hiçbir zaman iyi bir beysbol oyuncusu olamayacaksın der. Tommy Susie’ye hakaret ettikten sonra Jamie Lee Susie’ye kardeşini kızdırmamalısın der. Bunun üzerine Susie ukala bir tavırla o yola gelmez aptal bir velet, ayrıca kız olup ondan daha iyi top oynadığım için öfkeleniyor diye karşılık verir. Tommy ’in peşinden giden Susie nereye gidiyorsun eve gitmemiz gerek der. Bu arada George evde kendi kayıtlarını dinlerken Emily çay koyar ve George’un sigarasını yakar. Emily bu günlerde geçecek deyince George Emily ‘ye patlar senin için söylemesi kolay kör olan değilsin der.  Daha sonra kendine gelen George ne oldu bilmiyorum diyerek Emily ’den özür diler. George daha sonra çocuklar nerede diye sorunca Jamie Lee ile parka gittiler der. Susie eve dönerken Tommy ‘ye söylediklerimi geri alıyorum seni iyi bir beysbol oyuncusu olacaksın der. Tommy göğsünde bir şey saklıyorsun diyerek Susie’nin göğsünü açar. Madalyonu gören Jamie Lee çok güzelmiş nereden aldın diye sorunca Susie bir süre duraksadıktan sonra Mısır’dan aldım diye cevap verir. Bu arada piramidin içindeki sembolde yanıp sönmeye başlar.


Çalıştığı gazeteye gelen Emily iş arkadaşı Luke ile konuşur. Luke George’un başına gelenleri duydum çok üzgünüm der. Emily George iyi doktoru yakın zamanda göreceğini düşünüyor, simdi işim var sonra laflarız dedikten sonra gider. Daha sonra evde Susie gizlice madalyonu çekmecesine koyar. Susie’in yanına gelen Tommy Mısır’da mumya gördün mü diye sorunca Susie evet gördüm diye cevap verir. Tommy Susie’ye mumyalar zombilerden de mi korkutucu diye sorar. Susie bıkkın bir ses tonuyla evet, mumyalar daha korkunç diye cevap verir. Kapıyı açan Jamie Lee akşam yemeği hazır der. Tommy gittikten sonra Jamie Lee Susie’ye iyi misin sorar. Susie Jamie Lee’ye bu gece yıldırımlar çakacak der. Bunun üzerine Jamie Lee Susie’ye çılgınca hayaller kuruyorsun hava çok güzel der. Gece yıldırım sesi ile ayağa kalkan Susie zihninde madalyonu veren kör kadını görür. Daha sonra Susie korktuğunu söyleyip anne ve babasının yanında yatmak ister ama hem annesi hem de babası Susie’in isteğini geri çevirirler. Susie odasına doğru yürürken madalyonun simgesini görür. Çığlık atan Susie bayılır ve sese gelen Emily ne olduğunu anlayamaz.

George çalışmalarını kayıt cihazına aktarırken girdiği piramittin kötülüğe tapanların inşa ettiği bir piramit olduğunu söyler. Daha sonra kayıt cihazını dinleyen George konuşması yerine daha önceden çığlığı ve başka kişilerin çığlığını dinler.  Bu arada Tommy transa geçer ve ışığa doğru yürürken, Susie hayır Tommy gitme der.  Çocuklarının çığlığını duyan George panik içinde yukarı katta çıkar.  George gözleri görmediği için aynada yazılı olan baba yardım et yazısını görmez. Odaya giren George daha önce kendisini kör eden mavi şua tarafından vurulur. Daha sonra Emily tarafından kaldırılan George yeniden görebildiğini keşfeder. Daha sonra George çocuklar nerede diye sorunca Emily Jamie Lee’nin yanındalar diye cevaplar. Ertesi gün George ve Emily koştuktan sonra George Emily ‘ye piramide yaşanan olan olayları araştıracağını söyler. Bu arada Susie gizlice çekmecesini açar ve madalyonu ve akrebe dikkatlice bakıp çekmeceyi kapatır. Daha sonra odaya giren Tommy canım sıkıldı oyun oynayalım der. Jamie Lee ne oynayalım diye sorunca Tommy saklambaç diye cevap verir. Bunun üzerine Jamie Lee saklambaç oynayalım dedikten sonra Tommy ve Susie Jamie Lee ile odadan çıkar.

George meslektaşı Profesör Willer ’in yanına gider.  Profesör Willer George’a tarif ettiğin sembol asırlar önce Hatunik isimli kötülük tanrısına tapanların kullandığı sembole benziyor der.  Bu arada çocuklarla saklambaç oynayan Jamie Lee ışıkların sönmesiyle sigortalar ile oynamanız çok ayıp der. Sigortaların yanına giden Jamie Lee sigortayı açamaz. Daha sonra duyduğu sesler yüzünden paniğe kapılan Jamie Lee kendisine doğru sürünen yılanı görünen kapıcıyı arar. Kapıcı asansörle yukarı katta çıkarken birden asansör sarsılır ve zemin kopar. Daha sonra düşer.  Odaya giren Jamie Lee kapının açılmasıyla bir canavarla karşı karşıya kalır. Jamie Lee çığlık atar ve ardından Tommy maskesini çıkarır ve Jamie Lee’ye üzgünüm seni böyle korkutmak istememiştim der. Jamie Lee Emily’yi arar ve olan biteni anlatır. Emily Luke’a Jamie Lee’nin çocukların kapısını açamadığını kendisiyle gelmesini ister.


Luke ile eve gelen Emily Jamie Lee’ye çocuklar nerede diye sorar. Jamie Lee odalarında televizyon izliyorlar diye cevap verir. Daha sonra Susie ve Tommy aşağı katta gelip anneleri Emily ‘ye sarılırlar. Luke sihirli güçlerimle o kapıyı açarım der. bunun üzerine Tommy Luke’a küçük çocuğum ama sihre inanmam kapıyı nasıl açacaksın deyince Luke bekle ve gör dedikten sonra tiyatral hareketlere yukarı çıkıp abra kadabra hokus pokus, açıl susam açıl diyerek kapıyı açar. Bir ışık huzmesi Luke’a doğru gelir ve Luke çığlık atar. Luke ’un çığlığını duyan Emily yukarı katta çıkar. Emily odanın kum dolu olduğunu görür. Bu arada Tommy ve Susie Jamie Lee’ye acıktık derler. Jamie Lee aynaya bakarken piramitte bulunan taşı görür.  Emily evin içinde Luke’u ararken Luke ‘un cesedi Mısır’da bir çölde bulunur.

Emily ve George Luke’un başına ne geldiğini anlamaya çalışırken Emily polisi arasak mı deyince George Emily ‘ye ne diyeceğiz odayı kum kapladı ardından iş arkadaşın kayboldu mu diyeceğiz diye karşılık verir.  Bunun üzerine Emily Luke eşek şakası yapmaktan hoşlanır deyince George evet doğru özene bezene yapılmış bir şaka olmalı der. Gece huzursuz bir şekilde yatan Susie’nin elinden çıkan ısı sayesinde yorganda el izi çıkar.  Ertesi gün işten dönen Emily George’a Luke işyerinde yok, evini de aradım cevap alamadım der. George arkadaşın aptalın teki deyince Emily Luke ’tan hoşlanmadığını biliyorum ama o bile böyle bir şakayı uzatmazdı diye karşılık verir. Susie parkta paten kayarken Jamie Lee’ye resmimi çek der. Tommy ile Jamie Lee’in yanına gelir. Fotoğrafın çıkmadığını gören Jamie Lee çocuklara film bitti hadi eve dönelim der ve parktan ayrılırlar. Daha sonra fotoğrafta madalyonun resmini görürüz ama Susie’yi göremeyiz. Daha sonra yaşlı bir kadın fotoğrafı yerden alır.

Fotoğrafı bulan kadın Adrian Mercato isimli bir adamı arar. Adrian kadına diğerlerini haberdar et, bir saat sonra beni ara deyip telefonu kapatır. Daha sonra Adrian kütüphanesinden aldığı kitaptan madalyonun kötülük ilahının madalyonunu okur. Emily yürürken yaşlı kadın Emily ‘ye Bayan Hacker bu çocuklarınız ile alakalı diyerek zarfı yere atar. Zarfı alan Emily yukarı bakar ve kadını göremez. Eve dönen Emily George’un meslektaşına sembolün bulunduğu resmi verip ilginç bir şey bulursan beni ara der. Emily kendisine zarf veren kadını George’a anlatır. George kadını tanıyor musun diye sorunca Emily hayır ama kadının çocukları tanıyormuş izlenimi verdi bana diyerek madalyonun olduğu Adrian Mercato yazılı fotoğrafı verir. Daha sonra Emily George’a kumu tahlile götürdüm diyerek tahlil sonucunu verir. Tahlil sonucunu okuyan George evdeki kumun Mısır’dan geldiğini okur. Bu arada Tommy’in çığlığını duyan George ve Emily merdivenlere doğru koşar. Aynı esnada yaşlı kadın Adrian’a bağlantı kuruldu der.

Yukarı katta çıkan George neler oluyor burada der. Emily Jamie Lee’ye soralım der. Tommy ve Susie kendilerinden emin bir şekilde kapı eşiğinde belirip ne soracaksınız diye sorar. George oyuncaklara ne oldu diye sorunca Tommy Susie topladı diye topladı diye cevap verir. George Jamie Lee nerede diye sorar. Çocuklar susunca Emily babanıza cevap verin der. Bunun üzerine Tommy Jamie Lee’nin seyahate çıktığını söyler. George Jamie Lee seyahate mi çıktı deyince Susie evet diye cevap verir. Gece Tommy Susie’ye uyanık mısın diye diye sorunca Susie uyanığım diye cevap verir. Tommy Jamie Lee’ye ne olduğunu söylesek mi deyince Susie hayır diye karşılık verir. Bunun üzerine Tommy zavallı Jamie Lee diyerek uyur. George’un meslektaşı Profesör Willer araştırma yaparken birdenbire ortaya çıkan yılan ısırır ve Profesör Willer ölür. Susie krize girer ve çığlıklar atar.  Emily ve George Susie’yi sakinleştirmeye çalışırken Tommy Susie her seyahate çıktığında böyle olur der. George seyahat mi deyince Tommy evet bir kez birkaç gittim ama neresi olduğunu bilmiyorum ama oradan bir şey getirdim diyerek bir heykel getirir. George Tommy ‘ye şaşkınlık içerisinde bu eski Mısır uygarlığına ait nereden buldun diye sorar. Tommy dere kenarından diye cevap verince George benle dalga mı geçiyorsun diye söylenince Tommy bana kızıp bağıracağını biliyordum diyerek yatar. Bu arada Profesör Willer’a verdikleri fotoğraf Susie’nin elinde belirince şaşırırlar.

Emily ve George antika dükkânına girdiklerinde tahnit işiyle meşgul olan Adrian bende sizi bekliyordum der. Bu arada Susie madalyonunu tekrar çekmeceye koyar. George Adrian’a bizim çocuklarımız ile ilgili fotoğraf ile alakanız ne diye sorunca Adrian para psikoloji ilgili ne biliyorsunuz karşılık verir. George pek bir şey bilmiyoruz diye açıklayınca Adrian George’a az veya hiç der. Konuşmasına devam eden bu madalyon binlerce yıl önce mutlak kötülüğü temsil ediyordu der. Emily bunun kızımla ne ilgisi var deyince lafa George Adrian’a Susie’nin dünya dışı bir varlık tarafından mı ele geçirildiğini mi ima ediyorsun diye sorar. Adrian muhtemelen kızınız madalyonun enerjisini emiyor der. Emily aptal bir batıl inikat diye karşılık verince Adrian Emily ‘ye eşyalarında hisleri var, eşyalar kullanan kişinin ruh haline göre renk değiştirebilirler, kızınız büyük bir tehlike altında der. George bence sizin gerçeklik ile bağınızı koparmışsınız deyince Adrian eğer beni kafadan kontak birisi olarak görüyorsanız gidin lakin geri döndüğünüzde size yardım etmeyeceğim der.


George ve Emily Susie’in odasını ararken Emily Susie’nin çekmecesinde madalyon ve akrep bulur. Emily George’a Bay Mercato’yu arayalım mı diye sorar. George daha değil önce Willer ile konuşayım dedikten sonra çalan telefona bakar. Telefon ile konuşmasını bitiren George Emily’ye görünüşe göre Willer yılan sokması yüzünden ölmüş der. Emily resmin Willer’da olduğunu söyleyince George hemen Mercato ile irtibata geçelim der. Bu arada Susie’nin Çığlığını duyan Emily ve George geldiklerinde Susie’in ışık saçtığını daha sonra da yere yığıldığını görürler.  Daha sonra Susie bitkin şekilde yatakta yatarken Adrian George ve Emily ‘ye beni onla yalnız bırakın der. İkili gittikten sonra Adrian madalyonu Susie’in üstüne koyar. Mutfakta Emily George’a bu çaresizlik beni öldürüyor önce Luke ve Jamie Lee kayıp, şimdi de Susie’nin hastalığı çıktı der. George Emily’ye bir saniye dinle deyince Emily dinlemeyeceğim üniversite bizden illetliymiş gibi kaçıyor, şimdi de kim olduğunu bilmediğimiz bir adam kızım ile ilgileniyor polise doktor a gidelim tepki gösterir. Bu arada Susie’nin çığlığı duyulur Emily ve George odaya girdiklerinde Adrian’in Susie’in sesini çıkararak yerde acı içinde kıvranır.

Adrian George’a Susie taşın esiri taş Susie’in bedenini kullanıp zaman ve uzayda geçit açıyor elini verde gösteriyim der. George Adrian’in elini tutar zihninde birtakım imgeler oluşur. Daha sonra Emily gelir ve Susie’in durumunun kötüleştiğini söyler. Bunun üzerine Adrian George’a ben gidiyim, belki kızınızı kurtaracak bir şeyler bulabilirim der.  Susie zar zor annesi Emily ‘ye üşüyorum der.  Emily Susie’in üzerini biraz daha örter. Daha sonra Susie hastaneye götürülür. Doktor Foster bu açıklanmaz bir durum diyerek Susie’in röntgeni ister. Röntgeni kontrol eden Doktor Foster röntgende bir yılan simgesi bulur. Bu arada Adrian kötü güçle zihin harbi yaşarken Tommy transa geçmiş bir şekilde odasında beni cezalandır der. Daha sonra Jamie Lee’nin çürümüş cesedi duvardan çıkınca Tommy zavallı Jamie Lee der. Adrian zihin harbini kazanır ve Susie ölümden döner. Adrian ’in dükkânına gelen George ne oldu sorar. Adrian George’a detaylı olarak açıklarsam idrak edemezsin o yüzden kızının yerine başka birini buldum der. Daha sonra Adrian George’a madalyonu verip şunu Hudson nehrinin en dibine at der. George madalyonu Hudson nehrine attıktan sonra Adrian tahnit edilmiş kuşların saldırısına uğrar ve son sözleri karanlık bütünleş benimle der. Bu arada Mısır’da Susie’ye madalyonu veren kör kadın madalyonu başka bir kıza verir ve film biter.


 

 

 

 

 


30 Ağustos 2021 Pazartesi

Gatto nero

 

Filmimiz olta takımını alıp arabasına binen bir adamla başlar. Adam yoldayken arabanın arka kapısının açıldığını fark eder kapıyı kapatır. Daha sonra kara kedi arabanın arka koltuğunda belirir ve kedi hırlayınca adam arkasını döner. Kediyi göremeyen adam önüne döndüğünde direksiyonun kontrolünü yitirir ve kamyonete çarpar. Araba yanarken kara kedi arabaya bir süre bakar ve kasabada yürümeye başlar. Daha sonra kara kedi bir malikâneye girip teypten bir şeyler dinleyen yaşlı bir adamın elini cırmalayıp yoluna devam eder. Ertesi gün kısa saçlı sarışın bir kadın gördüğü şeylerin fotoğrafını çekerken kırılmış lahit kapağı ilgisini çeker. Lahidin içine giren genç kadın bir çeşit yeraltı mezarlığı keşfeder. Daha sonra yerde küçük metal bir mikrofon ucu bulan genç kadın lahitten çıkmaya karar verir. Genç kadın tam yukarıya çıkacakken bir adamın kendisini beklediğini görünce tedirgin olur. Adam genç kadına çıkmasında yardımcı olduktan sonra ölüler huysuzlardır onları rahat bırakmak en iyisidir der. Bunun üzerine genç kadın polislerin batıl inançlı olduğunu bilmezdim der. Polis genç kadına ABD’de öyle olabilir bizim kasabada öyle olmazlar diyerek gider. Genç kadın mikrofon ucunu polise göstermek ister ama sonra vaz geçer.

Mauren ve Stan isimli iki genç teknede oynaşırken başka bir teknenin yanlarına gelmesi ile rahatsız olup tekneden çıkarlar. Daha sonra Stan Mauren’i teknelerin koyulduğu yere götürür. Stan Mauren’a burası kayıkhaneyi işleten adama ait ve buraya nadiren gelir diyerek Mauren ile yiyişmeye başlar. Mauren mekândan hoşlanmaz ve gitmek ister fakat Stan ısrar edince yiyişmeye devam. Bu arada Stan mekânı çaktırmadan kilitledikten sonra Mauren Stan’a buranın hiç penceresi yok deyince Stan havalandırması var diye karşılık verir. İki genç yiyişmelerini sürdürürken birdenbire cereyan gider kedinin hırlaması duyulur. Mauren panik içinde ne oldu diye sorunca Stan herhalde ana sigorta attı der. Mauren Stan’a korkuyorum deyince Stan neden korkuyorsun yalnızız şimdi anahtarı bulacağım ve sigortayı kontrol edeceğim der. Stan anahtarı bulamayınca Mauren’a anahtarı sen mi aldın diye sorar. Mauren hayır diye cevaplayınca Stan anahtar kaybolmuş der. Bunun üzerine Mauren Stan’a baksana mazgal açılıp havalandırma parçalanmış der. Bunun üzerine hem Stan Hem de Mauren kapıyı yumruklayarak yardım çığlıkları atar. 

Mauren’in annesi Lillian sevgilisine bekle Mauren evde olabilir dedikten sonra Mauren’in odasına gider ama Mauren odada yoktur. Gece yarısı mezarlığa giden adam mezarın üstüne kayıt cihazı koyar. Kedi tarafından saldırıya uğrayan adam filmin başında ölen adamın mezarının başında konuş benimle der. Bunun üzerine mezardan evet sesi duyulur. Bu arada Rupert isimli bir adamda mezara kayıt cihazı koyan adamı gizlice izler. Ertesi sabah Lillian’in evine gelen polis memuru Wilson Mauren’in Stan ile kaçtığını düşünüyoruz der. Bu arada Stan ve Mauren kapalı kaldıkları kayıkhanede son nefeslerini verirler.  Daha sonra motosikletli bir adam son sürat kasabada ilerlerken polis memuru Wilson tarafından durdurulur. Motosikletli adam kasabanıza gelen yabancıları böyle mi karşılarsınız diye sorunca polis memuru Wilson hayır efendim yalnızca hız limitini aşanları böyle karşılarız diye karşılık verir. Motosikletli adam anlıyorum bende buraya çağrılmıştım adım Gorley Scotland Yard’dan Müfetiş Gorley der. Bunun üzerine Wilson Gorley’ye Scotland Yard’i arayan bendim kasabada iki genç kayboldu birlikte kaçtıklarını sanıyorduk ama durumun farklı olduğunu sanıyoruz der. Gorley Wilson’a daha da kötüsü olabilir dedikten sonra arabasına binen fotoğrafçı sarışın kadını görür. Wilson Gorley’ye buralı değil efendim kendisi Amerika’dan geldi buradki harabelerin resmini çekiyor der. Gorley görmek isterim deyince Wilson harabeleri mi diye sorar. Gorley fotoğrafları diye karşılık verir.  


Rupert meyhanede millete Profesör Miles’in ölülerle konuştuğunu söyler. Bunun üzerine meyhane sahibi Rupert’e Profesör Miles’in ölülerle konuştuğunu duydun mu diye sorar. Rupert meyhane sahibine hayır fakat ne yaptığını görebiliyordum der. Başka bir adamda Rupert birkaç bira içtiğinde neler gördüğünü biliyoruz deyince Rupert sinirli bir şekilde ne gördüğümü biliyorum mezarın üstüne teyp koyduğunu gördüm der. Adının Jill olduğunu öğrendiğimiz kadın bu şahısla tanışmak isterim der. Bunun üzerine başka bir adamda Jill’e Profesör Miles ile tanışmayın biraz garip biri hatta delinin biri der. Daha sonra Profesör Miles’in konağına giden Jill mikrofon ucunu verir. Profesör Miles Jill’e ne öğrenmek istiyorsun diye sorar. Jill hiçbir şey diye cevap verince Profesör Miles hiç mi o zaman niye getirdin diye karşılık verir. Daha sonra Profesör Miles buralardan değilsin değil mi diye sorunca Jill hayır diye cevap verir. Bunun üzerine Profesör Miles Jill’e köylüler Robert Miles hakkında bir sürü saçmalık söylediler değil mi der. Jill Profesör Miles’e ölülerle iletişim kurduğunuz söyleniyor der. Profesör Miles nerdeyse her medyum bunu yapar alışılmadık bir şey değil diye karşılık verir. Bunun üzerine Jill Profesör Miles’e niye o zaman gizlice yapıyorsun neden korkuyorsun diye sorunca Profesör Miles onların aptallıkları yüzünden cehaletleri yüzünden lanet olası bir mezar hırsızı gibi davranıyorum belki de bilmediğimiz olasılıkların farkında olmadığımız güçlerle beraber yaşıyoruz belki de korkmak istemediğimiz için olabilir diye cevap verir. Konuşmasına devam eden Profesör Miles öyle güçlerim var ve korkmuyorum ölüm aslında son değildir yeni bir seyahatin başlangıcıdır ve bende bunu öğrenmek istedim der. Jill Profesör Miles’e peki bulduğunda ne yapacaksın diye sorar. Profesör Miles bilmiyorum hislerin gücünü biliyorum dokunmanın, görmenin ve duymanın ne demek olduğunu biliyorum zihnim bunlarla mı sınırlı olsun başka bir şeye ulaşmasın der. Jill her şeyin bir sınırı bir limiti var deyince Profesör Miles Jill’e belki bu sınırları kendimizi korumak kurduysak diye karşılık verir. Jill tedirgin bir ses tonuyla Profesör Miles’a beni korkutuyorsun der. Bunun üzerine Profesör Jill’e bende senin batıl itikatlı olman nedeniyle hayal kırıklığına uğradım der. Jill Profesör Miles’a ben yalnızca ne zaman duracağını bilmediğin için korkuyorum der. Daha sonra Profesör Miles zihinsel güçlerini Jill’in üzerinde dener. Profesör Miles tam Jill’i kontrol altına alacakken kara kedi tarafından saldırıya uğrar. Jill şaşkın bir halde Profesör Miles’a o kedi sana saldırdı niye onu evinde tutuyorsun diye sorunca Profesör ikimizde birbirimize büyük bir nefretle bağlıyız ve ölümüm o kedinin elinden olacak ve elimden hiçbir şey gelmeyecek der. 


Meyhaneden çıkan Rupert sokakta sendeleyerek yürürken kara kedi tarafından takip edilir. Bir süre sonra kara kediyi önünde gören Rupert panik içerisinde terk edilmiş bir binaya girer. Kara kedinin peşinde olduğunu gören Rupert binadan çıkış yolu arar. Bu arada kara kedide kapalı açmaya muvaffak olunca Rupert kalas üzerinde yürüyerek karşıya geçmeye çalışır. Tam karşıya geçecekken kara kedi Rupert’in önünde belirip Rupert’a saldırır ve dengesini kaybeden Rupert dengesini kaybedip demirlere saplanarak can verir. Daha sonra Jill’in kapısı çalınır.  Kapıya bakan Jill Müfettiş Gorley ile karşılaşır. Müfettiş Gorley Jill’e saat kaç biliyorum ama bir kaza oldu ve karakolda fotoğraf çekebilen kimse yok yüzden kapını çaldım der. Jill Rupert’in fotoğraflarını çekerken Rupert’in elindeki kesikleri fark eder ve aklına Profesör Miles’a saldıran kedi gelir. Bu arada Müfettiş Gorley Rupert’in ölümünün sarhoşken dengesini yitirip düşerek öldüğünü söyler. 

Profesör Miles kayıtlarını dinlerken kapısının çalındığını duyar ve kapıya bakar. Lilian’ı gören Profesör Miles Lilian’a ne istiyorsun diye sorar. Lilian gözyaşları içerisinde kızım kayıp merhamet göster Robert der. Bunun üzerine Profesör Williams Lilian’a yanında Mauren’a ait bir eşya var mı diye sorar. Daha sonra Profesör Miles Mauren’in tokasına dokunarak transa girer. Profesör Miles ışık, su, çimen ve karanlık der. Profesör Miles anahtar yok tente ıslak diyerek kontrolünü yitirir ve bayılır. Bunun üzerine Lilian kendi kendine Mauren’in nerede olduğunu biliyorum der. Daha sonra Lilian polislerle kayıkhaneye gider. Kayıkhane sahibi anahtarı bulamaz ve bunun üzerine Müfettiş Gorley’ye anahtar sakladığım yerde yok anahtarın yerine bir ben birde Stan biliyordu der. Bu arada Profesör Miles’in tente ve anahtar dediğini anımsayan Lilian anahtarı ıslak tentelerin arasında bulur. Kayıkhane sahibi elektrik kesilmiş dedikten sonra kapıyı açan Müfettiş Gorley Stan ve Mauren’in çürümüş cesetleri ile karşılaşır. Daha sonra Profesör Miles aranarak gelmesi istenilir. Profesör Miles gelince Müfettiş Gorley burayı daha önce gördünüz mü diye sorar. Profesör Miles gördüm ama daha önce hiç ayak basmadım diye cevap verir. Bunun üzerine Müfettiş Gorley Profesör Miles’a medyum olduğunuzu duymuştum deyince Profesör Miles Müfettiş Gorley’ye ikna olmuş gibi gözükmüyorsunuz diye karşılık verir.  Müfettiş Gorley bir polis olarak somut kanıtlara inanırım der.  Profesör Miles Müfettiş Gorley’ye benden mi şüphe duyuyorsunuz deyince Müfettiş Gorley eğer şu ızgaradan geçecek kadar ufak olsanız sizden şüphelenirdim diye karşılık verir. Profesör Miles anlamadım deyince Müfettiş Gorley olay yeri inceleme buranın içerden kapatıldığını ve vantilatörün de ardından çalışmadığını söylüyor kapıyı açmadan girmenin tek yolu mazgaldan girip çıkmak der. Profesör Miles o zaman bu bir intihar der. Bunun üzerine Müfettiş Gorley Profesör Miles’a anahtar dışarıda tentelerin yanında bulundu diye karşılık verir. Daha sonra havalandırmaya bakan Profesör Miles kara kedinin bıraktığı ayak izlerini görür.

Uykusunda kızı Mauren’i sayıklayan Lilian kedi hırıltısı duyunca korku içinde uyanır ve iki parıldayan gözün kendisini izlediğini görünce panikler ve ışığı açar. Parıldayan gözlerin oyuncak bebeğe ait olduğunu anlayan Lilian rahatlar. Bu arada kara kedi şöminenin yanında bulunan lambayı devirerek evin içinde yangın çıkartır. Kokuya kalkan Lilian alevler içerisinde kalıp yanarak can verir. Bu arada çektiği fotoğrafları inceleyen Jill Profesör Miles’ı arayıp fotoğraflar hakkında konuşmak ister. Daha sonra fotoğraflara bakan Profesör Miles Jill’e senin için teori benim için ise muhakkak der. Jill fakat cinayeti işleyenin kedi olduğunu söylersek bizi deli sanırlar deyince Profesör Miles Jill’e biz deli değiliz iki çocuğun ölümünde kedinin parmağı var diye karşılık verir. Jill Mauren ve Stan deyince Profesör Miles kedinin havalandırma kanalından anahtarı götürdüğünü söyler. Bunun üzerine Jill Profesör Miles’a bu çok saçma bunu cidden düşünmüş olamazsınız der. Profesör Miles eğer insan olsaydı onu asabilirdik deyince Jill fakat o bir kedi söylediğin imkânsız diye karşılık verir. Bunun üzerine Profesör Miles Jill’e bu fotoğrafları sen getirdin der. Jill gittikten sonra Profesör Miles kara kedinin mamasına ilaç katık edip kara kediye verir. İlaçlı mamayı yiyen kedi daha sonra Profesör Miles tarafından asılır.  

Jill evinde uyurken penceresi nereden peydahlandığı bilinmeyen bir rüzgârla parçalanır ve yatak odası savaş alanına döner.  Daha sonra ortalık sakinleşince kara kedinin asılı silueti pencerenin önünde belirir. Bu arada mama kabını almaya giden Profesör Miles duvarda asılı kedinin siluetini görünce elindeki kandili düşürür ve küçük çapta bir yangın çıkarır. Alevleri söndürmeyi başaran Profesör Miles daha sonra duvarda asılı kedinin siluetini çizili halde bulur. Daha sonra Profesör Miles kediyi astığı ağacın yanına gider. Bu arada Müfettiş Gorley Lilian’in cesedi kaldırırken polis memuru Wilson’a ne talihsiz bir aile ilk kızı açıklayamadığımız bir kazada öldü şimdide kendisi açıklanamayan bir yangında öldü ayrıca şu dışarıda bulunan anahtarda ve düşerek kazığa giren sarhoşta kafamı karıştırıyor der. Polis memuru birde ustabaşı var der. Müfettiş Gorley kim diye sorunca polis memuru Wilson Müfettiş Gorley’ye siz buraya gelmeden önce trafik kazasında ölmüştü fakat o gün hava epey aydınlıktı diye cevaplar. Bunun üzerine Müfettiş Gorley bir sürü açıklanamayan kaza çok garip diyerek gider.

Karakolda Jill’in çektiği resimlere bakan Müfettiş Gorley bir acemi için hiç fena değil der. Bunun üzerine Jill ben Amerika’da tanınmış bir fotoğrafçıyım der. Müfettiş Gorley onu biliyorum ceset fotoğrafçılığı için demiştim der. Bunun üzerine Jill evet bu benim ilk seferimdi diye karşılık verir. İçeri giren polis memuru Wilson Müfettiş Gorley’ye efendim laboratuvardan sonuç geldi der. Elindeki poşeti açan Müfettiş Gorley saça benziyor deyince Polis memuru Wilson kedi tüyü kara bir kedinin tüyü efendim diye karşılık verir. Jill panikle polis memuru Wilson’a havalandırmada mı bulundu diye sorunca polis memuru Wilson evet tam olarak orada bulundu diye karşılık verir. Bunun üzerine Müfettiş Gorley şaşırarak Jill’e bunu nereden biliyorsun diye sorar. Daha sonra Rupert’in öldüğü depoya giden Müfettiş Gorley depo bekçisi ile konuşur. Müfettiş Gorley Rupert öldüğünde hiç kavga veya tartışma duydun mu diye sorar. Bekçi Müfettiş Gorley’ye hayır yalnızca ben, köpeğim ve birkaç kedi vardı o kadar diye cevap verir. Müfettiş Gorley kedi mi dedikten sonra bekçiye teşekkür ederek yoluna devam eder. 

Jill’in evine gelen Müfettiş Gorley üzgünüm ama sanırım seni geç saatlerde evine gelmek alışkanlık oldu der. Bunun Jill Müfettiş Gorley’ye söyleyeceğin önemli bir şey olmalı der. Müfettiş Gorley Jill’e kediler hakkındaki teorini duymak istiyorum der. Bunun üzerine Jill kediler değil tek bir kedi diye karşılık verince Müfettiş Gorley doğru tek kedi veya katil kedi peki bu kedinin Profesör Miles ile bir ilgisi var mı veya yanlış tahminde mi bulunuyorum yoksa der. Jill Müfettiş Gorley’ye belki de değilsin der. Müfettiş Gorley Jill’e o zaman Profesör Miles’ı tanıyorsun deyince Jill Profesör Miles’ı herkes tanır diye karşılık verir. Daha sonra Jill bütün olayı Müfettiş Gorley’ye anlatır. Müfettiş Gorley bir kedinin havalandırma boşluğuna girip elektriği kesip vantilatörün çalışmasını engelleyemez birde Bayan Grayson’in evindeki yangını bir kedi nasıl çıkartsın diye sorar. Jill Müfettiş Gorley’ye peki kedi yalnızca bir aletse ve zihni başka bir zihin tarafından kontrol ediliyorsa diye karşılık verir. Müfettiş Gorley Jill’e bu çok delice deyince Jill delice geldiğini biliyorum ama olan ölümleri bu şekilde açıklanabilir diye karşılık verir. Müfettiş Gorley eğer bunu amirlerime söylersem benim görev başında aşırı şekilde içtiğimi düşünürler der.


Profesör Miles korkuyla öldürdüğü kara kedinin evin içinde gezindiğini görür ve artık bana itaat etmiyor onu kontrol etmenin bir yolu kalmadı ölümün kendisini yendi der. Bu arada Müfettiş Gorley gece vakti evine giderken kara kedinin saldırısına uğrar. Kara kedi gittikten sonra Müfettiş Gorley transa geçmiş gibi kendisi yolda giden arabanın önüne atar. Profesör Miles eve dönen kara kediye bunun olmasını istememiştim diye bağırır. Ertesi gün polis memuru Wilson Müfettiş Gorley’in kısa süre içinde taburcu olduğunu öğrendikten sonra Müfettiş Gorley’ye çarpan adamın ifadesini alır. Adam Müfettiş Gorley’in ya intihara meyilli olduğunu ya da zil zurna sarhoş olduğunu arabanın üzerine doğru yürüdüğünü söyler. Bunun üzerine Jill adama bir yerden emir almış gibi miydi diye sorar. Polis memuru Wilson şaşkınlıkla emir altında mı deyince Jill adama Müfettiş Gorley’in kendinde olmadığını söylediniz deyince adam Jill’e evet hareketleri tıpkı robot gibiydi diye cevap verir. Bunun üzerine Jill adama peki olay anında kara kedi var mıydı diye sorar. Bunun üzerine polis memuru Wilson kedi niye önemli diye sorar.  



 

Profesör Miles’in evine giden Jill Profesör Miles’a bunun olacağını biliyordun diye hesap sorunca Profesör Miles Jill’e haklı olabilirsin yanıma gel der. Profesör Miles Jill’e öldürdüğü kara kediyi gömdüğü yeri gösterir.  Daha sonra Profesör Miles evden çıktıktan Jill gizlice Profesör Miles’in evine girer. Evin içini bir süre gezen Jill Profesör Miles’in çalışma odasına girer ve kayıt cihazını çalıştırır. Bir sürü kişinin çığlığını duyan ve Profesör Miles’in geldiğini gören Jill hızla odadan çıkar. Bu arada eve giren Profesör Miles Sur le pont d'Avignon şarkısı ile karşılanır. Bunun üzerine Profesör Miles hızla çalışma odasına çıkıp kayıt cihazını kapatır. Evin içinde kaybolan Jill çıkış yolunu bulmak için gezinirken kara kedi ile karşılaşır. Jill kara kediyi uzak tutmak amacıyla fotoğraf makinesinin flaşını kulanır.  Bir süre kara kediyi uzak tutan Jill daha sonra kedinin saldırısına uğrar. Jill kediden kaçtığı anda Profesör Miles ile karşılaşır. Jill Profesör Miles’a bana yalan söyledin deyince Profesör Miles her zaman doğru söylenecek diye bir kaide yok diye karşılık verir. Konuşmasına devam eden Profesör Miles kediyi öldürmede muvaffak olamadım bütün cinayetlerin sorumlusu o der. Jill ama o tek başına işlemedi deyince Profesör Miles kediler kimseden emir almaz diye karşılık verir. Jill olağanüstü zihnin sayesinde kedinin zihnine girdin ve iradesini kontrol altına aldın kurbanlarını öldürmek için kullandığın bir alet oldu der.  Bunun üzerine Profesör Miles kedinin yalnızca bastırılmış öfkesini dışa vurmak için kullandığını ve gitgide güçlendiğini kedinin artık kontrol sahibi olduğunu söyleyerek Jill’e saldırır. Profesör Miles’in elinden kurtulan Jill mahzene iner. Mahzende yarasaların saldırısına uğrayan mahzenden çıkınca Profesör Miles’in saldırısına uğrar.  Profesör Miles baygın haldeki Jill’in üzerine duvar örer. Daha sonra Jill’in evine giden Profesör Miles Jill’in bazı eşyalarını bavula koyarak bazılarını da yerlere atarak Jill’in alelacele gittiği izlenimi verir.

Polis memuru Wilson Komiser Flynn’a Jill’in ortalıkta gözükmediğini söyler. Daha sonra Jill’in evine giden polis memuru Wilson yere saçılmış eşyaları görünce deli saçması hikâyesine inanmış olmalı dedikten sonra Jill’in çektiği fotoğraflara bakar. Bu arada Komiser Flynn polis memuru Wilson’a kimse bu kadar emek verdiği bir çalışmayı böylece bırakıp gitmez der. Hastaneye giden Komiser Flynn Müfettiş Gorley’ye kedi tarafından hipnoz mu edildin aklın yerinde mi diye sorar. Müfettiş Gorley Komiser Fllyn’a beni sarhoş olarak düşünmeni tercih ederdim diye karşılık verir. Daha yataktan kalkan Müfettiş Gorley kaybedecek zamanımız yok Jill’in başı dertte der. Müfettiş Gorley Komiser Flynn ve polis memuru Wilson ile Profesör Miles’in evine gider. Polis memuru Wilson Profesör Miles sizinle konuşacak der. Profesör Miles iki adamı içeri buyurduktan sonra Müfettiş Gorley’yi görür. Profesör Miles Müfettiş Gorley yaralanmışınız deyince Müfettiş Gorley mühim bir şey değil der. Komiser Flynn Profesör Miles’a Bayan Travers bugün hiç yanınıza uğradı mı diye sorar. Profesör Miles Jill mi evet Londra’ya gitmeden önce bana uğradı der. Bunun üzerine Müfettiş Gorley Profesör Miles’a Jill hakkında bazı şüphelerim var bu arada kediniz nerede diye sorar. Profesör Miles kedim öldü deyince Müfettiş Gorley evinizi aramamızda bir sakınca yoktur değil mi diye sorar. Profesör Miles kediyi mi yoksa Jill’i mi arayacaksınız dedikten sonra buyrun istediğiniz yeri arayın der. Üç adam evin içinde dolanırken kedi miyavlaması duyarlar. Mahzene inen üç adam sesin duvardan geldiğini duyunca duvarı parçalarlar ve Jill’i baygın halde bulurlar. Daha sonra kara kedi belirir ve Profesör Miles kimseyi öldürmek istemedim ama o canavar beni zorladı benden nefret etti ve en sonunda kazandı der ve film biter. 



 


 




17 Temmuz 2020 Cuma

Door Into Silence

Filmimiz trafik kazasında ölen bir adamın cenazesiyle başlar. Daha sonra Richard Beveroux isimli bir adamın mezar taşının yanımda duran kırklarının başında olan bir adam mezarda yatan adama bana çok öğrettin en önemlisi de hiçbir şeyin beni durdurmaz olmasıydı deyip mezardan ayrılır. Adam cenaze katılımcılarının geçmesini beklerken esmer bir kadın bugün epey acelecisiniz Bay Beveroux diye seslenir. Adam esmer kadına sizi çıkartamadım deyince esmer kadın nasılsınız diye sorar. Adam iyiyim sağ ol diye cevap verdikten sonra sizi tanıyor muyum der. Bunun üzerine esmer kadın gerçek ten mi Melvin diye karşılık verir. Melvin esmer kadına seni tanıdım sen Elaine olmalısın deyince esmer kadın belki de bu cenazede karşılattık diyerek Malvin’in yanından uzaklaşır. Daha sonra yeni ölmüş babasına benzeyen bir adamın çocukluğunda babasının sahip olduğu arabaya binerken görür. Gözlerini kısa bir süre ovuşturan Melvin hem arabanın hem de adamın kaybolduğuna şahit olur ve yoluna devam eder. Bu arada Beveroux şirketi aracından inen aşırı üzgün kadın biri erkek öteki kadın iki kişi tarafından teskin edildikten sonra  evine girer. 

Melvin otoyolda ilerlerken yol kapalı kapalı tabelasını görür ve yoluna devam eder. bir süre sonra Melvin motorlu bir polis tarafından durdurulur. Melvin sorun nedir memur bey diye sorunca motorlu polis sel nedeniyle yolun kapandığını söyler. Bunun üzerine Melvin evine gitmek istediğini ve yolu da avucunun içi gibi bildiğini söyler.  Melvin ’in ukala tavrı sonrası motorlu polis yalnızca kanala düşme diye uyarıyoruz dedikten sonra yoluna devam eder. Melvin yolda ilerlerken arabası bozulur. Melvin arabasının kaputunu açıp arabanın sorununu incelerken cenazede gördüğü gizemli esmer kadın gelir. Esmer kadın arabada sorun var sanırım deyince Melvin evet ama sanrım tamir edebilirim der.  Esmer kadın işinin ehli biri baksa daha iyi olur diye karşılık verir. Bunun üzerine Melvin daha önce tanışmış mıydık diye sorunca gizemli kadın bu bir sır ama eninde sonunda çözeceksin ve bu konuda sana yardımcı olacağım der. Melvin bana uyar diyerek gizemli kadının arabasına biner. Gizemli kadın Melvin’e nereye gidiyorsun diye sorar.  Melvin Amberville ’ye gidiyorum diye cevap verir. Bunun üzerine gizemli kadında bende Amberville ‘ye gidiyorum der. Melvin tesadüf deyince gizemli kadın pek değil benimde yolum oraya düşüyor deyip tamircinin tabelasını gösterir. 

Tamirciye giden Melvin tamirciye arabamın bir an önce tamir edilmesi gerekiyor acelem var deyince tamirci Melvin’e eğer arabada önemli bir sorun yoksa on beş dakika sonrası hazır olur der. tamirci Melvin’e yolun karşısında pansiyon var iyi bir yer adımı verirseniz uygun fiyatta oda bulabilirsiniz der.  Daha sonra tamircinin önerdiği pansiyona giden Melvin orada gizemli kadını görür. Melvin gizemli kadına burada ne işin var diye sorunca gizemli kadın Melvin’e sana bu moteli tamirci önerdi değil mi kardeşi bu moteli işletiyor küçük bir aile iş birliği diye karşılık verir. Bunun üzerine Melvin gizemli kadına sende mi ailedensin der. Gizemli kadın Melvin’e hayır benim amacım seni takip etmek deyince Melvin gizemli kadına para mı istiyorsun diye sorar. Gizemli kadın parana ihtiyacım yok ben seni istiyorum anahtarını ver diye karşılık verir.  Melvin gizemli kadınla beraber otel odasına geçer. Melvin gizemli kadına böyle işlerden haz etmem ayrıca karımı seviyorum der.  Gizemli kadın bunun pek önemi yok der.  Bunun üzerine Melvin gizemli kadına daha ismini bilmiyorum deyince gizemli kadın Melvin’e adımla mı ilgilisin yoksa bedenim ile mi ilgisin der.  Bunun üzerine Melvin bir dakika diyerek tuvalete girip elini yüzünü yıkar. Tuvaletten çıkan Melvin gizemli kadını göremez ve gizemli kadının aynaya rujla yazarak bıraktığı notu bulur. Notta şu anda beraber olamayız ama Amberville ’ya varmadan buluşacağız der. Daha sonra Tamirci Malvin’in yanına gelip arabanın sorunu çözüldü der. 
Yoluna devam eden Melvin bir cenaze arabasını sollamak ister ama her hamlesinde cenaze arabası önüne geçer en sonunda yolun dışına çıkan Melvin arabasını tahta köprüden güç bela çıkarır ve tekrar yola koyulur. Otoyolda bir daha yoluna devam eden Melvin tekrar cenaze arabasının önünde görür. İki araç bir süre yolda ilerledikten sonra yolun kapalı olduğunu görürler. Melvin toprak yoldan geçerken arabası çamura saplanır. Bunun üzerine çamura saplanan tekeri çıkartmak dal parçası arayan Melvin karşısında eli tüfekli bir adam görünce korkuyla yapma der. Eli tüfekli adam Melvin’e doğru ateş ettikten sonra adam Melvin’e sen kafayı yemişin dostum sana mı ateş edeceğim dedikten sonra öldürdüğü kuşu alıp Melvin ’in yanından gider. Aracını saplandığı çukurdan kurtaran Melvin tekrar yoluna devam eder. Daha sonra Melvin yol çalışması nedeniyle bir kez daha yolunu değiştir ve en sonunda evine varır ama bunun bir hayal olduğunu anlarız. Daha sonra kendisini sıkıştıran cenaze arabasını gören Melvin cenaze arabasını kontrol eder.

barın içine giren Melvin barmenden bir kadeh viski istedikten sonra cenaze arabasının şoförünü sorar.  barmen bar tezgah sonunda durup dans eden kadını izleyen adamı gösterir. Bunun üzerine Melvin şoförün yanına gidip tabuttaki adam kim diye hesap sormaya başlar. Şoför bak dostum derdin ne bilmiyorum ama şu anda bir şeyler seyrediyorum der. Melvin şoförün yakasına yapışıp arabamı sıkıştırdın, kaza yapmama sebep oldun der. bunun üzerine şoför Melvin’i yere itip tabuttaki adamı merak ediyorsan adı Melvin der. Şoförün arkasından koşan Melvin soyadı ne diye bağırır. Şoför hiçbir cevap vermeden Melvin ’in yanından gider. daha sonra Melvin evini arar ama açan olmaz bunun üzerine Melvin  bardan bir şişe viski alıp  yoluna devam eder.   Yolda cenaze arabasını gören Melvin arabayı bir süre takip eder ama açılan köprüde beklemek zorunda kalınca cenaze arabasını kaybeder.  
Yolda gezinirken cenaze arabasını gören Melvin cenaze arabasının kapısını acar ve tabuttaki ismin kendi adı olduğunu görür. Bunun üzerine Melvin telefon kulübesine gidip en yakında kilisenin adresini öğrenip kiliseye gider. Bir Baptist kilisesine giden Melvin cenaze merasiminde tabutu açmaya çalışınca kilse cemaati tarafından tartaklanıp kiliseden kovulur. Daha sonra benzinciye giden Melvin gazetedeki cenaze ilanını okurken Ralph isimli bir adamın Melvin’e yazdığı taziye yazısını okur ve benim Ralph isimli tanıdığım birisi yok diyerek tekrar yola koyulur.  Daha sonra Carlson cenaze evine giden Melvin etrafı araştırırken cenaze evinin sekreterinin gizemli esmer kadın olduğunu görür.  Gizemli kadının yanına giden Beveroux ’un tabutunu görmek istiyorum der. Bunun üzerine tabutların bulunduğu odaya giren Melvin birbirinden farklı kişilerin tabutlarının üstünde adı ile soyadının olduğunu görür. Kapalı tabutu açan Melvin tabutun içinde kendisi ile karşılaşınca panikleyip cenaze evinden kaçar. Daha sonra bir kadının kendisine merhaba demesini duyar ve kendisini arabasında bulur ve bunun bir kâbus olduğunu anlarız.
 Marge isimli bir kadın emrivaki yaparak Melvin ’in arabasına biner. Melvin Marge’dan arabadan inmesini ister. Marge konsere gideceğim yalnızca bir çantam var deyince Melvin pekâlâ seni gideceğin yere bırakayım der. Marge Melvin ‘in karşısında tahrik edici davranışlarda bulununca Melvin niyeti bozup Marge ’in yanına yaklaşır. Bunun üzerine Marge Melvin’e elli dolar alayım peşin olsun der. Melvin Marge’a para verdikten sonra Melvin ve Marge sevişmeye başlar. Sevişme başarısız bir şekilde sürünce Marge Melvin’e sen iktidarsızsın der. Marge ithamına alınan Melvin Marge’ı arabadan kovar. Marge Melvin’e küfür edip arabadan indikten sonra başka bir arabaya binip gider.  Cenaze arabasını fark eden Melvin bir kez daha arabanın peşine düşer. Bu seferde cenaze arabasının izini tren sayesinde kaybettikten aklına gizemli kadın şu anda beraber olmayız ama zamanı gelince buluşacağız demesi ve son birkaç saate yaşadıkları aklına gelir.  Daha sonra cenaze arabasın arabalı vapurda gören Melvin arabalı vapura biner.

Melvin gizlice cenaze arabasının içindeki tabutu açmaya kalkışırken şoföre yakalanır. Şoför tam Melvin’i dövecekken polisler araya girer. Mahkemeye çıkartılan Melvin’e huzuru bozmak ve kamu malına zarar vermek suçlamasıyla beş bin dolar kefalet ödenmesi cezası verilir. Bir akrabası olan Martha Beveroux isimli kişinin adresini telefon rehberi kullanarak bulur. Martha ’in fal baktığı mekâna giden Melvin Martha ile karşılaşır. Martha emrivaki yaparak Melvin ‘in falına bakar. Martha Melvin ‘in avuç içine bakıp şaşırır. Melvin ne oldu diye sorup ısrar edince Martha Melvin’e avuç içindeki çizgilere göre birkaç saattir ölüsün diye cevap verir. Daha sonra telefona bakan Martha Melvin diye bağırıp bayılır. Bunun üzerine dışarı çıkan Melvin cenaze arabasını geçer ama bir kamyonla çarpışır. Sağlık görevlileri Melvin ‘in cesedini yüklerken kamyon şoförü polisleri sağ şerit boş olmasına rağmen sol şeriten son süratle üstüme geldi derken gizemli kadın olayı izler ve film biter. 




17 Haziran 2015 Çarşamba

The Ghosts Of Sodom

Filmimiz kadın, içki ve uyuşturucu keyfi yapan Nazilerle başlar. Naziler sapkın eğlencenin dibine vururken düşman kuvvetleri tarafından bombalanır.  Günümüze döneriz altı Amerikalı öğrenci araçlarında seyahat ederken aracı kullanan Mark kestirme olsun diye  orman yoluna sapar. Uzun süre orman yolunda ilerleyen gençler daha sonra eski bir evin önünde dururlar. Gençler bir süre ev hakkında konuşurlar ve en sonunda Jean isimli genç evin kapı zilini çalar ama kimse zille cevap vermez. Bunun üzerine Paul Jean’e ben evin etrafında gezer.  Daha sonra Paul diğerlerini çağırıp evin anahtarını paspasın altında bulduğunu söyler.   Celine ve Marie evde kalmama  taraftarı olunca Paul  aracın farının bozuk olduğunu ayrıca araçta yatamayacaklarını söyleyince Marie ve Celine evde kalmayı kabul ederler. Gençler eve girince merdivenlerde belirlen ve kaybolan Nazi subayı şapkasını fark etmezler.


Evin içine giren Paul arkadaşlarına ihtiyacınız olanları alın eğer etrafı pisletirseniz temizlersiniz dedikten sonra Jean ocağın yandığını fark eder ve ilginç der.  Bunun üzerine Paul lambayı yakar ve sahipleri sigortayı kapatmamışlar deyince Jean güzel en azından ışıklar açıklar olacak der. Daha sonra gençler evin içinde gezinirken Celine evin sahipleri gelirse ne yapacağız diye sorar. Paul bizler hırsız değiliz evin sahipleri gelince özür dileyip gideriz diye cevap verir. Annie diğerlerini çağırır ve evin salonunu gösterir. Salon tamamıyla eski eşyalardan ibarettir. Mark ve Paul eski plaklara albümlere hayranlıkla bakarlar. Gençler odadan çıkınca  gramofon kendi kendine çalışmaya başlar.


Kızlar yatak odalarına giderken Jean Mark ve Paul’a mahzendeyim gelin der.  Mark ve Paul mahzene inince Paul mahzendeki şarapları gösterir. Jean mahzenin bir şarap mahzeni olduğunu şarapların otuzlu yılların mamulü olduğunu söyler. Jean şarapları almaya kalkışınca Paul karşı çıkar. Bunun üzerine Jean Paul’e binlerce şarap var bence iki üç tane şarabın eksikliği fark edilmez bile der. Daha sonra Mark evde keşfedeceğimiz bir sürü şey var der. Üç erkek başka bir odaya girerler odada film projektörü ve ekranı bulurlar. Daha sonra yemek sofrasına oturan gençler zil zurna sarhoş olarak sofradan kalkarlar.

Uyumaya hazırlanan Celine tam dalmışken aynadan genç bir Nazi subayı çıkar ve Celine’in omzuna dokunur. Uyanan Celine genç Nazi subayına kimsin sen diye sorar. Genç Nazi subayı asıl bu soruyu benim sormam gerekiyor benim yatağımda yatıyorsun der. Şaşkına dönen Celine bunun olacağını biliyordum gitmem gerekiyor deyince Genç Nazi subayı Celine’e kal der. Daha sonra genç Nazi subayı adının Willhelm olduğunu söyleyip parmağını şaklatıp lambaların yanmasını sağlar. Willhelm seni aynadan gördüm der. İyice şaşıran Celine aynadan beni aynadan mı gördün diye sorar.  Willhelm evet seni aynadan hayranlıkla seyrettim senin gizli heveslerini ortaya çıkaracağım sende bana hayat vereceksin der. Bunun üzerine Celine Willhelm benim o tür heveslerim yok deyince Willhelm ne tür hevesler diye sorar. Celine o tür arzular diye cevaplar. Bunun üzerine Wilhelm pantolon askılarını indirir. Celine ne yapıyorsun deyince Willhelm ne arzuluyorsan onu yapıyorum der. Bunun üzerine Celine Willhelm’e sen yalancısın dedikten sonra Willhelm Celine’e art arda tokatlar ve itiraf et hoşuna gidiyor dedikten sonra Celine’in kanlı dudaklarını yalar. Celine artık Willhelm’e karşı koyamaz kendini teslim eder. Uyanan Celine bedenindeki morluklara bir anlam veremez.

Sabah olduğunda Paul araç hazır hadi gidelim der.  Daha sonra Paul araçta az miktarda benzin olduğunu söyler. Bunun üzerine Jean yolda benzinciye uğrarız der. Araca binen altı genç yolda ilerler ve Mark Paul’a haritaya bakmasını ve otoyola çıkan yolu bulmasını ister. Paul haritaya bakar ama bir anlam çıkaramaz ve nerede olduklarına dair en ufak bir fikri bile olmadığını belirtir. Paul anlamıyorum sanki etrafımızda daireler çiziyoruz derken tekrardan eski evin önünde dururlar. Tekrar eve giren gençler ne yapacaklarını düşünürken Paul tabi ya sol dönmeyip sağa dönecektik deyince Marie alaycı ses tonuyla bu kadar basit yani der. Sabah olduğunda gençler bir kez daha araca binerler ama araç bir türlü çalışmaz. Bunun üzerine Paul telefonla yardım çağrılalım der. Telefonu bulan Paul telefon rehberinden bulduğu numarayı arar. İlk aranan numara mezarlığın numarasıdır. Daha sonra Jean Mezarlığı tekrar arayarak karakolun numarasını alır. Karakolu arayan Paul tam derdini anlatacakken hat kesilir. Daha sonra Paul, Jean ve Mark telefon kablolarını kontrol etmeye giderler ve telefon kablolarının sabote edildiklerini görürler. Bunun üzerine panikleyen Jean gidelim buradan der ama kapılar sımsıkı kilitlidir.

Kapana kısıldıklarını öğrenen Marie sinir krizi geçirir ve Paul onu sakinleştirmeye çalışır. Daha sonra biraz sakinleşen Marie Mark’a daha fazla içme düzgün kafayla düşünmemiz gerek deyince Mark daha demin kapılar pencereler kapalı diye sinir krizi geçiren kişi kalkmış salim kafayla düşünmekten bahsediyor der ve gider. Celine ise evde birilerinin olduğunu söyleyince Jean evi defalarca gezdik kimse yoktu gizli odalar. Yalnızca filmlerde olur der.  Bu arada Paul ve Jean düştükleri durum hakkında ağız dalaşına girerler. Bunun üzerine Marie bir kez daha sinir krizi geçirerek kesin artık katlanamıyorum diye bağırır. Odalardan birine giren Mark kart oyunu oynayan kişilerin seslerini duyar ama kendilerini göremez. Daha sonra masa etrafında Nazi subayları belirir. Willhelm Mark’ın yanına yaklaşıp oyun oynamak ister misin diye sorar. Şaşkınlıktan cevap veremeyen Mark’a Willhelm aynadan çıplak bir kadın görüntüsü gösterir ve oyunu kazanırsan ödülü kazanırsan kadın senin olur der. Mark iskambil kartlı Rus ruletli heyecanlı süren oyundan sonra Mark oyunu kazanır ve kadının yanına gider. Kadına hamlede bulunan Mark kadının memelerini parçalar ve kadın kahkahalara boğulur. Mark ise dehşete kapılıp kaçar.
Evin içinde gezinen Mark Paul’u görür. Paul bana niye öyle bakıyorsun diye sorar.  Mark Paul’u Nazi kıyafetleri içinde görür ve seni öldüreceğim pis Nazi diyerek Paul’a saldırır. Paul kendini savunurken Mark’ı iter kafasını duvara çarpan Mark merdivenlerden yuvarlanıp ölür. Daha sonra Mark’ın arkadaşları cesedini salona taşır. Kızlar ağlamaya başlar ve Marie cesedin taşınmasını talep eder ama cesedi kaldıramazlar. Düştüğü duruma içerlenen Paul eline geçirdiklerini parçalamaya başlar. Bunun üzerine Jean Paul’a sakinleş der. Bunun üzerine Paul eve girdiğimizde alarm sistemini harekete geçirdik ve kapılar kilitlendi biz burada mahsur kaldık der. Marie her şeye bir cevabın var değil mi deyince Paul bu sana rahatsızlık mı veriyor diye karşılık verir. Bunun üzerine Marie uyumaya gider. Yatmaya hazırlanan Marie’ye bir şey dokunur. Bunun üzerine Marie odada kendisine dokunanı bulmaya çalışırken bir kadın belirir ve Marie odamda ne işin var der.  Kadın buranın senin odan olduğunu emin misin diye sorar. Bunun üzerine Marie boş ver onu neden buradasın diye sorar. Kadın Marie’ye arzularını yaşatmak için buradayım bir kadınla beraber olmak istediğini biliyorum o yüzden buradayım der. Marie karşı koymaya çalışır. Kadın Marie’ye küçük arkadaşını düşünüyorsun ama o seni aldatıyor diyerek aynada Celine ve Annie’in oynaştığını görür. İçi öfkeyle dolan Marie o iki kahpenin ağızlarını yüzlerini yırtacağım odadan hışımla çıkar. Salona giden Marie Annie ve Celine’in salonda hiçbir şey yapmadan oturduklarını görünce şoke olur.
Jean yatmaya hazırlanırken odaya Celine girer ve tahrik edici konuşmalar hareketlerle Jean’i baştan çıkarır. Bu arada Mark’ın cesedi hızla çürürken Celine’in derisi dökülmeye başlar. Sabah olduğunda Paul Jean’i arar. Jean yerde çökmüş sevdiğim kadın canavara dönüştü der. Bunun üzerine Paul Jean’e kendini topla bu lanet evden çıkış yolu bulmalıyız deyince Jean odalardan birinde bana bir esinti gelmişti der.  Paul hangi oda göster bana der ve Jean ile esintin olduğu odaya giderler ve pencereyi açmaya çalışırlar ama demir çubuklar yüzünden açamazlar. Jean demir çubukların daha önce orada olmadığını söyler. Daha sonra bir filmle karşılaşırlar. Paul tam filme tekme atacakken Jean yapma saçma gelecek ama aklım tamamıyla yerinde belki bu film bizim kurtuluşumuz olacak der. Jean filmi alırken zelzele olur. Bunun üzerine Paul bir şey o filmi almamızı istemiyor der. Filmi bir kez daha almak için hamle yapan ikili nereden geldiği belli olmayan alevlere maruz kalırlar filmi almaya muvaffak olurlar. Daha sonra Mark’ın hızla çürüyen cesedi ile karşılaşırlar. En sonunda Nazilerin âlem filmini projektöre takan Jean arkadaşlarıyla birlikte Nazi âlemi filmini seyreder. Naziler ortaya çıkar ve kapıyı zorlarlar ve kapıyı tam açtıklarında bir patlama olur ve bunun yalnızca bir kabus olduğunu altı gencin hayatta olduğunu evin harabe olduğunu öğreniriz ve film biter

19 Şubat 2013 Salı

Aenigma



Filmimiz karanlıkta gideri olan Kathy isimli bir kızı hazırlayan biri kız diğeri erkek iki eleman ile başlar. Kathy tamamen hazırlanır iyi şanslar dilenir ve Kathy çaktırmadan randevusuna gider. Kathy arabada randevusu ile konuşmaya başlar. Randevusu ise beden hocası Fred’tir Fred bana efendim deme der. Bunun üzerine Kathy ise en sonunda diyerek sarılır ve beni fark etmeyeceğini sanıyordum çok mesudum bana sahip ol Fred der. Bu arada Kathy’nin okul arkadaşları Kathy’nin konuşmalarını kıkırdayarak dinlerler ve en sonunda varlıklarını belli edip Kathy ile dalga geçmeye başlarlar. Paniğe kapılan Kathy’i bir sürek avı hayvanı kovalarlar ve kovalamacının ardından Kathy’e arabaya çarpıp komalık hale gelir.




Hastanede aletlere bağlı olarak yaşam süren Kathy düşünce sesiyle tam can verecekken daha ölemem yapılacak çok önemli işlerim var der ve Kathy’nin okuduğu okulunun kuş bakışı manzarasını görürüz ve yeni bir öğrenci okula kaydını yaptırır.  Adının Eva Gordon olduğunu öğrendiğimiz genç kız okulun müdiresinin okul kuralları hakkında ettiği dırdırı dinler. Eva en sonunda oda arkadaşı Jennifer ile tanışır ve müdüre gittikten sonra Eva beni iyi dinle Jennifer benim için iyi bir ders yılı gördüğüm her erkek ile oynaşmaktır diye belirtir.

Yeni kız Eva ile tanışan diğer kızlar Eva ile laflamaya başlarlar Eva benden önce bu okulda kim vardı diye sorar. Kim zekâ özürlü hizmetçinin kızı Kathy’nin kaldığını söyler ve diğer kızlar Kathy ve annesi deli hademe Mary hakkında çirkin ithamlarda bulunurlar. Kim neşe içinde biz bu beyinsiz aşüfteye güzel bir oyun oynadık bu salak kıza Fred senden hoşlanıyor dedik hemen sazan gibi atladı der.  Ertesi gün Eva beden dersinde beden öğretmeni Fred’e iş atmaya başlar ve Fred’te bu iş atmaları çakar. Fred Kim’in yanına gidip götüne şaplak atarak kızım bu ne hal götü göbeği büyütmüşün der. Fred’in yaptığı el hareketi üzerine Kim esprili bir dille eğer bir daha kıçımı tokatlarsan bende seni tokatlarım der. Ders biter. Jeniffer Eva’nın Fred’e iş attığını anlar ve konuşmaya çalışır lakin Eva çığlığı basarak hocam kalçama kramp girdi biraz ovabilir misiniz der ve Fred genç kızı bir güzel ovmaya başlar.



Akşam olduğunda Eva randevusu için hazırlanırken Jennifer beni dinle Eva Fred tekin biri değil der ama Eva olsun bende tekin birisi değilim diyerek Jennifer’ın dediklerini kulak arkası ederek odadan çıkar. Fred ise deli hademe Mary’i spor salonundan çıkartır ve Mary’nin göz bebekleri kırmızıya döner ve Fred’i anahtar deliğinden gözetlemeye başlar.  Aynada pazılarını şişirerek narsişt bir tavır takınan Fred’e aynadan çıkan yansıması saldırır ve Fred’i öldürür. Ve ardından tekrar aynanın içine döner. Sabah olduğunda beden hocası Fred’in cesedini adli tıp uzmanı inceler ve polis dedektiflerine ölüm sebebinin ani bir kalp krizi olduğunu söyler.


Sabah kahvaltısı yapan Jennifer’ın yanına Eva gelir. Jennifer anlat bakalım randevun nasıl geçti diye sorar. Bunun üzerine Eva aşağılık herif kapıyı bile açmadı der. Konuşmaya kulak misafiri olan Kim alaycı bir tavırla aşağılık herif dediğine göre Fred’ten bahsediyorsun kızım sende zerre akıl yok okulun en havalı erkeğinin sana mı tav olacağını zannediyordun der.Kızlar dersteyken beden hocası Fred’in ölüm haberi gelir ve kızlar ağlaşmaya başlar. Virginia isimli kız bu haksızlık Kathy gibi bir sünepe yaşıyor Fred ise öldü der.

Öğlen olduğunda yemek yiyen kızlar Fred’in ölümü hakkında üzülüp konuşurlar.  Bu arada dilsiz hademe Mary yemeği getirir ve Virginia iğrenerek bu nedir diye sorar. Eva bunun salyangoz olduğunu ve bunun geleneksel New Orleans yemeği olduğunu söyleyip Kathy gibi New Orleanslı olduğunu belli eder. Yemek sonrası çimlere uzanan Eva burası ne kadar hoş bir yer doğayla iç içe Boston gibi değil der. Kim bir dakika sen New Orleans’lıyım dememiş miydin diye sorar. Bunun üzerine Eva ninem New Orleanslıydı çocukken onu ziyarete giderdim o sebepten dolayı söylemişimdir diyerek durumu düzeltmeye çalışır.Kim  Kim, Eva’nın dediklerine pek inanmaz ama erkek arkadaşı Tom gelince konuyu kapatır.



Akşam olduğunda okula geri dönen Virginia usulca odasına girer ve yatağında bir sürü salyangoz görür öfke ve tiksinme duyguları içinde odasından çıkarak dilsiz hademe Mary’i suçlamaya başlar. Dilsiz hademe Mary ve Virginia tartışmaya başlarlar. Tartışmayı duyan Müdüre ne oluyor diye sorunca Virginia müdüreyi kolundan tutarak odasına götürür ve bakın Mary yatağıma bir sürü salyangoz var diyerek yatağını gösterir. Ne var ki yatak tertemizdir ve üzerinde tek bir salyangoz yoktur. Gördüklerine inanamayan Virginia yatağının altını üstüne getirir ama yatakta tek bir salyangoz yoktur. Virginia uyumaya başlar lakin bir süre sonra uykusundan uyanır ve bütün vücudunu salyangozların sardığını fark eder çığlık atmaya kalkar ama suratını da salyangozlar sarar.


Ertesi gün Jennifer Virginia’nın sır dolu ölümü hakkında konuşurken Eva’nın garip hareketler sergilemeye başlar ve Jennifer’a saldırmaya başlar.  Jennifer korkuyla ne yapıyorsun diye sorar ama Eva dinleyecek durumda değildir ve eline geçirdiği eşyaları Jeninifer’a fırlatmaya başlar. Eva’nın geçirdiği sinir krizi sonrası komada yatan Kathy’nin bakımıyla ilgilenen Doktor Robert Wilkerson’ı aranır. Doktor Wilkerson ilk başta isteği geri çevirir ama daha sonra kabul eder. Yatağında yatan Eva’yı kontrol eden Doktor Wilkerson birdenbire Eva tarafından tutkuluca öpülür. Ertesi günlerde Eva ve Doktor Wilkerson çıkmaya başlarlar.

Bir gün Doktor Wilkerson’ın ilgisini Eva’nın okul arkadaşı Alice çeker ve bunu Eva’da fark eder. Ertesi gün müze gezisinden dönen Alice küpelerini aramaya başlar.  Eva Alice’e hayrola ne oldu diye sorar. Alice panik halinde küpem kayboldu onu arıyorum der. Eva değerli miydi? Diye sorar.  Alice Eva’ya evet aile yadigarıydılar der.  Eva ben seni tek küpeyle müze tuvaletinde görmüştüm deyince Alice bu imkansız müzede gezinirken küpelerim takılıydı der.  Bunun üzerine Eva yüzde yüz eminim müzede kaybettin der. Alice lanet olsun annem beni öldürecek der.   Eva koyuverme kendini müzeye girip küpeni alırız der ama aslında küpe Eva’nın cebindedir.  Eva ve Alice gizlice müzeye giriş yaparlar. Eva Alice’e ayrılalım böylece bir sürü yeri ararız dedikten sonra Eva hızlıca merdivenleri çıkar ve gözden kaybolur.  Korkuya kapılan Alice panikle merdivenlere çıkmaya başlar ve gözü bir tabloya takılır ve birdenbire tablodaki el kopar ve tablodan akan kan Alice’nin suratına akmaya başlar. Korku dolu bir çığlık atar ve daha sonra bunların bir sanrı olduğunu anlarız. Müzede tek başına gezinen Alice panik halinde Eva’yı arar. Heykellerin arasında gezinirken Alice Eva’nın ben buradayım sesini duyar ama sesin duyulduğu tarafa doğru giden Alice heykelin Eva’nın kesik kafasını tuttuğuna şahit olur ve canlanan heykellerden birinin kurbanı olur bunu da komada yatan Kathy’nın gözlerinin içinde görürüz.



Ertesi gün Eva disiplin kuruluna Alice’nin kayboluşunu ağlayarak kendi bakış açısıyla anlatmaya başlar. Disiplin kurulundaki öğretmenlerden biri kendini suçlama olacağı varmış olmuş diyerek Eva’yı kapı dışarı eder. Eva ile Doktor Wilkerson arasındaki iş doludizgin sürer. Eva ve Doktor Wilkerson çılgınca sevişmeye başlarlar. Eva sevişmenin tam ortasında birdenbire içine cin kaçmış davranışlar sergileyerek Doktor Wilkerson’ı bedenini ve ardından ağzını dişlemeye başlar ama bunun bir kâbus olduğunu anlarız hastanede bu Eva ilginç bir kız sanki başkasının anılarını, hayatını yaşıyor der. Bunun üzerine meslektaşı o başka birisidir o zaman der. 


Okulun müdiresi Doktor Wilkerson’a artık Eva’nın bu okulda okumadığını nedeninde davranışlarının tutarsız olduğu için tasdiknamesini verdiklerini söyler. Aslında Eva akıl hastanesine yatırıldığını öğreniriz. Eva akıl hastanesinden Doktor Wilkerson’a tutku dolu hep beraber olacağız bir aşk mektubu yazar ama Doktor Wilkerson Jennifer’la gönül ilişkisi yaşamaya başlar.  Bu arada Eva akıl hastanesinden firar eder ve Cathy’nin ruhani sesi duyulur. Cathy anne ben geldim bana oyun oynadılar ama bedelini ödeyecekler der ve dilsiz hademe Mary Eva’ya sarılır. Eva’nın gözü okula gizlice sıvışan Tom ve Kim ikilisine takılır. Yaşadıkları günah gecesinden sonra banyodan çıkan Kim Tom’u uyandırmaya çalışır lakin Tom cevap veremez ve yorganı kaldıran Kim Tom’un kafasız bedenini görür ve odadan kaçar başka bir odaya kaçar yine aynı manzara ile karşılaşır ve bir süre kesik kafa olayı devam eder. Kim son kez odaya girdiğinde Kathy’nin hayalet gibi olan bedeni duvardan çıkıp Kim’in yanına gelmeye başlar ve niye benden korkuyorsun diye sorar.  Korkudan ödü bokuna karışan Kim dengesini kaybedip pencereden düşerek can verir.  Başı kopmamış Tom yataktan kalkıp pencereden aşağıya bakar ve Kim’in cesedine bakar ama ne var ki kendi başı da hızla inen pencere sayesinde koparak yerde cansız yatan Kim’in yanına yuvarlanır





Doktor Wilkerson’la yiyişen Jennifer geç oldu ben gideyim deyip hastaneden ayrılır ama tam okula girmeden önce fikrini değiştirip hastaneye geri döner.  Hastaneye giren Jennifer  hastanenin korkunç koridorlarında gezinirken  morga girer ve Eva’yı görür. Eva aşkımı çaldın o sebepten dolayı kalbini sökeceğim diyerek yavaş bir şekilde Jennifer’ın bu  arada Jennifer’ın geldiğini öğrenen doktor Wilkerson Morga girer ve  kolu Eva tarafından neşterle çizilir ama Eva tam ikinci darbeyi  vuracakken pilli  bitmiş bir bebek  yıkılıp düşer aslında Kathy’nin annesi Mary kızının yaşam destek ünitesini çekmiştir ve Cathy’nin sesi göğe yükselir ve film biter.




29 Ekim 2012 Pazartesi

Devil's Honey




Filmimiz saksafon solosu yapan bir adam ile başlar. Adamın saksafon öttürmesini kayıt odasında bulunanlar zevkle dinlerler. Kayıt işlemi biter saksafoncu dudağındaki terleri silmek için hamle yaptığı anda sevgilisi öne atlayarak diliyle saksafoncu sevgilisin dudağındaki terleri büyük iştah ile siler. Lakin adının Johnny olduğunu öğrendiğimiz saksafoncu işi ileri götürmek isteyince adının Jessica olduğunu öğrendiğimiz genç kadın yapma aklından zorun mu var diyerek Johnny’nin isteğini geri çevirir. Johnny sinsi bir şekilde gülümseyerek senin ilacın nedir biliyorum diyerek saksafonunu Jessica’nın kadınlığına doğru ötürür ve Jessica zevk âlemlerine dalar ardından gözyaşları içersinde boşalır.

Ameliyatını bitirmiş cerrah ameliyat kıyafetleri çıkartır ve ameliyat ettiği hastanın yakınına yapılan ameliyat hakkında mühimmatlar verdikten sonra hizmetçisine karıma haber ver bu akşam eve uğramayacağım karıma haber ver acil bir ameliyat çıktı eve gelemeyeceğim der. Hizmetçi sahibesine Doktor Henry’in gelemeyeceğini haber verir. Aslında Henry’in acil ameliyatı yoktur salaş bir otel odasında ucuz bir fahişe ile birlikte olur fahişe ile işi bittiğinde fahişeye kaba davranır ve işin bitti al paranı nereden geldiysen oraya defol der. Otelden çıkan Doktor Henry karısını Carol’ın kendisini izlediğini fark etmez

Lunaparkta eğlenen Jessica kayıt prodüktörü Nicky hakkında verir veriştirir Johnny yapma hayatım adam profesyonel işi bu der. Jessica aslında seni kıskanıyor der roller coaster hızlanır Jessica çığlıklar atar. Daha sonra Johnny motor üzerindeyken Jessica’nın elini zorla erkeklik organına götürüp mastürbasyon yaptırır. Zevke gelen Johnny gaza kökler Jessica dikkatli ol kaza yapacaksın der lakin Johnny Jessica’nın dediklerini kaile almaz ve tehlikeli biçimde motosiklet kullanmaya devam eder. Eve vardıklarında Jessica’nın yapma etme itirazlarına rağmen Johnny Jessica ile zorla beraber olur. Daha sonra Jessica Johnny’e beni bir kullanımlık mendil gibi kullanıp attın diye sitem eder. Johnny Jessica’nın sözlerini kaile almaz ve haydi kayıt stüdyosuna gidelim der ama Jessica’ gitmem diye tutturur. Bunun üzerine Johnny motosiklet ile Jessica’nın etrafında tur atıp geleceksin der. Jessica’da gelmem diye tutturur bunun gelirim gelmem diye süren tartışma sonucu Johnny motosikletinin kontrolünü kaybeder ve kafasını taşa çarpar. Panikleyen Jessica Johnny’nin yanına Johnny’nin yanına koşar Johnny gülümseyerek gideceğiz der ve Jessica teklifi kabul eder.

Doktor Henry Simonson bir gece için hazırlanan karısının rujunu beğenmez silmesini ister. Aynı esnada Johnny saksafon solosunu ötürürken Jessica ben hamileyim der. Duyduğu habere sinir olan kayıt prodüktörü Nicky alaycı bir ses tonuyla aman ne iyi git kürtaj ol adamın kariyerini imha edeceksin der. Halsiz gözüken Johnny Nicky’e kendimi iyi hissetmiyorum biraz ara verelim der ama Nicky bu kaydı bu gece bitirmeliyiz der. Johnny saksafonunu kötü bir şekilde ötürür ve kısa bir süre zarfında bilincini yitirir. Aynı esnada Carol kocası Henry’e sen ameliyatlar yapıyorsun ama evliliğini kurtaramıyorsun diye bağırır. Telefon çalar Henry telefona bakar hastaneden arar ve karısına acil ameliyatım çıktı sen bir taksiye bin ve eve git der. Kocasının sözlerine sinirlenen Carol lanet olsun Henry ben senin üç kuruşluk fahişelerinden değilim der. Arabadan çıkan Carol kocası Henry’e boşanma işlemlerini yürürlüğe koyacağım diyerek uzaklaşır

Gergin ve sinirli bir biçimde ameliyata giren  Henry karısının dediklerine dair anıları hatırlar ve yanlışlıkla Johnny’nin beynini neşter ile doğrayarak Johnny’i öldürür. Doktor Henry hastaneden ayrılırken Jessica niye Johnny’i öldürdün puştun evladı şerefsiz diye bağırarak arabasının arkasından koşar ama yetişemez. Üzüntüden sinir krizine giren Jessica o şerefsiz bunun bedelini ödeyecek diye yeminler eder. Arkadaşları söylediklerin mantıksız doğru düzgün düşünemiyorsun derler.

Jessica Johnny ile birlikte çektiği ev videolarını seyredip gözyaşlarına boğulur. Bu arada Doktor Henry ise karısıyla barışma girişimlerinde bulunur ama karısı Carol kendisini naza çeker. Karısı gittikten Doktor Henry’e bir not verilir notta niye onu öldürdün yazar. Daha sonra Jessica Doktor Henry’in yazıhanesini defalarca arayarak niye onu öldürdün der. en sonunda doktor Henry’in ev telefonunu öğrenir.


Doktor Henry arabasına binip işine giderken Jessica Doktor Henry’i rehin alıp eter koklatıp evine götürür. Doktor Henry ayıldığını kendisini boynundan duvara zincirlenmiş bir şekilde elleri kolları bağlı bir şekilde bulur. Jessica ise doktorun arabasını tarumar etmekle meşguldür. Doktor Henry sen kimsin çöz beni der Jessica doktorun dediklerini kaile almaz ve ıslık çalmaya devam edince Doktor Henry çözsene beni lanet olası diye bağırır. Jessica sinirli bir ifadeyle niye onu öldürdün ne istendin ondan diyerek köpeğini Doktor Henry’in üstüne salar gibi yapıp doktorun altına kaçırmasına neden olur. Jessica altına kaçırmış Doktor Henry’e bakarak koskoca Cerrah Simonson küçücük bebeler gibi altına yapıyor dedikten sonra geçmiş anılar âlemine dalar. Kendisine ait bir bebek ister ama Johnny bu isteğe kati suretle karşı çıkar. Geçmiş anılar âleminden çıkan Jessica Doktor Henry’e bıçaklı işkenceye başlar doktor elimden gelen her şeyi denedim ama başaramadım der. Bunun üzerine Jessica eline geçirdiği çivili sopayı Doktor Henry’in suratına geçirip kadınlığını yalatır önce kendisine yapılan işleme karşı çıkan Doktor Henry dayanamaz ve karşılık verir ama Jessica eylemi yarım bıraktırır.

Kumsalda Doktor Henry’i tasma ile yürüten Jessica sen benim malımsın ben istersem ölürsün diyerek suda boğmaya başlar.  Doktor Henry hareket etmeyi kesince kıyıya çekip suni teneffüs çeker ve suni teneffüs ateşli bir öpüşmeye dönüşür. Öpüşme eylemini yarıda kesen Jessica doktora seni öldüreceğim der.

Çırılçıplak bir şekilde Doktor Henry’in yanına giden Jessica’ya benim adım Henry seninki ne diye sorunca Doktor Henry’in yanına gidip çıplak bedenini doktora yalatır. Doktor Henry Jessica’nın bedenini büyük iştah ile yalarken Jessica eline geçirdiği mumun sularını Doktor Henry’in üzerine boca eder ve benim adım korku ama bana Jessica diyebilirsin der. Kendisini tatmin eden Jessica birdenbire niye beni terk ettin diye bağırırken yine geçmiş anılar âlemine girer. Johnny Jessica ile beraber ev yapımı erotik film çekerken Jessica orama burama metal parçalar giriyor dedikten sonra Johnny mızıldanma der. Bunun üzerine mahrem yerime silah soktun yaptığın çok sapıkça diyince Johnny tamam nereden aldıysan oraya koy der.

Jessica’nın köpeği niye beni seven herkes beni terk ediyor diye ağlayıp köpeğini gömer daha sonra denize bakarak geçmiş anılar âlemine girer ve Johnny ile yaptığı Venedik tatilini hatırlar yerel bir satıcından âşıklar için yapılmış bir bileklik satın alır Nicky gelir hadi sinemaya gidelim der. Jessica ilk başta karşı çıkar ama Johnny’i kıramaz sinema giderler. Sinemada deliler gibi Johnny ile öpüşen Jessica saksafoncu Johnny’nin Nicky’e oral seks çektirmesine şahit olur ve sinir krizi geçirir geçmiş anılar âleminden çıkan Jessica doktor Henry’in tasmasına çözer ve birlikte olurlar ve film biter.   



Swamp Of The Living Dead

  Filmimiz korkunç görünümlü bir kadının bataklıkta gezmesiyle başlar. Kadını izleyen Çita gene o yaşlı cadı bataklıkta gizlice dolanıyor de...