https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

19 Mayıs 2020 Salı

1313: Bermuda Triangle


Filmimiz Ryan isimli bir adamın girdiği evde kimse var mı yok mu diye aramasıyla başlar. Evin içinde bir süre gezinen Ryan daha sonra büyük bir ışık patlamasıyla beraber kendisini bir yere elleri bağlı olarak bulur. Daha sonra başka bir yerde Francisco isimli başka bir genç şezlongda kendisi bekleyen John isimli gence geç kaldığım için üzgünüm der. Bunun üzerine Sean Francisco’ya siz ada halkı olarak dakiklik kavramınız çok berbat der.  Francisco Sean’e beklemene değecek deyince Sean umarım öyledir der. Francisco Sean’e bir kâğıt parçası verir bunu adanın yerlilerinden aldım senin verdiğin parayı onlara vererek bunu aldım gideceğimiz adaya yerliler mezarlık diyor der. Sean kaba bir şekilde Francisco’ya sadede gel deyince Francisco Sean’e verdiği kâğıdın bir harita olduğunu söyler. Bunun üzerine Sean Francisco’ya bundan kimseye bahsettin mi veya haritayı başkasına verdin mi diye sorunca Francisco hayır zaten o haritandan tek bir var der. Sean Francisco’ya benimle bir saat içinde botumda buluş der. Francisco Sean’e ne yapacağını biliyorsun deyince Sean Francisco’ya ne yapacağımı biliyorum haydi yolla koyulalım diye karşılık verir.

Daha önce Ryan isimli gencin kaybolduğu eve gelen Nick Ryan’i aramaya başlar. Nick evin içinde gezinirken John ile Francisco’da şehirde dolanır.  Daha sonra birtakım sesler duyan Nick kim var orada diye seslenirken garip bir enerji Nick ’in bedenini sarar ve Nick kendisini başka bir boyutta bulur.  John kayıt cihazına Karayipler’den zerre hoşlanmadım insanları hem anlayışsız hem de hiçbir lafı dinlemiyor Atlantik’te dağılmış bir sürü ada aradığımı bulmak resmen koca bir yapboza girmek gibi ve o yapbozun içinde bir sürü sır ile bir sürü para var der. Konuşmasına devam eden Sean herkes korsanları bilir ama ben tarih kitaplarında ve filmlerdeki saçmalıklara ilgilenmiyorum benim ilgilendiğim hazineleri çünkü ben bir hazine avcısıyım ve insanlar benim eşyalarımı almak için birbirini ezecek der.John Francisco’yu yanına çağırıp bahsettiğin mekân burası mı diye sorar. Francisco Sean’e eve


t burası diye cevapladıktan sonra paradan bahsedelim der. Sean Francisco’ya paranı almadan önce buranın doğru yer olduğuna emin olmam gerek der. Francisco Sean’e burası lanetli deyince John alaycı bir tavırla biliyorum zaten bunu kitap tanıtımlarında ve televizyon programlarında değineceğim ama senin yerel hikâyelere inanırsam delinin tekiyim o zaman der. Bunun üzerine Francisco Sean ’den iki kattı para isteyince Sean kendini iyice kaptırdın dostum diye karşılık verir. Francisco John’a ben bu yeri bulamayacaktın der. Sean zaten benden bu mesele yüzünden yüklü miktarda para aldın der. Biraz düşündükten sonra Francisco’ya pekâlâ seni sülük dediğin gibi olsun der. Daha sonra Sean araştırması için gereken önemli bulduktan sonra Francisco’ya çantamda kitaplarım var getirebilir misin der. Sean ’in çantasını kurcalayan Francisco burada bir şey yok der. Sean orada olmalı dedikten sonra eline geçirdiği kütüğü Francisco’nun kafasına vurarak Francisco’yu öldürür.

Sean Francisco’nun cesedini sakladıktan sonra Kevin isimli başka bir gençte eve girer. Kevin evin içinde gezerken bir enerji dalgası Kevin’ı sarar. Kevin kendisini başka bir boyutta altında donla yatağa bağlı olarak bulur. Daha sonra William adında bir genç Sean’e seninle çalışmayı dört gözle bekliyorum der. Bunun Sean William’a eşyalarını getirdin mi diye sorunca William çantasını gösterip hepsi burada der. William Sean’e telefonda ne yapmam gerektiği hakkında pek bilgi vermedin bak dostum buraya boşu boşuna gelmiş olmayayım der. Bunun üzerine Sean bir uçağın kara kutusunu buldum deyince William telaşla gerekli mercilere haber verdin mi diye sorar.  William uygun bir zamanda haber vereceğim zaten elli yıldır burada kalmış bir iki gün daha beklese zararı olmaz ayrıca içindeki bilgiyi çıkartmakta senin işin diye cevaplar. William Sean’e hemen işe sokuyorsun deyince Sean yapamayacaksan başkasına söylerim der. William tamam yapacağım dedikten sonra havuzu kullanabilir miyim diye sorar. Sean istediğin gibi kullan ama bu işi bitirmek için beş günün var der.

Havuza giden William James adında genç bir adamla karşılaşır. James kendisini mücevherat uzmanı olarak tanıtır. Bunun üzerine William James’e Sean ’in olayı ne diye sorar. James Sean ‘in bir hazine avcısı olduğunu ün ve para için dünyayı gezip hazine topladığını hazinelerin gerçek olduğunu bazılarının paha biçilmez olduğunu söyler. Bunun üzerine William James’e hadi yüzelim deyince James harika deyip William ile birlikte havuza girer. Bu arada Sean ‘in yardımcısı Steve tanıdığım deniz bilimcisi var projeni duymuş ilgilenmek istiyor der. Bunun üzerine Sean Steve tamam gelsin der. Daha sonra Sean evine gelen Michelle isimli kadın adım Michelle ama arkadaşlarım bana Echo der. Sean namını duymuştum buralarda popüler birisiymişsiniz der. Michelle’de ben yüzyılın keşfi hikâyeni duydum sahte bile çıksa yine de çok yankı yapacak der. Bunun üzerine Sean burada çıkanları inceleyecek bir sürü alanında uzman kişiler var der.  Michelle Sean’e bayağı güzel mekânın varmış eminim kirası fazladır deyince Sean her şeye değiyor dedikten Michelle kendini evinde gibi hisset der.

Michelle genç bir adamla çarpışır. Genç adam Michelle’e çok üzgünüm deyince Michelle genç adama zarar yok sorun yok der. Daha sonra Michelle genç adama elektronik uzmanı Daniel olmasın der. Daniel şaşırarak nereden biliyorsun diye sorunca Michelle Daniel’e elinde tutuğu elektronik aletleri gösterir. Daha sonra Michelle kendini tanıtır. Bunun üzerine Daniel Michelle’e evet bloğunuz sıkı takipçisiyim der. Michelle Daniel’e burada ne yapıyorsun diye sorunca Daniel bilmiyorum Sean sırt tutma konusunda paranoyakça bir tutum sergiliyor der.  Havuz kenarına giden Michelle mücevherat uzmanı James ile tanışır. James havuzda yüzeninde antropoloji uzmanı Tom der. Bunun üzerine Michelle James’e Sean ’in tuttuğu uzmanlar biraz genç değil mi diye sorunca James evet Sean işini ucuza yaptırmak istiyor der. Michelle James’e Sean ’in yaptıkları hakkında bir bilgin var mı diye sorunca James bana kalırsa Sean ‘in bana gösterdiği mücevherlere bakarsak sahtekar falan değil  diye cevap verir.

Sean yardımcısı Steve’e okyanus uzmanını buldun demek adı neydi diye sorar. Steve Clay diye cevap verince Sean peki eve yolla der.  Daha sonra Sean Tom’u arar ve uzmanın geldiğini söyler. Tom telefonu kapadıktan sonra Tom James’e yeni uzman gelmiş adı Clay diğerlerine haber ver der. Bunun üzerine alaycı bir tavırla tabi öyledir diye cevap verir.  Sean kayıt cihazına keşfimin çığır açma potansiyeli olduğu için alanlarında uzman kişileri çağırdım bu benim mirasım olacak der. Bu arada Daniel ’da Clay ile tanışır. Daniel elektronik uzmanı diye kendi tanıtınca Clay okyanus uzmanı ayrıca espri anlayışını sevdim der. Clay ’in garip tavrına mana veremeyen Daniel bir süre Clay ’ye bakar. Clay Daniel’e Sean ’in bulduğu eşyalar nerede diye sorar.  Daniel yukarıda diye cevap verir.  Clay gittikten sonra Daniel kendi kendine ne garip kişiler buraya geldi der.

Sean kayıt cihazına dalış takımımı kontrol etmeliyim okyanus tabanında bulduklarım yalnızca buzdağının görünen kısmı der.  Daha sonra denizden çıkan Francisco Sean ’in yanına gelip yaptıklarının bedelini ödeyeceksin der. bunun üzerine Sean Francisco’ya sen zihnini yaratığı bir oyunsun dedikten sonra Sean uyanır. Michelle James’e Sean ‘in geçmişi hakkında be biliyorsun diye sorar. James hazine avcılığından epey zengin olduğunu söyler. Bunun üzerine Michelle James’e Sean ‘in para meselesi yüzünden birisine saldırdığı bu sebepten dolayı Miami’de suç kaydı olduğunu söyler. Bunun üzerine James striptiz kulübünde mi olmuş deyince Michelle at yarışında mı olmuş der. Bunun üzerine James alaycı bir tavırla hem anti sosyal hem de kumarbaz der. Daha sonra Tom James’e bazı dokümanları incelemesi çağırır.

Mutfakta James’in yanına gelen Michelle Tom ile ne konuştunuz diye sorar. James bana bazı okyanus tabanı ile ilgili bazı şeyler gösterdi ama tam bilgi vermedi der. Daha sonra Daniel Michelle ve James’i yanına çağırır. Daniel Sean ‘in bulduğu kara kutuyu incelerken bazı kayıtları kurtardığını söyler. Kaydı dinleyen James bu neydi diye sorar.  Michelle birkaç yıl önce küçük bir uçak altı yolcusu ve iki mürettebatı ile birlikte kaybolmuştu der. James yolculardan biri mi kaçırdı deyince Michelle kayıtta birçok ekipman bozulmuştu ayrıca elektrik fırtınası yüzünden parazit olmuş diye karşılık verir. Bunun üzerine Daniel belki parazitleri temizlersem uygun cevaplar alabilirim der. Michelle sen bunu yap ayrıca kurtarılacak kayıt var mı bak der. Daniel hallederim dedikten sonra Michelle biz bunu yetkili mercilere iletmeliyiz der. Bu arada Clay ilginç bir şeyler mi buldunuz deyince Daniel Clay ’ye yok arkadaşlara birtakım videolar gösterdim diyerek gider.

James Clay ‘ye Tom ile ne yaptın diye sorunca Clay başkalarının görüşünü dinlemek bazen yararlı oluyor diye cevap verdikten sonra dışarı çıkar. Bunun üzerine Michelle James’e ben Tom ile konuşacağım belki Sean ‘in planları hakkında bilgisi vardır der. James ben Clay ile konuşacağım belki ondan bir şeyler öğrenebilirim diyerek dışarı çıkar.  James Clay ‘ye seninle konuşabilir miyim diye sorar. Clay tabi diye cevap verir.  James Clay ‘ye bütün bunlar hakkında ne düşünüyorsun diye sorunca Clay ne gibi der. James Sean bir hazine avcısı fırsatçı ve hırslı birisi bulduğu ganimetleri satıp para ün kazanacak der. Bunun üzerine Clay bunu yapamaz okyanus içindekiler onun değil bulduklarını satamaz der.  Bunun üzerine James Clay ‘ye kendi küçük dünyanda yaşıyorsun değil mi Clay deyince Clay sanırım öyle diyerek James’in yanından ayrılır.



Tom ’un yanına gelen Michelle Tom’a sen Atlantis’i arıyorsun değil mi der. Tom Michelle’e inkâr etmiyorum der. Bunun üzerine Michelle kayıp bir medeniyeti aramak epey masraflı uğraş olmalı der. Tom evet Sean’i kullanıyorum yalan değil der. Bunun üzerine Michelle Tom’a ben hakikatlerle ilgileniyorum teorilerle değil der.  Tom ben işimi yapıyorum ve bu işte gizlilik gerektiriyor der.  Michelle yaptığın iş yasa dışı olsa bile mi der. Bunun üzerine Tom küçük vicdan oyunları beni ilgilendirmez ben aldığım paraya bakarım der. Michelle Tom’a tam bir paralı asker gibi konuştun deyince Tom pratik birisi olarak konuştum diye cevap verir. Daha sonra James Michelle’in yanına gelir kimle konuşuyordun diye sorar. Michelle James’e polisteki bağlantım ile konuşuyordum kayıp bir genci bloğumda konu etmek istiyorlarmış görünüşe göre Francisco isimli kayıp genç defalarca Sean’i aramış der. James bu is garipleşmeye başladı polisi arayalım der. Michelle hemen yapalım Daniel’ı da bulalım der. James peki Tom ve Clay ne olacak diye sorunca Michelle o ikisinin de bu mesele ile ilgilendiklerini sanmıyorum der.

James evin içinde Daniel’ı ararken garip bir ışık huzmesi James’i sarar ve James kaybolur. James’in kaybolduğunu fark eden Michelle diz üstü bilgisayarı alıp evden çıkacakken Sean tarafından yakalanır. Sean Michelle beni kıskandın değil mi başarılarımı, sahip olduklarımı kıskandın değil mi der. Michelle umurumda değil gidiyorum diyerek Sean ‘in yanından gider.  Daha sonra Sean’i gerçek Clay arar. Sean gerçek Clay ‘ye seni burada gördüm eğer sen burada değilsen senin taklidini yapan ki o zaman der. Sahte Clay arkadan belirip benim der.  Sean sahte Clay ‘ye sende kimsin diye sorunca sahte Clay Sean’e sen bana ait olanı çaldın diye karşılık verir. Sean ne demek istiyorsun deyince sahte Clay Tom ile geçirdiğim vakit güzeldi teorileri yanlış ve manasız olmasına rağmen yine de iyi vakit geçirdim diye karşılık verir. Sean hemen buradan defol diyerek sahte Clay ’in üzerine yürür. Sahte Clay elinden bir ışık huzmesi çıkarıp Sean’i durdurur.  Sahte Clay Atlantisli olduğunu ve Bermuda Şeyhan Üçgenin aslında boyutlar arası bir deney olduğunu söyledikten Sean’i de kendi boyutuna götürür ve film biter. 

 

 

 

 

 

14 Mayıs 2020 Perşembe

Romina



 
+

Filmimiz Romina isimli bir kadının hâkim kararıyla toplu cinayetin işbirlikçisi mi, kurbanı mı yoksa şahidi mi olduğuna psikiyatrist gözetiminde karar verilmesi ile başlar. Psikiyatrist Romina ’ya yirmi yedi Haziran iki bin on altı yılında Kristal gölünde olanları anlatmasını ister ve geçmiş zaman alemine giriş yaparız.  Beş kişilik arkadaş grubu kamp yapacakları alana giderken Xiemana ve Ezequiel kadın erkek ilişikleri hakkında ateşli bir tartışmaya girerler. Ezequiel Xiemana ’ya giydiğiniz kıyafetler yüzünden tecavüzü meşru gösteriyorsunuz der. Bunun üzerine Xiemana Ramon’a bir şey demeyecek misin deyince Ramon Xiemana ‘ya ne diyebilirim ki adam haklı diye karşılık verir. Celia hem Ramon’a hem de Ezequiel ikinizde pisliksiniz der.  Ramon Xiemana ‘ya yine de beni seviyorsun der. Bunun üzerine Xiemana şüphelerim var der. Ezequiel Diego’ya sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun diye sorunca üzgünüm dostum ilgilenmiyordum der.

Diego’un Romina’yı çağırdığını öğrenen arkadaşları Romina’in sıkıcı bir birisi olduğunu söylerler. en sonunda kamp alanına giden arkadaş grubu çadırlarını ve esyalarını kurar. bu arada Arturo ve Ezequiel kamp ateşi için kuru dal toplarken Ezequiel gölde çıplak yüzen bir kadını seyreder. Daha sonra Ezequiel’in yanına gelen Arturo Ezequiel’e bu Romina değil mi deyince Ezequiel evet diye cevap verdikten sonra Arturo’ya sessizce izle der.  Arturo Ezequiel’e Diego’yu haberdar edelim mi deyince Ezequiel boş ver onu der.  ikili Romina’yı bir süre izledikten sonra arkadaşlarının yanına döner. Celia sevgilisi Arturo’ya odunlar nerede diye sorunca Arturo unuttuk zaten yağmur başlayacak  diye cevap verir. Celia biraz huysuzluk yaptıktan sonra Arturo Celia’in gönlünü almayı başarır.

Gece olduğunda arkadaş grubu kamp ateşi etrafında anıları hakkında muhabbet ederken Xiemana bir şey duydum der. ramon herhalde sincaptır der. bunun üzerine Celia elindeki fener tutarak ağacın arkasında saklanan birisi  olduğunu söyler. Ezequiel hariç herkes ormanın içine gider. Bu arada ağacın arkasında saklanan işinin Romina olduğunu öğreniriz. Bir süre ormanın içinde dolanan grup  sonuç alamayınca kamp alanına dönme kararı alırlar. Aynı esnada Romina’da gizlice Ezequiel’i gözetler. Romina’yı fark eden Ezequiel Romina’in peşinden gider. Ramon, Diego ve Xiemana ormanın diğer tarafında bulunan bir çadır bulurlar ve çadırda bir kadının kaldığını  anlarlar. Bu arada Arturo ve Celia’da orman bekçisini kaldığı eve gidip bizi sen mi gözetliyorsun diye sorarlar. Bekçi başka bir kadının daha kamp yaptığını söyler.

Herkes kamp alanına döndükten sonra Arturo Ezequiel’i aramaya gider. Daha sonra Arturo Ezequiel’i Romina’yı izlerken bulur. Romina soyunup çadırına döndükten sonra ikili çadıra girip Romina ’ya tecavüz ederler. Ezequiel Arturo ’ya merak etme kimsenin haberi olmaz zaten yarın gideceğiz dedikten kamp alanına gidip yatarlar. Ertesi sabah Romina elinde tutuğu tavşanın boynunu kırar. Ertesi sabah Diego arkadaşlar sorunumuz var diyerek geldikleri cipin sabote edildiğini gösterir. Bunun üzerine Arturo ve Celia bekçinin yanına doğru giderler. Diego, Arturo ve Xiemana ’da ormandaki diğer kampçının yanına gider. Herkes gittikten sonra Ezequiel Romina’yı görür. Romina davetkar hareketlerle Ezequiel’i yanına çağırır. Romina ’in peşinden gider. Daha sonra Ezequiel bilincini yitirir ve ayıldığında sımsıkı bir şekilde ağaca bağlandığını fark eder.

 Bekçinin yerine giden Celia ve Arturo bekçiye bir manyağın ormanda olduğunu ve arabalarını sabote ettiğini söyler. Bunun üzerine bekçi telefon hatlarının çalışmadığını söyler. Arturo cep telefonu çıkartır. Bunun üzerine bekçi burada sinyal çekmiyor yola çıkmalısınız der. Bu arada Diego Xiemana ’ya ayrılalım ben diğer kampçıya gideyim sende Ramon ’un yanına git der. Aynı esnada Celia Arturo ‘ya onları uyaralım der. Arturo Celia’ya boş ver onları deyince Celia Arturo ’un benciliğine içerleyip gider. Ramon ‘un yanına gelen Xiemana Ramon’u gözleri oyulmuş halde bulur. Bekçinin yanına giden Celia bekçinin erkeklik organın kesildiğini ve gözlerinin oyulduğunu fark eder. Celia tam tepki verecekken Romina Celia ’in kafasına taşla vurarak etkisiz hale getirir.

Kamp alanına dönen Xiemana Celia ’in Romina tarafından işkenceye uğradığına şahit olur. Hızla ormana doğru kaçan Xiemana Diego ile karşılaşır.  Sakinleşen Xiemana Diego’ya Romina ’in psikopata sardığını ve herkesi öldürdüğünü söyler. Romina Celia’ya ettiği resimleri Arturo ’un cep telefonuna gönderir.  Arturo korku içinde kamp alanına geri döner.  Arturo Celia’yı tam kurtaracakken Romina sopayla Arturo’yu döverek etkisiz hale getirir. Daha sonra Romina Arturo ‘un gözleri önünde Celia ‘in gözlerini oyar.  Xiemana ve Diego Romina’yı göle girerken gizlice izler. Daha sonra Diego gölde Romina ile boğuşur.  Xiemana Diego’yu kıyıya çekerek kurtarır ama kendisi Romina tarafından başı taşla ezilerek öldürür. Daha sonra Ezequiel yanına gidip yüzü parçalanıncaya kadar sopayla vurarak öldürür. Daha sonra Diego’nun Romina ‘in sevgilisi olduğunu öğreniriz. Diego Arturo’yu öldürdükten sonra Romina ’ya sen kaç ben seni kollarım dedikten Romina bir arabaya sığınır ve film biter.


5 Mayıs 2020 Salı

Haunts

Filmimiz bir evde akşam yemeği yiyen aile ile başlar. Daha sonra annesi Bridget ’ta kilerden jöle getir der. Bu arada gizemli bir şahısta ambar saklanır. Bridget kilere girdiğinde bir kadın cesedi ile karşılaşır. Bridget korku içeresinde kilerden kaçar. Gizemli şahıs önce Bridget ’in peşine düşer ama başkaları Bridget ‘in yanına doğru koşmaya başlayınca ters yöne doğru koşar. Şerif Jones bowling salonunda vakit geçirirken olayın haberi verilir ve Şerif Jones aceleyle olay yerine gider. Şerif Jones adli tabip Doktor Frank’e ne olmuş diye sorar. Doktor Frank kurbanın isminin Lucy Carter olduğunu tecavüze uğradıktan sonra kesici aletle defalarca vurulduğunu söyler. Ertesi gün İngrid isimli genç bir kadın keçisini sağarken erotik hayaller görmeye başlar. Tam hayallerin etkisine kapılırken samanlıktan birtakım sesler duyar. İngrid dayısı Carl’a seslenir ama Carl başka bir yerden çıkar.  

Markette giden İngrid alışverişini yaparken market sahibi çalışanı Frankie ’ye neredesin diye sorunca Frankie lastiğim patladı diye cevap verir. Bunun üzerine market sahibi Frankie ‘ye her zaman mazeretin var değil mi diye karşılık verir. Daha sonra Frankie kasap reyonuna gidip etleri keserken kasaba sakinlerinden Jean Lucy ’in vahşice kesildiğini uzun bir süre et yiyemeyeceğini söyler. Bunun üzerine Frankie et iyi kesilip sunulursa her zaman yenilir öğretmemi ister misin diye sorar. Jean Frankie ‘ye her zaman öğretirsin diye cevap verdikten Frankie İngrid’e size de öğretmemi ister misiniz diye sorar.  İngrid tek kelime etmeden kasap reyonundan gider. İngrid evine doğru giderken yarı yolda arabası bozulur ve yolu yürüyerek tamamlar. Tam eve vardığında evin önünde bir adamın evi gözetlediğine tanık olur. Daha sonra evi gözetleyen kişinin Şerif Jones olduğunu öğreniriz. Şerif Jones İngrid’e halkın güvenliği için civardaki çiftlik evlerini kontrol ettiğini söyler. Bunun üzerine İngrid Şerif Jones’u eve davet eder.

İngrid Şerif Jones’a bir gelişme var mı diye sorunca Şerif Jones yalnızca paslı bir makas bulduk der. Daha sonra Şerif Jones İngrid’e olağan dışı bir olay ile karşılaştın mı diye sorar. İngrid şaşırarak olağan dışı deyince Şerif Jones evet bu kasabada yaşamayanlar diye karşılık verir. Bunun üzerine çiftlik çalışanları ve ara sırada marketin çalışanı erzakı getiriyor der. Şerif Jones İngrid’e şüpheli bir vaka görürsen hemen karakolu ara der.  Şerif Jones gittikten sonra dikiş kutusunu kurcalayan İngrid kendi kendine makas nereye gitti der. Daha sonra kiliseye giden İngrid kilisede korosunda prova yaptıktan sonra kilise cemaatinden Howard İngrid’e Sal ile konuşana der. Howard gittikten sonra Sal İngrid ile konuşmak ister ama İngrid acelem var diyerek Sal ’in isteğini geri çevirir. Daha sonra Margaret’in yanına giden İngrid Margaret’a arabam bozuldu eve kadar bana eşlik eder misin der.


Margaret ve İngrid evlerine doğru yürürken yolları Frankie tarafından kesilir Frankie çakırkeyif halde iki kadına etrafta bir tecavüzcü var benle gelin der.  İngrid hayatta olmaz deyince Frankie gider. Bunun üzerin Margaret İngrid’e niye binmedik diye sorunca İngrid o mide bulandırıcı adam gözleri ile sürekli beni taciz ediyor der. Margaret İngrid’e biraz rahatla herkesten şüphe eder hale geldin deyince İngrid eratta bize saldırmak için fırsat bekleyen bir sapık var. Margaret evine vardıktan sonra İngrid orman yolundan evine giderken gizemli saldırgan tarafından saldırıya uğrayacakken İngrid geçirdiği eline geçirdiği taşı saldırganın kafasına geçirir.  Panikle evine doğru koşar. İngrid panikle başından geçenleri dayısı Carl’a anlatır. Carl İngrid’e inanmaz ve muhtemelen karanlıkta geyik gördün der. İngrid yaşadıklarının gerçek olduğunu söyler ama bir kez daha Carl gene aynı sorunları mı yaşayacağız diyerek İngrid ’in yanından ayrılır.

Şerif Jones’u arayan İngrid saldırıya uğradım der. bunun üzerine Şerif Jones İngrid’e kapıları ve pencereleri kapandın mı diye sorunca İngrid telefonu kapatır. İngrid pencereleri kontrol ederken geçmiş anılar alemine giriş yapar. İngrid beş veya altı yaşlarındayken annesinin başka bir adamla beraber olduğunu daha sonrada annesin intihar ettiğini görür. daha sonra İngrid annesinin resmi olan çerçevesini parçalar.  Jean barda Sal ile biraz muhabbet eder ama Sal işim var direk Jean ’in yanından ayrılır. bu arada Frankie sevgilisi aynı zamanda şerifin kızı olan Claire ile buluşur. Claire Frankie ’ye niye geç kaldın diye sorunca Frankie işim vardı diye cevap verir. Daha sonra Frankie ’in yüzündeki yarayı fark eden Claire Frankie ‘ye yüzüne ne oldu diye sorar. Frankie önemli değil der. Bunun Claire Frankie ‘in umursamaz tavırlarına dayanamaz ve bir daha seninle görüşmek istemiyorum diyerek Frankie ‘in yanından ayrılır.  Bardan çıkan Jean arabasına girer ama gizemli katili fark etmez ve gizemli katil arabanın arka koltuğundan çıkıp Jean’ı öldürür.

Sabah çiftlik işleri ile uğraşan İngrid tavukların yemini verirken tavuklar olduğundan fazla ses çıkartırlar. Bunun üzerine İngrid tavuklara açlıktan öldünüz sanırım derken Jean ’in cesedini kümesin içinde görür. daha sonra Şerif Jones Doktor Frank’e durum ne diye sorar.  Doktor Frank zavallıyı resmen biçilmiş dedikten sonra şerif Jones Jean ’in kıyafetlerini inceleme için adamlarına verdikten keşke İngrid’i dinleseydim belki o zavallı kız hayatta olacaktı der.  bunun üzerine Doktor Frank Şerif Jones’a kendini suçlama bilemezdin diyerek Şerif Jones’u teselli eder. Daha sonra Şerif Jones İngrid ’ten özür diler. İngrid şerif Jones’a sizin yapabileceğiniz bir şey yoktu Tanrı verir Tanrı alır der.  İngrid şerife yemek bir şeyler ister misiniz diye sorunca Şerif Jones olur der. İngrid mutfağa gidince Şerif Jones dikiş kutusundaki makası sorar. İngrid panikle elindeki elmayı düşürür. Daha sonra İngrid yeni bir elma getirmek ister ama Şerif Jones önemli değil diyerek evden çıkar.



Uçurum kenarına giden İngrid geçmiş anılar alemine girer ve annesinin intiharı ve yetiştirme yurduna gidişini hatırlar. Daha sonra Carl İngrid’e yaptıklarım için özür dilerim der ve İngrid koşarak evine gider. Dizlerindeki kanın çoraplarına aktığını gören İngrid üzerini değiştirip keçisini sağmaya gider. İngrid keçisini sağarken kovasına kan aktığını sanır ve iğrenme dürtüsüyle eve gidip üstündekileri atıp duş almaya başlar. İngrid duş alırken Frankie İngrid ’in yanına gelip zorla yatağa sürükler. Frankie tam İngrid’e tecavüz ederken Carl kapının arkasından seslenir. Bunun üzerine Frankie tek kelime etme der. İngrid Carl’a uykum var deyince Carl iyi geceler deyip gider. Daha sonra Carl gidince Frankie İngrid ‘in üzerinden kalkar ve eğer birisine anlatırsan gelirim bu sefer hiç nazik olmam diyerek İngrid’i tehdit eder.

Kiliseye giden İngrid rahip Max’e günaha bulandım der. Bunun üzerine rahip Max dini baskı yaparak İngrid anlatması için zorlar. İngrid tam başına gelenleri anlatacakken Frankie belirip rahip Max ile özel olarak konuşmak istediğini belirtir. İngrid kiliseden çıkar ve gizemli saldırganın saldırısına uğrar ama rahip Max ’in seslenmesiyle gizemli saldırgan kaçar. Daha sonra İngrid hastaneye kaldırılır. Şerif Jones Doktor Frank’e durumu nasıl diye sorar. Doktor Frank biraz sarsılmış ama birkaç saat sonra kendine gelir der. Şerif Jones hastaneden çıkarken rahip Max tarafından durdurup. Rahip Max Şerif Jones’a kızı Claire’in Frankie ’den hamile kaldığını söyler. Aynı esnada gizemli saldırgan başka bir kadına daha saldırır lakin polislerin yetişmesi ile saldırgan kaçar. Daha sonra Şerif Jones Frankie’ in evini basar ve kızı Claire ve Frankie ’ye uygunsuz bir halde yakalar. Şerif Jones kızı Claire’e seni aşağılık sürtük bu ayyaş ile mi beraber oldun diyerek tokat atar. Daha sonra Frankie ‘ye bu akşam neredeydin sorar. Frankie Claire ile geziyordum der. Şerif Jones ilk başta inanmaz ama şerif yardımcısı telsizden arayıp saldırgan peşindeyiz deyince inanır. Daha sonra şerif Jones Frankie’yi tokatlayıp kızımdan uzak dur der.

Polisler saldırganın peşine düşerler kısa bir kovalamacanın ardından saldırgan vurularak öldürür. Daha sonra maskesi açılır ve Saldırganın Sal olduğunu öğreniriz. Gece haberlerine çıkan şerif Jones Sal Striker ’in olduğunu kasabaya üç hafta önce taşındığını söyler.  Televizyonu kapatan İngrid Şerif Jones ’un evine gider. Claire ile karşılaşır. İngrid Claire’e baban evde mi diye sorunca Claire düşmanca bir tavırla babama ne diyeceksin Frankie hakkında yeni palavralar mı uyduracaksın der. İngrid niyetim bu değil der. Claire İngrid’e beni kıskandın sen fahişe bir anne sahip akıl hastasın deyince İngrid Claire’e tokat atar. Daha sonra eve dönen İngrid çamaşır sepetinden bir kumaş alır. Carl dayı elimde kanıt var der ama Carl’ın ağzının bağlı fark eder. Daha sonra Frankie ne kanıtı diyerek kumaş parçasını şömineye atar. Frankie İngrid’e tecavüze yeltenince Carl Frankie ’ye saldırır. Frankie kolaylıkla Carl’ı etkisiz hale getirip İngrid ’in peşine düşer kısa bir boğuşmadan sonra İngrid Frankie ’in sırtına bıçak saplar. Frankie birkaç adım atar ve yere yığılır. İngrid polisi aramak ister ama Carl kimse sana inanmaz bırak ben halledeyim diyerek Frankie’yi bahçeye gömer.


İngrid duş alırken Carl duş perdesini açar. İngrid hızla duştan çıkıp evden gider. Carl İngrid ‘in arkasından kimse sana inanmaz bana ihtiyacın var diye bağırır. Daha sonra İngrid Doktor Frank, Rahip Max ve Şerif Jones’a gerçek suçlunun Frankie olduğunu söyler. Doktor Frank İngrid’e emin misin diye sorunca İngrid Frank bana tecavüz etti diye cevap verir. Doktor Frank nerede diye sorunca İngrid bilmiyorum der. Bunun üzerine Doktor Frank dayın Carl sana zarar verir miydi diye sorar.  İngrid hayatta beni incitmezdi bazen garip davrandı ama bana zara vermezdi der. Bunun üzerine şerif Jones nasıl garip davranırdı diye sorar. İngrid kendi kendine bağır çağırır bazen de uzun süre evde olmazdı der. İngrid şerif Jones ile beraber evine döner.  Adamları Şerif Jones’a çok karanlık kazı yapamıyoruz yarın sabahı bekleyelim der. Adamlar gittikten sonra Şerif Jones İngrid ‘in evinde uyuya kalır.

Sabah olduğunda kazı iş yeniden başlar. Daha sonra rahip Max gelir yanında Frankie ’de vardır.  Daha Şerif Jones çağırılır ve gömülü olanın aslında İngrid ‘in keçisi olduğunu öğreniriz. Eve geri dönen Şerif Jones İngrid’i intihar etmiş halde bulur.  Ertesi gün İngrid ‘in cenazesi yapıldıktan sonra İngrid ‘in dayısı New York’tan gelir.  Carl Şerif Jones ne oldu sorar. İngrid ‘in saldırıya uğrandığını daha sonra akli dengesini kaybedip tecavüze uğradığını söyledi ama otopsi bulgularına İngrid bakireymiş der. Bunun üzerine Carl zavallı kız tıpkı annesi gibi sonu oldu o da intihar etmişti der. Daha sonra Şerif Jones İngrid ‘in Carl dayısı ile hiç yaşadığını İngrid ‘in on üç yıl boyunca Avrupa’da kaldığını daha sonra yurda döndüğünü ve Carl dayısı tarafından para yardımı aldığını ama hiç görüşmediklerini öğrenir ve film biter.



25 Nisan 2020 Cumartesi

Swamp Freak


filmimiz parçalanmış çadırları araştıran yirmili yaşlarda olan bir adamın telefondaki mesajı dinlemesi ile başlar. Telefondaki ses ben Lazarus üniversitesinden Profesör Grace O Leary bugünkü dersimiz Profesör Peterson’ın dersi olan kripto zooloji dersini devir alacağız bugünkü derse iş arkadaşım Belinda Selfworth ve Magda Jenkins ’in bize katılacak bugünkü konumuz yerel bir efsane olan bataklık ucubesini araştırmak olacak hepinize bu dersi kayıt altına almanızı istiyorum çünkü bu vizelerde yer alacak der. Konuşmasına devam eden profesör O Leary birçok yerel efsanenin kökenini ya gerçeklerden ya da daha sonra gerçek kabul edilen hikâyeye dayanır der. Konuşmasına devam eden profesör O Leary birçok efsane kendi hikâyesi vardır bataklık ucubesi efsanesinde Lyla Collin ilk Moses’ı doğurur yerel halkın tarifiyle Moses deforme olarak doğmuş ve kısa süre içinde ölmüştür der. Açıklamalarına devam Profesör O Leary Moses ’in şekil bozukluğu efsanenin başlangıcı olup birçok kaynağa göre Moses aile tarafından bataklığa gömülmüştü kaynaklara göre ailenin çocukları olmamasına rağmen halk Colin ailesinin başka bir çocukları olduğunu iddia ediyorlar çocuğun adının İsaac olduğu söyleniyor bin dokuz yüz doksan üç senesinde doğan Isaac’in doğumdan sonra Colin ailesi sırra kadem basar der. Profesör O Leary ’in konuşmasını dinleyen genç teybi kapatıp yürümeye devam eder. 

Ormanın başka bir yerinde at kuyruklu sarı saçlı yirmilerinde genç bir yürürken Profesör O Leary ‘in konuşmalarını dinleyen genç tarafından izlenir.at kuyruklu genç biraz yürüdükten sonra at kuyruklu genci takip eden genç elini bataklığa sokup zamanı kardeşim geldi der. birden gölden sisler yükselir ve bedeni yosun ve çamur kaplı bir mahlukat bataklıktan çıkar. Adının Charles olduğunu öğrendiğimiz at kuyruklu genç Morton isimli adam neredesin adamım hani aynı saatte buluşacaktık bak dostum kendi başıma bataklığa gidemem ama bu bölgede bekleyebilirim ama bir saat içinde gelmezsen burada giderim der.  Charles bataklık ucubesi tarafından izlendiğini fark etmeden yürümesine devam eder. Charles biraz yürüdükten sonra bataklık ucubesi Charles’ın önünde belirip Charles’ı öldürür. Daha sonra bataklık ucubesi bataklığa döner.

Bir kulübenin verandasında dışarıya bakan adı Leila olan genç kadının telefonu çalar. Leila Morton’a şu anda Colin ailesinin kaldığı kulübedeyim denemeye değer eğer mühim bir şey çıkmazsa en azından kalabilecek düzgün bir kamp alanı olur der. Burası epey uzak bir yer dedikten sonra galiba sen, ben, Wallace, Harry, Charles ve Foster olacak der. konuşmasına devam eden Leila şayet içinizden biri ayak izi kamp izi bulursa beni haberdar etsin diyerek telefonu kapatır. Bu arada gizemli gençte fark ettirmeden Leila’yı izler. Bir süre kulübenin içinde dolanan Leila’ın telefonu çalar. Telefona bakan Leila polisle konuşur. Leila öfkeli bir ses tonu içerisinde ne demek yetmiş iki saat geçmeden kayıp Profesör Peterson’in yaşayan akrabası var mı onu da bilmiyorum dedikten sonra alaycı bir ses tonu ile yardımınız için teşekkür ederim diyerek telefonu kapatır.


Foster’ı arayan Harry Leila eski kulübede bizi bekliyor sanırım Charles’ta bizi bataklığın kuzey doğusunda bekliyor der.  Daha sonra Harry bak Foster Peterson’ı severim ama dünyadaki hiçbir kuvvet beni çamur içinde Peterson’ı arattıramaz der. Harry Foster’a eğer şikâyet edeceksen Leila ’ya şikâyet et o bizi bu duruma soktu diyerek telefonu kapatır.  Bu arada gizemli adli tıp Profesörü Belinda Selfworth ’un kaydını dinler. Profesör Selfworth profesör O Leary konu hakkında uzmanlığımı istedi der. Konuşmasına devam eden Profesör Selfworth Profesör O Leary ’in dediği gibi bazı efsanelerin gerçek payı vardır. Beş sene öğretmenlik yaparken yerel polise danışmanlık yaptım birkaç kişi bataklık ucubesi tarafından saldırıya uğradıklarını söylediler. Kurbanların anlattıklarına göre saldırılar güpegündüz oluyor kurbanlar saldırganın ne hayvan ne de bir insan olduğunu söylüyorlar buna göre bıçak tutan bir saldırganın kurbanı oldular veya iri yırtıcı bir hayvanın saldırısına uğradılar. Bana göre bu travma sonrası stres bozukluğu değil bence başka bir şey var der. Bu arada bataklık ucubesi gölden çıkıp ormanın içine doğru yürür.

Charles’ın gittiği alana giden Harry Charles’ı arayıp benimle dalga geçiyorsun benim böyle ahmakça şakalara ayıracak vaktim yok der. Harry Charles’tan cevap alamayınca panikler ve ormanda Charles’ı aramaya koyulur. Bu arada bataklık ucubesi de Harry’yi gizlice takip eder.  Harry birkaç adım yürüdükten sonra bataklık ucubesi ile karşı karşıya kalır.   Harry korku içerisinde son sürat koşarken birdenbire bataklık ucubesi Harry’nin önünde belirir. Bataklık ucubesi Harry’yi öldürdükten sonra geldiği yere döner. Leila herhalde kimse gelmeyecek okul arkadaşlarını arar ama olumlu bir cevap alamaz. Gizemli gençte Leila ’ya fark ettirmeden kulübeye girip kulübenin çatı katına çıkar. Çatı katının açık olduğunu fark eden Leila çatı katına çıkar lakin çatı katında kimse yoktur. Gizemli gençte suç araştırmacısı olan Profesör Magda Jenkins’i dinler.  


Profesör Jenkins bu konuyu araştıran iş arkadaşlarımın aksine ben bu bataklık ucubesinin yaratığı bölgesel sorunları ele alacağım der. Profesör Jenkins bataklık ucubesinin yaşadığı bölgenin hem ekonomik hem de turisttik açıdan değerli olduğunu ama son zamanlarda yaşanan kaybolmalar ve vahşi hayvan saldırılarının bataklık ucubesine mal edilmesi bölgeyi ekonomik darboğaz soktuğunu söyler. Elini bir kez daha bataklığa sokan gizemli genç beslenme vaktin geldi kardeşim der ve bataklık ucubesi gölden çıkar. Foster’ı arayan Leila nerede kaldın diye sorar. Foster Leila ’ya daha yeni geldiğini söyledikten sonra diğerleri geldi mi diye sorar. Leila kimsenin daha gelmediğini söyler. Bunun üzerine Foster Leila ‘ya neredesin diye sorar. Leila Colinlerin mekânındayım diye cevap verir. Foster polisi arayıp işlerini yapmalarını söyledin mi deyince Leila yetmiş iki saat sonra arayacaklarmış diye karşılık verir. Bunun üzerine Foster Leila ‘ya bence gece orada kalmak iyi fikir değil bataklığa bakıp sonra son feribot binip dönelim der. Leila Foster’a ben onu bu geziden vaz geçirmeye çalıştım deyince Foster Leila ‘ya bu senin hatan değil der. Leila Foster’a güneş batmadan önce onu bulmaya çalışalım şayet diğerleri ile iletişime geçersen onları da haberdar et der. 


Foster ormanda dolaşırken Leila ’da çatı katında büyük bir ayak izi fark eder Leila kendisine şaka yapıldığını sanır. Leila bakın arkadaşlar bu tür saçmalıklara ayıracak vaktim yok Profesör Peterson hala kayıp başı dertte olabilir. der.  Aynı esnada bataklık ucubesi de gizlice Foster’ı takip eder. Ormanın içinde biraz yürüyen Foster bataklık ucubesini fark eder. Daha sonra Foster korku içerisinde koşmaya başlar.  Foster tam uzaklaşamadan bataklık ucubesi tarafından öldürülür.  Leila çatı katının penceresini açıp kendi kendine en azından birileri gelmeyecek mi vaktimiz kalmadı der. Telefonuna bakan Leila Morton ile konuşur.  Morton Wallace yanımda diğerleri nerede diye sorunca Leila kayıplar ve sanrım bana şaka yapıyorlar der. Bu arada Wallace şu anda cesetleri dürtüyorum diye espri yapınca Leila panikler. Bunun üzerine Morton gelip seni alıyoruz işi profesyonellere bırakıyoruz diyerek telefonu kapatır.

Morton Leila’ın kaldığı mekâna doğru ilerlerken bataklık ucubesi de Morton ’un peşine düşer. Bu arada geride kalan Wallace’ta Morton ‘un arkasından koşar. Daha sonra Morton bataklık ucubesi tarafından takip edildiğini anlar koşmaya başlar. Aynı esnada kaybolan Wallace bataklık ucubesi ile karşılaşır ve korku içerisinde bataklık ucubesi gerçekmiş diyerek kaçmaya başlar. Wallace kaçarken dizini sakatlayıp topallarken bataklık canavarı Wallace ’in önünde belirir ve öldürür. Bataklık canavarı daha sonra Morton’ı yakalayıp öldürür. Bir kez daha çatı katına çıkan Leila gizemli adamla karşılaşır. Leila gizemli adama sen kimsin diye sorunca gizemli adam adım Isaac Colin kardeşim Moses ile burada yaşıyorum ve mülküme izinsiz giriyorsun der. Leila korku içinde öğretmenimi, arkadaşlarımı sen öldürdün der. Isaac evet buraya gelen diğerleri gibi burası bizim yerimiz dedikten bataklık canavarıma dönüşür ve film biter. 




20 Nisan 2020 Pazartesi

Viaje A Bangkok, Ataúd Incluido


Filmimiz bir Mayıs’ta eğlence tertiplenen konağı izleyen bir adamla başlar. Adam yeni emir geldi hiçbirine merhamet göstermeyeceğim ölüm hayattan değerlidir dedikten sonra partide bulunan bir kişinin boğazını keser ve kaçarken vurularak öldürülür. Mayıs üçünde Londra Bangkok seferi yapan uçaktan inen Albay Daniel Blimp hava yolu şirketi tarafından çağırırlar.  Hava yolu şirketinden kadın Albay Blimp’e uçakta düşürdü kâğıdı verdikten sonra Albay Blimp’e bir şikâyetiniz var mı diye sorar. Albay Blimp şikâyetim var mı kötü servis, berbat, yemekler ve bu küçük kâğıt parçası bunu telafi edemez deyip giderken sarışın genç bir kadında Albay Blimp’i izler. Daha sonra bir taksiye binen Albay Blimp taksiye biner. Taksi şoförün Market hoteline gitmek ister misiniz hayır Chung Sokağın ’da bulunan Karame isimli dükkâna gitmek istediğini belirtir. Dükkâna varan taksi şoförü Albay Blimp’e Market hoteli iyi servisi var yemekleri de güzel der. Bunun üzerine bu oteli sürekli öneriyorsun diye sorunca taksi şoförü çünkü benim der.  Albay Blimp kalsın araban gibi kokulu ve pistir diye karşılık verir.  


Dükkâna giren Albay Blimp birkaç defa kimse yok mu diye seslenince dükkân sahibi gelip Albay Blimp’e egzotik bir eşya mı arıyorsunuz Fransız yapımı İspanyol boğa güreşçilerinin biblosu var der. Bunun üzerine Albay Blimp dükkân sahibine söyle bakalım geniş çeşit mücevherleriniz var mı diye sorar. Dükkân sahibi Albay Blimp’e tabi sayın albay beni takip edin dedikten sonra Albay Blimp ile üst katta çıkarlar. Albay Blimp mücevherleri incelerken dükkân sahibi Turmalinleri dikkatli inceleyin der.  Albay Blimp ’in yanına gelen adam mücevherleri nasıl buldunuz diye sorar. Albay Blimp ilginçler ama mücevherden hiç anlamam diye cevap verir. Adam Albay Blimp’e diye karşılık verince Albay Blimp adama bakıp John Keats der. Bay Keats Albay Blimp’e şaşırdınız mı diye sorar. Albay Blimp biraz şaşırdım diye karşılık verir. Bay Keats genç olmam dolayısıyla mı deyince Albay Blimp hayır cahil olmanıza şaşırdım eğer bir kuyumcu dükkânını paravanımız yaptıysanız Bay Karame kadar mücevher bilginiz olmalı der. Bunun burayı geçici olarak kullanıyoruz eğer burayı kalıcı üssümüz olsaydı haklı olabilirdiniz diye karşılık verir. Albay Blimp Bay Keats’e telsizsiniz var mı diye sorar.  Bay Keats evet var dedikten sonra Albay Blimp yakalanan şüpheli ne durumda diye sorar. Bay Keats durumu iyi değil sayıklayıp duruyor sürekli şunu diyor diyecekken Albay Blimp kendim duysam daha iyi olur deyip çıkarken. Bay Keats Londra’dakileri anlamıyorum böyle antika tipi nasıl getirirler aklım almıyor derken Albay Blimp tütünümü unutmuşum çok pardon deyip gider.

Hastaneye giden Albay Blimp hastayla ilgilenen doktora hastanın durumunu sorar. Doktor kadın Albay Blimp’e hastanın kırk yaşlarında şimdiye kadar ölmesi gereken dirençli birisi olduğunu söyler. Bunun üzerine Albay Blimp hastayı kendim inceleyebilir miyim diye sorunca Doktor Albay Blimp’e tabi der. Hastanın tutulduğu odaya giren Albay Blimp hastanın yeni emir merhamet yok onların ölümü benim yaşamımda daha değerli dediğine tanık olur. Daha sonra hastanın gözlüğünü çıkaran Albay Blimp hastanın gözlerinin olmadığını fark eder ve bu adam kör der. Bunun üzerine doktorda adamın doğuştan kör olduğunu söyler. Albay Blimp odada bulunan askerlerle kimliğini gösterip odadan çıkmalarını rica eder.  Askerler çıktıktan sonra Albay Blimp bu adamın suikastı işlediğine emin misin diye sorunca doktor evet diye cevap verir.  Bunun üzerine Albay Blimp Londra ile irtibata geçtiniz mi diye sorar. Doktor istedikleri malumatı yolladık onlara diye cevap verir. Albay Blimp bu durumu bilen var mı diye sorar. Doktor ben ve hemşire haricinde bilen yok diye cevap verince Albay Blimp doktordan bu durumu gizli tutmasını ister. Doktor Albay Blimp’e etmeyin sözüm senettir der. Albay Blimp hastayı tek başına incelemek ister. Doktor dışarı çıktıktan sonra tütün paketine yerleştirdiği dinleme cihazı ile hastanın sayıklamalarını kayda alır. Daha sonra Albay Blimp doktora hasta melez mi diye sorunca doktor hasta şüphesiz beyaz ırktan ama pigmentleri ile oynadığı belli diye cevap verir.  Bunun üzerine Albay Blimp deri örneği isteyince doktor biyopsi sonuçlarını yollayacağını söyler. Albay Blimp Market otelinde kaldığını söyleyince Doktor Albay Blimp’e o domuz ağılında nasıl kalıyorsunuz diye sorar. Albay Blimp doktora teşekkür edip hastaneden çıkar. 

Hastaneden çıkan Albay Blimp taksici seslenir. Taksici en sevdiğiniz taksici geldi der. Bunun üzerine Albay Blimp ine kötü bir tesadüf der. Albay Blimp taksiye binince taksici nereye gidiyoruz diye sorar. Albay Blimp Market oteline diye cevap verir. Bunun üzerine taksici benim dediğime geldin deyince Albay Blimp ne yazık ki diye cevap verir. Bu arada genç bir kadında Albay Blimp’i gözetler. Otele dönen Albay Blimp banyo yaparken kuyumcu dükkânına taktığı dinlenme cihazı sayesinde Bay Keats ’in kendisi hakkında Londra’daki ahmakları anlamıyorum bu fosili neden getirdiler dediğini duyar ve hoşnut olmaz. Daha sonra kendine ait dinleme cihazını türün poşetine sokar. Taksici yanına gelen Albay Blimp’e iyi günler Bay Flynn der. Albay Blimp isminin yanlış edildiğine sinirlenerek adım Blimp diyerek taksiciyi uyarır. Bunun üzerine taksici Albay Blimp’e iyi uyudunuz mu Bay Flynn diye sorunca Albay Blimp sinirlenip gider. Kuyumcu dükkânına giden Albay Blimp telsiz kullanarak ben Victor Mass Richeliu ’ya patatesler çok pişti tekrar ediyorum patatesler çok pişti marul iyi durumda papağan gagası düzgün tamam der. Albay Blimp ’in mesajına alan Richeliu papağan gagası doğru o bir kuş değil bir köstebek tüyleri göndereceğim emirleri bekliyorum der. Daha sonra Richeliu Sanders isimli genç bir adama ne dediğini anladın değil mi diye sorunca Sanders papağan gagası düzgün bir köstebek varmış tüyleri yollayacakmış diye cevaplar.  Richeliu gülerek Sanders’a anlamamışın o Albay Sanders ’in gönderdiği gizli kod diye cevap verir. Sanders Richeliu albayı akademide duymuştum efsaneydi ama emekliye ayrılmıştı der. Bunun üzerine Richeliu albay yalnızca öldüğü zaman emekli olacak ama sağlığı eskisi gibi değil senin gibi yetenekli ve genç birisinin yardımına ihtiyacı var o yüzden bu soruşturmada sende yer alacaksın der.

Albay Blimp barda otururken barmen Albay Blimp’e ne içersiniz diye sorar. Albay Blimp barmene bir viski alayım der. Barmen viski Albay Blimp’e viski çeşitlerini sayar. Albay Blimp barmene İrlanda viskisi alayım Britanya adasındaki en başarılı milletin viskisini alayım der. Barmen elinde İrlanda viskisi olmadığını söyler. Albay Blimp sen bana bir viski hazırla der. Barmen viski hazırlarken Albay Blimp barmene sen her zaman bu deri renginde miydin diye sorar. Barmen doğduğumdan beri aynı ten rengine sahibim der. Albay Blimp barmene biliyor muydun beyaz tenli kişilerde daha sonra tenleri senin kavruk oluyormuş der. Genç bir kadın Albay Blimp ’in yanına gelip içmek benim rengimi koyulaştırıyor deyince Albay Blimp genç kadına bayağı iyi gözüküyorsun der.  Genç kadın kendime bakıyorum diye karşılık verince Albay Blimp genç kadına seni tanıyor muyum diye sorunca genç kadın seni tanıyorum albay adım Marion Anco ajansında muhabirlik der. Albay Blimp Marion’a İrlandalısın o zaman deyince Marion Albay Blimp İngiliz’im Britanya adasının en yetenekli milletindeyim diye karşılık verir. Daha sonra Bay Keats gelir ve Albay Blimp’e nasıl gidiyor diye sorar.  Albay Blimp Bay Keats’e çok kötü yatağım haddinden fazla yumuşak ve lanet olası bir kuşta sabaha kadar ötüyor diye karşılık verir. Bay Keats ’in Marion’a baktığını gören Albay Blimp Bay Keats’e birbirinizi tanıyor musunuz diye sorar. Bay Keats hayır diye cevapladıktan sonra Albay Blimp Bay Keats ile özel olarak konuşmaya başlarlar. Bay Keats hususi olarak İnterpol’den aldığı katil hakkında olan bilgiyi Albay Blimp’e ilettir. Katil Alex Maroni isimli doğuştan kör bir adama ait olduğunu söyler. Albay Blimp adam beyaz ırktan değil mi deyince Bay Keats evet diye karşılık verir. Albay sana bir paket vereceğim araştırılması için Londra’ya götüreceksin bekle paketi sana vereyim diyerek bardan çıkar. Marion ve Bay Keats karşılıklı oturup muhabbet ederken Albay Blimp tütünümü unutmuşum diyerek Marion ve Bay Keats ‘in yanına gelir. Albay Blimp ikilinin yalanını ortaya çıkarır aynı esnada Marion’ un öldürülen büyük elçinin kızı olduğunu da öğrenir. Albay Blimp Marion’a bana yalan söyledin küçük hanım der. Marion kendini savunmaya çalışır ama Albay Blimp Marion’u tersler. Albay Blimp kabalığım için üzgünüm Bayan Wentsworth nede olsa yaşlı bir fosilim diyerek Bay Keats’e laf sokup gider.  

Başka bir yerde bir büyükelçi daha suikasta uğrar. Daha sonra Richeliu Sanders’a başka bir büyükelçi doğuştan kör beyaz bir adam tarafından öldürülmüş İnterpol’den gelen rapor sonucundan katilin Tomas Reina Martinez Karaçi ’de yaşayan İspanyol vatandaşı der. Daha sonra Richeliu Sanders’a bu olan vakalar hakkında ne düşünüyorsun diye sorar. Sanders şüphesiz suç tarihindeki en alışmadık bir vaka diye cevap verir.  Richeliu iyi tanımlama ama işe yaramaz diye karşılık verir. Bunun üzerine Sanders ilk katil Maroni hakkında araştırma yaptım Maroni Yeni Delhi’de kaybolduğunda polis kaçırıldığını düşünüyordu ama suikastçılardan biri çıktı CIA kaynaklarına göre dört senedir kör beyaz erkekler sırra kadem basıyorlar bu körlerin belirli yetenekleri de var misal şubat ayında kaybolan Marina adalarında yaşayan Fransız bir bestekar der. Bunun bu işe yarar bir araştırma olmuş bütün kayıplar güney ve güney doğu Asya bütün bunlar tek bir yerde toplanıyor ya Macaw ya da Bangkok der. Bu arada Albay Blimp’ de odasında kurbanların göz önünde olan kişiler siyasetçiler, kanun adamları dedikten dineme cihazını açar. Bay Keats ’in iki gün sonra Bangkok’a gideceğini ve akşam Roxy otel diye bir yerde Marion ile buluşacağını daha sonrada Bangkok’ta Profesör Tao isimli birisi ile buluşacağını öğrenir. Daha sonra Roxy oteline giden Albay Blimp Bay Keats ve Marion’u uygunsuz durumda yakalar. Albay Blimp öfkeli bir tonla Marion’a büyükelçi Thomas Wentworth’un kızı bir genelevde dedikten sonra Bay Keats Albay Blimp’e aramızdaki yaş farkına rağmen birbirimizi seviyoruz der. Bunun üzerine Albay Blimp Bay Keats’e Profesör Tao hakkında sorular sorar. Bay Keats ilk başta cevap vermek istemez ama Albay Blimp Bay Keats’i zorlar. Bay Keats tam cevap verecekken gizemli bir adam tarafında öldürülür. Bunun Albay Blimp duman bombası atıp yangın var diyerek karmaşa yaratır. Daha sonra Marion’u otelden çıkartır. 

Marion ile taksiye binen Albay Blimp Marion ile konuşmaya başlar. Albay Blimp Marion’a bazı şeyleri açıklama yapmalıyız deyince Marion Albay Blimp’e lütfen sinirlerim harap halde John öldürüldü bir takside çıplak haldeyim diye karşılık verir. Bunun üzerine Albay Marion’a bana her şeyi anlatacaksın Profesör Tao’yu Bangkok’ta neler döndüğünü anlatacaksın der. Marion hiçbir şey bilmiyorum deyince Albay Blimp bunu göreceğiz küçük hanım diye karşılık verir. Taksi şoförü ülke sınırına mı çıkıyoruz deyince Albay Blimp kuyumcu dükkânına gideceğiz hani beni hava alanından alıp götürdüğün yer. Bunun üzerine taksi şoförü Albay Blimp’e fakat şu vakitte dükkân kapalıdır deyince Albay Blimp alaycı bir tavırla uyardığın içi sağ ol der. Daha sonra Marion kaçmaya niyetlenir ama Albay Blimp çıplak halde nereye gideceksin der.  Marion gitmek istemeyince Albay Blimp o zaman seni en yakın karakolun önüne bırakayım der. bunun üzerine Marion ikna olur. Dükkâna gelen Albay Blimp dükkân sahibi Karame ’ye seslenir. Daha sonra gizemli saldırgan hızlıca koşup Albay Blimp’i devirip kaçar. Durumdan yararlanmak isteyen Marion ’da kaçmaya niyetlenir ama Albay Blimp tarafından yakalanır. Yukarı katta çıkan Albay Blimp Karame ’in Bay Keats gibi zehirli iğne ile öldürüldüğünü görür. Daha sonra Marion önce babam, daha sonra John Şimdi de şu zavallı adam der. Albay Blimp onun için sonra dua şimdi bana şu Profesör Tao kim onu anlat der. Marion Profesör Tao’un barış ve huzur öğretileri sayesinde Bay Keats ve kendisinin uyuşturucuyu bıraktıklarını ve Bay Keats ’in en sadık müritlerinden olduğunu söyler.  Albay Blimp Marion’ eğer bu Tao harika birisi ise baban, John ve Karame nasıl öldü deyince Marion ağlamaya başlar. Albay Blimp Marion’u teselli eder. 



Telsizin açık olduğunu gören Albay Blimp Marion’u taksiye bindirip tütünümü unutmuşum diyerek dükkâna geri döner. Richeliu ’ya hayatta olduğunu söyler. Richeliu Albay Phil Sanders’ı hatırladın mı der. Albay Sanders şu güçlü iyi dövüşür ama teori ve pratikte başarısız tanırım der. Sanders beni dikkatli dinleyin albay deyince Albay Blimp sinirlenerek ben bu örgütte elli senedir görev almışım tabi iyi dinlerim der. Sanders alttan alıp bu kara derili katiller hakkında önemli malumatlar aldım birkaç saat önce Peter Wellback morg çıkışı bu katilerin saldırısına uğradı der. Albay Blimp benim cesur arkadaşım Pete bu lanet kıtaya niye geldin diye yakınır.  Sanders hatta mısınız albay deyince Albay Blimp evet hattayım deyince Sanders o zaman yarın Hotel Rose ’da buluşalım der. Dükkândan çıkan Albay hem Marion’u hem de taksi şoförünü görmeyince şerefsizler der.  Otele geri dönen Albay Blimp taksi şoföründen açıklama bekler. Marion çıplak ve istekli görünce aklını kullanamadığını daha kafasını darbe yediğini söyler. Ertesi sabah Albay Blimp yatağında uyurken telefon çalmasıyla kalkar ve telefona bakar. Sanders Albay Blimp’e geldim bunun üzerine Albay Blimp Sanders’a gelmene sevindim dedikten sonra sende kimsin diye sorar. Sanders Albay Blimp’e uyku mahmurluğunuzu üstünüzden atın ve benimle buluşun deyip telefonu kapar. Odaya giren Sanders böyle izinsiz girdiğim için üzgünüm Ben Phil Sanders bana Phil diyebilirsiniz der. Bunun üzerine Albay Blimp ’de bende Daniel Blimp bana da Albay Blimp diyebilirsin der. Sanders Albay Blimp’e sizinle tanışmayı dört gözle bekliyordum deyince Albay Blimp bende seninle tanışmayı dört gözle beklemiyordum ama alınma hala uykum var diye karşılıkta bulunur.  

Albay Blimp şu işler bitsin hemen uçağa binip çiftliğe dönüp Fernanda’ in yanında olacağım der. Sanders Fernanda karınız mı diye sorunca Albay Sanders ineğim diye cevap verir. bunun üzerine Sanders evli değil misiniz deyince Albay Blimp şu an için değilim der. Sanders bende evli değilim ama güzel kızım var adı Emily fotoğrafına bakmak ister misiniz deyince Albay alınma ama çocuklara katlanamıyorum fotoğraf bile olsalar. Sanders çok komiksiniz Albay der. Bunun üzerine aksine genç adam ben çok ciddi bir adamım ama ne yazık ki güleç suratlı olduğum için pek ciddiye alınmam der.  Sanders sanlısınız Albay eğer sizi ciddiye alsaydım sizinle ilk tanışmamda birkaç dişinizi kırabilirdim der. Daha sonra Sanders ne güzel bir şehir değil mi deyince Albay hayır beni turizmin etkisi ile kişiliğini kaybetti bazen eski medeniyetlerin kalıntısı görünür ama gökdelenler onları da yutar. Sanders doğru İngilizlerde kendi himayelerine aldığı yerler gibi der. Bunun üzerine Albay Blimp hiç alınmadım bende senle aynı düşünceye sahibim İrlandalıyım ben der. Bunun üzenine Sanders’ da Gallerli olduğunu belirtirdir. Albay Blimp gülerek ikimizin de ortak bir noktası var ikimizde İngilizler hakkında kötü konuşabiliriz der. Daha sonra Sanders Albay Blimp’e on beş dakika içinde hazır olun der. Bunun üzerine Albay Blimp Sanders’a yarım saat sonra gelirim der. Bu arada Marion’u otelin havuzunda görürüz.

Bara inen Albay Blimp barmene İrlanda viskisi var mı diye sorar. Barmen var deyince Albay Blimp şükürler olsun der.  Sanders depoyu dolduruyorsunuz galiba deyince Albay Blimp Londra’dan beri ağzıma favori viskimi sürmedim diye karşılık verir. Albay Blimp Sanders ’in elindeki votkayı gösterip dikkat bu da senin deponu paslatır der. Sanders Albay Blimp’e planınız ne diye sorar. bunun Albay Blimp Sanders’a ilk sen der. Sanders bu şerefsizleri bulup boyunlarını kıracağım der. albay Blimp bunlar plan değil dilek der. Sanders o zaman bunların arkasındaki elemanı bulmak için ülkenin altını üstüne getirelim Longwood ’tan yardım alırız Tayland polisi Longwood ’un sözünden çıkmaz der. Bunun üzerine Albay Blimp Sanders’a ikimizin de metotlarımız farklı ben bir suç işlenirken suçlunun kim olduğuna ve niçin işlendiğine bakarım bu suçun arkasında şeytani bir zekâ var ama niyetinin ne olduğunu kavramış değilim der. Sanders peki planın ne o zaman diye sorunca   Albay Bangkok’ta garip birisi var Efendi Tao kendisi ruhani bir rehber am bu olaya karıştı Bay Keats bu adamı görmeye giderken suikasta uğradı ayrıca Sir Thomas’ın kızı da müritlerinden biri der. daha sonra Albay Blimp Marion’u görür ve saklanır. Bunun üzerine Sanders iyi misin diye sorunca Albay Blimp Sir Thomas’ın kızı burada beni görmemesi lazım der. Sanders hangi kız diye sorunca kırmızı bikinili sarı şaçlı olan kız diye cevap verir. Daha sonra Albay Blimp Sanders’a Marion’u takip tüm bunların anahtarı ama dikkat et tehlikeli olabilir der. Bunun üzerine Sanders sonra nasıl buluşacağız deyince Albay Blimp altı saat sonra buluşuruz ya da mesaj bırakırım der. 


Marion telefonda Rita isimli biri konuşmak istediğini söyler. Sanders ’da karşıki telefon kulübesine girer. daha sonra Marion Rita ile konuşur. Marion Rita’dan Üstat Tao ile buluşma sözü alınca sevinir. Marion telefon kulübesinden çıkarken Sanders’ı görür. Sanders Marion’a adıyla seslenince Marion adımı nereden biliyorsun diye sorar. Sanders telefonda konuşurken duydum diye cevap verir. Sanders Marion’a sen beni cehennem ateşinden kurtaracak kişinin der. Marion ilk başta Sanders’ı umursamaz ama Sanders bu günahkara şans tanı deyince Marion Sanders’a seni cehennem ateşinden kurtarırım ya da daha da derine sokarım deyip gider. bu arada Albay Blimp telefonda Tao adlı biri var mı diye ararken Longwood  arar. Longwood Albay Blimp’e sizinle tanışmak istiyorum sizi alması için arabamı gönderiyorum der. Daha sonra Longwood’ un arabasına binen Albay Blimp arka koltuk ve ön koltuk arasındaki camı fark eder ve bu nedir diye sorar.  Şoför Albay Blimp’e hava geçirmez deyip arka koltuğa gaz salar. Gazdan etkilenen Albay Blimp bilincini kaybeder. Marion’u takip eden Sanders Tao’un kaldığı mekânı bulur. Sanders danışmada bulunan adama Üstat Tao ile görüşmek istediğini belirtir. Danışma bunun mümkün olamayacağını Efendi Tao’un bugün dinlendiğini söyler. Sanders danışmanın yakasına yapışıp beni Bay Keats yolladı der danışman kardeş John’un arkadaşı bizimde arkadaşımızdır deyip Tao’un yerine yollar. Sanders içeri girince Tao’un müritlerinin saldırısına uğrar. Uğradığı saldırıdan kolayca kurtulan Sanders müritlerle kavgaya tutuşur. Tao müritlerine durun hepimizi öldürebilir değil mi Bay Sanders der. Sanders Tao’ya adımı nereden biliyorsun diye sorar.  Tao İngiliz gizli servis ajanı Philip Sanders buraya girmek için John Keats ’in adını kullandın ama kardeşimiz John suikasta uğradı der. Sanders Tao’ya bunları sana kim söyledi diye sorar. Tao hiç kimse bana bir şey söylemez ama her şeyden haberim uzayı okuyup madde ve madde dışından haber alırım Bay Sanders benden nefret ediyorsun ama sonra bana hayranlık duyacaksın der. Tao Sanders’a elimi tut der ve Tao’un elinden bir çeşit elektrik patlaması çıkar ve güçlerim sonsuzdur der.

Elleri kolları bağlanan Albay Blimp bir mekânda rehin tutulurken Marion’u görür ve şu işe bak der. Daha sonra Albay Blimp Marion’a ne oldu anlatır mısın der. Marion Sanders ’in Efendi Tao’un mekânına girip olay çıkarttığını daha sonra kendisinin casus sanıldığı Tao’un yardımcısı Gorgona tarafından işkenceye uğradığını ve zihninin okunduğu hiçbir şey bilmediği için değersiz denilerek zincirlendiğini söyler. Bunun üzerine Albay Blimp Marion’a niye taksi şoförüne saldırıp kaçtın diye sorunca Marion John ölünce çok korkmuştum diye cevap verir. Bu arada Sanders otel kâtibi Albay Blimp ’in nereye gittiğini sorar. Kâtip Charles Dickens’in aldığını söyler. Marion’u soran Sanders Marion’ un da Charles Dickens tarafından alındığını öğrenir. Sanders barda vakit geçirirken otel kâtibi Sanders ‘in yanına gelip Charles Dickens geldi der. Daha sonra Sanders Dickens’i takip eder. Bir striptiz kulübüne giren Sanders Rita ’in gösterisini seyrettikten Rita ‘in odasına girer. Rita kulübün fedailerini çağırır. Kısa süren bir dövüşten sonra Sanders Rita’dan gerekli malumatı alır. Tao’un müritleri Albay Blimp’i Tao’un huzuruna çıkarır. Tao Albay Blimp’e güçlerini dört yaşında açıklanmayan bir kaza sonucu geçirdiğini ve bu güçlerle sahip olduğunu söyler. Daha sonra Albay Blimp Tao’ya amaçların için niye körleri kullanıyorsun diye sorunca Tao körlerin zihinsel hislerinin diğer insanlardan daha üstün olduğunu söyler.  Sanders otele varınca Tao müritlerini uyarır ve aynı esnada Albay Blimp ‘in gizlice bıraktığı patlayıcı patlar. Karmaşadan yararlanan Albay ölmek üzere olan Sanders’ı kurtardıktan sonra Tao’un son hedefi olan BM genel sekreterini kurtarırlar. Daha sonra Tao’un mekan gidip Marion’u kurtarırlar ama Tao’yu bulamazlar ve film biter. 









8 Nisan 2020 Çarşamba

Voyeur.com


Filmimiz ismi Jenna olan bir kadının cebimde beni birkaç gün idare edecek param var ve araba içerisinde yaşıyorum ama Hollywood’a gidip önemli biri olacağım demesiyle başlar.  Daha sonra başka bir yerde Allan isimli bir adam Nancy isimli genç bir kadını evine götürür. Nancy ile fotoğraf çekimlerine başlayan Allan Nancy’ye önce gömleğini çıkarmasını söyler. Bu arada gizemli bir şahısta gizlice eve girer.  Allan Nancy’ye eteğini de çıkarmasını söyler. Nancy ilk başta Allan’ın dediğini yapmak istemez ama Allan bunu yaparsan kariyerin ilerler diyerek Nancy’yi ikna eder. Allan Nancy’nin iç çamaşırlı fotoğraflarını çekerken eve gizlice giren şahısta Nancy ve Allan’ı gözetler. Daha sonra fotoğraf çekimi çalan bir telefonla yarım kalır. Allan çalan telefona bakmak amacıyla Nancy’nin yanında ayrılır. Telefondaki kişi Allan’a çekim nasıl gidiyor deyince Allan sende kimsin diye sorar. Bunun üzerine telefondaki kişi senin en beter kâbusun diye cevap verip telefonu kapatır. Daha sonra Allan pencereden geçen bir karaltı görür ve dışarı çıkar. Etrafı bir süre araştıran Allan arkasından yaklaşan şahsı fark etmez ve saldırgan Allan ’in boğazını kesip uzaklaşır.




Allan’ı beklemekten sıkılan Nancy sıkılıp üstüne bir sabahlık geçirip evde Allan’ı aramaya koyulur. Bir süre evin içinde dolanan Nancy mutfağa girer. Mutfakta bir süre oyalanan Nancy çalan telefona bakar. Telefondaki şahıs Nancy’ye sen Nancy olmalısın der. Nancy ismimi nereden biliyorsun diye sorunca telefondaki adama adımı nerden biliyorsun diye sorunca telefondaki adam Nancy’ye ben Allan ’in bir arkadaşayım senden bahsetmişti diye cevap verir. Daha sonra Nancy ve telefondaki adam Nancy’nin güvenini kazanıp Nancy’ye senle bir oyun oynayalım der. Nancy telefondaki adamla telefon seksi yaparken Allan’ı öldüren gizemli katil kendisini zevkle okşayan Nancy’yi bıçakla öldürürken telefondaki adamda zevk içinde defalarca ölüyorsun der. Daha sonra gizemli katil evden sessizce çıkar. Arabasıyla yolda ilerleyen Jenna kendi kendine bu işi halletmeliyim yoksa ev ile plaj arasında gidip gelirim bu da istemediğim bir şey ama kim bilebilirdi ki kendi başıma ayakta durmanın zor olduğunu ama şu internet işini almak en akılı bir hareket olacak der. 

John ve Frank adlı iki kişi ev içine kuracakları web kamera sistemini kurduktan sonra çalışacakları kadınlar eve gelmeye başlar. John gizlice gelen kadınları inceleyip Frank’e buna inanamıyorum deyince Frank John’a bunda inanmayacak ne var ahpap diye karşılık verir. Frank deli falan değiller değil mi diye sorunca John umarım değillerdir dostum diye cevap verir. Daha sonra Jenna ’da diğer kadınların yanına gelir.  Jenna merhaba burası mülakat yapılan yer mi deyince Eva doğru bildin diyerek Jenna ile dalga ile geçerler. Jenna diğer kadınlara burada sırf porno olmayacak değil mi diye sorunca Alyssa isimli kadın sen yanlış yere gelmişin diye cevap verir. Beth isimli kadında Eva diğerlerine hepimiz aynı evde yaşayacağız birbirimizle iyi geçinmeliyiz der. John ve Frank herkesle mülakat yaptıktan sonra Jenna ile mülakata girerler. Jenna mülakatta verdiği cevaplar Frank’in hoşuna gitmez am John Jenna’dan hoşlanır. Daha sonra Jenna kendi kendine mülakatın iyi geçemediğini ama ertesi gün kabul edildiğini en azından artık arabada yatmayacağını söyler.

Diğer kızlarla kalacakları eve gelen Mary diğerleri ile eve doğru giderken garip görünümlü bahçıvan Norton ile karşılaşırlar. Norton tam konuşacakken John Norton’un yanına gelip fıskiyeler bozuk ilgilenir misin dedikten sonra Norton kızların yanından gider. Bu John Jenna ’in eşyalarını taşıyarak Jenna ’ya yardımcı olur. Kızlar odaları seçtikten sonra Reggie ve Eva arasında oda konusunda tartışma çıkar daha sonra Eva Frank ile oynaşıp odayı kapar. Bu arada Alyssa ve Beth aralarında muhabbet ederken Norton’un su fışkırttırması ile panikler. Alyssa Norton’a sende kimsin deyince Norton yalnızca bahçıvanım etrafı suluyordum özür dilerim diyerek gider. Beth Norton’un arkasından ruh hastası der. John ve Frank kızlara yarın yayında olacağız dedikten sonra kızları teknik işlerden sorumlu olan Randy ile tanıştırırlar. Randy John ve Frank’e her şey birkaç güne hazır olur deyince John Randy ’ye adamım hani yarın her şey hazır olacaktı diye karşılık verir. Bunun üzerine Eva bu uyduruk bir iş olmasın deyince diğer kızlar gülmeye başlar. Daha sonra Beth Eva’yı öldürebilir miyiz diye sorar. Bunun üzerine Reggie eline bıçak alıp ben gönüllü olurum der. Frank Reggie ’ye bıçağı yerine koy der. Reggie koyduktan sonra John kızlara erzak parası verir. Alyssa duş alacağı için dışarı çıkmaz ve diğer kızlar markete gider.

Eva, Jenna, Reggie ve Beth alışverişe giderken Sara ve Alyssa ’da evde kalırlar. Alyssa Sara ile muhabbet ettikten sonra Sara spor yapmaya Alyssa ‘da duş almaya gider. Bu arada Frank, John ve Randy duş almakta olan Allysa’yı zevk içinde izlemeye başlarlar. Bir süre Alyssa izlendiğini fark eder ve üçlü video yayını kapatırlar. Kızlar arabalara doğru giderken Jenna Eva ile gideceğini söyleyince Reggie Jenna ‘ya Eva’nın küçük fahişesi oldun değil mi deyince Jenna Reggie ‘ye niyetin nedir bilmiyorum diye karşılık verir. Daha sonra Beth ve Reggie Eva’nın dedikodusunu yaptıktan sonra Beth Desmond ve Ted isimli iki adamla tanışır. Beth iki adamla iki konuştuktan dedikten sonra Desmond Beth’e partiye ne dersin diyerek Beth’e esrar teklif eder. Bunun üzerine Beth Reggie ’in karşı koymasına rağmen Ted ve Desmond’a kaldığı evin adresini verir. Reggie Beth’e sen çok bir keşsin der. Bu arada Jenna Eva’ya biraz kendimi sıktığımı biliyorum ama sosyalleşmeye çalışıyorum deyince Eva Jenna ‘ya biraz rahat ol yoksa herkes garipser der.  Eva Jenna ‘ya seni şurada bırakacağım diyerek Jenna’yı yolda bırakır.

Sara egzersiz yaparken televizyon ekranında kendisini görünce buda nedir iğrenç bir şaka bu der. Sara etrafı kontrol ederken kimliği belirsiz şahısta Sara’yı gizlice takip eder. Sara odaları kontrol ederken gizemli şahıs Sara’nın kolunu keser ve ardından boğazını keser. Beth ’in Desmond ve Ted’i çağırdığını öğrenen Eva Beth’e seni ahmak keş der. Daha sonra Beth ve Reggie diğer kızlara aldıkları içkileri gösterip kim parti için hazır derler. Herkes çılgınlar gibi eğlenirken Jenna keşke onlar hiçbir şey umurumda olmasa sanki yarın olmayacak gibi herkesle sevişsem onlar gibi olsam der. Reggie Sara nerede diye sorunca Alyssa Sara’nın dört saatlik bir koşuya çıktığını söyler. Bunun üzerine Reggie bu kadın epey çatlak der. Reggie Alyssa ’ya asılırken Ted ve Desmond ’da kızların evine gelir. Jenna Eva’ya bu tiplere güvenmedim der. Daha sonra Beth Jenna’yı mutlağa sokup kendini sıkma sal kendini diyerek içki içmesini ister. Jenna Beth ‘in isteğini geri çevirince Beth Jenna ’ya merak etme her çiçek eninde sonunda tomurcuklanır der.

Jenna kendi kendine bazen aklım karman çorman oluyor ne istediğimi bilmiyorum der. Bu arada Frank ve John parti esnasında gelirler. John Frank’e bu işe özellikle su tipler sorun çıkartacak gibiler der. Bunun üzerine Frank John’a yeteri kadar telaşlanıyorsun adamım bu iş sayesinde kazanacağımız paraları düşün der. Daha sonra Jenna John ve Frank’in yanına gelir. Jenna içinden ben topluluk içerisindeyken sanki görünmez oluyorum ve biri beni fark edince kasılıp konuşamıyorum der. John Jenna ’ya gel sana içki vereyim der. Bunun üzerine Jenna içki içince zıvanadan çıkıyorum der.  John Jenna ‘ya biraz huysuzsun al şunu iç neşelen der. John ve Jenna biraz içtikten sonra yiyişmeye başlarlar.  Jenna John’a benim tuvalete gitmem gerek deyip John’un yanından ayrılır. Jenna tuvaletini yaparken Norton’da Jenna’yı izleyip kendisini tatmin eder. Norton kendisini zevke bıraktığı anda gizemli katil Norton’un elini keser. Norton korku içinde katile yalvarır ve katil orakla Norton’un kafasını kesip öldürür.     


Parti son sürat ilerlerken Reggie ve Eva arasında kavga çıkar ve John ile Frank iki kadını sakinleştirdikten sonra Alyssa Reggie ’ye sende Eva’da boğa burcu olmalısın dedikten sonra Reggie Alyssa ’ya gel senle içerde özel konuşalım bu adamlar tam bir hödük der. Bunun üzerine Alyssa Reggie ile beraber başka bir odaya geçer. Reggie Alyssa ile bir süre muhabbet ettikten sonra Reggie Alyssa ‘ya senden hoşlanıyorum deyip yavaşça ensesinden öper. Bunun üzerine Reggie Alyssa ile kadın kadına sevişmeye başlar. Bir süre sonra gizemli katil ilk Reggie’yi ardından Allysa’yı öldürür. Desmond ve Ted taşkınlık çıkarıp kovulduktan sonra arabada Beth ile takılıp üçlü takılırlar. 

Parti bittikten sonra Frank herkes nerede deyip odaları kontrol ederken bir kapının açılmadığını fark eder. Frank bu kapıyı kim kapadı diye sorunca Jenna Alyssa ve Reggie ’in kapıyı kilitlediğini söyler. Bunun üzerine Frank ve John zorlanarak kapıyı açar. Eva bu bir şaka mı deyince katil bu şaka değil deyip ışıkları açar ve Reggie ve Alyssa’ in cesetlerini görür. Eva panik içinde bu gerçek olamaz derken katil birden belirip Eva’nın boğazını keser. Bunun üzerine John dolabın içine saklanır Frank’de dışarı çıkacakken katil tarafından yakalanıp öldürür. Katil Frank’i öldürdükten John’un saldırısına uğrar.  Katilin maskesini çıkaran John katilin Jenna olduğunu öğrenir. John Jenna ’ya neden diye sorunca Jenna hepiniz kirli düşünceleri olan günahkarlarsınız deyip John’a saldırır. John Jenna’yı gırtlaklayıp etkisiz hale getirdikten polisi arar ama telefon çalışmaz ve Jenna John’u öldürür. Daha sonra Jenna duş alıp evinde kamera kontrolleri yapan Randy ’in evine gidip Randy ile konuşur. Evin etrafındaki herkesin öldüğünü gören Randy bu nedir şaka mı bu derken Jenna Randy ‘in boğazı keser ve film biter.

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         
  
           

Microworld

  Filmimiz Uzay Hayaleti’ in Jan ve Jace ’in tatil yaptığı gezegene gitmesiyle başlar. U...