https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

28 Eylül 2016 Çarşamba

La bambola Di Satana

Filmimiz gece vakti altmış yaşlarında bir adamı sürükleyen kimliği belirsiz bir şahısla başlar. Ertesi gün triportörle bir şatoya gelir. Triportörün içinden on altı ile on sekiz arasında bir genç çıkar. Şatonun kapısını tıklatır. Kapıyı yaşlı bir adam açar ve çırak olduğunu öğrendiğimiz genç yaşlı adama nevaleyi getirdim Mösyö Eduard der.  Bunun üzerine Mösyö Eduard eğer nevalelerimiz bir daha geç gelirse tedarikçi değiştirmek zorunda kalacağız der.  Daha sonra uşak olduğunu öğrendiğimiz Mösyö Eduard ve çırak nevaleleri içeri taşır. Bu arada şatonun kapısı otuz yaşının ortalarında soğuk ve ciddi mizaçlı bir kadın açar. Adının Caroline olduğunu öğrendiğimiz kadın çırağa aşağılayıcı bir bakış attıktan sonra çırağa geç kaldın şayet tekrarlanırsa işinden olursun der. Bunun üzerine çırak Matmazel Caroline’e anlaşıldı matmazel bir dahaki sefere icabına bakacağım iyi günler dedikten sonra gider.
Üstü açık arabayla yolda ilerleyen otuz yaşlarında sarışın bir adam olan Jack isimli bir adam ve Elisabeth isimli kadınla ilerler. Sarışın kadın umarım Blanche ve Gerard yolu bulabilir der. Bunun üzerine sarışın adam sarışın kadına senin yaşadığın bahsi geçilen ünlü şatoyu görmek için sabırsızlanıyorum der.  Öğle yemeği esnasında soğuk mizaçlı kadın yetmişlerin sonlarında olan adama üzgün görünüyorsunuz Bay Shinton der. Bunun üzerine Bay Shinton Bay Baljon’un ölümü beni derinden etkiledi der. Matmazel Caroline Bay Baljon’un ölümü içimizde büyük bir boşluk açtı der. Bay Shinton Caroline’e bu arada yeğeni gelecek değil mi deyince Caroline evet nişanlısı ve arkadaşlarıyla beraber gelecekmiş yine de bu durumda şatonun içinde yabancı insanların olması hoşuma gitmiyor der. Bay Shinton benimde gitmiyor ama vasiyet bu okuması için geldiler parti için değil der.  Bunun üzerine Caroline Bay Shinton’a o gençler böyle trajik olaylardan anlayabilecek kapasitede değiller dedikten sonra Bay Shinton’a Bay Baljon ile yakın mıydınız diye sorar. Bay Shinton Bay Baljon ile yıllar süren bir hukukumuz var hala gittiğine inanamıyorum der.  Bunun üzeri Caroline Bay Shinton’a adaletsiz bir Dünya’da yaşıyoruz iyi olanlar her zaman erken gidiyor der.  Bay Shinton vasiyetnamede şato hakkında ne yazdığını merak ediyorum der. Bunun üzerine Caroline evet noterde görmüştük Bay Baljon’un en değer verdiği mülk olduğunu biliyoruz der. Bay Shinton umarım yeğeni Bay Baljon’un isteklerine saygı duyar. Bunun üzerine Matmazel Caroline amcasının isteklerinin yerine gelmesini sağlayacağım ama yine de şatonun bakıcısıyım der.

Jack nişanlısına iki koltuklu arabaları seviyorum başka birisini almıyoruz deyince nişanlısı Elisabeth umarım bunları Gerard ve Blanche duymaz der. Bunun üzerine sarışın adam nişanlısına seninle yalnız kalmak her şeye değer der. Akşam olduğunda Elisabeth ve nişanlısı Jack Bay Baljon’un şatosunda akşam yemeğine otururlar.  Bay Shinton bu akşam olduğundan da karanlık deyince Matmazel Caroline haklı olabilirsiniz Bay Shinton karanlığın sebebi fırtına olmalı elektrik aksamının bakılması gerek biliyorsunuz şato eki bu sebepten dolayı Bay Baljon şatoyu elden çıkarmak istiyordu şatoyu restore etmek servete mal olacaktı der. Bunun üzerine Blanche antika eşyalarının en büyük hayranlarından birisinin en büyük hazinesini satmak akıl kârı değil der ve sevgilisi Gerard katılıyorum diyerek Blanche’ın fikrini destekler.  Bu arada başka bir yerde bir grup genç barda dans ederek kurtlarını döker. Daha sonra Cinzia isimli siyah saçlı yirmilerinin ortasında genç kadın bara gelir ve Joseph adlı işletme sahibine duydun mu Bay Baljon’un mirasçısı gelmiş der.  Josesph haberim olmadı der. Bunun üzerine kadın birdenbire bir şato buldu artık koca bulması artık zor olmaz der. Daha sonra telefonla birisiyle konuşur ve telefondaki şahsa tamam canım geliyorum der.  Bu arada Cinzia’yı bakışları ile kesen adam Cinzia’ya senin nişanlın çok şanslı deyince Cinzia adama nişanlım hem şanslı hem de aşırı kıskanç deyip hesabını ödeyip bardan çıkar.

Jack bu şatonun satışını aceleye getirmeyelim nişanlım Elisabeth amcasının vefatı ile kalan tek akrabasını kaybetti ve şu anki durumunda şatoyu satması mümkün değil der. Matmazel Caroline Jack’e endişelerinizi anlıyorum lakin bilmediğiniz bir hususu belli edeyim Bay Baljon sürekli şatoyu elden çıkarmayı söz ediyordu ölmeden önce şatonun satışı ile ilgili planlar yapıyordu der. Bunun üzerine Bay Shinton Bay Baljon’un niyetlerini bana anlatmaması epey ilginç kendisi bu şatoya çok bağlıydı der. Bunun üzerine Elisabeth amcam şatoyu satmak istese bana bahsini ederdi der. Caroline Elisabeth’e ama burada değildiniz deyince Elisabeth yine de amcam bir mektup yazarak niyetini söylerdi Bay Shinton amcam bana yazmış mıydı diye sorar. Bunun üzerine Matmazel Caroline Elisabeth’e benim sözlerimi sorguladığınıza dair şüphe duymaya başladım amcanızın sizi planlarına dâhil etmesinin sebepleri vardı der.  Bunun üzerine Elisabeth ailem öldükten sonra amcam benim vasim oldu ve benimle ilgilendi şayet şatoya niyeti olsaydı bundan ilk benim haberim olurdu deyip ağlamaya başlar. Bunun üzerine Jack Elisabeth amcasının ölümüyle çok sarsıldı bu nahoş muhabbeti kesersek iyi olur dedikten sonra bütün herkes yemek odasından çıkar.

Matmazel Caroline Eisabeth’e sizi odanıza götüreyim deyince Elisabeth gerek yok ben çocukken kaldığım odada kalmak istiyorum der.  Bunun üzerine Caroline Elisabeth’e durun bekleyin der ama Elisabeth odanın kapısını açar.  Odaya giren Elisabeth elli tekerlekli iskemleye bağlı aklı gitmiş bir kadınla göz göze gelir ve korku içinde odadan çıkar. Korku şaşkınlık içerisinde Caroline’ye kim bu kadın sorar. Matmazel Caroline Elisabeth’e söyleyemediğim için mahzur görün o odada Jeanette kalıyor der. Duydukları üzerine daha da şaşıran Elisabeth Matmazel Caroline’ye ama Jeanette hayat doluydu deyince lafa karışan Jack Jeannette’de kim diye sorar. Elisabeth amcamın sekreteri kaza geçirmişti öldüğünü sanmıştık der. Bunun üzerine Caroline zavallı Jeanette geçirdiği kaza sonrası hem bedeni hem de zihni hasar aldıktan sonra amcanız Bay Baljon Jeannette’in bakımını üstlendi der. Bu arada Jeannete konuşmaları anlar gibi dinlediğini anlarız. Gece olduğunda Matmazel Caroline odasında parfüm sürüp saçlarını tararken içeri kimliği belirsiz birisi girer ve Matmazel Caroline ile yiyişir

Sabah olduğunda biri yaşlı biri genç iki adam şatonun dış duvarına sıva yaparken yaşlı olanı el arabasıyla saksı taşıyan yetmiş yaşlarında bir adamı görür ve genç duvar işçisine yaşlı Andree Bay Baljon’un ölümüne tek üzülen kişi o dedikten sonra genç ameleye arabasını al diye buyurur. Genç amele yaşlı Andree’in yanına gelip el arabasını alabilir miyim diye sorar. Bunun üzerine Andree saksıları indireyim dedikten sonra el arabasını genç ameleye verir. Yaşlı Amele Andree’ye mirasçılar geldi mi diye sorar. Andre Bay Baljon’un yeğeni Elisabeth geldi kızı çocukluğundan beri tanırım şimdi büyümüş nişanlısı ve diğer iki arkadaşıyla beraber gelmiş der. Daha sonra yaşlı amele işimiz bitti faturayı kime bırakıyoruz diye sorunca Andree şu anda kimse yok herkes vasiyetnamenin okunması için avukata gitti der. Bunun üzerine yaşlı amele paramız ödenirse sorun olmaz deyip genç ameleyle beraber gider.

Şato içinde vasiyetnameyi okuyan avukat birçok vasiyetnamenin aksine bu durum epey belli Bay Baljon yeğeni Elisabeth’i tek mirasçısı olarak belirlemiş konu hakkında söylenecek bir şey yok der. Elisabeth avukata teşekkür edince avukat Elisabeth’e rica ederim görevim iki gün içerisinde miras ile ilgili evraklar yollanacaktır der. Daha sonra Elisabeth bu şatoyla canı gönülden ilgilenen Matmazel Caroline’ni yanımızda tutmayı planladığımızı belirtmek isterim diyerek Caroline’ye laf sokar. Bunun üzerine Matmazel Caroline Elisabeth’e teklifiniz için teşekkür lakin böyle işleri aceleye getirmemiz gerekir der. Lafa karışan avukat Elisabeth haklı Bay Baljon’un açıkça vasiyetnamesinde belirtiği gibi Bay Baljon Matmazel Caroline’nın şato ile ilgilenmesini belirtmiş der. Daha sonra avukat Elisabeth’i tebrik edip şatodan ayrılır.

Öğle vakti Elisabeth ve Jack ormanda gezinirken elinde tüfeği plan bir şahıs arkalarından durun nereye gidiyorsunuz deyince Elisabeth ve Jack arkalarını dönerler. Bunun üzerine eli tüfekli şahıs sizi korkuttuysam özür dilerim ama bataklığa doğru gidiyordunuz der. Bunun üzerine Elisabeth amcam burada bir bataklık olduğunu hep söylerdi teşekkür ederim mösyö deyince tüfekli şahıs adının Reynaud Paul Reynoud olduğunu söyler. Daha sonra Paul Elisabeth’e sizinle komşu olduk bende şuradaki evin sahibiyim der. Elisabeth Paul’a güzel bir evmiş deyince Paul sizin haşmetli şatonuzun yanında hiç kalır der. Bunun üzerine Jack Paul’a şatoyu satın almak istemiştiniz değil mi diye sorar. Bunun üzerine Paul evet ama nasıl öğrendiniz diye sorunca Jack rahmetli Bay Baljon’un bakıcısı Matmazel Caroline söylemişti der. Paul Jack’e umarım Matmazel Caroline şato için ne kadar teklif ettiğimi söylemiştir der. Bunun üzerine Elisabeth bu konuyu açmak için biraz erken zaten elimize gerekli evraklar geçmedi başka bir sefer bu konuyu konuşuruz der. Paul pekâlâ dedikten sonra Jack ve Elisabeth’in yanından ayrılır. Şatonun arazisinde dolanan iki sevgili resim çizmekle uğraşan Cinzia ile karşılaşır. Cinzia Elisabeth’e Bay Baljon’un yeğeni olmalısın deyince Elisabeth Cinzia’ya nereden bildiniz diye sorar. Cinzia küçük yerlerde haberler tez duyulur der. Bunun üzerine Elisabeth Cinzia’ya Londra’dan yeni geldim misafirim olursan çok sevinirim dedikten sonra Cinzia’ın yanından ayrılır.

Akşam olduğunda Bay Shinton artık burada yapabileceğim bir şey kalmadı diğer işlerimle ilgilenmek için Londra’ya gideceğim der. Bunun üzerine Elisabeth Bay Shinton’a fikrinize karışmak gibi olmasın ama şatonun satışı için kalıp önerilerde bulunmazını isterdim der. Bay Shinton Eisabeth’e niye şatoyu satmayı düşünüyorsun paraya mı ihtiyacın var diye sorunca Elisabeth konu para meselesi değil amcamın gerçekten şatoyu elden çıkarmak istediğini ve dün Jack ile Paul Reynaud adlı bir beyle tanıştık der. Konuşmasına devam eden Elisabeth Bay Reynaud amcama şato satışı ile ilgili bir teklif sunmuş ve amcamda teklife olumlu gözle bakmış der.  Bunun üzerine Bay Shinton Elisabeth’e bu amcanın istediği şey değildi der. Şaşıran Elisabeth ama o zaman Bay Reynaud niye Matmazel Caroline’nin dediklerinin aynısı söyledi der.  Bunun üzerine Bay Shinton Elisabeth’e bilmiyorum ayrıca anlamadım belki bazı evraklara göz atınca amcanızın aslında satmak istemediğine anlarsınız der. Elisabeth Bay Shinton’a pekâlâ o zaman siz ve amcamın satış konusunda ne bildiğinizi anlatırsanız minnettar kalırım der. Bay Shinton tam aksine bakıcı bir şeyler buldu der. Bunun üzerine Elisabeth Bay Shinton’a tabi bu konuda daha çok bilgi sahibisiniz ama bu konuyu uygun bir zamanda konuşsak daha iyi olur der ve Bay Shinton ile Elisabeth odalarına çekilir.

Gece olduğunda kimliği belirsiz bir şahıs Bay Shinton’ın odasına girip masadaki belgeleri karıştırır. Kimliği belirsiz şahıs aceleyle masadaki belgeleri karıştırırken masa üstündeki eşyaların düşmesine sebep olur. Duyduğu seslere uyanan Bay Shinton kimliği belirsiz şahsa sen kimsin ne istiyorsun deyince kimliği belirsiz şahıs Bay Shinton’un gırtlağına yapışır. Bu arada Jeanette Bay Shinton’un odasından gelen seslere kulak kabartır ve kapı aralığından kimliği belirsiz şahsın Bay Sinton’ı sırtlayıp taşıdığını görür. Aynı esnada Elisabeth gördüğü kâbuslar yüzünden yatakta dönüp dururken çakan şimşek sesiyle aniden kalkar. Tekrar uyumayı deneyen Elisabeth birdenbire pencereden çıkan kocaman dal Elisabeth’i odadan korkuyla kaçmasına sebep olur. Elisabeth koridorda korku içinde Jack’e seslenir. Jack Elisabeth’e ne oldu diye sorunca Elisabeth Jack’e odamın penceresi birdenbire açıldı diye cevap verir.  Bunun üzerine Jack Elisabeth’e rüzgârdan bir dal parçası pencereden girmiş ama odada kalma pencere kırık der. Bu arada bakıcı Matmazel Caroline odasından çıkıp neler oluyor diye sorar. Jack mühim bir şey yok bir dalın azizliği der. Bunun üzerine Matmazel Caroline Elisabeth’e bir şey oldu mu iyi misiniz diye sorunca Elisabeth iyiyim teşekkür ederim der.  Jack’in gece vakti normal kıyafetlerle durması Matmazel Caroline’nin ilgisini çeker ve Jack’e gece vakti ne yapıyorsunuz diye sorar. Jack yazılarımla ilgileniyordum vaktin geçmesine yardımcı oluyor der. Bunun üzerine Matmazel Caroline Jack’e tatilde bile çalışır mısınız diye sorunca Jack gazeteciliğin tatili olmaz diye cevap verir. Daha sonra kimliği belirsiz şahıs bilinçsiz olduğu aşikâr olan Bay Shinton’ı sırtına alıp şatonun dışına taşır. Bu arada Cinzia ise gizlice şatonun altında bulunan dehlize girip detektörle bir şeyler aradıktan sonra dehlizden çıkar.

Ertesi gün resim yapan Cinzia çantasından telsiz çıkartıp birisi veya birileri ile bağlantı kurmaya çalışır ama ava çıkan Paul Reynaud’u görünce telsizi aceleyle çantasının içine koyar.  Daha sonra çalılardan gelen Paul’a beni korkutunuz Mösyö Reynaud der. bunun üzerine Paul Reynaud üzgünüm sizi ilham aldığınız sırada korkutmak istemezdim der. Cinzia çok şakacısınız Mösyö deyince Paul şaka yapmıyorum resimleriniz beni epey etkiledi der.  Bunun üzerine Cinzia gerçekten mi ama benden söz etmeyelim sizi son zamanlarda buralarda pek görmüyorum der. Lafı değiştirmek isteyen Paul gerçekten yaptığınız resmi beğendim deyince Cinzia Paul’a sizde soruları cevapsız bırakmada iyisiniz der. Bunun üzerine Paul Cinzia’ya benim gibi bir adamla ilgilenen bir kadının sorularını cevaplayamadığım için özür dilerim der. Cinzia Baljon şatosunu almak isteyen biri şimdi niye böyle davranıyor diye sorunca Paul doğru ama güzel bir kadının gözlerinde kaybolunca ne diyeceğini bilmiyor ayrıca bir mülkü satın almam için satılık olması gerek der. Cinzia doğru ama şatoyu almak için harekete geçtiğinizi sanıyordum ayrıca şatonun yeni sahibi ile tanıştınız mı satmaya niyeti var mı diye sorar. O konu hakkında konuştum ama itiraf etmeliyim ki başarılı olamadım bende sizi işinizle bırakayım der ve gider.

Elisabeth ve arkadaşları Matmazel Ciaudine eşiğinde mahzene inerler. Matmazel Caroline arkadaş grubuna merdivenlere nem yüzünden ıslak ve kaygan diye ikaz eder. En sonunda mahzene duvarda açılmış olan deliğe bakıp bu delik neyin nesi diye sorar. Matmazel Caroline eski bir tünele açılan önemsiz bir delik diye cevaplar. Bunun üzerine Gerard deliği gösterip burada yaşayan hayalet burada ikamet ediyordur diyerek espri yapar. Daha sonra Blanche Elisabeth’e bunları biliyor muydun diye sorunca Elizabeth Blanche’a kesinlikle bilmiyordum çocukken hiç buraya gelmedim diye cevap verir. Gerard mahzen epey ürkütücüymüş deyince Matmazel Caroline doğru ama daha korkunçları var dedikten sonra dört arkadaşı bir odaya sokar. Jack burasıda ne diye sorunca Matmazel Caroline işkence aletlerin muhafaza edildiği bir oda diye cevap verir. Balmumu heykelleri gösteren Elisabeth bunlar gerçekten var mıydı diye sorar. Matmazel Caroline biri hariç hepsi sanal karakterler der. Daha sonra öğle yemeğinde Matmazel Caroline asırlar önce Robin isimli bir beyzade atalarından birine âşık olunca işkence ne tesadüftür ki âşık olduğu kişinin adı da Elisabeth idi der. Bunun üzerine Blanche orta çağda geçen olayları hep korkutucu bulurum deyince Matmazel Caroline ortaçağda vuku bulan aşklar hep trajik bir sonla biter der.  Bunun üzerine Gerard böyle bir aşk yaşasam efsane olurdum der. Daha sonra Elisabeth lütfen devam edin Matmazel Caroline der. Konuşmasına devam eden Matmazel Caroline hikâyenin sonunda Robin’in öfkeli ruhunun bu şatoda dolandığı söyleniyor. Elisabeth alaycı bir tavırla ne güzel tek eksiğimiz hayalet der. Kâhya Eduard Elisabeth’in yanına gelip sıcak sütlü konyağınızı hazırlıyım mı diye sorar. Elisabeth Eduard’a içeceğimi yatmadan getir üşüdüm biraz der. Jack Elisabeth’ neyin var diye sorunca Elisabeth Jack’e herhalde mahzende soğuk kaptım diye cevap verir.   Matmazel Caroline hikâyenin sonunda şatoda gezinen hayaletin sevdiği kadının adını söyleyerek gezdiğini söyler. Bunun üzerine Elisabeth Matmazel Caroline’ye hayaletin sevdiği kadının isminin benim ismimle aynı olduğunu nereden biliyorsunuz ayrıca amcam neden bu hikâyeden bahsetmedi diye sorar. Matmazel Caroline Elizabeth’e açıkça amcanız sizi korkutmak istemediğinden söylemedi ama ben gece isminizi duyarsanız korkmamanız için uyarma amacıyla söyledim der.  Bunun üzerine Elisabeth Matmazel Caroline’ye anlattığınız hikâyeyi gerçek gibi anlatıyorsunuz diye sorar. Matmazel Caroline hikâyelerde her zaman gerçek payı yatar Elisabeth Hanım der. Jack Elisabetth’e gördün mü hayatım Matmazel Caroline seni korumak istemiş deyince Matmazel Caroline tabi ki hayaletlerden korumak için Jack Bey der.

Jack ile konuşan Elisabeth Jack’e ne garip bir şeyler hissediyorum ama ne olduğunu anlamıyorum ve Matmazel Caroline bir şeyler çeviriyor ama ne olduğunu kestiremiyorum hele anlattığı o ilginç hikâye deyince Jack Elisabeth sence amacı ne olabilir diye sorar.  Elisabeth bilmiyorum belki önsezi belki de yorulmuşumdur ama şu muhakkak ki amcamın şatoyu elden çıkarmanın sebeplerinden biride bu eski hikâye olabilir der. Bunun üzerine Jack Elisabeth’e sanmıyorum amcan bu tarz hikâyeleri ciddiye alacak mizaçta biri değildi der.  Daha sonra şatonun bahçesinde oturan Elisabeth bu garip duruma alışmalıyım derken birdenbire gelen ses yüzünden paniğe kapılan Elisabeth bu neydi diye sorar. Jack korkma yalnızca rüzgâr diye cevap verir. Daha sonra Jack Elisabeth’e sinirlerin harap olmuş senin der. Bunun üzerine Elisabeth Matmazel Carolina’nın anlattığı hayalet hikâyesi epey sinirimi bozdu der. Jack Eliabeth’e bu hayalet hikâyesi mevzusunu ciddiye alma der. Bu arada kimliği belirsiz adam Matmazel Caroline’nin odasında Matmazel Caroline’ye bu madde Elisabeth’in akli dengesini bozacak kendisi gerçeklikle hayali ayırt edemeyecek der. Bunun üzerine Matmazel Caroline ya işe yaramazsa deyince kimliği belirsiz şahıs Matmazel Caroline’ni sertçe tutup sarsarak planlarımı sorgulama der. Bunun üzerine Matmazel Caroline kimliği belirsiz şahsa planlarından şüphe duymayacağım dedikten sonra kimliği belirsiz şahıs ile yiyişmeye başlar.

Gece olduğunda Elisabeth yatağında kitap okumaya başlar ama bir süre sonra bu işlemi yarıda bırakır ve yatakta tedirgin bir şekilde bekler. Bir süre sonra Elisabeth yatakta anadan üryan ama sanki bilinçsiz gibi yatarken nişanlısı Jack eski püskü kıyafetlerle gelip Elisabeth ile yiyişmeye başlar ama daha sonra bunun şatoda dolanan gizemli adamın Elisabeth’e gizlice verdiği halüsinasyon sağlayan madde sayesinde olduğunu öğreniriz. Bu arada Elisabeth’in odasından gelen seslere uyanan Blanche Gerard’ı uyandırıp Elisabeth’in odasın bir takım garip sesler duyduğunu söyler. Bunun üzerine Gerard Blanche’a hayalet hikâyesine bayağı kaptırdın deyince Blanche ama gerçekten duydum der ama Gerard bir şey yapmamayı tercih eder. Sabah olduğunda Elisabeth bahçıvan Andree ile konuşur. Jeanette hakkında konuşur. Andree Jeannete ile konuşmaya çalıştığını ama sonuç alamadığını ayrıca köpek bile bağlanmayacak yerde tutulmasına üzüldüğünü belirtir.  Bunun üzerine Elisabeth Andree’ye eğer Jeanette’yi ziyaret etmem kendisini mutlu edecekse uğrarım ama kimseye söyleme deyince Andree söylemem Elisabeth Hanım der.

Bahçeye doğru giden Elisabeth sandalyeye oturmuş Jack’in yanına gider. Elisabeth Jack’e Bay Shinton’a ne olduğunu biliyor musun diye sorar. Bunun üzerine niye Bay Shinton’a niye bir şey olduğunu düşünüyorsun iş için gideceğini söylemişti der. Elisabeth ama Bay Shinton hoşça kal demeden gitti çok garibime geldi der. Bunun üzerine Jack Elisabeth’e adamın işi vardı gitti bunda garip bir şey yok ki der.  Elisabeth Jack’e her şey çok karmakarışık derken postacı gelir ve Elisabeth’e bir telgraf verir. Telgrafı okuyan Elisabeth Bay Shinton’ın erken ayrıldığı özür dilediğini okur ve daha sonra Elisabeth en azından hususi olarak söyleyebilirdi der. Jack Elisabeth’e en azından Bay Shinton’n başına bir şey gelmemiş zaten en küçük bir olayda en kötüsünü düşünürsen hayatını cehenneme çevirirsin der. Bunun üzerine Elisabeth hadi o zaman yemeğe gidelim der.

Lokantaya gelen Jack ve Elisabeth masalarına oturduktan sonra Elisabeth Bay Shinton hakkında şüpheleri olduğunu açıklayınca Jack Elisabeth’e Bay Shinton sana şato hakkında bazı evraklar yollayacaktı ama doğal olarak telgrafla yollamayacaktı der. Daha sonra garson yemek ve içki servisi yaptıktan sonra Elisabeth Jack’e Bay Shinton’ın yollayacağı evrakların ne hakkında olduğunu sorar. Jack Elisabeth’e şato hakkında bazı evraklardı ama doğal olarak bunlar telgraf yoluyla gönderilmeyecek kadar önemli der. Bunun üzerine Elisabeth acaba evraklar ne hakkında sorunca Jack keşke bilseydim tek bildiğim Bay Shinton evrakları senin görmen gerektiğini söyledi der. Bunun üzerine Elisabeth belki amcamın şatoyu satmak gibi bir niyeti olmadığını anlayabilirdik der. Bu arada yan masada oturan adam konuşulanları dinledikten sonra kimseye fark ettirmeden lokantadan çıkar.

Mahzene inen Matmazel Caroline gizli bir geçitten kimliği belirsiz şahısın saklandığı yere girer. Kimliği belirsiz şahıs şatonun içinde büyük bir miktar uranyum olduğunu yerini keşfettiğini söyler. Matmazel Caroline misafirler ne olacak diye sorunca kimliği belirsiz şahıs onlardan mümkün olduğu kadar çabuk kurtulmalıyız bağlantıda olduğum kişiler işleri çabucak halledersek hayal edemeyeceğimiz yüksek miktarda paraya kavuşacağız der. Bunun üzerine Matmazel Caroline her şeyi halledeceğiz deyip gider. Daha sonra lokantadan dönen Jack ve Elisabeth Elisabeth’in gördüğü kâbuslar hakkında konuşurlar. Jack eğer rahatsız olursan Blanche senin odanda yatsın deyince Elisabeth Blanche’ı rahatsız etmeyelim ayrıca kendi başıma idare edebilirim der. Daha sonra Jack ile öpüşen Elisabeth transa geçmiş gibi Jack’in yanından ayrılıp odasına girer. Daha sonra Elisabeth’in garip davranışlarının sebebinin kimliği belirsiz şahsın verdiği zihin bulandıran ilaç olduğunu anlarız. Aldığı ilacın etkisiyle Elisabeth Jack ile deliler gibi yiyiştiğini sanır.

Ertesi gün Elisabeth ve Cinzia muhabbet ederken Elisabeth Cinzia’ya şatoda çok fazla kalmak istemediğini belirtir. Lafa karışan Matmazel Caroline Elisabeth Hanım ile aynı fikirdeyim geceleri sanki geçmişten gelen varlıklar cirit atıyorlar sanki der. Bunun üzerine Cinzia Matmazel Caroline’ye bu tür eski mekânlarda böyle rivayetlerin olduğunu duymuştum der. Bunun üzerine Elisabeth belki bir alıcı çıkar. Cinzia belki benimle konuşan beyefendinin şato hakkında vardır deyince lafa karışan Elisabeth adamın adını hatırlamaya çalışır. Matmazel Caroline adamın adının Paul Reynaud olduğunu söyler.  Bu arada başka bir odada Gerard ve Jack konuşurlar. Gerard Jack’e bu şatoda bir şeylerin döndüğünü kabul etmelisin der. Bunun üzerine Jack evet ama ne deyince Gerard Jack’e senin yerinde olsam harekete geçerim der. Bunun üzerine Jack o zaman köşeye sıkıştığımız anlaşılabilir zaten buraya geldiğimizden beri Elisabeth’e şatoyu satması konusunda gizliden gizliye baskı yapılıyor der. Bunun üzerine Gerard Elisabeth yaşadığı stres yüzünden huzursuz neden onu alıp gitmiyorsun deyince Jack yapamam kocası değilim der.

Bahçeye çıkan Jack uşak Eduard ile karşılaşır. Uşak Eduard Jack’e uyku mu tutmadı Jack Bey diye sorar. Jack evet babamın bir lafı vardı uykuyu getirmenin en iyi yolu uzun bir yürüyüştür der. Bunun üzerine uşak Eduard akıllıca bir öğüt Jack Bey güzel yürüyüşler der ve Jack’in yanından ayrılır. Kâhya Andree’in yanına giden nasıl gidiyor diye sorar. Kâhya Andree nasıl olsun beyim işim hiç bitmiyor ayrıca şu köpek rahatsız edici olmaya başladı hiçbir şey yememeye başladı der. Jack bende fark ettim sürekli havlayıp duruyor der.  Kâhya Andree mozolenin orada takılıyor hayvanlar konuşabilseydi anlatacak çok ilginç hikâyeler anlatabilirdi der.  Daha sonra köpek kalkar ve gider. Bunun üzerine kâhya Andree Jack’e işte yine şapel kapısına gitti deyince Jack bunun bir nedeni olması gerek der. Elisabeth konyaklı sütünü içerken aniden gelen ses sayesinde korkar ve elindeki fincanı düşürür. Daha sonra uykusu gelmeyen Elisabeth kitapları karıştırırken kimliği belirsiz şahıs Elisabeth’i etkisiz hale getirir. Daha sonra kimliği belirsiz şahıs Eiisatbeth’i kucaklayarak dehlize indirir ve gizli bir bölmeye sokar. Gizli bölmede iki tane cübbeli adamla beraber Elisabeth’i bağlarlar. Daha sonra Matmazel Caroline gizli bölmeye iner ve cübbeli adamlara el işaretiyle Elisabeth’i kamçılamalarını emreder. Cübbeli adam bir süre Elisabeth’i hunharca kamçılar Matmazel  Caroline bir süre sadist bir zevkle Elisabeth’in kamçılanmasını seyrettikten sonra el işaretiyle kafi derecede kamçılandığı belirtir. Daha sonra cübbeli adamlar kor ateşte kızdırdıkları demirleri Elisabeth’e sokarlarken Elisabeth çığlıklar atmaya başlar ve korku içinde yataktan kalkar. Daha sonra Elisabeth’in odasına orta çağ kıyafetli çürümüş deriye sahip şahsı görür ve bayılır.

Ertesi gün Jack bu meseleyi daha ne kadar abartacaksın deyince Elisabeth Jack’e yalvarırım konuyu kapat burada yaşamaya katlanamam der. Daha sonra salona gelen Matmazel Caroline beni çağırmışsınız Elisabeth Hanım deyince Elisabeth seni Mösyö Reynaud’u çağırmanı onunla şu satış olayını konuşmak istiyorum der. Matmazel Caroline pekâlâ Elisabeth Hanım ben Eduard’ı çağırayım dedikten sonra Eduard’ın odasının zilini çalar. Salona gelen Eduard arzunuz nedir diye diye sorunca Matmazel Caroline Mösyö Reynaud’a gider misin onunla mühim bir konu hakkında konuşacağız der.  Eduard tam giderken Matmazel Caroline bir saniye Eduard kasabaya da uğrar mısın erzak alınması gerek der. Eduard gidince Mösyö Reynaud bu saatlerde hep evinde olur. Daha sonra Jack Elisabeth’e benim gazeteye telgraf çekmem gerekiyor kasabaya gitmem gerek der ve şatodan çıkar. Şatonun bahçesinde bahçıvan Andree ile laflar. Bahçıvan Andree Jack’e bahçede hayalet gibi bir şeyin doladığını söyler ama Jack denilenlere gülüp geçer. Jeanette’in odasına giren Elisabeth Jeanette’ye buradaki gizem beni yiyip bitiriyor korkunç kâbuslar ile başa çıkacak takastım kalmadı her şey Matmazel Caroline’nin anlattığı korkunç hayalet hikâyesiyle başladı der. Bunun üzerine Jeanette bir kâğıda güvende değilsin seni öldürmek istiyorlar yazar. Yazılanları gören Elisabeth Jeannete’ye uyardığın için teşekkür ederim der ama konuşmalarının Matmazel Caroline tarafından gizlice dinlendiğinin farkına varmaz.

Jack ve Andree kasabada bulunan lokantaya gelirler ve lokantada sürekli Jack ve Elisabeth’i gözetleyen adam tarafından göz hapsine alınır. Jack ve Andree’in masasına gelen lokanta sahibi Joseph Andree’ye uzun zamandır gelmiyorsun özletin kendini der. Bunun üzerine Andree Joseph’e yol uzun bende çok yaşlandım deyince Joseph Andree’ye öyle deme bizi cebimizden çıkartırsın der. Jack Joseph’e Mösyö Reynaud’u tanır mısın diye sorar. Joseph Mösyö Reynaud ‘un etliye sütlüye karışmadığını ama fazlasıyla ketum biri olduğunu belirtir. Daha sonra Joseph’in çırağı gelip erzakları şatoya götüreceğim deyince götür der. Daha sonra Joseph Eduard’ın uzun süredir kasabaya uğramıyor iyi mi acaba diye sorar. Joseph’in konuşması nedeniyle meraklanan Jack Joseph’e Eduard’a ne olmuştu diye sorar. Joseph haftalar önce bir kaza geçirmişti kanca elini boydan boya deşmişti kanamayı durduramayınca doktora götürdük o gün bugündür görmüyorum görürseniz selamlarımı illetin der.  Bunun üzerine Jack Joseph’e doktorun adresini verir misin deyince Joseph yolun sonunda tabela var oradan bulursun der. Jack Andree’ye benimle mi gelirsin yoksa kendin mi gidersin diye sorunca Andree ben yürüyerek giderim diye cevap verir. Bunun üzerine sürekli Jack’i göz hapsine alan adam Jack gidince şatoda gezinen kimliği belirsiz şahsı arar ve kimliği belirsiz şahıs adama Jack’in icabına bak emri verilir.

Doktorun yazıhanesine giden Jack doktora Eduard hakkında soru sorar. Doktor Eduard’ın mühim bir durumu yoktu eli kesilmişti bizde eli dikip bandajladık ama dikişlerini şimdiye kadar aldırması gerekiyordu der. Bunun üzerine Jack Doktorun elini sıkıp teşekkür ederim diyerek doktorun yazıhanesinden çıkar. Şatoya doğru yola çıkan Jack’in aracı Jack ve diğerlerini lokantada göz hapsine alan adam tarafından engellenir.  Adam Jack’e benimle şayet bir aptallık etmesen bir şey olmaz der. Jack adama araba kapısıyla vurduktan sonra adamın elindeki tabancayı atar. Daha sonra Jack adamla bir süre yumruklaşır ve bir süre sonra adamı etkisiz hale getirir. Bu arada kimliği belirsiz şahıs Jeanette’nin ağzını kapar ve tekerli sandalyesini itip balkona çıkarttıktan sonra balkondan atar. Jack şatonun önünde Paul Reynaud’un arabasının önünü keser. Arabadan çıkan Paul Reynaud Jack’e hayırdır diye sorar. Jack Paul Reynaud’a size bugün satış işlemi olmayacak Elisabeth bu öğlen şiddetli bir migren krizi geçirdi der. Bunun üzerine Paul üzüldüm durumu iyi mi diye sorar. Jack Paul’a sabaha kadar dinlenirse hiçbir şeyi kalmaz der. Paul Jack’e Elisabeth hanıma selamlarımı iletirseniz sevinirim dedikten sonra gider.

Mozole etrafında bulunan köpeğe sahibinin nerede diye soran Jack köpekle beraber mozole içine girer. Köpek Bay Baljon’un mezarının önünde garip hareketler sergileyince Jack mezar duvarını kırmaya başlar ve duvar kırılınca Eduard’ın çürümüş cesedi çıkar.  Daha sonra gizli laboratuvara giren Jack bir sürü deney malzemesi, kıyafet ve lateks maskeler görür. Gördüklerini incelemeye başlayan Jack arkasını döndüğünde Cinzia ile karşılaşır. Cinzia Jack’e gizli polis olduğunu şatonun altında uranyum yatağı olduğunu söyledikten sonra Jack’e yukarı çık benim bir takım evrakları bulmaya çalışacağım der. Yukarı çıkan Jack Eduard ile karşılaşır Jack Eduard’a elin nasıl deyince Eduard iyi cevabını verir. Eduard’ın elini kontrol eden Jack elin tertemiz olduğunu anlayınca sen sahtekârsın der. Bunun üzerine sahte Eduard Jack’e saldırır ve ikili arasında yumruklar ve kılıçlar konuştuktan sonra Jack sahte Eduard’ı etkisiz hale getirir. Sesleri duyan Gerard, Blanche, Elisabeth ve Matmazel Caroline salona gelir. Daha sonra Cinzia salona gelir ve sahte Eduard’ın uluslararası bir suçlu olan Stephane Barkos olduğunu şatoda fark edilmeden operasyonlarını sürdürmesinin sebebinin Matmazel Caroline’nin işbirliği sayesinde olduğunu belirtikten sonra Bay Shinton’ın cesedinin şatoya yakı bir su birikintisinde bulunduğu söyler. Bu arada tam Stephane saldıracakken köpek gelip Stephane’ın üzerine atlar ve Stephane’ın ölmesine sebep olur.  Daha sonra Barkos’un Eduard maskesini kaldıran Jack Barkos’un aslında Paul Reynaud olduğunu öğrenir. Ertesi gün Elisabeth Jack şatoda tek başına ne yapacağına karar veremeyeceğini açıklayınca Jack tek başına olmayacaksın der. ve film biter.







26 Eylül 2016 Pazartesi

Il Sofà

Filmimiz genç bir kadının Paris sokaklarında dolaştıktan sonra bir kafede oturup kahvesini içmesiyle başlar. Yaşlı şişman ihtiyar bir adam arabasıyla kafenin önünde durur ve genç kadını arabasına bindirmek ister. İlk başlarda genç kadın adamın teklifini kabul etmez ama adam ısrarını sürdürünce genç kadın arabaya binmek zorunda kalır. Genç kadın ve çirkin adam arka sokaklarda bulunan pespaye bir otele girerler. Otel kâtibesi ihtiyar çirkin adama odanın anahtarını verir ve daha sonra çirkin adam otel kâtibesine odanın parasını verir.  Odaya giren çirkin adam genç kadına adın ne diye sorar.  Genç kadın cevap vermeyince şişman ihtiyar adam konuşmayan kadınları severim diyerek kahkaha atıp soyunmaya başlar. Genç kadın soyunmaya başlayınca çirkin ihtiyar ağzının suları akarak genç kadına yamacıma gel der. Genç kadın tek bir kelime etmeden kel ihtiyarın uzandığı yatağa gelir. İhtiyar kel zevkle genç kadını okşarken genç kadından ne bir ses ne de bir tepki gelir. İhtiyar kel genç kadının üstüne çıkıp yerken genç kadın babasının ölümüyle ilgili sözleri düşünüp ihtiyarı üstünden atar.  Genç kadının verdiği tepkiye şaşıran ihtiyar kel neyin var deli misin der. Genç kadın zihninde sen öldürdün sesleri duyar ve kel ihtiyara odadaki eşyaları fırlatmaya başlar. Kel ihtiyar genç kadına ruh hastası kendine gel der ve genç kadın eliyle aynayı parçalar. Daha sonra kesilen eline bakan genç kadın bayılır ve kel ihtiyar otelden çıkar.

Takım elbiseli bir adam malikâne dış kapısında kâhyaya kontes ile konuşmam lazım der. Kâhya kontes kimseyle görüşmek istemiyor seni göremez deyince kontesle konuşmak isteyen adam kahyaya bekle sana kartımı veriyim der. Karta bakan kahya adamın Mario Marcello adlı bir moda fotoğrafçısı olduğunu öğrenir. Daha sonra kâhya Mario’ya sen bana yakışıklı mı dedin der. Mario kâhyaya bayağı eşcinsele benziyorsun der. Sinirlenen kâhya Mario’ya beni öfkelendirmeden voltanı al der. Bunun üzerine Mario bahçe duvarına tırmanır ama kâhyaya yakalanır. Durumu kâhyaya izah etmeye çalışan Mario kâhyanın tüfek doğrultturması sonucu duvardan iner. Bu arada otuzunun ortalarında sarışın bir kadın yorgan altında yatan Camilia adlı kadına kocan öldüğünden bunalımdasın diyerek Camilia’ın yorganını çekince Camilia’ın Paris’te bulunan salaş otelde kel ihtiyarla yatan kadın olduğunu anlarız. Sarışın kadın Camilla’yı kendine gelmesi için banyoya sokar daha sonra banyo faslı bittikten sonra sarışın kadın Camilla’yı yavaş ve yumuşak bir şekilde kurutur.

Sarışın kadın arabasına binerken Mario hızlıca arabaya sizinle konuşmam gerek kontes diyerek arabaya biner. Mario’un arkasından gelen kâhya Mario’ya tüfek doğrultup in arabadan serseri diye bağırır. Bunun üzerine sarışın kadın kâhyaya beyefendiyi ben dışarı çıkaracağım sen kapıyı aç der. Kâhya karşı çıkınca benle münakaşaya girme der ve kâhya sarışın kadının emrini yerine getirir.  Sarışın kadının sürdüğü araba ile yola çıkan Mario sarışın kadına malikânede düzenlenen geleneksel moda defilesi hakkında soru sorar. Sarışın kadın cevap vermeye yanaşmayınca Mario sarışın kadına suskunluğunuz nedeni maddi mi yoksa manevi nedenlerden mi diye sorunca sarışın kadın ben Kontes Pazzanti değilim der.  Bunun üzerine Mario hayal kırıklığı içerisinde avuçlarına kapar. Daha sonra sarışın kadın başka bir evde Mario ile ateşli bir şekilde sevişirler. Sevişme bitince Mario adının Mimi olduğunu öğrendiğimiz sarışın kadına bu çok ani olmadı mı diye sorar. Mimi Mario’ya yalnızca bazı hususları öğrenmek istedim der. bunun üzerine Mario ne öğrendin diye sorunca Mimi erkeklerin anlaşılmaz bir yapıda olduklarını öğrendim diye cevapladıktan sonra kalkar ve telefon açar. Mario ne yapıyorsun diye sorunca kontesle randevu istemiyordun dedikten sonra telefonun meşgul olduğunu söyler. Yatağa geri dönen Mimi Mario’ya alternatif tedavilere inanırım şaka bir yana Camilia ile tanışmanı istiyorum ona neler yapacağını merak ediyorum der. Daha sonra Mimi aşırı uğraşlardan sonra Mario için arkadaşı Kontes Camilia Pazanti’den randevu koparır.

Ertesi gün Mario malikânenin bahçesinde Kontes Pazanti ile buluşur. Mario kontese İngiliz moda tarzının İtalyan moda tarzıyla uyuştuğunu belirtir. Konuşmasına devam Mario büyük dedesinin on dokuzuncu yüzyılda dönemin en iyi ressam ve heykeltıraşıydı arkadaşı Corgano ile bir Rus asilzade için düelloya tutuşmuşlardı ama daha sonra Rus asilzadesinin güney Torino genelevinde çalışan bir hayat kadını olduğunu anlaşılınca Corgano ile büyük dedem tekrar arkadaş oldu der. Bunun üzerine Kontes Camilia Mario’ya tarih konusunda epey bilgilisiniz Bay Marcello deyince Mario övünmek gibi olmasın ailem sayesinde tarih ile alakalı bir birey oldum der. Kontes Camilia Mario’ya sizi akşam yemeğine davet ediyorum menüde portakallı ördek olacak ayrıca kahveyi yalnız başına içmekten haz duymam bu arada Corgano haçlı seferleri esnasında ölmüştü der. Akşam olduğunda malikânenin salonunda içki içen Mario duvarda asılı olan kadın tablosuna kadeh kaldırıp şerefinize leydim der. Salona gelen Kontes Camilia büyükanneme iltifat etiğiniz teşekkür ederim der. Daha sonra Mario ile yemek sofrasına oturan Kontes Camilia yemek menüsünü size haber vermeden değiştirdiğim için özür dilerim der. Mario istiridyeyi yemekte zorlanınca Kontes Camilia Mario’ya istiridyeyi eline al bazıları üstüne limon sıkmayı yeğler ama ben sıkmam tek bir seferde ağzına alma yavaşça ağzına al aroması ağzına dağılsın der.  Bu arada Mario şehvetli bir şekilde istiridye yemesini hayran gözlerle seyreder.

Gece gezmesi için hazırlanan Mimi ayakkabılarını ararken yerde bir gazete kupürü bulur. Gazete kupüründe Helena Kochaeli adlı bir kadının babasının ölümünün çözülmediği yazar.  Daha sonra diskoteğe giden Mimi dans pistinde kurtlarını döktükten sonra diskoteğin tuvaletinde bir adamla sevişmeye başlar. Sevişme esnasında Mimi adamı itince adam Mimi’ye ne yaptığını sanıyorsun deyince Mimi seninle uğraşamam telefon etmeliyim diyerek tuvaletten çıkar. Malikâneyi arayan Mimi hizmetçiye Kontes ile konuşmak istediğini belirtir ama hizmetçi Kontesin müsait olmadığını Bay Marcello’yu malikânede gezdirdiğini söyler. Ertesi gün Camilia ile konuşan Mimi Mario’da Antonio Kochaelli ilgili gazete kupürünün bence bu Mario fotoğrafçı falan değil Antonio’un tutuğu özel bir hafiye der. Bunun üzerine Camilia Antonio zavallı babamı kandırıp tüm malvarlığına el koymuştu  ama intikam arzumun ateşlediği hırsla eskiden sahip olduğum her şeye tekrar sahip oldum Mario ile kendi yöntemlerimle ilgileneceğim der. bu arada Mario Helena ile telefonda konuşup Camilia hakkında bir şey bulamadığını belirtir.

Ertesi gün ormanda Mario ile atla gezinen Camilia daha sonra Mario ile sevişir. Bu arada Mimi beraberinde getirdiği adamla beraber malikânede bulunan odalara gizli kamera yerleştirir. Akşam olduğunda Camilla’yı arayan Mimi yanında getirdiği adamın yatakta bir işe yaramadığına ama teknik işlerde biçilmiş bir kaftan olduğunu söyler. Daha sonra Mario fotoğraf çekimi getirdiği modeller ile fotoğraf çekimi yapar ama Mario modellere kaba bir şekilde direktiflerde bulunur. Çekim bittikten sonra Katia ve Jessica adlı iki model Mario’un kaba tavırlarından bıktıklarına belirtikten sonra lezbiyen ilişkiye girerler ama Camilia’ın onları odaya yerleştirilmiş gizli kamera aracıyla seyrettiğini fark etmezler. İki kadın birbirleriyle sevişirken Camilla iki kadını seyrederek kendisini tatmin eder.

Ertesi sabah Jessica Katia’ya işe koyulmasını söyler.  Katia Jessica’ya bu dürbünler ne için diye sorunca iki güvercini izlemek için diye cevap verir.  jessica dürbünle sabah koşusu yapan Camilia ve Mario’yu izler. Bir süre koşan Mario Camilia’yı göremez ve nereye gitti diye bakınırken Camilia’ya denizden anadan üryan biçimde çıkar ve Mario’ya büyükannem böyle şakaların ilişkiyi güçlendirir deyince Mario ama buna eşek şakası denir der. Bunun üzerine Mario’un yanına gelen Camilia Mario’ya oral seks uygular. Daha sonra Katia Camilla’nın hizmetçisiyle konuşur. Hizmetçi Katia’ya bir şey bilmediğini söylerken Katia çekmeceden bir kâğıt alır. Kâğıtta yazılanları okuyan Katia kâğıtta kalp krizi geçirmeye yarayan bir ilacın varlığını öğrenir. Katia hizmetçiye Kontes Camilla’nın ilaçlarını nerede sakladığını sorar. Hizmetçi önce Katia’ya cevap vermek istemez ve bunun üzerine Katia merak etme bir şey olmayacak deyince hizmetçi Kontes Camilla’nın ilaçlarını odasında sakladığını söyler. Bu arada Jessica ise kâhyaya Camilia’ın kocasının ölümüyle ilgili sorular sormaya başlar. Kâhya Kont Kochelli öldüğü esnada her şeyin Arapsaçına döndüğünü kızı neredeyse aklını yitirdiğini söyler. Bunun üzerine Jessica peki karısı ne tepki gösterdi diye sorunca kâhya başkalarının hayatına salça olan meraklılarından hoşlanmam der. Jessica kâhyaya nelerden diye sorunca kâhya ve Jessica garajda sert bir sevişme yaşarlar. Daha sonra Camilia’ın odasına girip çekmeceleri karıştıran Katia Camilia tarafından yakalanır. Katia Camillia’ya başım ağrıyor bende ağrı kesici hap arıyordum der. Bunun üzerine Camilia Katia’ya baş ağrısı yalnızlık kadar rahatsız edicidir özellikle tam zevk alırken seviştiğin kişinin ölmesi zevki ziyadesiyle bozar dedikten sonra Katia ile yiyişirler.  Malikânede bulunan odaların birinde Jessica ve Katia Camilia’ın suçlu olduğuna dair somut kanıtlar ve şahitler bulduklarını belirtirler. Mario kesin üslup ile Katia ve Jessica’ın dediklerini onaylamaz ve bu arada Camilia onları gizli kamerayla gizlice izler.

Ertesi gün Mario Camilia ’ya çekimlerin bittiğini Milano’da bulunan bir defileye gideceğini söyler. Bunun üzerine Camilia Mario’ya gitmeden yöredeki bağların mahsulü olan şarabı tatmasını söyler. Şarabı içen Mario içen daha sonra kendisini bir zindanda Katia ve Jessica ile beraber bağlanmış çıplak bir şekilde bulur. Daha sonra Mario’un yanına birtakım maskeli kişiler gelir ve pembe peruklu bir kadın Mario ile hunharca sevişmeye başlar. Daha sonra maskeli kişiler Jessica ve Katia ile sevişmeye başlarlar.  Grup seks sonlanınca maskeli şahısların Camilia, Mimi ve malikâne çalışanları olduğunu öğreniriz. Camilia kocasının seks düşkünü bir adam  olduğu ve kalp krizi geçirmesine neden olan ilacı cinsel gücü artırıcı olarak kullandığını söyler ve film biter.


1 Eylül 2016 Perşembe

Rage Of Ninja

Filmimiz birbirleriyle dövüşen sarı kıyafetli ninja ile pembe kıyafetli ninja ile başlar. Adının Steve olduğunu öğrendiğimiz sarı kıyafetli ninja John isimli pembe ninjaya yaşamak istiyorsan kılavuzu ver der. Bunun üzerine John kılavuz yalnızca efendimize ait der. Steve John’a sadakatin manasız deyince John Steve’e yenilmezliği öğrenmenin yolu yalnızca efendinin öğreteceği yollardan geçer der.  Bunun üzerine Steve hadi oradan yenilmezliğin yolu efendi denilen adamın martavallarından geçmiyor kılavuzdan geçiyor der. John Steve’e şansını zorluyorsun deyince Steve ölmeye hazırlan der. İki ninja dövüş sanatları kılıç kullanmadaki marifetleri birbirleri üzerinde denerler. Daha sonra Steve makineli tüfekle John’a saldırır. John üzerine gelen kurşunlardan takla atarak kurtulur ve güvenli bir yere gelince tabancasını çıkarır ve Steve’ın üzerine sıkar. Bir iki el ateş eden John’un kurşunu bitince Steve John’un üzerine makineli tüfekle kurşun yağdırır ama bunun John’un gördüğü bir kâbus olduğunu öğreniriz. Daha sonra Blackwood sigorta şirketini arayan John Arthur ile konuşmak ister ama sekreter Arthur’un toplantıda olduğunu söyleyince telefonu kapatır ve sevgilisinin resminin bulunduğu çerçeveye bakar.

Ertesi gün yönetim kurulu ile toplantı yapan John şirket kasasından para eksildiğini belirtir. John toplantıyı sona erdirmeden önce çalışanlarından Dick’e bu işi bir an önce halletmeni istiyorum der. Akşam olduğunda evine dönen Dick karısının başka bir erkekle zina yaptığını görür ve karısının zina yaptığı adama saldırır. Zinacı adam Dick’e puf atar ama puf Dick’in karısına isabet eder. Zinacı dışarı çıkar ama Dick tarafından yakalanır ve boğuşurlar. Boğuşma esnasında zinacı adam kafasını duvara çarpmak suretiyle pekmezini akıtınca Dick çareyi kaçmakta bulur.  Daha sonra Steve’in yanına çıkan zinacı adam Steve tarafından azar işitir. Steve zinacı adama sana kılavuzu al demiştim sen tuttun karı kızla oynaştın planlarımı tehlikeye attın işine son veriyorum der. Bunun üzerine zinacı adam patronu Steve’den bir şans daha ister ama Steve şansın bitti dedikten sonra içtiği meşrubatı zinacı adamın suratına boca ettikten sona gırtlağını sıkarak öldürür. Daha sonra Steve sağ kolu Bill’den cesetten kurtulmasını ister.

Bir villanın önünde duran ince bıyıklı adam ninja kıyafetlerini giydikten sonra villaya sızar. Villanın içinde gezinmeye başlar ve bir dolabı açar ama dolabın açılmasıyla alarm devreye girer. Alarm sesine uyanan karı koca yataklarından kalkıp acele bir şekilde aşağı inerler. Hırsız Ninja yı gören adam Ninja ya saldırır ama hırsız ninja adamı evire çevire döver ve yere yıkar. Bu arada panik halinde polisi arayan kadın hırsız ninja tarafından dövülerek engellenir. Ev sahibelerini etkisiz hale getiren hırsız dolapta bulunan bond çantaları alır gider ama maskesi ev sahibesi bilincini yitirmeden önce maskesini indirmeye başarır.  Ertesi gün adının Jack olduğunu öğrendiğimiz hırsız ninja bond çantaları patronu Steve’e verir.  Steve çantadaki mücevherle bakıp bunlar harika eline sağlık dedikten sonra mücevherlerden birini Jack’e verip iyi iş yaptın tatile çık der. Daha sonra sağ kolu Bill’e bir fotoğraf verir. Steve Bill’e fotoğraftaki şahsın isminin Henry olduğunu ve kara borsa mücevher işinde bir numara olduğunu Unicorn isimli şahısla buluşmadan icabına bakılmasını söyler.

Genç bir kadın kapı çalınmasıyla hızlıca bahçe kapısına doğru gider. Kapıyı çalan Komiser Chen’dir Komiser Chen genç kadına Bayan Yung etrafta bir katil serbest geziyor kapınızı kilitleyin diye uyardıktan sonra gider. Daha sonra Bayan Yung ev ve bahçe kapısını kilitler ama Dick bahçede saklanıp Bayan Yung’u gözetler. Bu arada evin içinde tedirgin bir şekilde gezen Bayan Yung yukarı katta çıkar ve soyunup banyo yapar. Eve giren Dick mutfağa girip kendisine yemek hazırlarken Bayan Yung odasında bedenine losyon ve kremleri sürer. Yatmaya hazırlanan Bayan Yung aşağıdan gelen sesi duyunca hızlıca geceliğini üstüne geçirip aşağı katta iner ve mutfakta kırılmış bir şişe görür ve mutfak penceresini sıkıca kapatır. Salona geçen Bayan Yung telefonla polisi ararken Dick hızlı bir şekilde Bayan Yung’un elinden telefonu alıp kablosunu parçalar. Bayan Yung korku içinde Dick’e kim olduğunu sorar. Dick adım seni ilgilendirmez dediklerimi yaparsan canın yanmaz senden başka bir var mı diye sorar. Bayan Yung hizmetçi var ama o da izne ayrıldı der. Daha sonra Dick’e tuvalete gideceğim diyerek yukarı çıkan Bayan Yung odasındaki telefonla polisi arayacakken Dick tarafından yakalanır ve Dick Bayan Yung’a iki tokat attıktan sonra ellerini kollarını bağlayıp odadan çıkar.

Ertesi gün John elinde çantayla gezen Unicorn’u takip etmeye başlar. Boş bir parka giren Unicorn Bill’in yanına oturur ve bir süre sonra Bill Unicorn’un boynunu kırıp öldürür. Olayı gören John tam Bill’e doğru koşarken Bill tabancasını çıkarıp Bill’e peş peşe ateş etmeye başlar. Bunun üzerine siper alan John Bill’in ateşine karşılık verince Bill otomatik tüfek ile ateş etmeye karar verir. Bill John’u vuramayınca hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Bu arada Dick bağladığı Bayan Yung’u çözer ve son zamanlarda kendinde olmadığını söyleyerek özür diler. Daha sonra Dick Bayan Yung’a kahvaltı hazır diyerek yataktan kaldırmak isteyince Bayan Yung sert bir dille bana dokunma der.  Patronu Steve’ın yanına giden Bill John hakkında malumat vermeye başlar. Bill John’un özel dedektiflik yapmış Amerika’da doğduğunu eğitimini Hong Kong’ta almış evlenip boşanmış ama ne garip ki hayatının büyük bir kısmı muamma deyip John’un eski karısının resmini Steve’e verir ve fotoğraftaki kadının Bayan Yung olduğunu anlarız. Fotoğrafa bakan Steve Bill’e arkadaş hakkında yeterli malumata zaten sahibim der.

Ertesi gün Dick’e kahve sunan Bayan Yung kahveyi soğutmadan içmesini tembihler. Dick kahvesini içerken Bayan Yung Dick’e manalı bir bakış attıktan sonra yukarı çıkar. Steve telefonda adamı Bill’e John’un evine git kılavuzu ara şayet bulamazsan kılavuz eski karısı evinde olması lazım kılavuzu aldıktan sonra şahit bırakma der. Komiser Chen Cindy Yung’a Bayan Yung aldığımız duyumlara göre aranan firari bu bölgede görülmüş eğer firari suçluyu görürseniz bizi arayın der ve gider. Bu arada yolda yürüyen John alışverişten çıkmış kısa saçlı genç bir kadına çarpar. Kısa saçlı kadının poşetlerini düşüren John kısa saçlı kadının poşetlerini yerden kaldırır. Adı Sharon olan kısa saçlı kadın arabam yakında dedikten sonra John ile arabaya giderler.  Arabanın kapılarını açan John Paul’un  silahlı saldırısına uğrar. Ani bir hareketle Paul’u silahlı saldırısından kurtulur. Hızlı bir hareketle ara sokağa giren John Ninja kıyafetine bürünür ve Paul’da ninja kıyafetlerine büründükten sonra kılıç dövüşüne girerler. Bir süre iki ninja kılıçlarını konuşturup birbirleriyle dövüşürken Sharon John’u omzundan vurur ve John teleport olduktan sonra kısa saçlı kadın ve Bill olay yerinden ayrılır.

Dick içki içerken Cindy Dick’in elindeki bardağı alıp çok fazla içtin sarhoş olacaksın der.  Dick Cindy’e beni polise ihbar etmedin diye sorunca Cindy senin suçlu olduğunu sanmıyorum der.  Dick cinayet işledim der. Cindy Dick’e kimi öldürdün diye sorunca Dick sinirli bir şekilde seni ilgilendirmez diye bağırdıktan sonra yatar. Daha sonra bir ninja Cindy’in evine girer ve Dick’i öldürmeye kalkar. Dick ani bir hareketle ninjanın kılıcını savuşturur. ninja Dick ile dövüşmeye başlar ve kısa bir dövüşten sonra Ninja Dick’e yıldız fırlatarak kaçar ve Dick yastıkla ninja yıldızını bloke eder. Daha sonra bunun Dick’in gördüğü kâbus olduğunu anlarız ve Dick’in sayıklamalarına Cindy gelir ve Dick’i sakinleştirir. Daha sonra Cindy ve Dick çılgınlar gibi sevişir.

John kendi evinde kendisine pansuman yaptıktan sonra antrenman yapar sabah olduğunda genç bir kız Cindy’in kapısını çalar. Zil sesine uyanan Dick panik içinde Cindy’i kaldırıp kapıda birisi var der.  Bahçeye çıkan Cindy kim o diye seslenir. Genç kız Cindy’e benim kuzenin Jennifer kapıyı açsana der. Kapıyı açan Cindy Jennifer’ın soru bombardımanına uğrar. Jennifer Cindy’e niye kapıyı geç açtın diye sorar. Cindy kuzeni Jennifer’a niye arayıp haber vermiyorsun diye Jennifer aradım ama telefonun bir türlü düşmedi diye cevap verir. İki kuzen villanın içine girerken güven verici olmayan bir adam onları gizlice gözetler. Evin içine giren Jennifer Dick ile karşılaşır. Jennifer Cindy’e bakarak geç kalma nedenin anlaşılıyor der. Cindy Bay Wong telefon hatlarını kontrol etmek için gelmişti deyince Jennifer çıkartılmış telefon kablosunu gösterip öyle olsun der. Bunun üzerine Dick ben telefonu kontrol ettim şimdi tamir edeceğim diyerek yukarı çıkar.

Dick gidince Cindy kuzeni Jennifer’a Bay Wong kocamın arkadaşı olur. Jennifer ukala bir tavırla eski kocan demek istedin deyince Cindy sayende öğrendi der. Konuşmasına devam eden Jennifer arkadaşın hoş biri onunla arkadaşlık kursam alınmazsın değil mi diye sorunca Cindy pek hoşnut olmayan bir ses tonuyla olabilirsin der. Salona giren Dick telefonu tamir ettim deyince Jennifer Dick’e sarılıp dışarı çıkalım deyince şaşıran Dick Jennifer ile dışarı çıkar. Bu arada Cindy Jennifer ve Dick’e üzgün bir ifadeyle arkalarından bakar. Daha sonra bahçede Dick ve Jennifer badminton oynarken Cindy’de badmintona katılır.  Üçlü neşe içinde badminton oynarken bahçe duvarından atlayan ninjayı fark etmezler. Dick ve iki kadının yanına giden ninja Dick’e peş peşe iki ninja yıldızı fırlatır. Katil ninjanın saldırısından kıl payı kurtulan ninjayı kovalamaya başlar. Ninja kıyafetlerine bürünen Dick  ninjayı kıstırıp seni gönderdi diye sorar. Bunun üzerine ninja benden tek bir kelimi dahi alamayacaksın deyip tekme atar. Daha sonra Dick ve katil ninja ile dövüşe tutuşurlar. Dick’i yenemeyeceğini anlayan ninja duman bombası atıp kaçtıktan sonra Dick tekrardan Cindy ve Jennifer’ın yanına döner.

Gece olduğunda Jennifer hiçbir şey olmamış gibi Dick ile flörtleşmeye çalışır. Dick’in ilgisini çekemeyen Jennifer teybi çalıştırıp dans etmeye başlar. Bunun üzerine bozulan Cindy Dick ve Cindy’e bugün yaşadıklarımız beni ziyadesiyle yordu deyip odasına çıkar. Dick Cindy’in peşine düşer ama Jennifer Dick’in kolunu kavrar ve boş ver gitsin der. Jennifer asılma işini abartınca Dick bu kadar yeter diyerek Jennifer’ı iter. Kuzeni Cindy’in odasına giren Jennifer Cindy’i uyandırıp hesap sormaya başlar. Jennifer Cindy’e Dick aramı bozdun der. Bunun üzerine Cindy Jennifer’a senin için Dick ile zaman ayırdım deyince Jennifer Cindy’e ama aklı sende der. Cindy Jennifer’a eğer Dick ile ilişkim olursa ilk öğrenecek ilk kişi sen olursun der. Cindy ve Jennifer’ın konuşmalarına kulak misafiri olan Dick iki kadına fark ettirmeden bahçeye çıkar.    Bahçede hava almaya çalışan Dick Steve’ın adamı Jack tarafından saldırıya uğrar.  İki ölümüne kavga etmeye başlar ve polis sirenleri duyan iki adam kavgalarını bitirirler.

Uyanan Cindy bahçeye inince Dick aceleyle Cindy’i eve sokar. Dick üstünü değiştirirken odaya giren Cindy Dick’e niye başının dertte olduğunu söylemedin diye sorunca Dick nedenlerim vardı diye cevap verir. Bunun Cindy Dick’e niye teslim olmuyorsun diye sorunca Dick sert bir dille karışma der. Daha sonra Cindy’in üzüldüğünü gören Dick Cindy’e sarılır ve birdenbire ikili hislerine yenik düşer ve sevişmeye başlarlar. Bu arada uyanan Jennifer Dick ve Cindy’in yiyiştiğine tanık olur ve başka bir odaya gidip kendisini tatmin etmeye başlar. Ertesi sabah Steve adamı Bill’e beni hayal kırıklığına uğratın deyince Sharon patronu Steve’e bir ninja yıldızı verir.  Yıldıza bakan Steve lanet olsun der. Bunun üzerine Bill ne oldu patron diye sorar. O yıldız beni ölümümü isteyen birine ait lanet olsun üstün ninja olmamı engelleyecek tek kişi bir an önce o kılavuzu ele geçirmeliyim der. Sharon üstün ninja ne deyince Steve ben ve John aynı ninja imparatorluğu üyeleriydik aradığım kılavuz ise tüm kadim ninja teknikleri ve sırlarını içeriyor der.  Bunun üzerine Sharon merak etme patron zaten yaralı bir it gibi kaldı işini kolaylıkla bitirebiliriz deyip Bill ile beraber Steve’in yanından ayrılırlar.

John’un evini basan Sharon ve Bill John’un yatağını kurşun yağmuruna tutar ama John yatakta yoktur.  Bunun üzerine Bill Sharon’a sen burada ben dışarıyı kontrol edeyim der.  Sharon evin içini kontrol ederken John Sharon’a saldırır. Sharon beyaz ninja kostümüyle John’a geri saldırır ve ikili kılıç dövüşüne girişirler.  Uzun süre dövüşen Sharon dövüşün sonunda kılıcını kaybeder ve daha sonra John Sharon’ı öldürür. Daha sonra Bill ve John kılıçla birbirlerine girişirler. Uzun süren kılıç dövüşü sonrasında John ve Bill birbirlerine kılıçlarını fırlatır.  İki ninja kılıçlardan takla atarak kurtulur. Daha sonra Bill ve John birbirlerine sis bombası atarlar. Oluşan sis dumanı sonrası iki ninja tabanca çeker ve John hızlı davranıp Bill’i kurşunlayarak öldürür.

Akşam plaja giden Jennifer güven vermeyen üç kişiyle tanışır. Biraz serserilere lafladıktan sonra serseriler Jennifer’a bak şu terk edilmiş metruk binada bir şeyler yiyelim der. Jennifer bilmiyorum deyince serserilerden endişelenme çok güzel olacak dedikten sonra Jennifer serserilerle metruk binaya girer. Bir süre sonra serseriler gerçek niyetlerini belli edip Jennifer’ın üzerine çullanırlar. Jennifer serserilere karşı koymaya çalışır ama serseriler Jennifer’a hunharca tecavüz eder. Bu arada kuzeni için endişelenen Cindy Jennifer bu vakte kadar geç kalmazdı endişelenmeye başlıyorum deyince Dick Cindy’e o zaman Jennifer’ı kontrol edelim der. Bir süre etrafta dolanan Dick ve Cindy serserilerin Jennifer’ı tutukları metruk binaya girerler. Dick birdenbire serserilerin saldırısına uğrar. Serserilerin saldırısını kolayca savuşturan Dick kaçan serserilerin peşine düşer. Ninja kıyafetlerine bürünen serseriler Dick’e tekrardan saldırırlar. Üç serseri ninja ile bir süre dövüşen Dick serserileri etkisiz hale getirip bağlar.

Cindy’in villasının bahçesine giren Komiser Chen ve Komiser Muavini Huan Steve’in adamlarından Jack’in saldırısına uğrar. İki polis Jack ile canla başla dövüşür ama Jack iki polisi bıçakla yaralar. Jack tam iki polisi öldürülecekken Dick hızla gelip Jack’e tekme atar. Ninja kostümlerine bürünen iki adam bir süre dövüştükten sonra Dick Jack’i mağlup eder ve polisler Jack ve serserileri tutuklayıp ekip arabasına koyarlar. Bu arada John’un malikâneye sızdığını öğrenen Steve sağ kolu Bill’e dışarı çıkıp pusu kurmasını söyler.  Malikânenin bahçesinde gezinen John Bil’in makineli tüfekli saldırısına uğrar. Kıvrak hareketlerle Bill’in saldırısından kurtulan John Bill’i vurarak öldürür. Steve John’a makineli tüfekle saldırır ve yaşamak istiyorsan kılavuzu verirsin dedikten sonra John Steve’e yiyorsa gelip alırsın der. Bunun Üzerine Steve John’a ateş açar ama isabet ettiremez. Steve’in kurşunlarının bittiğini gören John tam Steve duman bombası atıp ninja kıyafetine bürünür. John’da ninja kıyafetine büründükten sonra iki adam kılıçlarla birbirlerine girer. John ile bir süre dövüşen Steve teleport olup ağacın tepesine çıkar ama John Steve bomba atarak parçalar ve film biter.







18 Ağustos 2016 Perşembe

Gangland Bangers

Filmimiz Rocky isimli bir bulaşık yıkamasıyla başlar. Rocky’in başında duran şef garson Rocky’e sallanma deyince Rocky şef garsona bak ahbap sen patron falan değilsin geri bas der. Şef garson gidince İtalya’dan Amerika’ya bulaşıkçılık yapmaya gelmedim der. Daha sonra mutfağa giren Louise yeni tabaklar getirdim der. Rocky Louise’e bulaşık getirmediğin sürece seni daha hoş buluyorum deyince Louise Rocky’e bütün kodamanların başlama noktası mutfaktı der. Bunun üzerine Rocky günde iki dollarla bulaşık yıkamak için İtalya’dan gelmedim dedikten sonra ellerini gösterip bu ellerle Chicago’un para babası olabilirim ve arkadaşım Tom ile bunu başaracağız der. Louise Rocky’e alaycı bir ses tonuyla zengin olursan yanına uğrarım der. Önlüğünü çıkaran Rocky tam çıkarken şef garson Rocky’e nereye gittiğini sanıyorsun deyince Rocky rahatlamaya lakin sen beni rahatlatacaksan o zaman durum farklı der. Bunun üzerine şef garson sana iki dakika müsaade der.

Rocky arkadaşı Tom’a şu parçayı görüyor musun enfes parça deyince Tom Rocky’e dikkatli ol Frank Luigini’in manitası der. Bunun üzerine Rocky Frank Luigini de kim diye sorar. Tom Chicago kaçak içki paravanını yöneten kişi der. bu arada adamın Rocky’in kestiği kadının korumasını etkisiz hale getirip kadının suratına silah doğrultturur. Rocky hızlı hareketle saldırganı etkisiz hale getirir ve Frank Luigini’in saldırganı götürürler. Olay yerine gelen Frank fedailerine beceriksiz herifler diye haşlarken Rocky Frank ile konuşmaya çalışı ama Frank’in fedaileri Rocky’i götürmeye çalışırlar.  Rocky’i gören Beatrice sevgilisi Frank’e dur o bana yardım etti deyince Frank fedailerini Rocky’i bırakmasını söyler. Rocky Frank ile konuşmaya çalışır ama Frank Rocky’in cebine bir miktar para sıkıştırır. Bunun üzerine Rocky ben para istemiyorum deyince Frank ne istiyorsun diye sorar.  Rocky Frank’e iş istiyorum Bay Luuigini der. Bunun üzerine Frank Rocky’e su an için elemana ihtiyacım yok der. Beatrice Frank’e işe al hayatımı borçluyum deyince Frank Rocky’e benim mekâna uğra der.  Rocky Frank’e fakat sizin mekânınız neresi bilmiyorum Bay Luigini deyince Frank Rocky’e bulursun der.

Ertesi gün Frank’in malikânesine giden Rocky Frank ile konuşmaya başlar. Frank Rocky’e seni işe almak istiyorum Beatrice’in korumalığını yapacaksın der. Rocky Frank’e korumalık yapan biri yok muydu diye sorunca Frank Rupert’mı o bir işe yaramayan ödlekti dedikten sonra Rocky’e sen cesur bir çocuğa benziyorsun silah kullanmayı biliyor musun diye sorar. Rocky evet biliyorum diye cevap verdikten sonra Frank Rocky’e hiç birisini öldürdün mü diye sorar. Rocky bir leşim var o sebepten dolayı Sicilya’dan Amerika’ya göçtüm der.  Viskisini içen Rocy viski iyimmiş deyince Frank öyle olması gerek içtiğin viski Chicago’un e iyi viskisi ama gelecekte aklını kazandığın parayı nasıl harcayacağını düşün der. Daha sonra Beatrice başka bir kadeh alınca Frank Beatrice’a çok fazla içtin der. Bunun üzerine Beatrice laf etmeden Frank’in yanından ayrılır. Rocky’e dönen Frank bak sana bir öğüt vereceğim sattığın şeyin esiri olma bırak başkaları sattıklarının köpeği olsun der. Rocky bunu aklımda tutarım Bay Luigini deyince Frank bana Frank de herkes bana Frank der dedikten sonra Rocky anlaşıldı Frank der. Frank Rocky’e yarın işbaşı yapacaksın al şu yüz dolları kendine üst baş al dedikten sonra arkadaşını al erkenden gel der.

Akşam olduğunda lokantaya giden Rocky ve Tom sarışın bir kadınla karşılaşırlar. Rocky kadına sen kimsin diye sorar. Sarışın kadın Louise’in kuzeniyim der.  Rocky kadına belli onu andırıyorsun dedikten sonra Louise nerede diye sorar. Sarışın kadın işi çıktı memlekete gitti bende onun yerine bakıyorum der. Sarışın kadınla bir süre konuşan Rocky niyetini ortaya koyar sarışın kadına adın ne diye sorar ve sarışın kadın Claudia der. Bunun üzerine Rocky bak Claudia arkadaşım Tom bütün gün işinin stresiyle boğuştu durdu sana yirmi dollar vereyim rahatlat garibanı deyince Claudia elli dollar alayım der. Bunun üzerine Rocky Claudia’ya Chicago’ya yeni geldin ama Chicago’da işlerin nasıl halledildiğini öğrenmişsin dedikten sonra Claudia’ya elli dollar verip Tom’a beline kuvvet dedikten sonra odadan Tom ile yiyişir.

Sabah Frank’in malikânesine gelen Rocky Frank’in adamı Mario’ya Beatrice nerede diye sorar.  Mario Rocky’e şu anda Beatrice’i unut daha önemli işlerimiz Kanada’ya gitmemiz gerek der. Ertesi gün Kanada’da bulunan bir depoya giren Rocky, Tom ve Mario ve içki üreticisi Lance Edward ile buluşurlar. Rocky Lance ile içki şişeleri hakkında sıkı pazarlığa girerlerken Mario araya girer ve iş meselesini Bay Luigini ile konuşulması gerek der. Bunun üzerine Lance adamlarına şu şaklabanı susturun dedikten sonra Mario’yu deponun dışına çıkartıp infaz ettirir. Rocky Lance’e şişe başına üç dollar ödeneceğini söyleyince Lance Rocky’e olmaz maliyeti dört dollara geliyor der. Bunun üzerine Rocky bizde bu malı geçirirken bir sürü kişiye rüşvet vereceğiz deyince Lance Rocky’e açık sözlülüğünü sevdim bu âlemde görülen nadir özeliktir der. Depodan çıkan Rocky arkadaşı Tom’a iş bitti ama aklım Lance’ın metresinde kaldı bana mesaj yollamış bir saat sonra benle buluş yazmış der. Bunun üzerine Tom Rocky’e uçkurun yüzünden kellen gidecek der. Bir saat sonra Lance’in metresi Martha ile buluşan Rocky Martha’ya sevgilin burada olduğunu biliyor mu diye sorar. Martha tabi ki biliyor kendi ayarladı der. şaşıran Rocky Martha’ya Lance bunu biliyor ve boynuzlanmak onun isteği mi diye sorunca Martha evet diye cevap verdikten sonra kadınlığını gösterip hadi der. Bunun üzerine Rocky Martha ile yiyişir ve Lance kendisini tatmin ederek Rocky ve Martha’yı seyreder.

Ertesi akşam Frank Rocky’e emeklemeden koşmaya çalışıyorsun bu seni ya kodese ya da mezara gönderir dedikten sonra Rocky işi benim kapatmamdan hoşlanmadın mı bak Frank beni mecbur ettin canın cehenneme seninle işim bitti deyip gider. Daha sonra bir polis memuru komisere amirim niye basmıyoruz deyince komiser polis memuruna sabırlı ol iş üzerinde yakalayacağız zaten paralar işaretli der. Rocky alışveriş yaptığı adamdan parayı alır ve tam polisler harekete geçecekken Rocky’e haber uçurulur. Polisler alışveriş noktasına geldikten sonra Rocky hayırdır komiserim bir sorun mu var der.  Komiser Rocky’e kes sesini topunuzu içeri atacağım der. Daha sonra polisler amirim para yok deyince komiser nasıl olur dedikten sonra polisler gider. Polisler gittikten sonra Tom ve Rocky’in yanında duran kadın paraları donundan çıkarır. Daha sonra Tom ve Rocky kadınla ikili şekilde yiyişir.

Beatrice giyinirken içeri Rocky içeri girer. Beatrice Rocky’e Frank yok deyince Rocky Beatrice’a ben Frank’e gelmedim sana geldim der. Bunun üzerine Beatrice Frank’in manitasına yazmana bir şey demesin deyince Rocky başlarım Frank’e onun havası söndü ben Sicilya’dan geldiğimde bir hiçtim doğru insanlara tanışıp akıllıca kararlar aldım der. Beatrice Rocky’e kazananlarla beraber olmayı severim deyince Rocky Beatrice’e o zaman valizini topla der. Daha sonra Tom ile Claudia ve Louise ile buluşur.  Rocky kadeh kaldırıp aşk, para ve mutluluk dedikten sonra Louise yiyecek bir şey var mı diye sorar. Rocky Louise’e iki lezzetli et varken yemek soruyorsun dedikten sonra Tom Claudia ile Rocky Louise ile ayrı mekânlarda oynaşırlar.

Tom ve Rocky dışarı çıkarken iki kimliği belirsiz şahıs arabadan Rocky ve Tom’a yaylım ateşi açarlar. Bunun üzerine Rocky ve Tom ateşe karşılık verirler. Silahlı saldırganlar gidince Tom Rocky’e vurulmuşsun deyince Rocky önemli değil yalnızca sıyırdı der. Bunun üzerine Tom Rocky’e bu kim yaptı biliyor musun diye sorunca Rocky yapan şerefsizi biliyorum der. Frank akşam yemeğini ve içkisini Beatrice’in çaldığı piyano eşliğinde yer ve içer. Daha sonra Frank Beatrice’a zımbırtıyı kes ve git der. Beatrice masadan içki alırken Frank kolunu tutup çarparım deyince Beatrice senin erkekliğin bu der. Daha sonra Rocky ve Tom Frank’in adamlarını etkisiz hale getirip mekânı basarlar. Rocky Frank’e ona dokunursan senin canına okurum der. Bunun üzerine Frank yaralanmışın der. Rocky ölü bir herif beni vurdu deyince Frank ölüler silah ateşleyemezler der.  Bunun üzerine Tom Frank’in adamlarını infaz eder. Korku içinde Frank ne oluyor niye adamlarımı vuruyorsun deyince Rocky ödeşme zamanı der. Frank bak Rocky pervasızca davranıyordun beni zorladılar der. Bunun üzerine Rocky silahını Frank’in suratına doğrultur ve Frank korku içinde Rocky’e kasada yarım milyon dollar var kulüpte senin olsun ne olur canımı bağışla der. Bunun üzerine Rocky Frank’i başından vurarak öldürür.

 Griffin adlı bir adam Rocky’in yanına gelip seninle Frank Luigini hakkında konuşmak istiyorum der. Rocky Frank bir sene önce vuruldu kulübünü de ben devraldım der.  Bunun üzerine Griffin Rocky’e Heffnan’ı tanıyor musun diye sorar. Rocky tanımıyorum boksör falan mı deyince Griffin beni dünkü çocuk sanma Patano Frank Luigini’yi öldürdüğünü ve Heffnan ile iş ilişkini olduğunu biliyorum der. Rocky bu konuyu ofisimde konuşalım der. Ofise giren Rocky Griffin’e ne kadar istiyorsun diye sorar. Griffin kâğıtta yazıyor deyince kâğıda bakan Rocky Griffin’e istediğin rakam çok fazla deyince Griffin polise verdiğin kadar ayrıca savcılığı yakandan çekeceğiz der. Bunun üzerine Rocky Griffin’in kafasına silah dayayınca Griffin Rocky’e aptallık ediyorsun seni yaşatmazlar der. Bunun üzerine Rocky şehir benim kontrolümde diyerek Grffin’in kafasına sıkar.


Rocky’i arayan Lance Griffin’i kast ederek ne yaptığını sanıyorsun öldürdüğün adam üst düzey polis memuru bunlar Frank gibi değil başımızı büyük derde soktun der. Bunun üzerine polis savaş istiyorsa savaşırız der. Lance Rocky’e anlamıyorsun böyle davranırsan herkesin işine çomak sokarsın deyince Rocky benim kimseye ihtiyacım yok belediye başkanı elimde hâkimler var der. Bunun üzerine Lance Rocky’e bir tarafların kalktı senin deyince Rocky Lance’e ağzını topla ben senin metresin değilim senin gibi binlercesini ezerim diyerek telefonu kapar.  Tom Rocky’e bence kaçmalıyız işler kötüye gidiyor deyince sinirlenen Rocky ben olmasaydım sen hala bulaşık yıkayan bir serseri olacaktın işime ne hakla karışıyorsun der. Tom ben senin dostundum deyince Rocky benim dostum yok metresim ve adamlarım var der.  Beatrice’ın odasına giren Tom yatak üzerinde bulunan valizi görür ve gidiyor musun diye sorar. Beatrice Rocky artık zıvanadan çıktı bence sende benimle gelmelisin sen Rocky gibi değilsin ikimizde bu riske değeriz dedikten sonra Beatrice ve Tom sevişirler. Daha sonra Rocky sarhoş ve öfkeli şekilde malikâneye girer demek herkes bana karşı cephe almış hepsini böcek gibi ezeceğim der. Beatrice’in odasına giren Rocky Tom ve Beatrice’i aynı yatakta yakalar. Rocky Tom’a seni şerefsiz herif beni arkamdan bıçaklayacaktın değil mi bu sarhoş kahpe ile yatıp arkamdan bıçaklayacaktın değil mi der. Beatrice ben sarhoş değilim artık senin  gerçek yüzünü gördüm sen değersiz bir böceksin dedikten sonra hepinizin canı cehenneme dedikten sonra  malikaneden çıktıktan sonra eli silahlı bir grup adam tarafından infaz edilir ve film biter.

8 Ağustos 2016 Pazartesi

As Dirty As She Wants To Be


Filmimiz bir kadının adamın birinin sırtına yağ yedirip ovmasıyla başlar. Masöz Leanne ovduğu adama çok gerginsiniz Bay Garsons deyince Bay Garsons masöze karımla başım dertte sürekli başımın etini yiyor der. Bunun üzerine masöz Leanne merak etme derdini tasanı unuttururum ama ücretimi iki katına çıkarsa der. Bay Garsons Leanne’ye parasını verdikten sonra Leanne ile deliler gibi sevişir. Sevişme bittikten sonra içeri kıvırcık sarı saçlı bir adam ve kumral sarhoş olduğu her halinden belli olan kadınla beraber Leanne ve Bay Garsons’un odasına girer. Leanne bu sarhoş kaltakta kim diye sorunca sarhoş kadın Leanne’ye bana bak kaltak ben sarhoş değilim yalnızca üç kadeh içtim der. Kıvırcık saçlı barmen bayan içkiyi fazla kaçırdı bende kendisine gelene kadar bir odada yatsın diye getirdim der. Rahatı bozulan Bay Garsons kıvırcık saçlı barmene bak ahbap eğer bu yerin sahibi olsaydım ilk işim seni atmak olurdu der. Bay Garsons ‘un lafına sinirlen kıvırcık saçlı barmen orta parmak işareti yapıp buna sahip ol serseri diyerek odadan çıkar. Kıvırcık barmen odadan çıktıktan sonra Leanne Bay Garsons’a bunun altında kalmayacaksın değil mi diye sorunca Bay Garsons pek sayılmaz diye cevap verir.
Adının Amy olduğunu öğrendiğimiz kadın kıvırcık saçlı barmene yalnız kaldık niye anın tadını çıkarmıyoruz dedikten sonra kıvırcık saçlı barmen ve Amy günah dolu dakikalar yaşamaya başlar. Sevişme faslı bitince Amy kıvırcık barmene adın ne diye sorar. Kıvırcık barmen Amy’e ne fark eder sabah olduğunda adımı unutacaksın der. Bunun üzerine Amy yattığım hiçbir erkeği unutmam der. Kıvırcık barmen tam ismini söyleyecekken içeri Benny ve Rocco isimli iki adam girer. Amy kıvırcık barmene niye kapıyı kilitlemedin der. Kıvırcık barmen iki adama beyler bara inip mesele ne ise saygı çerçevesinde konuşalım der. Bunun üzerine Rocco kıvırcık barmene bizde saygı hakkında ders verecektik dedikten sonra Benny’e sol orta parmağını kır emri verir. Benny kıvırcık barmenin orta parmağını kırdıktan sonra Rocco kime hareket çektiğine dikkat et der ve odadan çıkar.


Ertesi gün kıvırcık barmen iş ilanlarına bakıp kendi kendine asgari maaş esnek çalışma saatleri önemli değil yeter ki buradan kurtulayım der. Daha sonra içeri şık giyimli bir kadın gelir ve bar taburesine oturur ve kıvırcık barmene açık mısınız diye sorar. Kıvırcık barmen kadına öyleyiz diye cevap verince kadın mekân bomboş olunca açık mı kapalı mı çıkaramadım deyince kıvırcık ol sezonda olduğumuz için işler kesat geçiyor der. Kıvırcık barmenin parmağına bakan kadın parmağına ne oldu diye sorar. Kıvırcık barmen kapıya sıkıştırdım der. Bunun üzerine kadın alaycı bir tavırla kapıda bayağı sertmiş diye cevap verir. Kıvırcık barmen bir şeyler hazırlıyım mı diye sorunca kadın daha susamadım der. Kıvırcık barmen kadına bende tam kapalıyız tabelası asacaktım deyince kadında uygun olur mekân bitmiş der.  Tabelayı boş ver diyen kıvırcık barmen kadına birbirimizi yakından tanıyalım mı deyip kadın asılınca kadın ben evli bir bayanım deyip kıvırcık barmene tokat atar. Tokatta sinirlenen kıvırcık barmen kadına kocan tasmanı biraz gevşek tutsun der. Kadın zaten gevşek tutuyor tutmasaydı bu barda olmazdım dedikten kıvırcık barmene adın ne diye sorar. Kıvırcık barmen Reese yalnızca Reese diye cevaplar. Bunun üzerine peki Bay Reese adım Francine Garsons kocam ve adamlarını bekliyorum der. Reese bunu bilmem mi gerek diye sorunca Francine belki akıllı bir adama benziyorsun kocam ihtiyaçlarımı karşılasın diye Julie isimli bir kadını tutmuştu der. Bunun üzerine Reese Julie hizmetçi miydi diye sorar. Francine sayılır şimdi bu Julie yeni bir erkek arkadaş edindi bende yerine geçecek birini arıyorum der. Reese Francine’e umarım kocan boşluğunu dolduracak bir kadın bulur der. Bunun üzerine Francine bende boşluk olsa onu kapatmak için bir erkek ararım der.

Bardan içeri giren Bay Garsons karısı Francine’e buradasın demek bende endişe etmeye başlamıştım der. Bunun üzerine Francine kocası Bay Garsons gittiğimi fark etmişin Frank deyince Frank Rocco ve Benny ile beraber iş konuşuyordum olsa ne olur Rocco’un anlattıklarına göre kendi başına haltlar yiyormuşsun der.  Bunun üzerine Francine beni gene takip mi ediyorsun Rocco diye sorunca Rocco yalnızca emniyetiniz için takip ediyorum Bayan Garsons diye cevap verir. Frank Francine’e etrafta çok serseri var Rocco güvenliğin için bulunuyor der. Bunun üzerine Francine kocasına peki beni Rocco’dan kim koruyacak deyince şaşıran Frank ne diyorsun sen diye sorar. Francine Frank’e bana nasıl baktığını görmüyor musun aklından çok pis düşünceler geçiriyor der. Bunun üzerine Rocco Frank’e bak Frank yediğim kaba pislemem ben der. Daha sonra barmen Reese’e dönen Frank ne bakıyorsun diye sorar. Reese Frank’e dokunsa parmağını kırar mısın deyince Frank parmaklarıyla yetinmezdim dedikten sonra tehdit dolu bir ses tonuyla Reese’e bu senin içinde geçerli ukala herif der. Reese bak ben yalnızca bayana içki hazırlayacaktım der bunun üzerine Frank bayan kırmızı şarabı seviyor şarabı götürürken Rocco’yu alda kaybolma der ve Reese şarabı Rocco eşliğinde götürür. Francine Frank’e niye barmeni gönderdin ya içkiye ihtiyaç duyarsak deyince Frank git kendin al ayrıca herife nasıl baktığını gördüm der.


Yatağında mecmua okuyan Leanne kapısının tıklatıldığını duyunca kapı açık diye seslenir. Reese ve Rocco içeri girince Leanne bu nedir sorar.  Rocco Bay Garsons’un ikramı diye cevap verince Leanne alaycı bir ses tonuyla ikram olan ne erkek mi yoksa içki mi diye cevap verir. Daha sonra aynı alaycı tavırla içki kötü çıkarsa erkekle idare edebilirim der. Bunun üzerine Rocco Leanne’ye laflarına dikkat et Bay Garsons bundan hoşlanmayabilir der. Leanne Rocco’ya Bay Garsons’un azgın bir tarafı var der. İçkisini alan Leanne Rocco’ya ne bakıyorsun patron sinirlenebilir deyince Rocco Leanne’ye beni tahrik etme der. lafa karışan Reese bayan hareket bekliyor ama sorun şu bunu yapabilecek kadar erkek misin deyince sinirlenen Rocco kimse erkekliğimi sorgulayamaz der. Bunun üzerine Reese aynı durumda be kalsam ne yapmam gerektiğini bilirdim her erkeğin ne yapmasını bildiği gibi der ve odadan çıkar.  Sinirlenen Rocco Leanne’ye başkalarının yanında beni tahrik etme deyince Leanne ne kadar tahrik oldun dedikten sonra Rocco Leanne’in üstüne yamulup yiyişmeye başlar.

Bara geri dönen Reese’e Frank’e yolunu mu kaybettin deyince Reese Frank’e sayılır adamın şarap götürdüğün kadınla oynaşınca haliyle geç kaldım der. Reese’in söylediklerine sinirlenen Frank Benny’e gidiyoruz der. Rocco’un bulunduğu odaya giren Frank Benny’e Rocco’yu öldürmesini söyler. Rocco Frank’e yalvarır ama Benny Rocco’yu öldürür. Bu arada Frank’in yokluğundan yararlanan Francine Reese ile bar taburesi üstünde kısa süreli sevişir. Sevişme faslı bitince Francine Reese’e hayatını kazanmak için ne yapıyorsun diye sorar. Reese eğer giyinmesek kazanacak bir hayat olmayacak der. Daha sonra Francine Reese’e kocamın ne iş yapıyor biliyor musun kendisi karaborsa simsarı sana sattığı bir ürünü göstereceğim der. Francine çantasından çıkardığı hapı Reese’e gösterir ve Reese demek kocan uyuşturucu işinde der. Bunun üzerine Francine bu bildiğin kafa yapıcı haplara benzemez bu adamı götürür. Konuşmasına devam eden Francine bu hapı alan kişi on beş dakika içinde ölüyor ve otopside kalp krizi gibi gözüküp hiçbir kalıntı bırakmıyor neden bunu kocamın kadehine atmıyorsun der. Bunun üzerine Reese Francine’e unut bunu tatlım der. 

Bardan içeri giren Frank Reese’e şerefsizin evladı Rocco’un işten ayrılmasını kutlamak için şampanya açmasını ister. Francine Frank’e Benny’ de mi işten ayrıldı sorunca Frank hayır çöpü atıp gelecek der.  Francine Frank’e sen tam bir köpek balığısın deyince Frank Francine’e aramızdaki tek ortak nokta bu der. Bunun üzerine Reese köpekbalıkları yiyecek kalmayınca kendi türlerine saldırır ve ortada hiç köpek balığı kalmaz der. Bu arada Francine çaktırmadan Frank’in kadehine hap atar. Frank akılı köpek balığı her zaman üste kalır dedikten bir şerefsizden kurtulduğu kadeh kaldırır. Francine Frank’e kimden bahsediyorsun diye sorunca Frank Rocco’dan bahsediyorum diye cevap verir.  Daha sonra Francine Julie ile kıyafet provam der ve gider.  Julie ile konuşan Francine Julie’e gitmek üzere olman çok kötü deyince Julie Francine’e müstakbel kocam kocanızın yanında çalışmamı istemiyor deyip lezbiyen seks olayına girer. Lezbiyen seks olayı bitince Francine odaya getirilen şampanyayı içer.  Bu arada haplı şampanyayı içen Frank kalp krizinden ölür. Bara giren Francine kocasının cesedine bakınca artık zengin bir kadınım der. Bunun üzerine Reese Francine’e şampanyayı içtin mi diye sorar.  Francine tabi ki içtim sen göndermedin değil mi deyince Reese ben göndermedim kocan gönderdi der. Panikleyen bir terslik olmalı der. Reese ters bir şey yok keşke köpek balıkları hakkında anlattığım hikâyeyi dinleseydin der. Francine ama ölmek için çok güzelim der. Bunun üzerin Reese ne yazık ki öylesin ama kötü kızlarda hiçbir şey iyiye gitmiyor deyip Francine’yi kaderiyle baş başa bırakır ve film biter.




The X-Men Adventure

  Filmimiz Ateş Yıldızı’nın bir yere girmesiyle başlar. Etrafını dikkatlice kolaçan eden Ateş Yıldızı bir robotun saldırısına uğrar ama çevi...