https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

19 Ekim 2012 Cuma

Scream Bloody Murder




Filmimiz biçerdöver tamir eden bir adamla başlar. Adam biçerdöveri tamir ederken dokuz veya on yaşlarındaki oğlu biçerdövere biner ve biçerdöveri çalıştırır ve babasını biçerdöver ile ezdikten sonra kontrolünü yitirmiş olan biçerdöverden atlayan çocuk elini biçerdövere kaptırır ve ardından akıl hastanesine kapatılır.


Aradan seneler geçer babasını biçerdöver kullanarak katleden Matthew annesinin yazdığı mektubu okumaya başlar. Annesinin yazdığı mektupta Bay Gardner’dan bayağı çok fazla bahsedince sinirlenen Matthew lanet olsun Bay Gardner’a diyip mektubu buruşturup atar.

Kaldığı akıl hastanesinden taburcu olan Matthew anne ben geldim diye gelir ve evi kapı duvar olmuş şekilde bulur. Daha sonra Matthew bir arabanın yaklaştığını görür ve çıkanların annesi ve yeni kocası Bay Gardner olduğunu görür. İkilinin neşesini ve mutluluğunu gören Mathew kıskançlıktan kudurur


Kapının önünde Mathew’i bulan Matthew’ın annesi Helen oğluna durumu oğluna izah etmeye çalışır lakin kıskançlık krizlerine giren Matthew neşeli başlayan olayı bozmayı başarır ve Bay Gardner’a annemden uzak dur dedikten sonra çekip gider


Sabah olduğunda Bay Gardner Matthew’a öğütlerde bulunurken Matthew peki Bay Gardner diyince Bay Gardner bana Bay Gardner deme bana Mac de der. Bunun üzerine peki efendim der. Akşam Matthew’in annesi Helen ve Mac açık alanda oynaşırlarken Matthew’da onları gözetler ve ardından eline baltayı alıp Mac Gardner’ın peşine düşer. Takip edildiğini fark eden Mac korku dolu bir ses tonuyla kimsin ne istiyorsun diye bağırır. Matthew eline geçirdiği baltayı Mac’ın böğrüne defalarca saplar. Aldığı balta darbelerinden yaralanan Mac sürünerek yardım çığlıkları atar. Matthew baltasını kullanıp Mac’in kafasını gövdesinden ayırırken annesi Helen oğlunun işlediği cinayete şahit olur. Soka giren kadın sen ne yaptın diye bağırır. Matthew o gitmeliydi ben sana bakarım ona ihtiyacımız yok ikimiz mutlu mesut yaşarız der. Helen çek elerini diyince annesi itekleyen Matthew Helen’nin kafasını taşa vurdurarak ölmesine sebep olur.


Sabah olduğunda bohçasını toplayan Matthew yaşadığı kasabadan ayrılırken aile dostu benzinci Jones tarafından durdurulur. Matthew Jones’a evde yeni bir erkek olduğunu artık kendisine ihtiyaç olmadığını söyler. Benzinci Jones hadi oradan annen gelmeni dört gözle bekliyordu der. Bu arada Matthew Brenda ve George isimli gencin arabasına atlayarak benzinciden uzaklaşır.



Yeni evli çift olan Brenda ve George ile iyi ilişkiler kuran Matthew evli çiftle birlikte dereye iner. Yeni evliler oynaşmaya başlayınca Matthew annesi Helen ve cici babası Mac ile ilgili halüsinasyonlar görür halüsinasyon Mac annen benim malım oldu diyince Matthew bırak onu bağırır. Matthew tepkisine anlam veremeyen George ne oluyoruz sorun nedir adamım diye sorar. Matthew George’a doğru taş atmaya başlar ve George adamım bak hiç hoş değil bunlar diyince Matthew eline geçirdiği taşla George’nun pekmezini akıtarak öldürür. Matthew Brenda’ya dönerek seni ondan kurtardım artık hep beraber olacağız diyince Brenda korku dolu bir ses tonuyla bırak beni ruh hastası George’mu öldürdün diye çığlıklar atmaya başlayınca Brenda’yı dere içinde boğarak öldürür. Yaptıklarının farkına varına Matthew olay yerinden topuklar.


Otostop yaparak başka bir yere giden Matthew evinin önünde evinde resim yapan Vera ile tanışır. Vera dost musun müşteri misin diye sorar şayet müşteriysen benimle içeri girersin şayet dost issen yaptığım resim hakkında yorumda bulunursun der. Matthew Vera’nın resminde bulunan sarı kırmızı renklerini ateşe benzetir ve resimdeki gölgeleri acı çeken zavallı ruhlara benzetir. Denizcinin biri çıkagelir beni bir arkadaş gönderdi sen meşhur Vera olmalısın der. Bunun üzerine Vera doğru adrese geldin kocacığım diyip denizciyi içeri gönderir. Vera’nın kolunu kavrayan Matthew ne olur onunla içeri girme der lakin Vera Matthew’a bak dostum sen bana karışma ben sana karışmayayım dedikten sonra içeri geçer ve denizci ile oynaşmaya başlar. Oynaşmayı röntgenleyen Matthew gene ölmüş annesinin halüsinasyonu görür yapmamalıydın anne hep birlikte olacaktık dedikten sonra Vera’nın resmini parçalar ve resim malzemelerinden birini alıp gider.


Gece olduğunda işini bitiren denizcinin peşine kuyruk olan Matthew en sonunda denizci Matthew tarafından takip edildiğini anlar ve çakırkeyif olan denizci sen Vera’nın yanında gördüğüm ufaklık değil misin diye sorar. Matthew sana Vera’dan haberim var sana Vera senden hoşlanmıyor hatta senden nefret ediyor o yüzden seninle bir daha beraber olmayacak diyince denizci biz işimizi halettik koçum der. Matthew ayrıca Vera benden sana bir şey iletmemi istedi der. Denizci neymiş o diye sorunca önceden hacıladığı boya malasını denizcinin gözüne saplayıp gırtlağını kestikten sonra denizcinin cesedini köprüden atar.


Vera’nın evine giden Matthew Vera’nın evinin önünde dikilir.  Kapının önünde Vera’ya boya malasını verip denizcinin resmi parçaladı ardından boya malasını gasp etti sonra denizci ile konuşup geri vermesini rica ettim verdi diye yalan söyler. Vera ne insanlar varmış diyince Matthew denizci kötü bir adamdı onun gibi adamlara ihtiyacın yok işini bırak der. Bunun üzerine bak arkadaşım benim hayatım ayrıca rızkımı çıkartıyorum diyince Matthew bak zengin birisiyim ben sana göz kulak olurum çalışmak zorunda kalmazsın der. Matthew’a inanmayan Vera öyledir koçum der. Sözlerine inanılmadığını fark eden Matthew vallahi zenginim yani babam zengin hanları hamamları var sahiden der. Bunun üzerine bak koçum bu lafları binlerce kez duydum artık kabak tadı vermeye başladı dedikten sonra Matthew gider.

Sabah olduğunda Matthew bir malikânenin kapısını çalar. Kapıyı açan hizmetçiye arabam bozuldu tamirciyi arayabilir miyim diye sorar. Hizmetçi ben araba falan görmüyorum diyince Matthew arabamı biraz geride bıraktım durumum yüzünden kimse bana yardım etmedi diyip kanca takılmış elini gösterir. Hizmetçi içeri girmesine izin verir.  İçeri geçen Matthew yalancıktan telefonla konuşurmuş gibi yaparken adının Abbey Lee olduğunu öğrendiğimiz hizmetçiyi sahibesi Bayan Anatole televizyonu düzeltmesini ister. Abbey Lee televizyonu düzeltip geri geldikten sonra satır darbesiyle karşılaşır. Matthew eve ihtiyacım var dedikten sonra hizmetçiyi defalarca satırla vurmak suretiyle öldürür. Yukarı çıkan Matthew Bayan Anatole’nin koltuk değnekli saldırısına uğrar. Biraz boğuştuktan sonra Matthew yaşlı kadının suratına yastık koyup boğarak öldürür. Olay yerinde bulunan köpeğe sırada sen varsın dedikten sonra köpeğin başını mutfak masası üzerinde satırla bedeninden ayırır.


Vera’nın evine giden Matthew Vera’ya çiçek verir malikânemin ön bahçesinden kopardım der. Evime gidelim diyince Vera bu lakırdı fazlasıyla uzadı der. Matthew arkadaş olarak gideceğiz der Matthew eski model arabasını gösterir arabadan etkilenen Vera biraz naz yaptıktan sonra arabaya binmeyi kabul eder. Matthew kendisiyle bir sürü palavra sıktıktan sonra eve varırlar.



Evi Vera’ya gezdiren Matthew palavraları makineli tüfek misali sıkmaktadır en sonunda Vera’ya bu odadaki mobilyaları attım sırf sen daha rahat resim yapabil diye burası artık senin evin der. Vera benim evim var ben orada yaşıyorum diyince Matthew kontrolünü yitirmeye başlar. Matthew’ın fıttırdığını fark eden Vera hadi sana hoşça kal ben otobüse binip giderim der. Bunun üzerine Matthew gitme burada kal resimlerini burada yap diye tutturup kolunu kavrayanınca ikili arasında boğuşma yaşanır ve neticesinde Vera merdivenlerden düşerek bilincini yitirir.

Ayıldığında yatakta sımsıkı bağlı olduğunu fark eden Vera şoka girer. Matthew sana bir sürü güzel sürprizim var diyip evden çıkar Matthew insanları gasp edip yiyecek ve resim malzemeleri alır. Bu arada bağlı olduğu koltuktan kurtulan Vera koltuktan kurtulur ayakları bağlı olması nedeniyle tırtıl gibi ilerleyip aşağı iner. Aynı esnada kapıya webster kılıklı bir çocuk şeker satma bahanesiyle kapıya yönelir ve evde kimse var mı? Sorar lakin ağzı sımsıkı kapalı olan Vera çocuğa cevap veremez ve çocuk çekip gider.  Kendi çabalarıyla ağız bağını çıkartıp telefonu dili ile 911 i aramaya çalışır tam hat düştüğü anda Matthew gelir yanlış numara diyip telefonu kapatır.

Ertesi gün boynuna tasma takılı Vera’ya Matthew resim yap emri verir Vera canım resim yapmak istemiyor der. Bunun üzerine Matthew parlayarak seni kadir kıymet bilmeyen kadın bak sana şövale aldım resim malzemeleri aldım o pis denizci sana bunları aldı mı? Yok o yüzden onu öldürdüm diye bağırırken kapı çalar. Vera kurtulmak amacı ile hamle yapar ama Matthew tarafından yakalanıp bağlanıp cesetlerinin konulduğu dolaba koyar ve kapıyı açar. Kapıyı açan Matthew Doktor Eppenstein’dir Bayan Anatole üç gündür arıyorum ses seda yok bende merak edip geldim sende kimsin diye sorunca ben Bayan Anatole’nin yeğeniyim diye cevaplar. Matthew’ın yalanına inanmayan Doktor Eppenstein ben Bayan Anatole’nın yeğeni olduğunu bilmiyordum dere. Matthew işte dedem vefat etti baba ocağına gitti bana da eve göz kulak ol dedi bende geldim Matthew’ın sıktığı palavralara inanmayan Doktor Eppenstein paldır küldür evin içine dalar. Matthew hey bunu yapamazsınız aynı esnada dolapta olan Vera dolabı tekmeleye başlar. Sesleri duyan Doktor Eppenstein kapıyı açar ve Bayan Anatole ve Abbey Lee’nin cesetlerini görür ama ne yazık ki Matthew Doktor Eppenstein’nın pekmezini akıtarak öldürür ve bu cinayetin sorumlusunu iş birliği yapamadığı gerekçesiyle Vera olarak tutup Vera’yı suçlar.

Ertesi gün deli planlarını anlatan Matthew’a Vera kaç gündür banyo yapamıyorum kokmaya başladım yıkanabilir miyim diye sorar. Matthew ilk başlarda karşı çıkar sonra izin verir. Matthew ile banyoya giren Vera soyununca Matthew titremeye başlayıp lanet olsun diyerek banyodan çıkar. Banyosunu bitiren Vera Matthew senin kölen oldum bedenimi sana sunmalıyım diyerek utancından titreyen Matthew ile öpüşmeye başlar. Matthew yiyişmeye başlar tam iş ciddiye binecekken Matthew annesinin kanlı cesedini görür ve Vera’nın gırtlağını sıkmaya başlar. Vera Matthew’ın elinden kurtulur tam kapıyı açıp kaçacakken Matthew Vera’nın gırtlağını deşerek öldürür. En sonunda tamamen tırlatan Matthew kendisini dışarı atar ve kiliseye gider öldürdüğü insanların halüsinasyonlarını görünce kancası ile kendini deşip öldürür ve film biter. 





14 Ekim 2012 Pazar

Sangue Negli Abissi





Filmimiz kamp yapan dört tane oğlan çocuğu ile başlar. Sosislerini pişiren oğlanların yanına yaşlı bir adam yaklaşıp ataların şanlı tarihlerini anlatmaya başlayan ihtiyar bir çeşit kötü ruhtan bahseder. İhtiyar adamın öyküsünü dinleyen oğlanlar bileklerini kesip yeminlerini bozmamaya yemin edip ihtiyar adamın verdiği ok kılıfını gömerler. Aradan on sene falan oğlanlar büyür. İçlerinden biri kalantor adamlarla birlikte golf oynar diğeri hava kuvvetlerinde er olmuştur diğer ikisi günlerini itlik serserilikle doldurmaktadır. Anne oğlu plaja iner anne deniz yatağına girip deniz keyfi yaparken deniz tabanından bir varlık yavaşça deniz yatağında keyif süren kadına doğru yaklaşır. Kadının köpeği durumu fark eder huzursuz bir şekilde havlamaya baslar ne var ki havlamaların bir yararı olmaz ve kadın oğlunun gözleri önünde deniz tabanından gelen varlık tarafından canlı canlı yenilir. Aynı esnada isimleri Billy ve George olan iki eleman şerifin uyarılarını dinlerken şerif yardımcısı demin annesi yenilen çocuğu karakola getirir. Çocuk şokta olduğu için şerife cevap vermez ve bunun üzerine şerif yardımcısına çocuğu lokantaya götür yedir içir ağzından laf almaya bak der. Karakoldan çıkan yolda Jason isimli bir serseri ve onun çetesi tarafından dövülürler.


Havacı Danny ve golfçu Mike ailelerinin yanına giderler. Golfçu Mike eve döndüğünde işletme fakültesini bırakmış golf sporuna gönül verdiğini söyler. Daha sonra babasının yanına giden Mike babasının soğuk hal ve hareketleriyle karşılaşır. Biraz konuşan Mike elini babasının omzuna atar ve hadi baba yarın senle baba oğul balık keyfi yapalım der. Akşam yemeği bitiren Mike dinlenmek amacı ile odasına gittiğinde Mike’ın annesi kocasına Jimmy’nin akıbetinden sonra çok huzursuz olduğunu biraz rahatlamasını zaten olan oldu ölen öldü diyerek kocasına moral verir. Havacı Danny kalantor babasının kendisi için aldığı gelecek kararlarından hoşnut olmaz ama eli mahkûm kabul eder. Havacı Danny ve golfçu Mike arkadaşları ile sahil barında buluşurlar havadan sudan muhabbet eden arkadaşlarının muhabbeti Jason isimli zibidi gencin gelmesi ile bozulur. Ne var ki Jason uzun süre kalmaz ve gençler muhabbetlerini sürdürürler Billy ve George kumsalda parti fikrini ortaya atarlar lakin arkadaşları kumsal partisine gelmeyeceklerini belirtir. Bunun üzerine iki kafadar tek başlarına zıpkınlı dalma eylemine girişirler. Billy suya ilk atlar ve bir süre daldıktan sonra yavaşça yaklaşan katil köpekbalığının öğle yemeği haline gelir. George ise yaşanan olayı büyük bir çaresizlik içeresinde seyreder   

Golfçu Mike ise babası ile teknede balık tutup golf kariyeri hakkında konuşurken katil köpekbalığı da bir tilki edasıyla tekne etrafında dolanmaktadır. Golfçu Mike’ın oltasına bir balık vurur babasının olta tutuş talimatları ile balığı uzun süren uğraşılardan sonra çıkarırlar lakin çıkarttıkları bir balık kellesidir. Çıkan balık kellesini gören golfçu Mike’ın babası endişeli bir şekilde evlat pılını pırtını topla buradan gidiyoruz der. Karakola giden George durumu şerife izah eder lakin şerif George ve Billy’nin eşek şakası yaptıklarına düşünür ve şayet bunlar şaka ise ikinizi de içeri attırırım deyip yardımcısına git bu olayın aslı astarı var mı bir bak emri verir. Daha sonra George yaşadığı olayı havacı Danny’nin babasını birer birer anlatır. Havacı Danny birkaç tane telefon bağlantısı yapar. Kısa bir süre sonra sahil güvenlik ve helikopterler balığının izini sürmeye başlar.


Şerif gençlerinin takıldığı sahil barına gidip gençlere meslek hayatında türlü musibetler gördüğünü ama bunun en beteri olduğunu söyleyerek gençlere üzgün olduğunu söyler. Billy’nin babasının yanına giden şerif acı haberi verdikten sonra balık uzmanı ile konuşur balık uzmanı köpekbalıklarını bir hayli zeki mahlûkatlar olduğunu söyler şerif alt tarafı balık profesör büyütme sen der. Bunun üzerine balık uzmanı profesör köpekbalıklarıyla alakalı mini bir ders verir. Aynı esnada helikopter pilotu bir köpekbalığı görür yanında bulunan ortağı köpekbalığına dürbünlü tüfek ile iki el ateş etmek suretiyle köpekbalığının icabına bakarlar. Köpekbalığının öldürüldüğü haberini alan şerif profesöre dönerek bak sadece balıkmış ve icabına bakılmış der. Avlanan köpekbalığı meraklı gözlerin bakışı altında kıyıya çekilir Odasında bunalım halinde takılan George’un yanına gelen babası yüksek sesle çalan müzik setinin sesini kıs der ve senin bu tavırlarından bıktım kıçımdan ter çıkana dek çalışıyorum senin yaptığın şeylere bak diye bağırır. Bunun üzerine George’da annemi öldürdün diye bağırır. Duyduğu suçlama üzerine George’un babası annen bir bağımlı ve dengesiz bir ölümüne kendisi sebep oldu der. Duydukları karşısında sinirlenen George keşke sen ölseydin der ve kısa bir süre sonra pişman olup babasından özür diler. Babası hatalı olan benim öyle şeyler söylememeliydim der.


Akşam olduğunda George yanlış köpekbalığını öldürdüler Billy’yi öldüren köpekbalığının sırt yüzgeci siyah idi öldürülen köpekbalığının sırt yüzgeç rengi ise beyaz der. Arkadaşları George’un yüzüne boş ifadelere bakınca topunuza lanet olsun bakışı atıp gider. Gece olduğunda garson Janice evli sevgilisine ültimatomlar yağdırdıktan sonra denize girer ve köpekbalığının gece atıştırması olur. Olayı saniye saniye izleyen evli sevgili ise olay yerinden hızla topuklar Billy’nin ölümü üzerine basın toplantısı yapan belediye başkanı köpekbalığının öldürdüğü haberini verir. Basın mensupları köpekbalığını deştiniz mi diye sorunca belediye başkanı bu sorula cevap vermem mümkün değil çünkü köpekbalığının bedenini imha ettik diye cevaplar. Basın toplantısını izleyen George birdenbire yanlış balığı öldürdünüz Billy’yi öldüren köpekbalığının siyahtı diye bağırır. Şerif tarafından karakola götürülen George iddialarını sürdürür. Şerif yardımcısı gelip bir kayıp vakası olduğunu bildirir. Odasına geçen Şerif Janice ‘in patronunu dinler. Patron Janice ’in işe gelmediğini evinde de bulamadığını ayrıca ayakkabılarını da kumsalda bulduğunu söyleyince şerif endişe dolu gözlerle George’a bakar.



Havacı Danny’nin malikânesinde verilen baloya giden George Mike Danny’yi yanına çağırır. Janice’ın da köpekbalığı kurbanı olduğunu söyledikten sonra bu canavarı avlayalım dostlar der. Mike çıldırdın mı kuzum der. George hayır ama on sene önce gördüğümüz Kızılderili ihtiyarı limanda tekrar gördüm der. Bunun üzerine Danny bak dostum bu hareketlerin Billy’yi geri getirmez artık gerçeği kabullen der. George Mike’ın hatırı için yapalım bunu dedikten sonra Mike peki bunu nasıl yapacağız diye sorar. George kendisinden emin tavırla kafamda bir plan var der ve üç arkadaş on sene önce gömdükleri ok başlarını çıkartırlar. Sabah olduğunda üç genç golfçu Mike’ın babasından köpekbalığını avlamaları konusunda yardım ister Mike’ın babası bunun akılı Kârı bir iş olmadığını söyleyip çocukları vazgeçirmeye çalıştırır çocukların vazgeçmeyeceğini anlayan Mike’ın babası istemeyerek olsa bile çocuklara yardım etmeyi kabul eder. Tekneye binen elemanların Mike’ın babasının komutasında köpekbalığına atacakları kanlı et parçalarını atıp köpekbalığının tuzağı çakmasın diye dönerek tur atmalarını tembihler. Daha sonra büyük et parçalarını etlere dinamit katık eden Mike’ın babası dinamit katık edilmiş etleri kullanarak köpekbalığını imha edebileceklerini söyleyip dinamit katıklı eti denize atarlar.


Balık uzmanı şerife Billy’nin cesedindeki diş izlerinin öldürülen köpekbalığı ile uyuşmadığını söyler. Aynı esnada kasabalı merakla dört elemanın bulunduğu tekneyi gözetlerler. Bu arada köpekbalığı ete katık edilmiş dinamiti kapar ve tuzağı etkisiz hale getirir. George belki de bu sorularımıza cevap olabilir diyerek Kızılderili işi ok kılıfını gösterir. Mike’ın babası bu nedir diye sorunca George seneler evvelinde yaşlı bir Kızılderili bir eleman tarafından verilmişti der. Mike’ın babası bu Kızılderili canavar öykülerini inanmıyorsun değil mi diye sorup bundan bir mana çıkaramadım deyip ok kılıfına George’a geri verir. George ben belki bir mana bulabilirim der. Tekne tutukluk yapınca Mike’ın babası tekneyi kontrol eder ve motorlara bir şeyler takılmış der. Mike ve George biz çıkartırız derler lakin Mike’ın babası kaptan ben yaparım diyerek denize dalar. Şerif olayları belediye başkanına illetince küplere binen belediye başkanı oğlum Danny köpekbalığına avına çıktı neden durdurmadın onu deyip sahil güvenliği arar. Bu arada motora bağlanmış ipleri kesen Mike’ın babası birdenbire köpekbalığının hedefi haline gelir ama son anda kendisini tekneye çıkartarak hayatını kurtarır. İşlem tamam istediğimiz zaman harekete geçebiliriz der.  Sahil güvenlik helikopteri gelip neyin peşinde olduğunuzu biliyorum derhal kıyıya geri dönün emri verir.  Limana dönen elemanlar moralleri bozuk bir şekilde limandan ayrılırlar. Şerif Mike’ın babasına bu işi profesyonellere bırak artık bu resmi bir iş haline geldi bu sana verebileceğim son ihtardır diyerek Mike’ın babasını uyarır.


Danny trip atan sevgilisine bak bebeğim verdiğim sözler ve sadakat ile alakalı bir konu der. Danny’nin manitası trip atmaya devam edince bak Danny bebeğim bu benim kendimi kanıtlama şansımdı babamın gölgesinden kurtulmam için bir işaretti bu der. Bu arada serseri Jason George’un yanına gidip delikanlı adamsın sen bakışı atıp elini sıkar. Bu arada Danny’nin babası evlat seninle gurur duyuyorum gel senin elini sıkayım dedikten sonra Danny babasına sarılır Dört genç köpekbalığı için av levazımatını ayarladıktan sonra Danny ’Jason ve George dalış tüplerini takarak gemi batığına doğru dalarlar. Mike ise dinamit lokumlarını hazırlar. Üç genç dinamit lokumlarını batık gemiye monte ederler lakin gemi sallanmaya başlar. Jason gemi kalaslarının arasında kalır yukarı çıkan iki genç Jason’ın sıkıştığını söyler George kaybedecek zaman yok diyerek denize atlar. Kalaslarının arasında kalan Jason’ı kurtarır ve dinamit bağlantılarını tekrar bağlamaya başlar. Jason yukarı çıkıp ruh hastası manyak köpekbalığını tuzağa düşürmeye çalışıyor der. Üç genç durum hakkında tartışırken George köpekbalığının elinden kurtulur ve yüzeye çıkıp arkadaşlarına patlatın şerefsizi dedikten sonra Danny ateşleyicisini çalıştırıp köpekbalığını patlatır. Limana dönen dört genci sevenleri karşılar ve film biter.




8 Ekim 2012 Pazartesi

Eaten Alive





Filmimiz farklı yerlerde bir Güney Amerika yerlisi tarafından üfleme çubuğuyla vurulan adamlarla başlar. Son hedefini vuran yerli şahıs polisten kaçarken gelen kamyonun altında kalarak can verirKürk manto giymiş genç bir kadın New York şehrini arşınlar ve karakola girer ve kız kardeşi Diana’nın nerede olduğunu sorar ve altı aydır konuşmadığını söyler. Olay ile ilgilenen F.B.I ajanı Sheila’ya Diana’nın Jonas isimli akli dengesi bozuk bir tarikat liderinin müritlerinden biri olduğunu söyler. Komiserde sekiz milimetrelik Diana Morris isimli şahsa gönderilmiş filmi Diana’nın ablasına verir. Filmi izleyen Sheila kız kardeşi Diana’nın çengele asılma ve kor ateş üzerinde yürüme türünde ayinlere katıldığına şahit olur filmi kapatan Profesör Carter ayinin saflaştırma ayini olduğunu ve Borneo veya yeni Gine’de yapıldığını söyler. Sheila saflaştırma ayini nedir diye sorar. Profesör Carter bu ayinin insan benliğine yeniden kavuşması olduğunu ve ayini yapanların modern uygarlıklara diş bilediklerini söyler. Sheila kız kardeşimin bu tarikat ile ne alakası diye sorunca Profesör Carter bu tarikatın üyeleri Amerika Birleşik Devletlerinde bile var diye cevaplar.





Sheila ve Profesör Carter Jonas’ın eski müritlerden biri ile konuşmaya giderler. Eski mürit Jonas’ın ruh hastası bir sadist olduğunu saflaştırma ayini yaparken kendisini yaktığını adamın zırdeli olduğunu söyleyip Jonas hakkında verip veriştirmeye başlarken zencinin biri aniden çıkıp kapa çeneni diyip okkalı bir tokat yapıştırıp kapa çeneni kadın der. En sonunda Diana’nın en son gittiği yere Sheila bir batakhaneye girer ve batakhanede bilek güreşi yapanları izler. Bilek güreşi müsabakasını kazanan elemanın yanına giden Sheila kazanan elemanın yanına iş teklif eder. Eleman teklifi iyi hoş ama rahatımı bozamam diyerek iş teklifini geri çevirir. Sheila elemanın adının Mark Butler isimli askeri firari olduğunu söyleyerek bir kâğıt bırakır. Bırakılan kâğıt aslında 200000 tutarında bir çektir ve Mark çeki parça pincik ettikten sonra Sheila’ya ben nakit para ile çalışırım bayan der.

Helikoptere binen Mark Sheila’ya senin gibi zengin ve güzel bir bayanın Alabama gibi boktan bir yerde ne işi var diye sorar.  Sheila işler güçler orada o yüzden orada yaşıyorum diye cevaplar gidecekleri yere varan ikili uyarı ateşiyle karşılaşırlar. Silahı ateşleyen şahıs ikiliye kimsiniz ne işiniz var diye sorar. Sheila kardeşim Diana Morris’e bakmıştık der. Bunun üzerine eli silahlı adam silahını doğrultup Sheila ve Mark’ı rehin alıp bir ambarın içine sokar. Akşam olduğunda kızkardesinin iştirak ettiği ayini görür ve geçmiş anılar âlemine girip kız kardeşinin video görüntülerini hatırlar. Daha sonra ambarda duran sepeti açar ve sepetin içinden kobra çıkar. Açıkta kalan kobra gören Sheila’yı Mark ters bir hareket yapma diyerek uyarır.Sabah olduğunda Sheila ve Mark kilitleyen eleman ambara girer ve Mark ve Sheila’nın hareketsiz bedenleriyle karşılaşır. Bedenleri kontrol etmek amacıyla eğilen adama Mark esaslı bir tekme geçirip silahını ele geçirir. Silahını kaybeden eleman ağabeycim kulun köpeğin olayım diyerek yalvarmaya başlar. Mark elemanı hırpalayarak Diana Morris’in yerini söylettirmeye çalışır ve başarılı olur. Epey hırpalanmış olan şahıs Diana ve tarikat üyelerinin ormanın derinliklerine indiklerini kendisi ise yaşlı ve halsiz olduğu için bu yerde kaldığını açıklar. Mark silahını kaybetmiş yaşlı elemandan kano ve bir takım mühimmat ister.


Kano ile gölde ilerleyen Sheila ve Mark bir timsahın saldırısına uğrarlar. Saldırı sonucu rehberlerden biri timsah yemi olurken kano parçalanır diğer rehber, Mark ve Sheila kurtulup kendilerini kıyıya atarlar. Mark ve Sheila uyurlar bunu fırsat bilen rehber bütün mühimmattı toplayıp uzar. Kalktıklarında mühimmatın yerinde yeller estiğini görürler. Sheila ormanda ne bir kus ne de bir böcek vızıltısı duyduğunu söyleyince panikleyen Mark hemen buradan uzayalım diyerek Sheila ile birlikte koşturmaya başlar. Az biraz ilerledikten sonra eşyaları ve içi dışına çıkarılmış rehberi de bulurlar. Aynı iki yerli genç nehir kıyısında yemek yerken yamyamın biri ortaya çıkar yerli delikanlı kaçmayı başarırken genç kız diğer yamyamlar tarafından yakalanıp yamyamlar tarafından iğfal edilir. Kızın çığlıklarını duyan Mark olay yerine koşar. Gördüğü manzara karşısında dili tutulur yerli kız kızın kolu bacağı çıkartılmış yamyamlar tarafından afiyetle yenildiği görür. Olay yerine gelen Sheila manzarayı görür tam çığlığı basacakken Mark Sheila’nın ağzını kapatır ve olay yerinden son surat kaçarlar. En sonunda güvenli bir yerde sığınırlar. Sheila eğer o melanet yamyamlar beni yakalarsa beni öldürmeni istiyorum der. Bunun üzerine Sheila’nın yanına eğilir suratına okkalı bir tokat geçirir ve böyle konuşma dedikten dudaklarına öpücük kondurur. Sheila bu son gecemiz olma olasılığı var onun için bedenim senindir diyerek sevişmeye başlarlar.

Sabah olduğunda yola koyulan ikilinin koşuşturması Sheila’nın yeter dermanım kalmadı benim diyerek yere çöker. Mark ayağa kalk lanet olası kalkmazsan ölürüz der. Yapamam diye tutturur ve ardından yanına mızrak saplanır ve koşmaya başlar. Mark tabancasını ateşlemeye kalkar ama tabanca tutukluk yapar ve eski usul yöntemlerle yerlileri dövmeye başlar. Bu ara Sheila yolu yerliler tarafından kesilir kız kardeşinin videosunda gördüğü maskeleri görür ve bilincini yitirir. Sheila ayıldığında yerlilerin aslında yamyam yerlilerden olmadıklarını anlar. Yerli olmayan sakalı bir eleman Sheila’ya ilkyardımda bulunur ve kendisini Jonas’ın müritlerinden olduğunu söyler. Sakalı eleman Mark ve Sheila’yı kaldığı komüne götürür. Civarda gezinen ikili en sonunda tarikat lideri Jonas ile tanışırlar. Jonas kendisini tanrının elçisi olduğunu ve halkını dış dünyanın yozlaşmasından ve kötülüğünden koruduğunu söyler. Yamyamlar konusu açılınca Jonas ikiliyi kobra zehri salma yerine götürür ve yamyamlara karşı tek savunmamız ucuna kobra zehri batırılmış oklardır der. Daha sonra Jonas ikiliye şu anda elim bir kaza sonucu hayatını kaybetmiş bir inananın cenaze törenini yapacağım diyerek gider.

Cenaze töreni başlar tören esnasında Sheila’nın kardeşi Diana belirir. Sheila Diana’nın çok değiştiğini zar zor tanıdığını söyleyince Mark aklının gittiğini söyler. Jonas cenaze törenini başlatır. Merhumun dul eşi cenazeyi yakmasıyla başlar ve ardından merhumun ruhunun huzura ermesi için kayınbiraderleriyle seks yapmasıyla biter. En sonunda Sheila ve Diana buluşurlar. Diana Sheiala’ya buraya gelmekle büyük bir tehlike yaşadığını söyler. Sheila buhar olup uçtun ne yazdın nede aradın diyince Diana haklısın aramalıydım lakin Jonas’ın önderliğinde dış dünyanın kirliliğinden arındım ve ruhum ve bedenim saflaştı der. Jonas gidince Sheila Diana’ya papağan gibi ezbere bir şeyler söylüyorsun diyince Diana lanet olsun Sheila çok büyük bir hata yaptım Jonas beni tatlı dili ile oyuna getirdi lakin daha sonra gerçek yüzünü gösterdi adam güce tapan bir ruh hastası der. Sheila o zaman kaçalım kardeşim diyince Diana yapamayız ormanda bir sürü vahşi yamyam var ayrıca Jonas’ın adamları nerede olursak olalım bizi bulup öldürürler der.

Etrafta dolaşan Sheila Diana’nın yanına Mark gelir ve çaktırmayın ama şuradaki eleman bizi kesiyor ayrıca bu yerden ne zaman ayrılacağız bu manyaklar beni epey rahatsız etti der. Jonas geri gelir Profesör Carter karakola gelip Sheiala’nın kardeşini aramaya Yeni Gine’ye gittiğini ve orada bulunan yamyamların avı olabileceğini söyler. Duyduklarına inanmayan komiser yamyam mı hadi canım diyince Profesör Carter komisere siz yiyeceğiniz eti kasaptan alırken onlar ise eti senin gibi insanlardan canlı canlı alıyorlar der.  Komiserde cinayetleri işletenin Jonas olduğunu söyler. Jonas konuşma yaparken Hindistan cevizi kabuğunda sunulan bir çeşit içecek sunulur. Herkes içeceklerini içerken birdenbire Mark Sheila bu zıkkımı içme ilaçlı bu zıkkım der. Bunun üzerine Jonas’ın fedaisi Mark’a saldırır Mark saldırganı etkisiz hale getirir lakin ne var ki Jonas’ın diğer adamları tarafından etkisiz hale getirilir ve bir ağaca bağlanır. Konuşma devam eden Jonas cemaatimiz hem etimizi isteyen vahşi yamyamlar tarafından hem de ruhumuzu kemirmek isteyen modern toplumun tehlikesi altındadır der ve eline geçirdiği şişi yılan batırıp şayet davamıza bir fenalık gelirse bu uğurda ilk ben kendimi feda ederim der. Daha sonra elleri kolları bağlı yamyam getirilip önce erkekliği sonra kafası kesilir.


Hipnozun etkisinde bulunan Sheila Jonas’ın köleleri tarafından bir güzel hazırlanılır. Jonas kestiği kobranın kanını havanda dövdükten sonra kanı dildoya sürer ve kobra kanı sürülü olan dildoyu Sheila’ın derinliklerine sokar. Mark ise Jonas’ın fedaisi tarafından rahatsız edildikten sonra gizlice gelen Diana tarafından su verilir. Erketeye yatan dul yerli birileri geliyor dedikten sonra dul yerli ve Diana hemen arazi olurlar. Mark’ın yanına başka bir yerli adam gelir ve Jonas ve adamlarına benzemiyorsun o yüzden serbest bırakılman lazım diyerek Mark’ın iplerini kesip Mark’ı serbest bırakır ve Mark yerliye teşekkür ettikten sonra ormana doğru kaçar. Ormanda ilerlerken yamyam saldırısına uğrar ama yamyamı bıçaklayarak etkisiz hale getirir ve daha sonra yamyamların kaldığı mağarayı bulur. Bir yamyamın diğer yamyamlar tarafından hadım edilmesi ve yenilmesine şahit olan Mark tam Mağaradan ayrılacakken bekçilik yapan yamyam tarafında fark edilir ve Mark yamyamla kavga edip yamyamı öldürmeyi başarır. Diğer yamyamlar Mark’ın peşine düşer ve uzun süren kovalamacının ardından Mark ağaca saklanarak yamyamlardan saklanır.Sheila Diana’ya o içecek içtim daha sonrasında kafam oldu bulut gibi dedikten sonra Diana evet o içecek sayesinde aklın bir gidip bir gelir o sayede Jonas bizi kontrol altına alıyor tek umudumuz Mark der. Tam o esnasında yorgun ve bitkin halde bulunan Mark gelir. Diz çöküp ben hatalıydım Jonas büyüklük sende kalsın af ediver beni diyince Jonas Mark’ı affeder.

Kulübesinde yemek yiyen Mark’ın yanına gelen Diana Mark’a sana söyleyeceğim mühim bazı şeyler var diyince Mark ne olduklarını zaten biliyorum o yüzden beni can kulağı ile dinle orman yolunu kullanamayız çok riskli ama nehir yolunu kullanabiliriz lakin bunun kano ve mühimmata ve Jonas’ı kandırmaya ihtiyacımız var der. Bunun üzerine Diana dul yerli bize mühimmat konusunda yardım edecek ama çabuk olmalıyız Sheila’nın beynini yıkamaya başladı bile der. Mark marşlarla birlikte Jonas’ın müritlerinden biri olmuş gibi olur. Hipnoz altında ve altın boyasına batırılan Sheila tam Jonas tarafından kırbaçlanacakken Diana tarafından saldırıya uğrar. Saldırı başarısızlıkla sonuçlanır ve Jonas Diana’yı aşağılık sürtük diyerek kamçılar lakin kamçılama işlemi müritlerden birisinin viski zulaladığı haberi verilmesiyle yarım kalır. Viski zulalayan adamımın yanına giden Jonas kutsal yasamızı çiğnedin ve bu sebepten dolayı cemaatimizle ilişkin kesildi diyince yaşlı adam Jonas ben yaşlı bir adamım kulun köpeğin olayım atma beni diye yalvarır yaşlı viskici Jonas’a dil dökerken dul yerlide mühimmatları diğer kıyıya taşımakla meşgul olur. Mark Sheila’nın kaldığı kulübeye gelir. Sheila Mark’a beynim allak bullak oldu Jonas beni iyiden iyiye kontrolü altına aldı diyince Mark endişelenme seni kurtaracağım ama serin kanlığını koruyacaksın. Der. Sheila lanet olası Jonas kendime geldiğim an onu öldürmek istiyorum ama daha sonra iradesi altına giriyorum diyince Mark pes etmeyeceksin seni kurtarmak için bir plan kurdum saflaştırma ayini sonrası arazi olacağız ama Jonas sunduğu şeylerden sakın der.

Saflaştırma ayini yapılırken yemek servisi yapan dul yerlinin kolunu kavrayan Jonas kocan öldüğünden beri cemaatteki işlerini aksatıyorsun ayrıca nehir kıyısında ne işin var senin diye sorunca dul yerli hiç sahip yalnızca cemaate hayırlı bir birey olup güveninize yakışır birisi olmaya çalışıyorum diye cevaplar. Jonas fedaisi gelir ve Mark’ın viski zulaladığını söyler.   Jonas Mark’ın dediklerini fedaisine aktarır ve fedai Mark’a saldırır ama Mark fedai’yi feci şekilde döver. Bunun üzerine Jonas Mark kardeşimiz inancını bize kanıtladı ve sebepten dolayı dava düşmüştür der. Akşam olduğunda müritlerine kitabından okuyan Jonas Diana kal der. Korkudan titreyen Diana Jonas’a lütfen rahat bırak beni bütün her şeyimi sana verdim der. Bunun üzerine Jonas rahat senin elde edemeyeceğin bir istek senin diyip gider.
Gece olduğunda Sheila’nın odasına Mark Sheila’nın hipnoz altına alındığı görür. Mark hipnozdan çıkarmaya çalışır sonuç vermez ve ellerini kollarını bağlayarak Sheila’yı kaçırır. Dul yerli Diana ile birlikte kamptan kaçarlar lakin firar ettikleri öğrenilince Jonas adamlarına peşlerine düşmelerini söyler.


Ormanda gezinen dörtlü bir süre sonra dul kadının gece fark etmedik ama yanlış yola saptık der. Diana’da ilacın etkisi geçti sanırım Sheila’yı çözsek iyi olur dedikten sonra Mark’ın izni ile Sheila’yı çözerler ve bağlarından kurtulan Sheila çığlıklar atarak koşmaya başlar. Mark Sheila’nın peşinden koşar.  Arkada kalan dul yerli ve Diana saklanacak yer ararken Jonas’ın adamları tarafında kıskıvrak yakalanırlar Jonas’ın fedaisi Kalen Diana’nın suratına okkalı bir tokat patlattıktan sonra köpek pozisyonunda zorla tecavüz etmeye başlar lakin bilmedikleri bir husus vardır yamyamlar etrafı kuşatmışlardır. Sheila ise ilaçların etkisinden kurtulmuş ama bir tuzağın içine girmiştir. Sheila’nın imdat çığlıklarını Mark Sheila’yı düştüğü tuzaktan çıkartır ve ardından Diana’nın acı dolu çığlıklarını duyan ikili çığlıkların geldiği yere doğru koşarlar. Olay yerine varan Mark Jonas’ın fedaisi Kalen’nin parçalanmış cesedini görür ve ardından Diana’nın yamyamlar tarafından canlı canlı yenilmesine tanık olur. Olay yerine gelen Sheila’yı bayıltan Mark Sheila’yı da alarak arazi olur.

Jonas ise dört adamını daha ormana yollar aynı esnada durumun çaresizliğini fark eden Sheila Mark’a canımı al ama önce beni öp der ve öpüşürlerken polis helikopterlerinin gelmesini fark ederler aynı esnada Jonas’da helikopterleri fark eder ve bu iblisler beni zindanlarına tıkamayacaklar dedikten sonra adamlarından birine kobra zehirlerini hazır et emri verirHelikopter pilotu Sheila ve Mark’ı fark eder. Diğer pilot inmek bayağı zor olacak der. Jonas ise müritlerine zehirli içeceklerini içmesini emreder ve içmeyenleri kendi eliyle öldürür. Mark ve Sheila helikoptere doğru koşarken yerliler tarafından kovalanırlar Mark yerlileri öldürmeyi başardıktan sonra helikoptere atlayıp Sheila ile birlikte kaçarlar. Komüne varan emniyet kuvvetleri Jonas müritlerinin cesetlerini bulurlar.Amerika’ya varan Sheila ve Mark’a yetkililer siyasi ve ekonomik nedenlerden dolayı olayları değiştirilerek söylemesini tembihler. Sheila başları siyasi ve ekonomik olaylarında kız kardeşim yamyamlar tarafından yenildi halkın hala bazı yerlerde ilkel çağların hüküm sürdüğünü bilmesi gerek der.  Telefonda bankaya saydıran Mark’ın yanına Sheila gelir ve ne olduğu sorar. Mark senin çek fos çıktı Diana tüm parayı Jonas’a hibe etmiş bunu bir şekilde halletmemiz gerek diyip çeki yırtıp pencereden atar.

1 Ekim 2012 Pazartesi

Claws



Filmimiz ormanda ölümüne dövüşen 2 ayıyla başlar. Dövüşü seyreden avcılar ayılara kursun yağdırırlar ayılardan biri ölürken diğer yaralanıp kaçar avcılar başımız dert açacak kaçalım derler. Bu arada oduncu ve karısı Amanda işlerini bitirmiş evlerine dönerken Radyatörün su kaynatması sonucu yolda kalırlar. Oduncu tamirci bulmaya gider ve ormandan geçerken yaralı ayının saldırısına uğrar. Daha sonra ayının psikopata sardığını ve gelen geçeni öldürdüğünü öğreniriz.
Aradan beş sene geçer ve oduncu Jason yaşadığı ayı saldırısıyla ilgili kâbuslar görür. Daha sonrada karısıyla yaşadığı el kapılarında mı dileneyim diyerek karısı tartıştığı zamanları rüyasında görür. Kendisini dışarı atan oduncu Jason’ı yaşlı bir adam durdurur ve kendine gel Jason beş sene geçti ve sen hala o ayı saldırısını dün yaşamış gibi davranıyorsun der. Oduncu Jason o iblis ayıyı bulacağım ve onu öldüreceğim der. 

4 tane kız gölde eğlenirken bir ayı kükremesi duyulur ve kızlar gölden çil yavrusu kaçarlar. Olay yerine gelen şerif kaçan hippiyi tutar ne oluyor diye sorar. Hippi adamım ayı var kamyonette der.  Şerif dikkatli adımlarla kamyonette ilerler ve kahkahayı basar. Hippi adamım kafa mı buluyorsun benle diye sorar. Şerif baksana bir der ve kamyonetin içinde gezinen ayı yavrusunu gösterir. Şerif dikkatli adımlarla kamyonette ilerler ve kahkahayı basar. Hippi adamım kafa mı buluyorsun benle diye sorar. Şerif baksana bir der ve kamyonetin içinde gezinen ayı yavrusunu gösterir. Akşam olduğunda bir grup çocuk kamp ateşi yakıp yemek hazırlar çocuklardan sorumlu şahıs olan Bay Smith gençler durum nasıl diye sorar ve çocuklar iyidir Bay Smith diye cevaplarlar. Çocuklardan biri ayı gördüm geliyor diye bağırır. Bay Smith tüfeğini alıp nişanlar tüfeği tam patlatacakken ayı dile gelir ve aslında ayı şakacı bir çocuk olan Cody’dir ve Cody ateş etmeyin Bay Smith ben Cody arkadaşlara saka yapıyordum der. Tüfek elinde olan Bay Smith geçmiş anılar âlemine giriş yapar. Şerif ve Bay Smith şeytani ayı hakkında konuşurlar. Daha sonra oduncu Jason’nın eski eşi gelir oğlunun kampa gideceği için çok heyecanlı olduğunu söyleyip bay Smith’i öper. Amanda gittikten sonra şerif bak evlat bir çocuk ve babası arasına girmek hiçte hoş bir davranış biçimi değil diye öğüt verir. Bay Smith yanlış anladın şerif bizimki ciddi bir ilişki der.Geçmiş anı âleminden çıkan Bay Smith çocuklara zıbarın emri verir. Çocuklar uyurken şeytani ayı belirir Bay Smith ayıya ateş eder lakin sıktığı kurşunlar sonuç vermez sıktığı kurşunlar işe yaramaz ve şeytani ayı çadırda yatan çocuklardan birini tarumar eder.

Hastanede şerif heyecanlı bir şekilde yardımcısına neler olduğunu sorar mumya gibi sargılanmış çocuk sedyeyle geçerken yardımcı şerife ayının gelip çocuklara saldırdığını söyler. Şerif yardımcısına vuku bulmuş olan olayı basına anlatmaması için uyarır. Hastanenin bir odasında yaraları sarılırken şerife ayıya sekiz el sıktığını ve ayının tınmadığını söyler bu arada çocukların velileri hastane bahçesinde toplanmışlardır. Bu arada Bay Smith hastaneden ayrılırken şerif Bay Smith’i kolundan kavrar evlat sakinleş acele giden ecele gider diye uyarır. Bay Smith şerifi dinlemez ve yoluna devam eder. Yolda ağır yaralı Bucky’nin annesi ve aynı zamanda Bay Smith’nin sevgilisi Bay Smith’i suçlar gibi bakarken geçmiş anılar âlemine girerler ve Bay Smith’nin Bucky’yi koruyacağına dair yeminini hatırlatır ardından tek bir laf etmeden gider.



Oduncu Jason’nın yanında kaldığı ihtiyar Jason’a oğlu Bucky’nin uğradığı talihsiz hadiseyi anlatır ve oduncu Jason oğlu ve kendisinin olduğu geçmiş anı âlemine giriş yapar ve oğlunun kendisi ve karısı Amanda ile başarısızlıkla sonuçlanan barıştırma eylemini hatırlar.
Bu arada basın mensupları tarafından kuşatılan şerif basın mensuplarının şeytani ayı ile ilgili sorularını cevaplar. Muhabir şeytani ayı bulmak için şifacılardan medet umduğunuz söyleniyor bunlara ne diyeceksiniz diye sorar. Sinirlenen bak bu kasaba çok acılar çekti ve şimdi bu acıları makara ediyorsunuz utanmanız yok mu diye sorar. Kameraman yavşak bir şekilde şerif efendi ayı bir çocuğu ham yaptı diye afra tafra yapıyorsun diyince şerif kameranın suratına okkalı bir yumruk geçirip kameranı yere sarar.

Şerif yanındaki üç kişiyle birlikte ayı hakkında konuşurlar zenci eleman ayıyı yakalayacak ekipmanları olduğunu söyler. Genç elemanda zenci elemanın dediklerini doğrular ve ekipmanların Bengal kaplanı yakalayabilecek kapasitede olduğunu belirtir. Şerif yaşlı elemana döner ve yaşlı eleman senin bu ayı olayıyla alakan var mı diye sorar. Yaşlı eleman hayır cevabını verince oğlum akılı ol lisansını iptal ettiririm der. Daha sonra diğer elemanlara bu ayının şeytani bir varlık olduğunu iddia eder. Elemanlar şerifi pek iplemezler bunun üzerine şerif benim vali ile toplantım var diyerek gider. Avcılar geyik bir muhabbeti yaparlarken avcılardan biri fişek tabancasını ateşler ve ağacı patlatır. Bay Smith magnezyum ateşi ile ne haltlar karıştırıyorsunuz siz der. Avcılardan biri rahat ol yalnızca bir ağaçtı der. Bay Smith bakın böyle körlemesine burnunun dikine gidiyorsunuz diye uyarır. Avcılar Bay Smith ile dalgalarını geçmeye başlarlar bunun üzerine polis şefi kesin artık diyerek avcıları ikaz eder aynı esnada şeytani ayı olayı uzaktan izlemektedir. Devriye gezen polis şefi çalılıklarda bir gariplikler olduğunu fark eder ve tabancasını çeker çalılara girer ve bir ayı yavrusu ile geyik yavrusunun oynaştığını görür.Rahatlayan polis şefi ormanda gezinirken ayı birdenbire çalılardan fırlayarak polis şefini öldürür. 

Eski kocası Jason’ı ziyaret eden Amanda tamir işiyle uğraşan ihtiyar Henry ile laflar konu Bucky’nin uğradığı talihsiz olaydan açılınca Henry ne yapsın benimle konuşmuyor kabuğuna çekildi ama içindeki öfkeyi hissediyorum şeytani ayıyı avlamaya gidecek ama dönmeyecek der. İhtiyar Henry gidince eski kocası oduncu Jason’ı görür eskiden yaşadığı mutlu mesut günlerle ilgili geçmiş anılar âlemine giriş yapar. Jason ile Amanda konuşmaya başlar. Amanda buraya gelmek için çok zorlandığını söyleyince Jason sen zaten hep kaçardın diyerek eski karısını suçlar. Amanda eski kocasına ayının peşinden gitme seni öldürecek der lakin Jason eski karısının yalvarışını kulak arkası eder. 


İki genç tuzakçı kurdukları yüksek teknolojili tuzağı şerife ballandırarak anlatırlar. Şerif bak bu ayı epey zeki bir hayvan bu tuzağa kanacağını sanmam diyince yaşlı ve epey yavşak avcı olsun iki kurşunluk canı var mahlûkatın der. Bunun üzerine şerif o ayı tanıdığım bazı kişilerden daha zeki diyerek yaşlı ve yavşak avcıya laf çarpıtır. Şerif daha sonra tuzakçılarla ısı sensörüymüş akılı tuzaklarmış çocukça işler bunlar diyip gider. 3 eleman tuzaklarını kontrol ederken tuzak zamazingosu öter. Sevinen elemanların sevinci şeytani ayının pencereden dalmasıyla sevinçleri yarım kalır. İki genç tuzakçı kurdukları yüksek teknolojili tuzağı şerife ballandırarak anlatırlar. Şerif bak bu ayı epey zeki bir hayvan bu tuzağa kanacağını sanmam diyince yaşlı ve epey yavşak avcı olsun iki kurşunluk canı var mahlûkatın der. Bunun üzerine şerif o ayı tanıdığım bazı kişilerden daha zeki diyerek yaşlı ve yavşak avcıya laf çarpıtır. Şerif daha sonra tuzakçılarla ısı sensörüymüş akılı tuzaklarmış çocukça işler bunlar diyip gider. 3 eleman tuzaklarını kontrol ederken tuzak zamazingosu öter. Sevinen elemanların sevinci şeytani ayının pencereden dalmasıyla sevinçleri yarım kalır.


Amanda şerif olan amcasına eski kocasının ayının peşinden gideceğini o yüzden Jason’ı durdurmasını ister. Şerif yetişkin adam ben tutup ta adamı zapt edemem ki ayrıca o ayıyı bulabilecek tek kişi varsa o da Jason’dır der. Telefon çalar ve telefon 3 tuzakçı ile ilgilidir şerif olay yerine gider Üç tuzakçı ayı tarafından parçalanmış cesetleri bir bir ortaya çıkar cesetler şerifin midesini bulandırır. Üç tuzakçının öldüğü kulübeden ayrılan şerif oduncu Jason’ı görür ve evladım bu saplantıdan vazgeç yedi bitirdi der. Bunun üzerine Jason şerife bak sana saygım sonsuz ama şeytani ayıyla halletmem gereken bir mesele var diyince sinirlenen şerif başlarım ayına da sana da kafanı bu tür hurafelerle doldurmuşsun der. İkili arasında tansiyon yükselir ve Jason davamdan beni kimse alıkoyamaz der. Jason’ın laflarına kızan şerif doğru seni durduramam lakin seni takip edebilirim ve ayıyı bulduğun an senden önce o ayıyı öldüreceğim diyerek Jason’ın yanından ayrılır.


 Ertesi gün Jason, şerif ve ihtiyar Henry ormanda ayıyı bulmak amacıyla yola çıkarlar. Yolda ihtiyar Henry kuzgunları göstererek bunlar iyiye işaret der. Şerifte helikopter pilotuyla telsiz bağlantısı kurarak ayıyı bulmaya çalışır. İhtiyar Henry ağaçlara ve dallara Kızılderili haykırışı yaparken şerif bu adam ne yapıyor diye sorar. Oduncu Jason şeytani ayıyı bulmak için ruhlardan yardım dileniyor der. Yakıt almak inen helikopter pilotunun yanına Amanda gelir ve pilota eski kocasını ikna edebildiler mi diye sorar. Helikopter pilotu katır gibi inatçı o ayıyı vuracağım diyor başka bir şey demiyor dedikten sonra helikoptere atlayarak uzaklaşır. Henry Jason’a akıntıya karşı yüzen somonları göstererek tıpkı bu somonlar gibi tepeye ölümümüze gidiyoruz der. Daha nehirden su içen Henry nehirde atalarının yansımasını görür. Biraz daha yürüyen av kafilesi dağı görürler ve dağa doğru çıkarken ihtiyar gördüğü dağ keçisi şeytani ayı ve atalarının imgeleri sayesinde başı döner ve uçurumdan yuvarlanır ve Jason tarafından kurtarılır

Gece olduğunda avcılardan biri olan Bay Smith Henry’nin durumunu sorar. Jason durumun eski toprak olduğunu ve atlatacağını söyler ve Henry’nin yanına gider. Bay Smith bu sastikanın ne olduğunu şeytan falan mı diye sorar. Şerif şeytan değil yalnızca biçim değiştiren cezalandırıcı habis bir ruh olduğunu söyler ve Jason’nın bir sürü ayı öldürdüğü için etrafa musallat olduğunu söyler. Bay Smith Jason’a anasının kırığı gibi bakar ve sen yalnızca ayıyı vurma niyetindesin oğlun falan umurunda değil zaten Amanda beni seviyor diyince şerif tarafında bu ne yeri ne zamanı evlat diye uyarır Gece olduğunda gene imgeler gören ihtiyar Henry çadırdan gizlice sıvışır. Atalarının imgelerini takip eden Henry bir süre sonra atalarının imgesine bekleyin beni yanınıza alın beni diyip imgelerin yanına gider. Daha sonra imgenin şeytani ayı olduğunu öğreniriz ve bunu Henry iş işten geçtiği zaman anlar ve ayının kurbanı olur.

Sabah olduğunda Bay Smith, oduncu Jason ve şerif ihtiyar Henry’nin nasıl ve nereye gittiğine dair beyin fırtınası oluştururlar. Oduncu Jason ayının oluşturduğu izleri sürmeye başlar ve ihtiyar Henry’nin parçalanmış cesedini bulur ve seni aşağılık canavar seni geberteceğim diye haykırır. Üzgün bir biçimde şu işler bitsin Henry’i geleneklerine göre gömeceğim der. Şerif, Jason ve Bay Smith av planını gözden geçirirler şayet ayı yarın bulunmazsa Bay Smith külübeye döneceğini açıklayıp ayıyı alnının ortasından vuracağını açıklar. Ağaca tırmanan Bay Smith ayıyı vurmak için pozisyon alır lakin şeytani ayı ağacı kırıp Bay Smith’i düşürür. Yaralanmayan Bay Smith tüfeğini tam alırken birdenbire şeytani ayı çıkıp Bay Smith’e saldırır.

Arama ekibi ayı avlama ekibinin izini kaybettiklerini Amanda’ya makul dilde anlatmaya çalışırlar. Amanda bağlantı kurulamıyor mu diye sorar. Arama ekibindeki eleman Amanda’ya telsiz bağlantısını kaybettiklerini söyleyip sen eve gidip biraz dinlen buralarda harap ettin kendini der. Telefon çalar arayan doktordur ve Amanda’nın hastaneye gelmesini ister. Doktor elimizden geleni yaptık durumu epey ağır kurtulabileceğini sanmıyorum diyip odadan çıkar mumya gibi sargılanmış ağır yaralı Bucky annesinden babasının gelmesini ister. Amanda çaresizlikten ağlamaya başlar. Şerif ve oduncu Jason dağa çıkarken yorulan şerif Jason’a sen haklıydın yaşlandık ve hamlaştık artık bizden geçti der. Bunun üzerine Jason böyle konuşma eski topraksın diyerek şerife moral verir. Morali düzelen şerif hadi yola koyulalım diyip yola koyulurlar. Jason şerife dikkatli ol izler taze ve kar fırtınası görüşümüzü engelliyor der. Şerif belki de Henry haklıydı ayı Sastika’dır der demez şeytani ayı belirir. Jason hemen tüfeğini ateşler lakin şerif ve Jason dengelerini kaybederek tepeden yuvarlanarak düşerler. Düşüş sonucu şerifin omzu çıkar Jason şerife sen burada bekle ben telsiz işini halledeyim diyerek şerifi bırakıp gider.


Oduncu Jason arama ekibiyle telsiz bağlantısı kurar. Zayıf gelen sinyaller sayesinde bağlantı tam kurulamaz ve arama ekibinin lideri frekansın geldiği bölgeye helikopterle gidilmesi emrini verir. Telsiz kullanan eleman Jason’la irtibat kurmaya çalışır lakin hatlar çekmediği için bağlantıda gidip gelmeler yaşanır. Bu arada şerifin durumu ciddileşir. Helikopter pilotu konuşmaları duyduğunu ve olay yerine intikal edeceğini açıklar. Jason ile irtibatta geçen helikopter sis yüzünden inme problemi yaşadığını belirtir. Jason mevkisini helikopter pilotuna açıklar. Helikopter pilotu zar zor helikopteri indirir. Yaralanmış şerifi helikoptere bindiren oduncu Jason helikoptere binmez ve kararlı gözlerle pilota ben bu ayıya vurmak için buralara geldim diyince helikopter pilotu rast gele o zaman diyerek uzaklaşır. Helikopter pilotu ineceğe yere ambulans ve doktor ister. Şerifi ambulansa bırakan helikopter pilotu Amanda ile karşılaşır. Pilot yalnızca şerif ile Jason’nın kurtulduğunu ve Jason’nın hala dağda olduğunu bildirir. Bunun üzerine Amanda helikoptere binmeye çalışır. Helikopter pilotu ne yapmaya çalışıyorsun diye sorunca Amanda Bucky komadan çıktı babasını soruyor ya senle ya da sensiz o dağa çıkacağım der ve helikopter Amandayla birlikte havalanır.

Oduncu Jason terk edilmiş madende şeytani ayının peşine düşer. Biraz etrafta dolanan Jason ayı tarafından gafil avlanır ve tüfeğini düşürür. Tabancasını çıkaran Jason şeytani ayıya birkaç el ateş eder lakin kurşunlar şeytani ayıya etki etmez ve ayı ile Jason arasında bir kovalamaca başlar. Maden ocağının tepesine çıkan Jason eline geçirdiği baltayla şeytani ayıya sallar. Ayıda pençelerini Jason’a doğru sallarken gazyağı varilini deler ve bütün gazyağı şeytani ayının üzerine boca edilir. Suratına yediği gazyağı sayesinde ayı kaçmaya başlar. Jason ise ayı sayesinde yaşadığı kötü anıları bir bir hatırlamaya başlar ve sen bittin diyerek ayının peşine düşer. Madenden çıkan Jason ayıya balta ile girişir. Aynı esnada ise Amanda olay yerine son sürat gelmeye çalışır. Ayı ile Jason’nın vahşi kavgasını seyreden Amanda Jason’nın ayı tarafından yere serildiğini görünce işaret fişeğini kapıp ayıya doğru tutar ne var ki işaret fişeğini ateşleyemez ve bir pençe darbesiyle yere yıkılır ayağa kalkan Jason işaret fişeğini ateşler ve ayıyı Marmara çırası gibi yakıp öldürür. Şeytani ayı öldükten sonra kendine gelen Amanda Bucky’nin düzeldiğini haber verir ve film biter.


17 Eylül 2012 Pazartesi

War Baby




Filmimiz iki asker ve kırkının ortasında bir adamın çalılıklarda saklanarak hareket ederler uzun saçlı asker geri dönmeliyiz der lakin öbür asker aklını peynir ekmekle mi yedin şayet geri dönersek yuvamızı yaparlar dedikten bataklıktan geçeceğiz der. Konuşmalar ilerledikçe iki askerin kırklarının ortasında adamı asilerden korumak için tutulan paralı askerlerdir ve korudukları adam ise devlet başkanıdır. Eski bir binada bir grup hemşire İspanyolca haberleri büyük bir dikkat ve endişeyle dinlerler. Aynı esnada iki asker kalp hastası başkasının kollarının arasına alıp koşmaya başlarlar ve bir süre sonra devlet başkanı hassas sağlık durumu nedeni yüzünden su koy vermeye başlar.  Gece olduğunda adının Sammy olduğunu öğrendiğimiz paralı asker böyle devam edersek bu adamı kaybede bilebiliriz dedikten sonra isminin Claus olduğunu öğrendiğimiz şahıs ise ne yapabiliriz bir çözüm yolu bulamıyorum diyerek isyan eder.  Sammy bak kanka bu herif bizim için kazanan piyango bileti ve heba olursa mahvolduğumuzun resmidir der.


Sabah olduğunda üçlü ormanda koşturduktan sonra ormanın içinde bulunan sağlık ocağını keşfederler. Aynı esnada sağlık ocağı çalışanları hastaları başka bir yere nakil etmektedirler bu arada paralı askerler içeri girmek amacıyla doğru anı kollarlar ve doğru anda Sammy hemşirelerden birini kıskıvrak yakalar ve eliyle hemşirenin ağzını kapar. Sammy şimdi elimi ağzından çekeceğim şayet bağırırsan beynini dağıtırım dedikten sonra sorular sormaya sizden başka birileri geliyor mu askerler ziyaret ediyor mu gibisinden sorular sorar ve olumlu cevaplar aldıktan sonra ortağı Claus’u çağırır. Claus devlet bakanıyla birlikte sağlık ocağı kapısına gelirler.

Devlet başkanı direk yatağa yollanır direk tedavisi yapılır bu arada başhemşire giriş kaydını hazırlarken Sammy genç kadına bayan ne yapıyorsun sen diye sorar. Sağlık ocağı doktoru Sophie sağlık ocağına giren her kişinin kaydını alırız prosedür böyle diyerek Sammy’nin sorusunu cevaplar. Bunun üzerine Sammy bak bayan o prosedürleri boş ver tatsızlık çıkmasın ağzımızın tadı bozulmasın dedikten sonra kaydın yazıldığı sayfayı çekip koparır Sağlık ocağı içersinde sigara içtiği için dışarı atılan Claus dışarıdayken duyduğu seslere doğru gider ve hemşirelerden Helga telsizle Lucius isimli bir şahısla kontak kurmaya çalıştığını görür ve anında kadının üstüne kaplan atlar ve telsizin işini bitirir. Claus hemşirenin yanına yaklaşır bak beni öfkelendirdin şimdi kendini affettireceksin dedikten hemşirenin kıyafetlerini yırtıp hemşirenin isteği dışında hemşireyle beraber olur. Aynı esnada başka bir hemşire sesleri duyup yukarı çıktığında is arkadaşının Claus tarafından düdüklendiğine şahit olur ve saklanıp kendisini tatmin etmeye başlar.

Sammy sağlık ocağı doktoruna acele etmesini söyler bunun üzerine sağlık ocağı doktoru şayet devlet başkanı yerinden oynatılırsa ölme riskinin olduğunu söyler. Sammy o zaman sende bizimle geleceksin der. Sağlık ocağının doktoru bak ben doktorum tamirci değilim o adam da zırt pırt tansiyonu indirilip çıkartılacak teker değil o adam diyince Sammy ölürse sende ölürsün diyerek sağlık ocağı doktorunu tehdit eder. Bunun üzerine bayan doktor bak bu herif sağlık durumu epey ciddi kıpırdatılırsa ölecek diye uyarır. Sammy ses etmeden çeker gider. Aynı esnada Claus tecavüzünü bitirmiş giyinirken tecavüz ettiği hemşire Helga’ya  bak arkadaşlarına anlatacak bir anın oldu diyip çeker gider.

Dışarı çıkan Claus dışarıda gördüğü hurda kamyoneti kontrol eder aynı esnada Sammy sağlık ocağı doktoruna devlet başkanın acilen sağlık ocağından çıkmaları gerektiğini söyler. İçeri giren Claus dışarıda bir kamyonet var dedikten sonra orada bulunan hemşire araya girerek o kamyonet bozuk çalışmıyor tamir edecek kişide ayrıldı der. Bunun üzerine Claus sorun değil altı sene oto sanayide çıraklık yaptım hallederiz der. Bunun üzerine Sammy sağlık ocağı doktoruna kamyonet olsun olmasın buradan tez bir şekilde ayrılacağız der


Tecavüze uğrayan hemşire Helga olaya tanık olan hemşire arkadaşına başıma gelenlerden utanıyorum lakin uzun zamandır tenime erkek eli değmedi çok farklı hisler içersindeyim der demez hemşire Katrin ellerini tecavüze uğrayan hemşire Helga’nın dudaklarına sen sus gözlerin konuşun tarzı götürür ve elektriklenme yaşanır. Elektriklenme sonucunda ikili lezbiyen seks deneyimi yaşarlar. Aynı esnada Claus ve Sammy yemek yerken esmer hemşire ile Claus kesişmektedir. Sağlık ocağı doktoru Sophie yemek sofrasına oturunca Sammy diğerleri nerede açlık grevi mi yapıyorlar diye sorar. Sağlık ocağı doktoru Sophie rehin alınmaya alışık değiller o yüzden yemeye gelmediler diye cevaplar.




Hava almak için dışarı çıkan Claus’un yanına esmer hemşire Lauren gelir ve bir dal sigara ikram eder. Yanlarında getirdikleri adamın hareket ettirilse hayatını kaybeder der. Bunun üzerine bak şayet burada kalırsa zaten ölecek hem de bundan daha beter şekilde can verecek der. Daha sonra Claus hemşire Lauren’a sen bu sağlık ocağına nasıl düştün diye sorar. Lauren ben senin düşündüklerinin tersine ben insanlara yardım etmek amacıyla bu sağlık ocağına atandım der. Claus bak kızım ben yalnızca avantama bakarım insanlık falan bana vız gelir der. Daha sonra Claus sen buraya sırf benle çene çalma için geldiğini zannetmiyorum diyerek Lauren’ı yemeye başlar. Bu olaya şahit olan Sammy yatağına derin düşüncelerle dalarken aynı olaya şahit sağlık ocağı doktoru kendisini tatmin etmeye başlar.


Sabah olduğunda Sammy korumalığını yaptığı hasta adamın yanına gelip merak etmeyin efendim her şey tıkırında gidecek der. Ağır hasta olan adam Sammy’ye ikimizde bazı şeylere önem veriyoruz ben yaşamıma sende paraya önem veriyorsun der ve uyur. Daha sonra kamyonetin tamiri ile uğraşan Claus’un yanına gider ve dalgasını geçer. Aracı bir türlü tamir edemeyen Claus gölge etme başka ihsan istemem der ve Sammy gider.

Sağlık ocağına geri dönen Sammy hemşirelerin kendisinden kaçtığını görünce sağlık ocağı doktoru Sophie’ye bizi pek sevmiyorlar galiba der. Sophie ne umuyordun ki Helga’nın durumu sayesinde bunlar oldu der. Sammy neden bahsediyorsun sen diye sorunca Sophie şayet biri kendi isteğim dışında benimle beraber olunca trip atmam bayağı doğaldır diye cevaplar. Olanları anlamayan Sammy Sophie’nin suratına anlamsızca bakarken kahkahayı başar. Bunun nesi komik der Claus denen şerefsiz Helga’nın ırzına saldırdı der. Ciddileşen Sammy şanslıymış onu öldürebilirdi der. Bunun üzerine Sophie sen ne biçim bir insansın hislerin sevdiğin şeyler yok mu diye sorar. Sammy evet var hayatım ve parayı severim siye Cevaplar duydukları karşısında midesi bulanan Sophie sana acıyorum der.  Sammy yanlarında getirdikleri adamın sağlık durumunu sorar. Sağlık ocağı doktoru Sophie durumu stabil ama hayati riski hala devam ediyor diye cevaplar.


Kamyonetle cebeleşen Claus’un yanına gelen Lauren bunu nasıl yapabildin diyerek Claus’a atar yapar. Bunun üzerine Claus bak güzelim evli miyiz de sana bağlılık gösteriyim der. Bir süre sonra helikopter sesi duyan Claus lanet olsun diyerek Sammy’nin yanına koşar. Sammy Sophie ve hasta başkanı kaldırıp başka odaya giderken hemşirelere ağzınızdan tek yanlış kelime çıkarsa topunuzu eşekler cennetine yollarım der.

İsyancılar sağlık ocağına varırlar hemşireler isyancıları karşılar. Hemşire Katrin burası uluslar arası kanunlar tarafından korunuyor der. İsyancıların lideri artık burası yeni kurulan hükümetin malı burası diye cevaplar. İçeri geçen isyancılar hemşire Helga’ya doktorlar nerede ve kayıt sayfası neden eksik diye sorar. Hemşire Helga doktorlar hastaları alıp ayrıldılar sayfaya doktorlardan biri koparmış olmalı diye açıklar.  Hasta devlet başkanının odasına giren isyancılar hemşirelere hasta bir devlet başkanın uğrayıp uğramadığını sorarlar. Hemşire Helga hayır bizden başka birisi bulunmuyor burada diye cevaplar. Hemşire Helga’nın cevabını beğenmeyen isyancıların lideri genç kadının gırtlağına sarılarak bak kızım beni ikna edemiyorsun der.  Hemşire Katrin bıraksana kızı diye çıkışır bunun üzerine isyancıların lideri hemşire Katrin’i yatağa fırlatır ve tecavüz etmeye başlar hemşireler ve şotaya yatmış olan paralı askerler tecavüzü çaresizlikle seyrederler. İsyancılardan biri devlet başkanın gözlüğünü fark eder ve diğer isyancılara adam burada olmalı diyip hemşireleri bırakıp giderler.

İsyancılardan biri sağlık ocağında gezinirken Claus o isyancıyı sessiz bir şekilde öldürür yanına gelen Sammy Sophie ve devlet başkanını odalardan birine kitler ve buradan çıkmayın diye tembihler.  Daha sonra Sammy ve Claus geri kalan isyancıları aramaya başlarlar. İsyancıları sessiz ve çabuk şekilde isyancıları öldürürler. Sammy isyancıların liderini gafil avlar ve silahını at der ve başka bir silahı var mı diyerek üst baş araması yaparken isyancı lideri ensesine zulaladığı bıçağı Sammy’ye batırır ve kaçmaya başlar lakin Claus bıçağını isyancı liderine fırlatarak isyancı liderinin hayatını sonlandırır. Omzundan yaralanan Sammy Claus’a buradan acil bir şekilde ayrılmamız gerek der. Sammy’ye ilk yardım uygulayan Sophie sen her şeyi normal kabul ediyorsun der. Sammy bak kimse becerildiği için ölmedi ayrıca benim tek umursadığım şey şu yatakta yatan altın kazdır der. Sophie senin altın kazına ilaç zerk ettim ama durumu iç açıcı değil Claus ise ağlayan hemşireyi teselli eder. Sammy’nin de ilk yardımı biter.


Sabah olduğunda Claus külüstür kamyoneti tamir etmeye uğraşırken Sammy gelir ve bu kamyonet hurdanın bayrak sallayanı lakin bu kamyonet bizim tek kaçış biletimiz der.  Aynı esnada Sophie tecavüze uğrayan hemşirelere sakinleştirici verir Sophie gittikten sonra lezbiyen hemşireler birbirlerine sarılırlar
.    
Claus kamyonete babacık için çalış der ve marşa basar lakin motor köklemez bunun üzerine Claus senin gibi araca lanet olsun diye bağırır çağırır. Sammy ise Sophie’nin odasına girer.  Sammy uyuyan Sophie’ye dokunarak uyandırır. Sophie devlet başkasının durumunu anlatır ve odadan çıkarken Sammy Sophie’yi kavrar ikili arasında elektriklenme yaşanır ve ardından ateşli bir sevişme yaşanır En sonunda kamyoneti çalıştırabilmeyi başaran Claus çağırır herkes bu olaydan dolayı sevinirler. Claus Sammy’ye motor çalışıyor ama aracın durumu kötü dostum yolda bizi bırakabilir der. Aracın sorunlarını hallediver der. Bunun üzerine hallederiz dostum der.


Sammy, Lauren ve Sophie haberleri dinlerler banyoda Helga Katrin’e bu ülkeden ayrılamam burası benim vatanım der. Bunun üzerine Katrin şayet durum böyleyse bende kalırım hiçbir devrim bizi ayıramaz der.  Sammy ben paralı askerim ama özünde iyi birisiyim ama şartlar beni bu hale getirdi zaten bu iş bitsin biriktirdiğim parayla sessiz sakin bir yere taşınacağım der.  Sophie ve Sammy birbirlerine sarılıp öperler.

Sophie hemşirelere buradan ayrılmamız gerek der. Hemşire Helga burası benim vatanım iyide olsa kötüde olsa bu ülkede kalmam gerek der. Herkes gitmek için hazırlanır. Devlet başkanı hayatımı size borçluyum size der. Sophie ülkemize sunduğunuz hizmetler için ben size teşekkür ederim der. Sammy’de Katrin’e asiler gelince doğruları anlatacaksın der. Aynı esnada devlet başkanı fenalaşır ve yere yığılır Sammy ve Sophie devlet başkanına ilk müdahaleyi yaparlar ve devlet başkanı kefeni yırtar. Sammy, Claus, Lauren, Sophie araca binip uzaklaşırlar. Devlet başkanı gideceğe yere sağ salim varır ve herkes birbirini tebrik eder. Onbeş sene sonra devlet başkanı geri dönüp asileri temizler ve film biter



13 Eylül 2012 Perşembe

Anal Palace




Filmimiz iki adamın genç bir kadını zindanlara götürmesiyle başlar. İki adam genç kadına aç bir kurt saldırırlar sesleri duyan şık giyimli bir bırakın kızı sizi gidi soysuzlar der. İki serseri kızı tek başına götürmek için artistlik çekme derler. Bunun üzerine şık giyimli adam adının Marquis De Sade olduğunu söyleyip adının Martine olduğunu öğrendiği genç kadına zevk almanın incelikleri hakkında konuşmaya başlar. İki serseri birader kızı gözlerimizle mi yiyeceksin diye sorunca Marquis zevk olayını sizin gibi akıl fukaralarının anlayacağını sanman o yüzden başımdan geçen şehvet ve sapkın olayları Martine’ne anlatacağım der.

Marquis De Sade ve aristokrat arkadaşları ile birlikte bir şatoya girerler. Şatonun sahibesi günler boyunca yaşayacakları zevk ve ihtiras anları hakkında bir teknik direktör gibi taktikler vermeye ve zenci köle Ebony’nin her tür masaj konusunda ki ustalığını konuşturacağını söyler ve kadınlar Ebony’nin yanına gelen aristokrat kadınlar tıpkı çürük bir elmanın yanına üşüşmüş sinekler gibi toplanırlar. Zenci kölenin bedenini kadınlar okşamaya başlarken eşleri okşama işlemini büyük bir merakla izlerler. Okşamalar sert sekse dönüşür ve zenci köle tek başına üç aristokrat hanımı idare eder. Aynı esnada olaya seyirci kalan aristokrat kocalar olaya dâhil olmak için hamle yaparlar.

Olaylar Marquis De Sade ve Martine’ne döner. Marquis anlattığım hikâye hoşunuza gitti mi beyler diye sorar. Bu arada serserilerden bir tanesi Martine’nin bedenine dokununca Martine çek ellerini üzerimden pis domuz diye bağırır.  Marquis kadınlara hayvan gibi saldırılmaz şayet siz beyinsiz hödüklere bu zevk olaylarını basit bir şekilde anlatacak olursam kadım bedenini bir gül yaprağı okşar gibi nazikçe dokunulmalıdır zevk nezaketten gelir diyerek Martine’yi yemeye başlar

Marquis De Sade’nin hikâyesi devam eder bu sefer kadınlar kasabanın bakir erkeklerinin gözlerini bağlayarak grup seks olayına girişirler hatta zenci köleyi olaya dâhil ederler. Hikâye anlatmaya devam eden Marquis yavaş ve nazik bir şekilde Martine isimli genç kadını yemeye başlar. Martine kendisini tatmin ederken Marquis bakın beyinsizler zevki kafasında yaşamaya başladı der.

Hikâyeye devam eden Marquis De Sade bu sefer kafasına örtü geçirilen kadın göremediği erkeklerin elleriyle bedeninde gezmesini hisseder. Aynı esnada gözleri bağlı bakir erkeklere kafası örtülü kadın sunulur ve körlemesine seks yaşarlar ve ardından seks açık alan grup seksine dönüşür. Hikâyeyi bitiren Marquis De Sade kıvama girmiş ola Martine ile ateşli bir sevişme ve boşalma yaşarlar.



Luthor Unleashed

  Filmimiz askeri cipin bir askeri üsse girmesiyle başlar. Nöbetçi asker kimlik ister adam tabi ki der ve adam bir çeşit silah çıkarır. Ses ...