https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

Peter Cushing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Peter Cushing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2021 Salı

The Evil of Frankenstein


Filmimiz mezarlıktan ceset çalan tekin görünmeyen bir adamla başlar.
  Daha sonra garip görünümlü adam cesedi taşırken küçük bir kız tarafından fark edilir. Bu arada iyi giyimli bir adam küçük kızın yanına yaklaşınca küçük kız çığlık atarak kaçar. Mezarlığa giren rahip şaşkınlıkla böyle bir kötülüğü kim yapabilir der.  Daha sonra bir evin kapısını çalan mezar soyguncusu kapıyı açan adama Baron Frankenstein diye seslenir. Genç adam tam cevap verecekken arkadan gelen daha önce çocuğu korkutan adam Baron Frankenstein benim der. Bunun üzerine mezar soyguncusu getirdim deyince Baron Frankenstein görüyorum şayet acele etmeyip burada beklersen kasabalıda görecek diye karşılık verir. Bunun üzerine mezar soyguncusu içeri girer. Mezar soyguncusu etrafa meraklı bir şekilde bakarken Baron Frankenstein tarafından yollanır. Daha sonra mezar soyguncusu sokakta dolanırken rahip tarafından kıstırılır ve Baron Frankenstein’in yerini söyler. Bu arada Baron Frankenstein cesedin kalbini çıkarıp akvaryumda tekrar çalıştırır. Bu arada rahip laboratuvara girip Şeytan’ın işini yapıyorsunuz diyerek eşyaları bastonu ile parçalar. Öfkesine yenik düşen Baron Frankenstein rahibe saldırır ama yardımcısı Hans tarafından engellenir.  Hans Baron Frankenstein’e daha fazla kişiyle gelecek gitmemiz gerekecek diyerek at arabasına doğru gider. Bu arada Baron Frankenstein kederli bir ses tonuyla neden her işimi bozuyorlar der.
Hans ve Baron Frankenstein at arabasıyla ilerken Baron Frankenstein Hans’a Karlstaad’a dönüyoruz der. Hans şaşkınlıkla Baron Frankenstein’a ama efendim oraya dönmeyeceğinizi söylemiştiniz deyince Baron Frankenstein Hans’a umarım hafızaları kötüdür der. Hans oradan gideli on sene bile olmadı deyince Baron Frankenstein başka nereye gidebilirim malzeme almam için paraya ihtiyacım var başka bir fikrin varsa söyle der. Hans yok diye cevap verince Baron Frankenstein bende öyle düşünmüştüm diye karşılık verdikten sonra şatodaki tablolar, halılar ve mobilyalar servet değerinde eğer onları satabilirsem deneylerime devam edebilirim der. Bunun üzerine Hans Baron Frankenstein’e bu sebepten dolayı Karlstaad’a dönüyorsunuz ama köyden geçmeniz gerekecek der. Baron Frankenstein Hans’a gün doğuyor herkes tarlalara gidiyordur diye karşılık verir.  Bu arada Mary isimli dilsiz bir dilenci bir grup serseri tarafından kovalanırken az daha at arabasının altında kalır. Baron Frankenstein ve Hans Mary’in arkasından bakarlar. Daha sonra Baron Frankenstein şansa bak ekim karnavalına gelmişiz der. Hans tedirgin bir halde ne şansı kasabada herkes dışardadırlar der. Baron Frankenstein tam aksine kalabalığı siper olarak kullanıp kasabaya gireceğiz der. Baron Frankenstein ve Hans zorlanmadan kasabaya girerler. Hans Baron Frankenstein’a her zaman gibi haklısınız deyince Baron Frankenstein her zaman değil çoğunlukla haklıyımdır diye karşılık verir

Şatosuna gelen Baron Frankenstein gıyabına yapılmış asılı kuklayı görünce üzüntü dolu bir sesle niye beni rahat bırakamıyorlar der. Bunun üzerine Hans bana hiçbir zaman neden burayı terk ettiğinizi ve hiç dönmediğinizi anlatmadınız der. Baron Frankenstein Hans’a evrim ve yaşam hakkındaki eski teorileri çürütmeye niyetliydim biofiziksel yapıyı yeniden yapılandıracaktım tıpkı kimyadaki etki ve tepki gibi harici dürtülerle kontrol edilecekti der. Konuşmasına devam eden Baron Frankenstein teorimi kanıtlamam için labortuar ortamında yaratılacak bir canlıya ihtiyacım vardı  daha önce söylemedim ama bunu başardım ama bir şekilde yavan bir başarıydı yarım fikirlere yaratılan yarım bir mahlukatı işe yaramıştı lakin muvafkiyetimin değerini yaşayacak yeterli bir vaktim olmadı çünkü yok edildi der.  Daha sonra Baron Frankenstein o gün daha önce görmediğim bir fırtınaya şahit oldum yalnızca gökten gelen enerjiyi kullanacaktım haftalar önce hazırdım bedeni buza yatırmıstım ama o zamana dek hayat kvılcımına çakmak için gerekli oplan elektrik enerjisini elde edememiştim o fırtına yıllardır aradığım sorunun çözümüydü der. Geçmiş anılar alemine giriş yaparız Baron Frankenstein yaratığına şimsekten gelen enerjiyi aktararak can verir. Daha sonra Baron Frankenstein yaratığın hareketlerini gözlemleyip notlar alır. Bir gün Baron Frankenstein yaratığa et verir. Ertesi Baron Frankenstein uyurken yaratık serbest kalır ve köydeki hayvanları telef eder. Bu arada yaratığı bulan baron yaratığı öfkeli köylülerden korumak ister ama başarısız olur ve köyden sürgün edilir. Daha sonra Baron Frankenstein bir sürü işlerde çalıştığını her kazandığı parayı projesi için biriktirdiğini ama başarısızlıklarla boğuştuğunu söyler.

Hans ile panayıra giren Baron Frankenstein Hans’a acıktım şu handa yemek yiyelim der. Hans bu çılgınlık der. Baron Frankenstein küstah bir tavırla açlıktan ölelim mi diye karşılık verir. Bunun üzerine Hans güvenli mi deyince Baron Frankenstein yemek mi diye sorar. Hans hayır burada tanınabiliriz deyince Baron iki maske alıp Hans’a bir tanesini Hans’a verir. Hana giren Baron Frankenstein hancıdan şarap, iki çorba ve ekmek ister. Hancı yemek servisimiz yok deyince Baron Frankenstein hancıya şayet içki servisi yapıyorsan yemek servisi de yapıyorsundur diye karşılık verir. Hancı pekâlâ dedikten sonra Baron Frankenstein gitmeden şarapları düzgün doldur der.  Baron Frankenstein ve Hans yemeklerini yerken Baron Frankenstein’in gözü neşeyle yemek yiyip muhabbet eden gruba takılır.  Baron Frankenstein şuna bak eski dostlarım belediye başkanı ve polis şefi der. Daha sonra polis şefinin parmağındaki yüzüğü fark eden Baron Frankenstein hiddetlenir. Hans Barona ne oldu diye sorunca belediye başkanın yüzüğünü çaldığını söyler. Bu arada Baron Frankenstein’in davranışlarını polislerin dikkatini çeker. Baron Frankenstein’in yanına giden polisler barona sorun nedir diye sorunca Baron Frankenstein polislere belediye başkanının yüzüğünü çaldığını şayet harekete geçmezlerse kendisinin harekete geçeceğini söyler. Polis şefi seni tanıyorum deyince Hans masayı devirip Baron Frankenstein ile kaçar.


Zoltan isimli bir hipnozcu seyircilerden birini hipnoz ederek önce horoz gibi daha sonrada Frankenstein’in mahlûkatı gibi davrandırır. Bu arada Hans ve Baron Frankenstein’da kalabalığın arasına karışıp polisleri atlatmaya çalışırlar. Daha sonra Zoltan Baron Frankenstein ve Hans’i gösteriye dâhil olmaları için sahneye çıkartır. Zoltan seyircilere şimdi yeteneklerimi sergilemem için mutlak bir sükûnete ihtiyacım var der. Daha sonra polis seyircilerin arasına dalıp. Gösteri bitmiştir herkes çadırdan çıksın deyince Zoltan polis şefine ne cüretle gösterimi bölersin diye çıkışır. Bunun üzerine polis şefi Zoltan’a izin belgen nerede diye sorar. Zoltan polis şefine ne izni ben tanınmış bir sanatkârım diye karşılık verir. Polis şefi Zoltan’a gördüğüm kadarıyla iznin yok dedikten adamlarına tutuklayın şunu der. Polisler Zoltan’a kelepçe takarken Zoltan polis şefine bunun bedelini ödeyeceksin der. Belediye başkanı yatmaya hazırlanırken Baron Frankenstein içeriye girer. Belediye başkanı Baron Frankenstein’a ne istiyorsun diye sorunca Baron Frankenstein malım için geldim diye cevaplar.  Belediye başkanı Baron Frankeinstein’a mallarına el konuldu şimdi polisi çağıracağım der.  Belediye başkanın evine gelen polis şefi Baron Frankenstein’e buraya geldiğini pişman olacaksın der. Bunun üzerine çevik bir hareketle başkanın odasına giren Baron çarşafları birbirine bağlayıp pencereden iner.

Baron Frankenstein Hans’in yanına gelince Hans şatoya mı dönüyoruz diye sorar. Baron Frankenstein hayır polislerin ilk bakacağı yer orası dedikten sonra dağı gösterek yukarı çıkacağız der. Hans şaşırarak yukarısı mı deyince Baron Frankenstein tek çıkış yolu orası diye karşılık verir. Bir süre dağa tepin doğru yürüyen Hans Baron Frankenstein’e daha fazla devam edemeyeceğim dinlemem gerek der. Bunun üzerine Baron Frankenstein neden hala benim yanımdasın diye sorunca Hans açıkçası bunu bende merak ediyorum diye karşılık verir. Baron Frankenstein benimle birlikte kalırsan acıdan başka bir şey eline geçmez deyince Hans Baron Frankenstein’a sizden bilgi ediniyorum diye karşılık verir. Bunun üzerine Baron Frankenstein bunu üniversiteden de elde ediyorsun deyince Hans siz üniversitede bulunmayan bir bilgiye sahipsiniz yaşamın sırrına der.  Bu arada yıldırım sesini duyan Baron Frankenstein birazdan fırtına başlayacak bir yerlere sığınmamız gerek der. Daha önce gördükleri dilsiz dilenci Mary el kol hareketleri yapıp Baron ve Hans’i yanına çağırır.

Mary’yi izleyip mağaranın içine geçen Baron Frankenstein ve Hans’a Mary yemeğini ikram eder. Hans Mary’ye senin yeterli yemeğin var mı deyince Mary anlamsız sesler çıkarır. Bunun üzerine Baron Frankenstein Hans’a o seni duyamaz diyerek Mary’in sağır ve dilsiz olduğunu söyler. Daha sonra mağarada gezen Baon Frankenstein Mary’in mağarada bulunan buz kütlesine hayranlıkla baktığını görür. Buz kütlesine bakan Baron Frankenstein mahlûkatının buz kütlesinin içinde mahsur kaldığını görür. Baron Frankenstein heyecanlı bir şekilde Hans’i çağırır. Buz kütlesine bakan Hans bu nedir diye sorunca Baron Frankenstein buz kütlesinde mahsur kalan mahlûkatın yanına gidip mükemmel şekilde muhafaza edilmiş der. Bunun üzerine Hans Baron Frankenstein’e muhtemelen buzun içine düşmüş sanki beklermiş gibi duruyor der.  Baron Frankenstein evet beni beklemiş onun hayatını yeniden vermeliyim onu götürmeliyim der. Hans nereye götüreceksiniz diye sorunca Baron Frankenstein şatoya tabii başka nerede çalışabilirim ki diye karşılık verir. Daha sonra Baron Frankenstein mağarada kontrollü bir ateş yaratıp buzu eritip mahlûkatı çıkartıp Mary ve Hans ile mahlûkatı şatoya doğru taşır. 

Baron Frankenstein ve Hans aynı işlemleri tekrarlayıp mahlûkatı yeniden hayatta döndürmeye çalışırlar lakin mahlûkat her türlü deneye rağmen hatta Baron Frankenstein mahlûkatın ellerini yakmasına rağmen hareket etmez.  Bunun üzerine Baron Frankenstein o beceriksiz aptallar sürüsü kurşunlarıyla beyini parçalamışlar der. Hans fakat beyni onarmıştınız deyince Baron Frankenstein evet parçaları birleştirmiştim Hans ama hayat kıvılcımı yok edilmiş diye karşılık verir. Konuşmasına devam eden Baron Frankenstein ahmaklar anlamadıkları her şeyi yok ediyorlar diye hayıflanır. Hans Baron Frankenstein’a yapabileceğiniz bir şey yok mu diye sorunca Baron Frankenstein beni yeneceklerini düşünüyorlar ama daha yenilmedim diyerek laboratuvardan çıkarlar. Daha sonra Hans’te laboratuvardan çıkınca Mary mahlûkatla yalnız kalır.  Baron Frankenstein beyin bozulmamış tıpkı hücre yapısı ve metabolizması gibi o zaman neden beyni işlev görmüyor der. Baron Frankenstein bir kez çalışınca çalışmaya devam edecek bundan eminim fakat nasıl deyince Hans belki de bir çeşit fiziksel şok olabilir der. Baron Frankenstein mahlûkatın kafatasına yıldırımın tüm kuvvetini verdim yeterli oldu mu hayır doğrudan zihinsel şoka ihtiyacı var der.  Daha sonra Baron Frankenstein’in aklına panayırda gördüğü hipnozcu Zoltan gelir.

 Zoltan eşyalarını toplarken Baron Frankenstein Zoltan’in kapısını ısrarlı bir şekilde tıklatınca Zoltan pekâlâ geliyorum diyerek kapısını açar. Baron Frankenstein girebilir miyim dedikten sonra Baron Frankenstein Zoltan’a birini mi bekliyorsun diye sorar. Zoltan polisi bütün gün başıma dert oldular diye cevap verdikten sonra Baron Frankenstein’a bundan sana ne der. Bunun üzerine Baron Frankenstein seni görmeye geldim der. Zoltan Baron Frankenstein’a seni buradan atılmadan önce görmüştüm polis ile işbirliğinde misin diye sorunca Baron Frankenstein kendisini tanıtır. Zoltan seni duymuştum benim gibi sende bu kasabadan atılmışsın der. Baron Frankenstein Zotan’a gidiyor musun deyince Zoltan kurdukları saçma mahkemeyle beni buradan sürgün ettiler. Bunun üzerine Baron Frankenstein Zoltan’a sana yeteneklerini kullanman için meydan okuyorum şayet teklifimi kabul edersen şatomda kalacaksın der. Zoltan Baron Frankenstein’a birisini hipnoz etmemi istiyorsun değil mi der.  Baron Frankenstein evet diye cevap verdikten sonra Zoltan yoksa bir kadın mı zaten başım yeteri kadar dertte deyince Baron Frankenstein hayır bir adam becerebilirsen der. Zoltan beceremeyeceğimi sanıyorsun deyince Baron Frankenstein istifini bozmadan Zoltana’a seni Frankenstein şatosunda bekliyorum der.

Şatoya gelen Zoltan ilk önce Baron Frankenstein’in yardımcısı Hans ile tanışır. Zoltan Hans’ı kastederek bunu mu hipnoz edeceğim deyince Baron Frankenstein hayır bunu diyerek hareketsiz yatan mahlûkatı gösterir. Zoltan panikle geri çekilip bu insan değil bu bir canavar der. Bunun üzerine Baron Frankenstein Zoltan’a nereden bulduğumu söylemeyeceğim lakin harika bir beyni ve gözleri var der. Zoltan Baron Frankenstein’a ne yapmamı istersin diye sorunca Baron Frankenstein zihnine girip beynini canlandırmanı istiyorum der beyne tepki verdir zamanın yok der. Zoltan biraz düşündükten sonra Baron Frankenstein’a aynaya ve güçlü bir ışığa ihtiyacım var diyerek Baron Frankenstein’in isteğini kabul eder. Zoltan mahlûkatı hipnoz ederek uyutur. Daha sonra Zoltan mahlûkatı uyutur ama Baron Frankenstein mahlûkatın uyandırmasını ister. Baron Frankenstein’in dediğini yapan Zoltan mahlûkatı uyandırır. Uyanan mahlûkat saldırgan davranışlar sergileyince Hans ve Baron Frankenstein zorlukla eter kullanıp mahlûkatı etkisiz hale getirir.

Baron Frankenstein başarısını kutlarken Zoltan Baron Frankenstein’a mahlûkatınla ne yapmayı düşünüyorsun diye sorar. Baron Frankenstein Zoltan’a ne demek istiyorsun diye karşılık verince Zoltan mahlûkatı sirklerde, panayırlarda ve ona benzer yerlerde sergileyebilirsin der. Bunun üzerine Baron Frankenstein mahlûkatı ileriki deneylerinde kullanacağını belirtir.  Zoltan küstah bir tavırla mahlûkat seni dinlemeyecek deyince sinirlenen Baron Frankenstein Zoltan’a mahlûkatın bir beyni var ama seni dinleyecek ama sana itaat etmeyecek diye karşılık verir. Daha sonra Baron Frankenstein mahlûkata ayağa kalk der ama mahlûkat tepki göstermez. Bunun üzerine Zoltan mahlûkata Baron Frankenstein’in dediğini yap der. Zoltan’in buyruğunu yerine getirir ve Zoltan alaycı bir tavırla doğruyu söylemiştim değil mi der. Bunun üzerine Zoltan Baron Frankenstein’a açgözlü birisi değilim mahlûkatı kast ederek şu yakışıklı arkadaşımızın üzerinden sen, ben ve genç arkadaşınla üçlü bir ortaklık yapalım der. Baron Frankenstein Zoltan’in teklifini kabul eder. Zoltan Baron Frankenstein’in elini sıkmak ister ama Baron Frankenstein sözüm kâfi mi değil mi diyerek Zoltan’i tersler.  Zoltan gittikten sonra Hans Zoltan’a güvenmediğini söyleyince Baron Frankenstein Zoltan’a şu an için ihtiyacım var diye karşılık verir.  


Mahlûkatın yanına giden Zoltan ilk olarak dilsiz Mary’yi korkutur. Daha sonra mahlûkatı hipnozla telkin edip altın çalması için gönderir. Handan kovulan sarhoş bir adam mahlûkatı yolda elinde çalıntı altınlarla görünce hanın içinde korkuyla hanın içine girmek için yalvarır fakat daha sonra bayılır. Ertesi sabah sarhoş adam gece gördüğünü anlatmak amacıyla karakola gider ama ciddiye alınmaz. Bu arada Zoltan’in yanına giden Baron Frankenstein Zoltan’dan mahlûkata bazı testlerde bulunmasını ister. Zoltan mahlûkatın yorgun olduğunu söyler. Zoltan’in dediğine şaşıran Baron Frankenstein Zoltan’a bütün gece dinlendi deyince geveleyerek konuyu değiştirmeyi başarır. Mahlûkatın yanına gidip belediye başkanın ve polis şefinin kötü insanlar olduğunu cezalandırılmaların gerektiğini söyler. Mahlûkat Zoltan’in görevini yerine getirmeye gidince Zoltan Mary’yi saklandığı yerden çıkartır taciz etmeye başlar. Daha sonra Zoltan vaktimi senin gibi birisiyle harcayamam diyerek Mary’yi bırakır.

Belediye başkanın evine giren mahlûkat belediye başkanını vahşice döverek öldürür. Bu arada belediye başkanın evinden çığlıklarını duyan hızlıca olay yerine doğru koşarlar. Aynı esnada polis şefinin kıyafetini deneyen polis karakola giren mahlûkat tarafından öldürülür. Sabah olduğunda Zoltan’in yanına gelen mahlûkatın ellerini kontrol eder. Mahlûkatın kanlı ellerini fark eden Zoltan mahlûkata cinayet işlemeyecektin yalnızca korkutacaktın diye söylemeye başlar. Daha sonra çalıntı altınlarla kaçmaya çalışan Zoltan Hans ve Baron Frankenstein tarafından yakalanır. Baron Frankenstein Zoltan’i evire çevire döverek evinden kovar. Zoltan gitmeden önce Baron Frankenstein’a bunun için seni öldüreceğim der. Mary mahlûkatı beslerken Zoltan mahlûkatı hipnoz ederek mazgal demirlerini söktürür. Baron Frankenstein’in yanına koşarak durumu anlatmaya çalışır. Baron Frankenstein ilk başlarda durumu anlamaz ama mahlûkatı elinde mazgal demiriyle görünce gaz lambasının ateşini kullanarak mahlûkatı geride tutar. Bu arada Zoltan mahlûkata sürekli öldürme emri verince kontrolünü yitiren mahlûkat Zoltan’a demir saplayarak öldürür. Mahlûkat kaçınca Baron Frankenstein Hans’a onu takip et ve gözünden önünden ayırma der.

Baron Frankenstein’in yanına gelen polis şefi mahlûkatın işlediği cinayetler nedeniyle Baronu tutuklayıp hapse atarlar.  Daha sonra Hans Mary’yi mahlûkatla beraber bir mağarada bulur ve şatoya geri dönmeleri için ikna eder. Bu arada kasabanın sarhoşu polis şefine mahlûkatın tarifini yaptıktan sonra Baron Frankenstein şimdi bana inandın mı diye sorar. Polis şefi Baron Frankenstein’a sana inanıyorum ve bu sebepten dolayı canavarını yakarak yok edeceğim der.   Polis şefi kasabalılarla beraber mahlûkatı gittikten sonra Baron Frankenstein cebindeki eteri çıkartır ve bilerek cebindeki altın sikkeyi sesli bir şekilde yere atar. Karakoldaki polis sikkeyi almak için harekete geçtiğinde Baron Frankenstein eteri kullanarak polisi bayıltır. Daha sonra at arabasını çalıp şatosuna gider. Bu arada Mary yanlışlıkla mahlûkata brendi verince mahlûkat sarhoş olup etrafı parçalamaya başlar. Şatoya gelen Baron Frankenstein Hans ve Mary’ye gitmelerini söyler. Baron Frankenstein eteri kullanarak canavarı etkisiz hale getirmek ister fakat mahlûkat eteri içer. Eteri içtikten sonra kendini daha da kaybeden mahlûkat yangın çıkartır. Baron Frankenstein mahlûkatı kurtarmak isterken patlama olur şatodan çıkan Hans en sonunda baronu yendiler der ve film biter 



 

7 Temmuz 2015 Salı

The Satanic Rites Of Dracula

Filmimiz satanist ayiniyle başlar. Aynı esnada başka bir odada bir adam esir tutulmaktadır. Esir tutulan adam bağlarını çözer ve inler. Adamın nöbetini tutan eleman ne olduğunu anlamak için bakar ama adam ani hareketle nöbetçisini boğarak öldürür ve kaçar. Malikâneden kaçarken alarma yakalanır ve alarm malikânenin alt katında satanist ayinler tertipleyen şahısları uyarır. Adam malikâneden kaçarken peşine motorlu kişiler düşer ama saklanmış bir şahıs motorlu şahısları indirir ve adam yolda bekleyen arabaya binerek uzaklaşır. 


Yaralı adamı kurtaran iyi giyimli adam John Porter’ı gördün mü diye sorar.  Adam görmediğini ama malikânede satanist ayinleri ve kurban törenleri gördüğünü bu görüntülere ait fotoğrafları olduğunu söyler ve kendinden geçer.  Daha sonra adamın kol saati çıkarılır. Adamın biri elimizde somut kanıtlar yok deyince diğer adam kol saatine saklanmış filmi işte bu kanıtımız olacak der. yaralı adamı sorgulayan adam zavallı adamı biraz daha konuşturursak bir şeyler öğrenebilirdik der. Bunun üzerine yaralı adam ile ilgilenen doktor yaralı adamın ruhunu teslim ettiğini söyler. Doktor elimden geleni yaptım ama zavallı adam çok kötü dövülüp işkenceye tabi tutulmuş der. Bıyıklı adam sana yardımcı olması için Scottlan Yard’tan Müfettiş Maurice’i çağıracağım der.

Satanist örgütle ilgilenen şahıs Müfettiş Maurice’a satanist örgütle alakalı fotoğraflara baktırır. Müfettiş Maurice  bu örgüt ile başka bilgi var mı diye sorar ve yeterli bilgiler olmadığını öğrenir. Sekreter Jane gelip mikro fotoğrafları banyo ettiğini ve daha ses kaydını bitirdiğini belirtir. Mikro fotoğrafları seyreden Müfettiş Maurice satanist örgütün üyelerin İngiliz siyasi ve askeri tabanının üst düzey nüfuzlu elemanları olduğunu söyler. Daha sonra sekreter Jane’i satanist örgütün motorlu elemanları takip eder. Sekreter Jane’i sıkıştıran motorlu satanist Jane’e saldırır.




Teypten satanist örgütün kan vaftizini kurban ayini konuşmaları dinleyen Müfettiş Maurice antropolog Abraham Van Hellsing’i önerir ve nedenini kara büyü ve şeytana tapan toplulukları araştırmada en önde gelen bir araştırmacı olduğunu belirtir. Adının Bay Talbot öğrendiğimiz kişi ve Müfettiş Maurice Van Hellsing’i yazıhanesinde görmeye giderler. Van Hellsing teyp kayıtlarını dinler. Daha sonra satanist örgütlerin ve cadıların var olduğunu ama bunların yüzde doksanın şarlatan olduğunu belirtir. Müfettiş bunun şeytan çağırma ayini olduğunu mu düşünüyorsunuz profesör diye sorar. Van Hellsing pek değil duyduklarıma göre arkadaşınız bir çeşit eski kan ayinine tanık olmuş der. Lafa karışan Bay Talbot biz burada çocukça eğlencelerden bahsetmiyoruz mevki sahibi insanlardan bahsediyoruz der. Bunun üzerine bu tür tarikatlar müritlerine hayallerinde bile göremeyecek güçleri vaat ederler. Konuşmaya devam eden Van Hellsing bu tür örgütler eroinden daha bağlılık yapıcıdır der. Daha sonra Van Hellsing’ın torunu Jessica kahveyle içeri girer. Van Hellsing torunum Jessica ve sağ kolum onsuz işlerimin çoğunu bile yapamam der. Jessica fotoğrafa bakar ve adamın Profesör McQuill olduğunu söyler. Bay Talbot tanıyor musunuz diye sorunca Van evet kendisi kimya profesörlüğü yapıyor der.

Keeleey fen kuruluşuna giden Van Helsing kapıların kapı duvar olduğunu görür ve binanın çevresinde gezer. Bu arada motorlu satanistlerden biri Van Hellsing gözetler ve durumu üstlerine bildirir. Bir şekilde içeri giren Van Hellsing deney yapan bilim adamına ne yapıyorsunuz diye sorar. Panikleyen bilim adamı paniklemeye başlar. Bunun üzerine umarım rahatsız etmiyorumdur der.  Bilim adamı Keeleey işimi ayın yirmi üçüne yetiştirmem gerekiyor ama çaresizim der ve Van Hellsing dışarı çıkar.


Sekreter Jane esir tutulduğu yerde korkuyla beklerken birden etraf sallanmaya ve dumanlar çıkmaya başlar. Kapı kırılır dumanların içinden tüm haşmeti ile Kont Drakula çıkar ve hipnoz gücüyle sekreter Jane’i kontrol altına alıp kanını içer. Bu arada Van Hellsing Keeleey’in çalışmalarını okurken Keeleey deli saçması konuşmalarını sürdürür. Bunun üzerine Van Hellsing kendine gel Jullian diyerek Keeley’i iki tokat patlatır ve ne yaptın sen hıyarcıklı veba yaratmışın der. Profesör Keeleey mecburdum büyük güçler işin içindeydi bu vebaya tutulan kişilerin etleri kemiklerinden yanıyordu der virüs hemen yayılacak der.  Van Hellsing Keeleey’in yakasına yapışıp sen Nobel ödülü bir bilim adamısın nasıl böyle korkunç bir olaya el atarsın yetkilere hesap vereceksin derken içeri satanist örgütün motorlu üyesi gelip Van Hellsing alnından vurur ama öldüremez Van Hellsing bayılır. Satanist örgütün motorlu üyesi Profesör Keeleey’i götürür.




Ayılan Van Hellsing Profesör Keeleey’in asıldığını ve çalışmaların götürüldüğünü görür. Bu arada Jessica, Müfettiş Maurice ve Bay Talbot satanist örgütün ayinleri yaptığı malikâneye gelir. Jessica bende geleyim deyince Müfettiş Maurice mümkün değil arabada sessizce bekleyeceksin der. Malikânenin kapısına gelen Müfettiş Maurice ve Bay Talbot’a diyafondan gelen ses kimsiniz ve ne istiyorsunuz der. Müfettiş Maurice polis der ve malikânenin kapıları açılır. Bu arada Jessica gizlice malikânenin öbür kısmına girer. Müfettiş Maurice Malikânenin uzak doğulu sahibesi ile görüşür. Müfettiş Maurice uzak doğulu kadına geçen gün olan olayı sorar. Uzak doğulu kadın birkaç serserinin çıkardığı hadise der.  jessica ise alarma yakalanmadan mahzene girer zincirlere bağlanmış Jane’i görür ve yanına gider. Jane kontrol eder ve öldüğünü anlar ama Jane harekete geçer ve Jessica’ya saldırır lakin zincirler Jane’e engel olur. Daha sonra tabutlardan diğer vampir kadınlar çıkar. Jessica’ın çığlıklarını duyan Müfettiş Maurice ve Bay Talbot hemen mahzene inerler ve vampir kadınları görürler.  Vampir kadınlar Müfettiş Maurice ve Bay Talbot görünce geri çekilirler. Bu arada Jane Bay Talbot’a Peter beni burada bırakma  beni der ve Bay Talbot Jane’in yanına gider bunun üzerine Jessica Jane’i kast ederek durdur onu  o bir vampir der. Jane Bay Talbot’a saldırır. Eline tahta parçası geçiren Müfettiş Maurice Jane’e saplayarak öldürür. Bu arada uzak doğulu kadın motorlu satanistlere haber verir.  Üçlü bir iki tane motorlu satanisti indirdikten sonra malikânenin bahçesinden kaçarlar



Bay Talbot, Müfettiş Maurice ve Baş komiser Haller Van Hellsing’in evinde toplanırlar. Baş komiser Haller satanist örgüte polis gönderelim der ama Müfettiş Maurice bu fikrin pek sağlıklı olmadığını söyler. Van Hellsing Müfettiş Maurice’in fikrini doğru bulur ve uğraştığımız mesele basit bir meselesi değil bizden daha kuvvetli güçlerle uğraşıyoruz der.  Baş komiser Haller Çinli kadın ve mahzende tutulan biçareleri mi diyorsunuz Bay Van Hellsing der. Bunun üzerine Bay Talbot Keeleey kurullusun Denham adlı bir iş adamıyla iş yaptığını söyler kayıtlardan şirketin kimya şirketi olduğunu şirketin üyelerinin John Porter, General Hardwick ve Lord Carradine olduğunu belirtir. Van Hellsing Denham’ın gerçekte Kont Drakula olduğunu intikam dolu bir anka kuşu gibi dirilebildiğini açıklar. Baş komiser Haller aklım almıyor o kadar hadise bir vampir için mi der. Van Hellsing evet Kont Drakula ile bir sefer mücadele etmiştim ve onu yenmiştim der.


Daha sonra bir gün Van Hellsing vampirlerle nasıl mücadele edileceğini anlatır ve Drakula’ın en büyük amacının Dünya üzerinde tüm yaşamı yok etmek olduğunu anlatır. Müfettiş Maurice bu onun sonu olmaz mı der. Bunun üzerine Van bu Drakula’ın almak istediği intikam olacaktır her şeyin sonlandığı bir intikam ve intikamı hıyarcıklı veba kullanarak yapacak der.  Ertesi gün Müfettiş Maurice ve Jessica ayinlerin yapıldığı malikâneyi gözetler ama değişik bir olay göremezler. Daha sonra Bay Talbot Müfettiş Maurice’a ben ve Baş komiser arabada bekliyoruz bir şeye ihtiyacınız varsa çağırın der. Arabaya giden Bay Talbot Baş komiser Haller öldürüldüğünü görür ve daha sonra kendisi de çalılarda saklanmış suikastçının kurbanı olur.

Van Hellsing evinde Drakula ile mücadelesi için gümüş kurşun hazırlar. Bu arada Jessica ve Müfettiş Maurice’ın başına keskin nişancı bela olur. Arabaya giden Jessica ve Müfettiş Maurice arabada satanist örgütün elemanı tarafından gafil avlanırlar. Bu arada Van Hellsing Denham şirketine girip danışmaya Bay Denham ile konuşmayı talep eder.  Danışman Bay Denham asla ziyaretçi kabul etmez deyince Van Hellsing benim adım Abraham Van Hellsing sanırım Bay Denham benimle görüşmek isteyecektir der. Danışman göremezsiniz derken telefon çalar ve Van Hellsing’in Bay Denham’la görüşme isteği kabul görür. Bay Henham’ın ofisine giden Van Hellsing Bay Henham’ın ofisine girer. Bay Henham Van Hellsing’e yeni bir Dünya düzeni yaratıyorum sen haddini aşan işlere burnunu sokuyorsun der.  Van Hellsing el çabukluğuyla kutsal su dolu kutuyu Bay Denham’ın masasına bırakır. Bay Denham’ın eli yanar ve çekilir. Van Hellsing istavroz ve tabancasını çekip senin Drakula olduğunu biliyordum der. Drakula aptal kurşunların bana tesiri olmaz deyince Van Hellsing bu gümüş kurşun der. Tam Van Hellsing tabancasını ateşlerken Drakula’ın müritleri tarafından engellenir. Müritlerden biri Drakula’ya size saldırdı ölmesi gerek deyince Drakula Van Hellsing’in ölümünün kolay olmayacağını söyler.


Ayılan Müfettiş Maurice kendisini mahzende bulur. Mahzende malikânenin sahibesi olan Çinli kadın hipnoz gücüyle Müfettiş Maurice etkisi altına alır ve Müfettiş Maurice ile oynaşmaya başlar. Daha sonra Çinli kadının vampir olduğunu öğreniriz ve Müfettiş Maurice Çinli vampir kadını itip üstüne ağ attıktan sonra kalbine kazık saplayarak öldürür. Daha sonra Müfettiş Maurice diğer vampir kadınların saldırısına uğrar tahta çubuklardan yaptığı istavroz ile vampir kadınları geri püskürtmeyi başarır ve vanayı açarak vampir kadınları etkisiz hale getirir. Malikânenin içine giren Müfettiş Maurice Jessica’yı sunakta bilinçsiz halde sunakta yatarken bulur.  Drakula içeri girince korkan Müfettiş Maurice Yukarı katta çıkar ve teknik ekipmanların olduğu odaya çıkar.


Müritleri ile konuşan Drakula mukaddes gün geldi Van Hellsing senin torunun üstün zaferimin ilk örneği olacak der. Daha sonra müritlerden biri Jessica’ya hıyarcıklı veba bulaştırmak için harekete geçer.  Olanları kameralardan gören Müfettiş Maurice harekete geçer. Bu arada Drakula bu virüsün kara ölümden daha muhteşem ve daha hızlı olduğunu ve acı ateşleri yükselecek ve herkes ölmek için yalvaracak der. Bunun üzerine Van Hellsing Drakula’ya isteğin bu mu Dünya’da canlı bırakmayıp boş bir Dünya’ya hükmetmek mi istiyorsun gerçek amacın bu mudur kendi korkunç sonunu hazırlamak mıdır Kont Drakula diye sorar.  Drakula ben yaratığım kıyametin dört atlısı bunlar ve bunların sayesinde salgını yayacağım ve sen Van Hellsing torunun bozulmayacak der. Bunun üzerine müritler anlaşmamız vardı fedakârca her isteği yerine getirdik deyince Drakula sessiz olun diye bağırır. Drakula torunun benim olacak diyerek Jessica’ya doğru hamle yapar ve bu sırada müritlerden biri Drakula’ya sana sadakatle hizmet ettim karşılığı bu muydu der ve virüs tüpü patlar hıyarcıklı veba müritte bulaşır. Bu arada Müfettiş Maurice teknik ekipman odasından ayrılırken satanist fedailerden birine yakalanır. Ve kavgaya tutuşurlar. Bu arada virüs bulamış mürit acı dolu çığlıklar atar. Satanist fedai ve Müfettiş Maurice’in kavgası fedainin elektrik çarpmasıyla sonlanır.  Daha sonra bir patlama yaşanır ve Van Hellsing içeriye giren Müfettiş Maurice’e hemen Jessica’yı çıkar der ve Müfettiş Jessica’yı kucaklayarak malikâneden çıkarır. Bunun üzerine Drakula düşmanlığımız yüzyıllar sürecek ve şimdi başladı der. Van Hellsing pencereyi kırarak pencereden kaçar ve Drakula peşine düşer.  Dikenli dallara takılan Van Hellsing elindeki istavrozu dikenli dallara takar ve Drakula’ya seslenir. Dikenli dallara doğru giden Drakula dikenli dallardan geçerken canı yanar ve yere düşer. Van Hellsing bulduğu bahçe çitini kullanarak Drakula’yı öldürür.








Microworld

  Filmimiz Uzay Hayaleti’ in Jan ve Jace ’in tatil yaptığı gezegene gitmesiyle başlar. U...