https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

12 Ağustos 2014 Salı

Cat Creature




Filmimiz gece vakti araba ile büyük bir malikâneye giden elli yaşlarında bir adam ile başlar.  Lambaları açmaya çalışır ama cereyanlar çalışmaz ve feneri yakar ve malikânenin merdivenlerini kullanarak çalışma odasına çıkıp kayıt cihazını çalıştırır. Adının Frank Lukas olduğunu öğrendiğimiz şahıs aynı zamanda bir avukattır. John Benjamin isimli bir şahsın avukatlığını yapan mevta olan Bay Drake isimli şahsın açtığı dava ile ilgilenir.  Avukat Frank müvekkili olan John’a pekâlâ John hatırın için cumartesi gecesi çalışıyorum ama cereyanlar gelse daha iyi olurdu dedikten sonra Bay Drake’in portesine bakan Avukat Frank ne hoş bir mizacınız varmış Bay Drake der. Daha sonra avukat Frank Lukas Bay Drake’in biriktirdiği gizli antika eşyalardan bahsettikten sonra Bay Drake’in saklı odasına girer ve odanın içinde eski Mısır uygarlığına ait bir sürü eşyayı görürüz. Odayı kolaçan eden Frank’in ilgisini eski Mısır lahiti çeker. Lahitin kapağını açan Frank lahitin içinde bir mumya ve mumyanın boynuna takılı kedi kabartmalı bir madalyon ile karşılaşır. İlk başlarda Frank madalyonu almak istese de bu isteğinden vazgeçip saklı odadan çıkar.  Ne var ki hırsızın biride saklı odaya girmiştir ve mumyanın boynuna asılı olan madalyonu çalıp kaçar. Kayıt cihazını alıp saklı odaya dönen Frank bu oda sanki bir firavunun kabrindeyim derken lahitin açıldığını ve mumyanın lahitte olmadığını fark eder. Tam o esnada mumya kediye dönüşüp avukat Frank’ı öldürür.




Mumyanın üzerinde duran madalyonu çalan hırsız madalyonu okutmak amacıyla antika dükkânına götürür. Çaldığı madalyonu dükkânın sahibesine gösteren hırsız madalyonun aile yadigârı olduğunu söyler.  Madalyonu inceleyen antika dükkân sahibesi madalyonun saf altından ve taşlarının da zümrüt taşından yapıldığını söyledikten sonra madalyonun çalıntı olduğunu anlayan antika dükkân sahibesi Hester Black hırsıza defolup gitmesini söyler. Hırsız bir dakika der ve antika dükkân sahibesi Hester Black hırsıza evet polis gelmeden önce bir dakika vaktin var der ve hırsız apar topar dükkândan ayrılır. Dükkân sahibesi hırsıza çantanı unutun der ama hırsız duymaz.Hester’in çalışanı Jane üstünü başını düzeltirken patronuna kim geldi diye sorar Hester çalışanına bize bir şeyler satmaya çalışan bir serserinin teki dükkândan kovdum gitti ama endişelenme çalışma günlerimiz yakında nihayete erecek der. Jane patronunun dediklerini pek takmaz ve bunun üzerine Hester dışarı çıkma niyetinde olan çalışanına Jane’e geceler pek tekin değil diye uyarır.  Jane Patronu Hester’e büyütmeyin alt tarafı iki sokak yürüyeceğim der. Daha sonra Hester Jane’e hırsızın dükkândan kaçarken unuttuğu valizi hediye eder.

Geceleyin sokaklarda dolaşan Jane duyduğu ses sayesinde irkilir ve arkasına bakar. Sesin kaynağı çöp tenekesini deviren bir kedidir Jane kedi ile kaynaşır ve kucaklar ama bilmediği bir husus vardır. Kedi aslında Bay Drake’in evinden kaçan kedi suretine bürünmüş mumyadır. Kedi suretindeki mumyayı evine götüren Jane kedi için yiyecek bir şeyler hazırlarken kedinin boynunu okşar ve kedinin postunda kan olduğunu öğrenir. Mumya kedi korkunç bir şekilde tıslarken Jane’de mumya kediye hem hipnoz olmuş gibi hem de dehşete düşmüş gözlerle bakar. Bir süre sonra Jane kendisini yaşadığı apartman dairesinin balkonundan aşağı bırakarak öldürür.Adının Reena olduğunu öğrendiğimiz genç bir kadın Hester Black’in işlettiği antika dükkânında mülakata girer. Hester Black Reena’ya işlettiği dükkânın genel müşteri kitlesinin Şeytan’a tapanlar, kara büyü ile ilgilenen insanlar olduğunu belirtir. Reena daha önce bu tür işlerle alakadar olmadığını belirtince Hester alışırsın lokantada çalışmakla aynı mantık işliyor bu dükkânda der. Reena işe ihtiyacım var ama bu işi halledebilirim miyim bilemiyorum deyince Hester eminim ki halledebilirsin der ve Reena’ın yüzünde güller açar.




Bay Drake’in malikânesinde Avukat Frank Lukas’ın kayıt cihazına çektiği konuşmaları dinleyen polis dedektifi Marco’un yanına üniversitede profesörlük yapan Roger Edmonds gelir.  Profesör Edmonds beni çağırmışsınız der.  Polis dedektifi Marco doğrudur üniversiteden bir uzman çağırtmıştım uzmanlığınız nedir diye sorar.  Profesör Edmonds üniversitede arkeoloji dersleri veriyorum deyince bozulan polis dedektifi Marco ben üniversiteden eski Mısır hakkında bilgisi olan birisini istemiştim der. Üniversitenin yolladığı en uygun aday benim ayrıca egyptoloji hakkında biraz malumatım vardır der. Bunun üzerine polis dedektifi Marco Profesör Edmonds’a dün gece burada neler oldu biliyor musunuz diye sorar. Profesör Edmonds bana b ir cinayet işlendiği haberi verilirdi der. Polis dedektifi Marco size göstereceğim bir şeyler var deyip eski Mısır uygarlıklarına ait eşyalarının bulunduğu mahzene götürür. Profesör Edmonds mumya lahidini incelerken polis dedektifi Marco lahit üzerinde yazılanları tasvir edemediniz mi diye sorar. Bunun üzerine Profesör Edmonds polis dedektifi Marco’ya yazıların birçoğu tahrif edilmiş sanki birileri lahitte tahrip etmiş der. Polis dedektifi Marco adli tıpta bulunan elemanlar olayla ilgilenir der.  Lahitteki izlere bakan Profesör Edmonds izlerin parmak izi olmadığı pençe izi olduğunu söyleyince polis dedektifi Marco dedektif siz misiniz yoksa ben miyim der. Bunun üzerine arkeoloji hafiyeliğe dayanır ayrıca Agahta Christie’de en sevdiğim yazardır dedikten sonra Avukat Frank Lukas’ın nasıl öldüğünü sorar.  Polis dedektifi Marco Agahta cevaplasın deyince Profesör Edmonds ölüm sebebinin hayvan saldırısı olduğu düşünülüyor der. Bunun üzerine polis dedektifi Marco adli tıp hekimleri olay üzerinde çalışıyor bu arada mumya ve madalyon da çalınmış sizce bunu bir hayvan yapmış olabilir mi diye sorar. Zannetmiyorum diye cevaplar bunun üzerine polis dedektifi Marco teorisini anlatır. Mumya üzerindeki madalyonu almak isteyen hırsız mumyayı tahrip etmiş deyince Profesör o zaman mumyadan arta kalan kemik parçaları nerede diye sorar. Polis memuru polis dedektifi Marco’ya adli tip raporunu verir. Raporda Avukat Frank Lukas’ın ölüm sebebinin kedi tırmığı olduğu yazar.

Profesör Edmonds hırsızın koleksiyoncu olduğu ihtimalinde durur ama polis dedektifi hırsızın basit bir hırsız olduğunu malikâneden gümüşleri ve saf altından yapılan madalyonu çaldığını ve diğer Mısır medeniyetine ait eşyalara dokunmadığını belirterek Profesör Edmonds’un teorisini çürütür. Daha sonra polis dedektifi Marco hırsızın çaldığı eşyaları okutmaya çalışacağını söyleyerek Hester Black’in işlettiği dükkâna doğru gider. Polis dedektifi Marco yeni tezgâhtar Reena’ya kedi suretli hiçbir eşya elinize geçti mi diye sorar. Reena daha dün işe başladım der. İçeri Hester Black girer ve Hester Black’in eski bir suçlu olduğunu öğreniriz. Hester Black polis dedektifi Marco’ya onlar artık mazide kaldı namusumla yaşıyorum deyince polis dedektifi Marco huylu huyundan vazgeçmez der. Bunun üzerine bana hakaret etmeye mi geldiniz müfettiş bey der. Polis dedektifi Marco hayır birkaç soru soracaktım der. Lafa karışan Reena kedi suretli bir madalyonu soruyorlar bende görmediğimi söyledim der.  Bunun üzerine Hester Black üç gün önce bahsi geçen madalyonu şahsen ben gördüm der. Madalyonu getiren adamın anlattığı aile yadigârı hikâyesi sahteydi ama getirdiği madalyon muhteşem bir işçilikle yapıldığı aşikârdır der. Polis dedektifi Marco Hester Black’e madalyona ne kadar ödedin diye sorunca Hester Black polis dedektifi Marco’ya delirmiş olmalısınız madalyonu getiren adama defolup gitmesini söyledim der. Bunun üzerine polis dedektifi Marco Hester Black’e peki madalyonu getiren adamı tarif edebilir misin diye sorar. Hester Black madalyonu getiren şahsın kırk yaşlarında uzak doğu kökenli bir adamdı diye tarif eder.  Polis dedektifi Marco bunlar olurken siz yalnız mıydın diye sorar. Hester Black daha önceki tezgâhtar kız vardı der. Polis dedektifi Marco Hester Black’e tezgâhtarın kim olduğunu söyleyebilir misin diye sorar. Hester Black Jane Hastings olduğunu söyleyince polis dedektifi Marco ilginç Jane Hastings üç gece önce yasadığı apartman dairesinin balkonundan atlayarak intihar etmişti der.



 Reena patronu Hester Black’e benden önce çalışan kızın intihar ettiğini niye söylemedin diye sorar. Hester Black söylemeye çalıştım ama o esnada fevkalade üzgündüm ama dükkândan ayrıldığında gayet normaldi diye cevap verir. Reena Hester Black’e o madalyonu tarif ettiğin zaman bende bir görme arzusu doğdu binlerce yıllık altın bir kedi Mısırlıların ölülerini muhafaza ediyordu acaba üzerinde bir lanet mi vardı der. Bunun üzerine Hester Black o yalnızca bir mücevher parçası o kadar der. Bunun üzerine Reena ama Jane görmüştü deyince Hester Black Jane madalyonu görmedi ayrıca madalyon burada yok dedikten sonra Reena’ya iyi geceler dileyip dükkânı kapatır. Dükkândan çıkan Reena yolda Profesör Roger Edmonds ile karşılaşır. Reena Profesör Edmonds’a sizde mi dedektifsiniz diye sorar. Profesör Edmonds üniversitede profesörlük yapıyorum polis dedektifi Marco olay ile ilgilenmemi istemişti deyince Reena beni takip etmenizi de mi istemişti diye sorar. Bunun üzerine Profesör Edmonds beni yanlış anladınız dükkânda haliniz çok kötüydü endişelendim bir kontrol edeyim der. Reena Profesör Edmonds’a duyarlılığı için teşekkürlerini sunar. Bunun üzerine endişe benim asıl mesleğim arkeolojiyi meşgale olarak yapıyorum diyerek latife yapar. Konu çalınan madalyona gelince Profesör Edmonds bu konu biraz karmaşık bunu bir akşam yemeğinde cevaplasam olmaz mı diye sorar. Profesör Edmonds’ın teklifi Reena tarafından kabul görür.


Akşam yemeğinde Profesör Edmonds Reena’ya madalyonun kökenini anlatmaya başlar. Madalyonun güneş ilahı Ra’ın oğlu Vaast ile alakadar olduğunu söyledikten sonra Reena’ya sıra sende der. Reena Profesör Edmonds’a dedektif olmadığını söylemiştin deyince Profesör Edmonds polis dedektifi Marco çok iyi bir hocadır der. Reena Profesör Edmonds’a hakkımda ne bilmek istiyorsun diye sorar. Profesör Edmonds şehre yeni geldiğini bayağı zeki, cana yakın, güzel ve çekici birisi olduğunu biliyorum der. Akşam yemeğini bitiren Reena ve Profesör Edmonds neşe içinde yürürlerken Reena evcil hayvan dükkânın içinde bulunan kediler yüzünden tedirgin olur. Profesör Edmonds Reena’ya neyin var diye sorar. Reena önemli bir şeyim yok gitsek olmaz mı diyerek evcil hayvan dükkânın önünden ayrılırlar.

Ertesi gün polis dedektifi Marco dükkâna gelip Hester Black’e sana göstermem gereken bir şey var der. Polis dedektifi Marco Hester Black’in tarif ettiği sabıkalıya benzer kişilerin resimlerini gösterir. Birkaç resim sonrası madalyonu çalan adamın kim olduğunu öğreniriz adı Yu Son olan yarı zamanlı işçi tam zamanlı bir hırsız olduğunu ve en son Drake malikânesinde bahçıvanlık yaptığını öğreniriz. Hester Black o zaman o adamı niye öldürmüş diye sorunca polis dedektifi Marco bulunca her şeyi öğreniriz der. Polis dedektifi Marco Yu Son’un kaldığı otelin kâtibine Yu Son’u sorar. Otel kâtibi Yu Son’un iki yüz altı numaralı odada söyler ve bu arada cüce fahişe Mabel polis dedektifi Marco’ya asılınca otel kâtibi cüce fahişeye adamı rahat bırak da işini yapsın der. Polis dedektifi Marco otel kâtibine Yu Son hala otelde kalıyor mu diye sorar. Bu arada kedi suretine bürünmüş mumya hırsız Yu Son’un kaldığı odaya çıkar ve hem kedinin canavar gibi çığlıklarını hem de Yu Son’un ölüm çığlıklarını duyarız. Polis dedektifi hızla Yu Son’un odasına girer ve sonu tıpkı Avukat Lukas gibi olur.



Dükkâna giren Profesör Edmonds Reena’yı sorar. Hester Black Reeana’ın bugün izinli olduğunu söyler.  Profesör Edmonds madalyonu çalan şahsın öldürüldüğünü ve bunun gazetelerde yazıldığını söyler. Bunun üzerine Profesör Edmonds gazete okumuyorsunuz ama tarot falına ilgileniyorsunuz deyince Hester Black Profesör Edmonds’a neden olmasın büyü işimin bir parçası der. Profesör Edmonds Hester Black’e Reena bu tür hususlara inanmadığını belirtmişti deyince Hester Black Profesör Edmonds’a ne zaman söyledi diye sorar. Profesör Edmonds önceki akşam yemeğinde kendisi belirtmişti diye cevapladıktan sonra Hester Black’e sizi oyununuzla baş başa bırakayım deyince Hester Black tarotu kast ederek bu bir oyun değil Bay Edmonds eski Mısır medeniyetlerini araştıran bir bilim adamı olarak tarotun geleceğin gizemli kapılarını araladığını bilmeniz gerek dedikten sonra Profesör Edmonds’un falına bakar ve Profesörün kaderinin ölüm olduğunu öğreniriz.

Reena’ın kaldığı yere giden Profesör Edmonds Reena’ın saray yavrusu benzeyen bir evde yaşadığına inanamaz. Bunun üzerine Reena evin asıl sahipleriyle bir anlaşma yaptım onlar gelene dek ben onların evinde kalıp eve göz kulak olacağım der. Profesör Edmonds Reena’ya ailen falan var mı diye sorunca Reena Profesör Edmonds’a ailem yok ben yalnız yaşarım diye cevaplar. Bunun üzerine Profesör Edmonds Reena’ya hayatında birilerinin olması gerekmiyor mu diye sorar. Reena Profesör Edmonds’a ben ömrüm boyunca hep yalnız oldum der. Bunun üzerine Profesör Edmonds Reena’ya böyle olması gerekmiyor deyince Reena Profesör Edmonds’a sevgiyle sarılır ama çalan telefon duygusal havayı bozar. Telefona bakan Reena telefonu Profesör Edmonds’a verir. Arayan polis dedektifi Marco’dur. Polis dedektifi sana birtakım havadislerim var seni Hester Black’in dükkânından arıyorum Yu Son ölmeden önce madalyonu bir rehineciye okutmuş ama Yu Son’un bilmediği bir husus varmış Drake bu eski Mısır zamazingolarını ülkeye yasadışı yollara sokmuş ve Mısır hükümeti madalyonu getirene sorgusuz sualsiz elli bin dolar verecekmiş benle birlikte rehineci dükkânına geliver deyip telefonu kapatır.  Polis dedektifi Marco’un gitmesini bekleyen Hester Black dükkânını şüpheli hareketlerde bulunarak dükkânı kapar.

Morga giren polis dedektifi Marco ve Profesör Edmonds adli tabibi dinler.  Adli tabip iki maktulün üzerinde bulunan diş ve pençe izlerinin basit bir ev kedisine ait olduğunu söyler. Bunun üzerine polis dedektifi Marco adli tabibe demek istediğin iki cinayet vakasını da aynı hayvanın işlediğini mi söylüyorsun der. Adli tabip evet iki maktulde de aynı bakteri örneklerinden bulduk der.  Bunun üzerine polis dedektifi Marco adli tabibe bütün bu cinayetleri basit bir ev kedisinin mi yaptığını düşünüyorsun diye sorar. Adli tabip polis dedektifi Marco’ya ben fikir üretmem kanıt sunarım diyerek cevap verir.  Polis dedektifi Marco bu çok anlamsız deyip morgdan ayrılırken adli tabip bir dakika deyip iki kurbanın kanlarının da tamamıyla çekildiğini söyler. Profesör Edmonds ve polis dedektifi Marco rehineciye doğru giderken Profesör Edmonds polis dedektifi Marco’ya eski Mısır medeniyetinde kan ve hayvanların ehemmiyet taşıdığını belirtir. Bunun üzerine polis kan içen kediler gibi mi diye sorar. Profesör Edmonds sanırım kan yaşamı muhafaza etmek için gerekli olduğu düşünülür diye cevap verir. Bunun üzerine polis dedektifi Marco Profesör seni dinliyorum ama dediklerinin tek bir kelimesine bile inanmıyorum der. Rehineci dükkânına varan iki adam dükkân sahibini beklerken dükkân sahibi sırtından mıhlanmış bir biçimde depodan çıkıp yere yığılıp ruhunu teslim eder. Polis dedektifi Marco olayın failini bulmaya çalışır ama muvaffak olamaz.

Ertesi gün tezgâhtar Reena antikacı dükkânını açar ve içeri polis dedektifi Marco Reena’ya Hester Black’in nerede olduğunu sorar. Reena polis dedektifi Marco’ya evine baktınız mı diye sorar. Polis dedektifi Marco ilk olarak oraya baktım cevaplar. Bunun üzerine Reena Hester’in dünkü olay ile alakası olduğuna mı inanıyorsunuz diye sorar.  Polis dedektifi Marco geçerli birtakım nedenlerim var Profesör Edmonds ile olan telefon konuşmama şahit oldu ve ödül parasına konmak için harekete geçti ama bilmediği bir husus var Mısır hükümeti ödül parasını geri çekti der. Daha sonra polis dedektifi Marco Reena’ya Hester Black buraya kesin kez geri dönecek o yüzden dükkânı yirmi dört saat boyunca açık tutacaksın adamlarım saat başı seni gözetim altında tutacaklar der. Akşam olduğunda Profesör Edmonds polis dedektifi Marco’ya bu planınla Reena’yı tehlikeye atıyorsun der. Polis dedektifi Marco alaycı bir ses tonuyla kan içen kediler mi saldıracak dedikten sonra polis dedektifi Marco endişelenme adamlarım dükkânın çevresinde yirmi dört saat boyunca nöbet tutacaklar der.

Reena akşam dükkânda bulunurken gizli görevde bulunan polislerde erketeye yatıp antika dükkânını gözetlerler. Bu arada kedi suretine giren mumya hipnoz güçlerini kullanarak polis memurunun bayılmasını sağlar. Aynı esnada Hester Black’de dükkânın arka kapısından gizlice dükkânın içine girer nakit paraları sakladığı kasayı açarken kedi suretine bürünmüş mumyanın saldırısına uğrar. Çığlık seslerini duyan diğer polis memuru dükkâna doğru koşar ve Hester Black ile karşılaşır. Hester Black son nefesini vermeden önce kedi der ve ruhunu teslim eder. Ertesi gün Reena Profesör Edmonds’a sen olmasaydın ne yapardım ben Marco dün gece olan olay hakkında bir sürü soru sordu der. Bunun üzerine Profesör Edmonds Reena’ya Marco ehemmiyet taşıyan bir konu için beni çağırdı der. Reena bütün bu olan olaylar benim yüzümden oldu şayet daha akıllıca davransaydım bunlar olmayacaktı der. Bunun üzerine Profesör Edmonds nereden bilecektin ki o kedi veya her neyse onu diyerek Reena’yı teselli eder. Reena işte o kedi insanları hipnoz ederek öldüren kedi der. Evin bahçesine başka kedi girince Reena’ın korkudan ödü patlayınca Profesör Edmonds Reena’ya korkma yalnızca zararsız bir kedi diyerek rahatlatmaya çalışır.


Karakolda polis dedektifi Marco Profesör Edmonds’a altın kedi madalyonunu Hester Black’in paltosuna saklanmış olarak bulduğunu söyledikten Profesör Edmonds’dan madalyonu incelemesini ister. Madalyonu inceleyen Profesör Edmonds madalyonun milattan önce 450 senesinde Vaast mabedi yıkıldığında yapıldığını söyler.  Bunun üzerine polis dedektifi Marco mumya hakkında bir şey yazıyor mu diye sorar. Profesör Edmonds açıklaması zor madalyon üzerindeki yazıları tasvir etmem için üniversitede birkaç saate gereksinim var. Polis dedektifi Marco sana sekiz saat mühlet der. Reena’ın evine türlü kediler saldırır. Aynı esnada Profesör Edmonds meslektaşı Profesör Reinhart ile beraber madalyonun gizemini çözmeye çalışır. Profesör Reinhart madalyonun muska olmadığını madalyonun bir çeşit esir tutma aleti olduğunu belirtir.  Profesör Edmonds Profesör Reinhart’a yani bu madalyon mumya dirilmemesi için mi takılıyor diye sorar. Profesör Reinhart Vaast mumyaları bilindiği gibi Transilvanya vampirleri gibi kanla beslendikleri bilinen bir husustur ve her kültürde türlü mahlûkatlar hayvandan insan suretine bürünürler der. Bunun üzerine Profesör Edmonds bana göre katil bu hayvan meselesini kullanıyor der.  Profesör Reinhart o zaman ben kütüphaneye geri dönüp Vaast kültürüyle ilgili dokümanlarla göz atayım der.  Profesör Edmonds eski Mısır ile alakalı kitaplara dalmışken polis dedektifi Marco arar. Polis dedektifi Marco soruşturma yaparken Reena hakkında araştırma yaptığını ve hiçbir yerde kaydının olmadığını sanki gökten zembile indiğini belirtir. Profesör Reinhart elindeki dokümanlara Profesör Edmonds’un yanına gelir ve Korub San’ın eski Mısır lisanında saklı manasında olduğunu ve madalyonun ölüler ilahı Seth’e ait olduğunu ve çıkarıldığında cehennemin kapıların aralandığını öğreniriz.


Geçmiş anılar âlemine giriş yapan Profesör Edmonds son günlerde yaşanan olayları zihninde muhakeme etmeye başlar ve hızla Reena’ın evine doğru gider.  Reena’ın evi kediler tarafından kuşatılırken Reena’da firar hazırlıklarına başlar. Reena tam evden çıkarken Profesör Edmonds ile karşılaşır ve kediler evi kuşattı dayanamıyorum deyince Profesör Edmonds ne kedisi der ve etrafta hiç kedi yoktur. Bunun üzerine Profesör Edmonds polis dedektifi Marco seni şüpheli olarak tutuklamaya gelecek ne kimliğin nede sosyal güvenlik numaran yok ve madalyon ilgili herkes öldürüldü der. Bunun üzerine Reena ama onları öldüren bir kediydi der.  Profesör Edmonds en sonunda madalyon üzerinde yazılanları çözmeye muvaffak oldum deyince Reena madalyonu buldun mu diye sorar. Profesör Edmonds evet ve tıpkı bir vampirin göğsüne batırılan bir kazık gibi bu madalyonda mumyanın lanetli yaşamını engelliyor diye cevaplar. Bunun üzerine Reena şayet madalyon mumyanın bedeninden çıkarılınca yeniden yaşama dönüyor değil mi sorunca Profesör evet ama asıl konu mumyanın rahip değil rahibe olmasıdır diye cevaplar.  Daha sonra kedi korkun aslında senin aslında ne olduğunu açıklıyor bir Vaast rahibesi olduğun modern dünya hakkındaki tüm malumatı Hester Black’i hipnotizma ederek aldın der. Bunun üzerine Reena asırlar boyu karanlıkta hareketsiz kalmanın ne demek olduğunu bilir misin ve yaptıklarım meşru müdafaaydı der. Profesör Edmonds ama insanları öldürdün deyince Reena görüyorum, hissediyorum, dokunuyorum, zevk alıyorum ve arzuluyorum der. Daha sonra Reena Profesör Edmonds’a sonsuz hayat teklifinde bulunur ama Profesör Edmonds ben senin gibi lanetli bir varlık olamam diyerek Reena’ın sonsuz hayat teklifini geri çevirir. Bunun üzerine Reena beni terk edemezsin diyerek kedi suretine dönüşür. Profesör Edmonds kedi suretine bürünmüş Reena ile zihin harbi yaparken savunması inen Profesör Edmonds’a kedi suretine bürünmüş Reena saldırır. Uzun süren bir boğuşma sonrası kedi suretine bürünmüş mumyaya madalyonu takar ve kedi rahibeye ardından mumyaya dönüşmesinden sonra  kediler tarafından parçalanır ve film biter.



2 Ağustos 2014 Cumartesi

La Figlia Di Lady Chatterley


Filmimiz kadın olmak isteyen genç bir kızın erotik bir roman okumasıyla başlar. Daha sonra okuduğu romanın tesiri altında aynada kendini seyrederek memeleriyle oynamaya başlar.  Adının Julie olduğunu öğrendiğimiz genç kız duşunu alıp kendini tatmin ederken kaldığı yatılı okulun müdiresi gelip yaptığın menfur davranışlarından haberim var bu davranışların yüzünden cehennemde yanacaksın der. Arzularına gem vurmayı başaramaz ve yeniden kendisini tatmin etmeye başlar.

Mezun olan Julie müdiresiyle vedalaştıktan sonra Trene biner ve kitabını okur. Arkadaşı James Julie'ye yolculuk zorlu geçecek der. Julie James’ın dediklerini umursamaz kitabını okur. Kitabın yazarı Leydi Chatterley'dir yani Julie'in annesi kitapta yazılanlara göre kahya Milton ile bir gönül ilişkisi yaşamaktadır. Kahya Milton kaba saba hoyrat bir adamdır bir gün Leydi Chatterley kahya Milton’ı hakir görüp aşağılar bunun üzerine kahya Milton Leydi Chatterley'ın kullandığı at arabasının önüne yatarak hayatımın bir manası yok leydim çiğneyin beni der. Bunun üzerine Leydi Chatterley kahya Milton’ın ellerini büyük tutkuyla öptükten sonra toprak yolda kahya Milton ile toprak yolun üzerinde sevişirler.

Teyzesi Martha'nın malikânesine gelen Julie’yi hizmetçi Maggie karşılar. Julie teyzesi Martha ile karşılaşır. Martha teyze Julie’ye seni en son gördüğümde küçük bir kızdın şimdi ise koca bir hanımefendi oldun der.  Julie annesinin aşığı kâhya Milton ile karşılaşır.  Gece olduğunda annesi ve kâhya Milton'ın malikâne bahçesinde yiyişmelerini hayal ederek kendisini tatmin eder ve dayanamayarak annesi ve kâhya Milton'ın günah dolu anlar yaşadığı ağacın altında kendisini tatmin etmeye başlar. Tam zevkin doruklarına çıkarken kâhya Milton Julie’in arkasından belirir ve bu saate bahçede bulunmak tehlikeli olur deyince Julie hemencecik bahçeden kaçar.Teyzesiyle öğlen yemeği sofrasına Julie’ye teyzesi Martha evlenme yaşın geldi Jason isimli genç bir delikanlı var ailesi civarın en tanınmış bir eşraftan zaten bir şarap üreticisi ailemize böyle bir aile yakışır der. 

Üzüm hasadıyla ilgilenen kâhya Milton’ın yanına Julie ve Julie'in arkadaşları gelir. Kâhya Milton bir salkım üzümü eliyle sıkarak Julie ve Julie'in arkadaşlarına tattırırken Julie mukaddes kitabımız İncil alkolün haram olduğunu belirtmişti der.  Bunun üzerine kâhya Milton doğa ananın sunduğu nimetlerin hiçbiri haram olmaz dedikten sonra şarap yapılacak üzümleri genç ve bakire bir kız ezerse o şarap aşırı derecede lezzetli olur diye belirtir. Julie üzümlerin üstünde tepinirken kıyafetlerini çıkarıp üzümleri erotik figürler sergileyerek ezer.

Geceliğini giyen Julie'in yanına gelen Martha bu evde maziye ait bir sürü hayalet var umarım ki bu hayaletler seni rahatsız etmez der. Malikânenin kapalı havuzunda yüzmesini bitiren Julie kâhya Milton'dan bornoz ister. Kâhya Miton Maggie'den isteseniz olmaz mı diye sorunca Julie sert bir dille senden istedim der. Bunun üzerine bornoz getiren kâhya Milton bornozun eski olduğunu belirtir. Julie kâhya Milton kurula beni diye emreder. Kâhya Milton Julie'yi kurulurken eli Julie'in kalçalarına değince Julie bu kadar yeterli diyerek kurulama işlemini yarıda keser ve hızla odasına giderek kendisini tatmin eder.

Malikanenin bahçesinde dolanan Julie kahya Milton’a sen annem Leydi Chatterley’sin sevgilisiydin değil mi diye sorunca bu soru pek uygun bir soru özellikle kızı tarafından sorulması uygun kaçmaz merak kötü sonuçlar doğurabilir deyince Julie kahya Milton'a sen çok kaba birisinin der.  Geçmiş anılar âlemine dalan kâhya Milton Leydi Chatterley orman barakasında yaşadığı günah dolu anları anımsar. Daha sonra Julie orman barakasına giderek kâhya Milton'a erotik dans figürleri sergiler.

Julie çeşmede ellerini yıkarken kâhya Milton'a su sıçrattıktan sonra avuçlarına bana su içir der. Julie kâhya Milton’ın elinden su içerken Julie soyunup ellerini ve parmaklarını tahrik edici bir şekilde yalarken birdenbire Julie çeşmenin yanından hızla ayrılır. Julie sonunda orman barakasında niyetini açıklar ve kızlığını almasını ister. Kâhya Milton Julie'in ilk erkeği olur.  Ertesi sabah kasabanın rahibi düğün kaidelerini açıklarken Julie’in durgun hali teyzesi Martha'ın dikkatini çeker.  Martha Jason'ın ailesine Julie'in düğün için heyecanlı olduğunu belirtir. Julie başım ağrıyor beni mahzur görün deyip odasına gider.

Orman barakasına giden Julie kâhya Milton'a karşı iğneleyici sözlerde bulununca kâhya Milton sen kadın değilsin seni kamçılamam gerek der.  Bunun üzerine Julie o zaman kamçıla beni şayet beni kamçılayacak cesaretin yoksa ayaklarımı öpersin der.  Bunun üzerine kâhya Milton Julie’in ayaklarını öper.  Daha sonra Julie bu kadar yeter diyerek konuyu annesine getirince kâhya Milton Julie'ye bir tokat patlatıp seni afişte ben senin anneni sevmiştim diyerek tüfeğini Julie'ye doğrultulur.  Bunun üzerine Julie sende beni öldürecek cesaret yok diyerek tüfeği alır. Tüfeği alan Julie merak etme seni öldürmem hem tüfeği kullanmayı bilmem hem de aramızda adı konulmamış bir bağ var deyince kâhya defol git der ve Julie barakadan çıkar.

Ertesi sabah Julie kâhya Milton'a sen mükemmel bir âşıksın ama ben istikbalimi düşünmeliyim o yüzden Jason ile evleniyorum deyip gider. Morali bozulan kâhya Milton Julie seni çok arzuluyorum der.  Martha yeğeni Julie'ye tıpkı annen gibi iffetsiz bir yoldan gidiyorsun ve bu sebepten dolayı o gitti der. Teyzesinin kâhya Milton hakkında konuştuğunu zanneden Julie küçük sersem ben Jason'dan bahsediyorum diyerek yer Martha’dan tokadı yer.  Julie orman içinde kâhya Milton'ı arar ve en sonunda kâhya Milton'ı bulur. Kâhya Milton ve Julie samanlıkta tek bir beden olurlar. Ertesi gün Julie kilisede yapılan sade bir törenle Jason ile evlenir. Jason ile evlenen Julie kâhya Milton'a bir kadını memnun etmek için kaç âşık kâfi gelir deyince kâhya Milton eğer bahsi geçen kadın kendisine iyi bakıyorsa bir tanesi bile kâfi olur der ve film biter.

31 Temmuz 2014 Perşembe

VeneXiana

 Filmimiz Venedik manzarası ve Venedik'te yapılan karnavalın görüntüleriyle başlar.  Yazar olduğunu anladığımız Annalissa isimli kadın gondol içinde seyahat ederken Venedik'in gizemli havası romanı için yazacağı karakterlere ilham kaynağı olacağını belirtir. Romanda bahar akşamı tren seyahati yapan genç ve alımlı kadın tuvalette üstünü değiştirirken kör bir adamı fark eder. Genç kadın yaptığı el hareketlerinden sonra tuvaletteki adamın kör olduğunu anlar. Genç kadın kıyafetlerini değiştirirken aklına bir hinlik gelir ve kör adamla cinsel bir beraberlik yaşar.


Annalissa gondola ilerlerken maskeli bir şahsa çapkınlar şahı Casanova senin kim olduğunu çözeceğim dedikten sonra romanına geri döner. Roman manastıra giden bir otuz yaşının ortalarında bir adamla ilgilidir adam odasına gidip çıkardığı resme bakarak kendisini tatmin ederken keşke bir rahibeyi becerseydim der.  Birdenbire bir rahibe tahrik edici hareketlerle soyunmaya başlar ve rahibeyle beraber olmak isteyen adamla beraber olur ama bu yalnızca adamın zihninde kurduğu bir hayalden ibaret olduğunu anlarız.

Annalissa Venedik sokaklarında gezinip yerel sokak sanatçılarıyla ilgilendikten sonra azgın bir kadının iki erkekle cinsel ilişki yaşamasını kaleme alır.  Müzede gezinen Annalissa müzede çalışan hademeye karşı şehevi hareketlerde bulunduktan sonra gider. Annalisa gittikten sonra hademe keşke seni becerebilseydim der. Daha Annalissa kendisini tatmin ederken yanına gelir ve Annalissa ile beraber olur. Daha sonra hademe Annalisa'ya avam kamarası kıyafetlerini giydirdikten Venedik sokaklarına akar.

Romanına geri dönen Annalissa romanını anlatmaya başlar.   Lokantada yemek yiyen iki kafadarın hikâyesini anlatır. İki kafadar laflarken lokantanın yollu garsonu içki servisinde bulunur.  Uzun dalgalı saçlı eleman kısa saçlı top sakallı arkadaşına kız azmış der.  İki kafadar kadın garsonu götürüp götürmeme konusunda konuşurlarken kadın garsonlar ikileşir ve ardından saunada günah ve ihtiras dolu anlar yaşandığını söyler.

Annalissa mecmuasını okurken telefon çalar telefondaki şahsiyet ile ortaçağ musikisi hakkında konuştuktan sonra romanındaki başka bir hikâyesine başlar.  Yazısında tutuklu bir mafya üyesinin eski ortağı hakkında mahkemede ifade verecektir. Dava ile ilgilenen savcı tutuklu mafya üyesinin korunmasıyla ilgili planlar yapar.   Savcı hâkim ile dava hakkında konuşurken hoş bir bedene sahip bir kadın savcının ofisine girer.  Genç kadın tutuklu mafya üyesinin karısıdır ve savcıyla kocasının korunma planlarını konuşmak ister.  Savcı genç kadına bu meselenin konuşulmasının hatta en ufak bir ayrıntısının lafının açılmasının bile tüm operasyonu tehlikeye sokacağını söyler.  Bunun üzerine tutuklu olan mafya üyesinin karısı gerçek niyetini açıklar.  Aylardır erkeksiz olan genç kadın savcıya ihtiyaçlarım var diyerek savcıya gerçek niyetini açıklar. Genç kadının niyetini anlayan savcı ben kocanızın güvenliğiyle mükellefim bu pek yakışı kalmaz der ama genç kadının şehevi hareketlerine dayanamayan savcı tutuklu mafya üyesinin karısıyla günah dolu anlar yaşar.

Annalissa gondolda romanını kaleme alırken aklına yazacağı hikâyenin fikri gelir.  Ilık rüzgârlı bir bahar sabahı sosyal çevrenin hudutsuz sınırları açılırken büyük bir malikânenin uşağı gizliden gizliye malikanenin hanımını şehvetle seyreder. Annalissa saplantılı âşık bir uşak çok iyi bir fikir der. Uşak malikâneyi temizlerken evin hanımını giyinirken görür ve izlemeye başlar.  Karmaşık hisleri yüzünden zulüm çeken uşağa evin hanımı bir daha soyunurken beni gözetleme der ve uşak ile bilardo oyununa girişir. Bilardo oyunu bir süre sonra uşak ve sahibe arasındaki günah dolu bir bilardo maçı yaparlar.

Annalisa içinden bazen yazdığım hikâyeler bana gereken heyecanı vermiyor deyip gondoldan inip Venedik sokaklarını arşınlamaya başlar. Otuzlarının ortalarında olan bir adam yanındaki kadına özel mahsul şarabını tattırır. Adam kadına şarabı nasıl buldun diye sorar. Kadın adama tadı enfes der. Bunun üzerine adam kadına öylemi buldun der. Adam ipeksi bir cildin var diyerek şarabını içen kadına şehevi hareketlerde bulunur ve kadını porto şarabı gibi yudumlar.

Annalissa Venedik sokaklarını dolduran acayip kıyafetli şahıslarla birlikte yürürken aklına yazacağı hikâye için yeni bir fikir gelir.   Bir bilgisayar kursunda bir hoca öğrencileriyle ilgilenir ve kurs bittince Kurs hocası bilgisayarın başına oturur ve tasarladığı program sayesinde iki öğrencisini tuvalete yiyişirken gözetlediğini Annalissa kaleme alır.

Yeni hikayesini kaleme alan Annalissa bu sefer kardeşi okuldan genç bir kadın okul müdürünün ofisine bir hışımla ofisine dalarak kardeşime ne hakla tasdiknamesini verirsin diye hesap sorar. Müdür genç kadına sakinleşin öyle konuşalım der ama genç kadının sakinleşmeye niyeti yoktur. Bunun üzerine müdür genç kadını yiyişerek sakinleştirmeyi başarır.  Romanını bitiren Annalissa kutlamayı Casanova kıyafetli elemanla çılgınlar gibi günah dolu anlar geçirerek kutlar ve film biter

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Haunting Of Lisa


Filmimiz kızı Lisa'yı parka götüren Ellen ile başlar. Lisa'yı parka bırakan Ellen belediyedeki işine gider. Bu arada Lisa parktaki arkadaşlarıyla çene çalar. Ellen'ın sekreteri Ellen'a durum raporu verirken Lisa arkadaşları yanından gidince Lisa'da üzerine bindiği dönergeci hızlıca çevirip döndürür.  Dönergeç dönerken Lisa'ın ilgisini parkın çevresinde bulunan yıkık dökük baraka çeker ve barakaya girer. Evin içinde dolanan Lisa birdenbire beliren kadın yalgını tarafından şaşırtılır. Lisa kadına kimsin sen melek misin diye sorar.  Cisimsiz yalgın kadın Lisa'ya yardım et bana der.   Bu arada Ellen Teğmen Marsden’e aldın mı diye sorar. Teğmen Marsden neyi teşvik prim mi diye sorar.  Ellen Teğmen Marsden'e hayır davetiyeyi ama seni aylık bütçe konusunda rahatsız edeceğim der. Bunun üzerine Teğmen Marsden Mitchell gelinceye dek mali program ile ben ilgilenirdim deyince Ellen o zaman bende gidip Mitchell’i rahatsız edeyim der.  Bunun üzerine Teğmen Marsden Mitchell belediye reisiyle toplantıda der bu arada şeker kavanozundan şekerleri götürdüğünü görmüyorum sanma der.  Bunun Ellen Düğünüme kilo almış bir şekilde giremem diyerek şekerleri bırakır ve Teğmen Marsden  Ellen'a  zifaf gecesi ne yapacaksın diye sorar.  Ellen tam ağzını açacakken polis memurlarından biri gelir ve parkta bir çocuk cesedi bulunduğu haberini verir.  Ellen'ın yüzü birdenbire kireç gibi olur ve Teğmen Marsden Ellen'a iyi misin diye sorar. Ellen bir saat önce Lisa’yı parka götürmüştüm der. Teğmen Marsden eminim Lisa'ın başına bir fenalık gelmemiştir diyerek Ellen'ın gönlünü ferah tutmaya çalışır.



Teğmen Marsden ile beraber parka giden Ellen Lisa'ın arkadaşlarına Lisa’ın nerede olduğunu sorar. İki çocuk Lisa'ın nerede olduğunu bilmediklerini belirtirler. Daha sonra Ellen kızı Lisa’yı eski barakanın olduğu yerde görür ve yanına koşar.  Lisa ağlamaklı gözlerle bayanın söylediği çocuğun cesedini bulmalıyız der.  Ellen kızı Lisa’ya gördüğün bayanı tarif eder misin diye sorar ve Lisa Annesine gördüğü kadınının bir çeşit melek olduğunu söyler. Bunun üzerine Ellen Lisa’ın daha önceden girdiği barakaya girer. Barakada kimsecikler yoktur yalnızca eski küçük bir kürek vardır. Dışarı çıkan Ellen kızı Lisa'ya barakada kimsenin olmadığını söyler. Bunun üzerine Lisa olmaz katil bir çocuğu daha önce de unutulmuş çocuğu da öldürdü ve bir daha da cinayet işleyecek der. Bu arada bir haberci Lisa ve Ellen'ın konuşmalarını kayda alır. Kayda alındığını fark eden Ellen haberciye ne yaptığını sanıyorsun diye çıkışınca haberci Lisa'ın söylediklerinin polis kayıtlarında bulunmadığını söyleyerek Lisa'ya sorular sormaya başlar. Bunun üzerine olay ile ilgilenen Baş komiser Graham haberciye küçük bir çocukla uğraşacağına doğru düzgün işini yap der.  Baş komiser Mitchell Graham nişanlısı olduğunu öğrendiğimiz Ellen ve kızı Lisa'yı evlerine götürürken Teğmen Bob Marsden’a durum nedir diye sorar. Teğmen Marsden takriben dokuz veya on yaşlarında bir kızın öldürüldüğünü söyler.  Bunun üzerine Baş komiser Teğmen Eakin’a olay yerine kordon çek der.  Baş komiser Mitchell Graham arabaya bindiğinde Teğmen Marsden Çavuş Hill'e umarım baş komiser  önceliklerini unutmaz der. Lisa ise arabada gördüğü kadın, unutulmuş çocuğun mezarı ve cinayetlerden bahseder. Bunun üzerine Ellen kızı Lisa'ya sinirlerin harap olmuş sıcak bir banyo ve iyi bir yemek senin sinirlerini düzeltir der.

Ellen evde Lisa'ya gördüğün kadını tarif eder misin diye sorar.  Lisa parkta gördüğü kadının tıpkı bir melek nurlar saçtığını söyler ve birileri parktaki kız gibi benimde canım yanar mı diye sorar. Bunun üzerine Ellen Lisa'ya başına bir şey gelmesine izin vermem der. Aynı esnada Teğmen Marsden Baş komiser Graham’a küçük kızın ölümünün cinayet olduğunu ve cesedin yanında bir kelepçe bulunduğunu söyler.  Daha sonra Ellen'ın sekreteri Sarah Lisa’ya göz kulak olmak amacıyla Ellen'ın evine gelir. Ellen baraka gidip eski küreğin durduğu parkeyi kaldırır ve unutulmuş çocuğun kemikleşmiş cesediyle karşılaşır.  Daha sonra öldürülen kızın adının Jodie Fisher olduğunu öğreniriz. Baş komiser Graham olay hakkında Lisa'ya birkaç soru sormak ister ama Ellen Lisa daha çok küçük diyerek nişanlısı Baş komiser Graham'ın teklifini geri çevirir.



 Evine dönen Ellen televizyonda Lisa ile unutulmuş çocuk ve nur saçan kadın ile konuşmasını görür ve kızımın hayatını mahvediyorlar der.  Bu arada haberleri Rahip Eakin'de seyretmiştir ve piskoposa cemiyetine mensup olmamasına rağmen Lisa ile konuşmak istediğini belirtir.  Akşam olduğunda Ellen rahatlatıcı bir banyo yaparken Lisa odasında Buddy isimli sorunlu bir çocukla ilgili görüntüler görür. Adının Buddy olduğunu öğrendiğimiz çocuk annesini üvey babasından aşırı derecede kıskanmaktadır hatta bu kıskançlık cinayet işlemeye varabilecek bir kıskançlık olduğunu öğreniriz.   Ellen yatmaya hazırlanırken Lisa ağlayarak Ellen'ın yanına gelir Lisa annesi Ellen'a parkta gördüğü nurlar saçan kadını normal bir kadın olarak gördüğünü hatta nurlar saçan kadının kocasını gördüğünü söyler ve daha sonra Buddy'den bahsedip ruhumuzda ne gibi habislikler dolanıyor der.

Ertesi sabah bir sürü insan Ellen ve Lisa'ın ikamet ettiği evin etrafına toplanırlar. Evinin etrafında toplanan kalabalığı gören Ellen bu ne manyaklıktır der ve dışarı çıkar. Bir anda etrafı soru soran basın mensuplarıyla kuşatılır. Basın mensupları olaya müdahil olan Baş komiser Mitch Graham'a emniyet teşkilatının Lisa’ın gördüğü rüyeti araştırıyor musunuz diye sorarlar. Baş komiser Mitch Graham basın mensuplarına teşkilatımızın korkmuş bir kız çocuğun gördüğü hayallerden daha mühim sorunlarımız var şimdi geriye çekilip bu insanları rahat bırakın der.  Sevgilisi Ellen'ın yanına giden Baş komiser Mitchell Ellen’a elimden gelse senle Lisa'yı  huzurlu sakin bir adaya gönderimdim   ne iyi olurdu der. Ellen üzgün bir ses tonuyla keşke Lisa bunları yaşamak zorunda kalmasaydı der. Bunun üzerine Baş komiser Mitch  evin orada gece gündüz devriye gezecek der.

Ellen sekreteri Sarah’ya yaşanan olaylarla ilgili hikâyesi olan yaşlı bir adamı araştırmasını ister. Sarah öldürülen kızın yanında bulunan kelepçelerin polise ait olma ihtimali üzerine çok rahatsız olduğunu söyler.  Daha Ellen kızı Lisa'yı da alarak Baş komiser Mitchell’i görmek için karakola giderler.  Baş komiser Mitchell, Teğmen Marsden ve Çavuş Hill ile birlikte katilin kimliğini ifşa etmeye çalışırlar ama katilin hiçbir yerde kaydı yoktur.  Bu arada Lisa Baş komiser Graham'ı görmek ister.  Çavuş Hill cinayet silahını gösterir. Cinayet aletinin eski bir kama olduğunu öğreniriz. Bunun üzerine Teğmen Marsden kamayı nereden buldun diye sorar.  Çavuş Hill Barakada buldum diye cevaplar. Bunu üzerine Baş komiser Mitch bu iş gittikçe karmaşık bir hal almaya başlıyor der ve konuşmalara misafir olan Jodie Fisher cinayetinde kullanılan kamayı daha önce gördüğünü söyler ama annesi Ellen tarafından susturulur.  Daha sonra Ellen'ın yazıhanesine gelen Baş komiser Mitch Ellen’a konuşmamız lazım Lisa nerede diye sorar.  Ellen Lisa'ın kantinde olduğunu ve Lisa'ın bu cinayet davasına müdahil olmasını istemediğini söyler.  Jodie Fisher davasındaki her olasılığı araştırmakla mükellefim deyince Ellen Lisa bu konuda ne bilebilir ki der.  Bunun üzerine Baş komiser Mitch şu anda cinayet davasını Lisa'ın büyük bir sorunu var ve sen bundan uzaklaşmaya çalışıyorsun der.  Bunun üzerine Ellen Baş komiser Mitch’e ben Lisa için en iyisini düşünüyorum ve seninde bana koltuk çıkmanı istiyorum der. Baş komiser Mitchell Ellen’a elimden geldiği kadar sana ve Lisa’ya kol kanat geriyorum ama sen barakada otuz senelik bir çocuk cesedi buluyorsun Lisa'da cinayet silahını daha önceden gördüğünü iddia ediyor bu halka karşı mesuliyetlerim de var der. Bunun üzerine Ellen Baş komiser Mitch'e bende kızımın gönencinden mesulüm kızımı bir çeşit karnaval falcısına çevirip evimin etrafında toplanan delilerin oyuncağı yapamam der. Daha sonra sakinleşen Ellen Baş komiser Mitch'e  Lisa'ın sülaleden miras kalma zihinsel güçleri olduğunu söyler ve Lisa'ın da annesi gibi muameleye maruz kalmamasını istemektedir.  Baş komiser Mitch Ellen annene ne olmuştu diye sorar. Ellen seneler evvel annesinin okul gezisinde kaza olacağını hissettiğini ve geziyi engellemeye çalıştığını ama diğer insanların kendisini delirdiğini zannettiler ama kaza olunca annemi otobüsü kargılamakla suçladılar der.




Ellen unutulmuş çocuk hikâyesini öğrenmek amacıyla Doktor Faltunio ile konuşur. Doktor Faltunio Yüzbaşı Moonlike isimli bir askerin otuz sene evvel genç bir kadınla gönül ilişkisi yaşadığını ve genç kadınının çocuklarına babalık yaptığını söyler.  Günlerden bir gün Yüzbaşı Moonlike unutulmuş çocuğun cesedi bulunan barakada Buddy ve annesini döverken park bekçisi tarafından etkisiz hale getirildiğini anlatır. Ellen peki Buddy ve annesine ne oldu diye sorar.  Doktor Faltunio Buddy'in evlatlık verildiğini annesinin ise komalık olduğunu ve muhtemelen bu zamana öldüğünü söyler ama aslında Buddy'in annesi hala hayattadır ama ne var ki komadadır.  Gece olduğunda Lisa gördüğü kâbusta Buddy'in kız kardeşine fiziksel şiddet uyguladığını görür ve çığlıklar atarak kalkar.

Sabah olduğunda Rahip Eakin Lisa ve Ellen'ın yaşadığı eve gelip Lisa ile görüşme talebinde bulunur.  Ellen  Rahip Eakin'a  ziyaretçi beklemiyordum açıklamada yapamayacağım ayrıca dini bir konuda  tevcihi muteber kılma niyetinde değilim der. Rahip Eakin Ellen’a Bayan Downey sizi temin ederim ki kızınız yaşadığı deneyimleri afişe etme niyetinde değilim yalnızca bu olayın dibine inmek istiyorum yalnızca siz basın tarafından rahatsız edilmiyorsunuz deyince Ellen kabalığımı maruz görün lütfen içeri geçin diyerek Rahip Eakin'i evin salonuna davet eder.  Rahip Eakin bende bu eve ruh defedici gelmeyi yarardan çok zarar olarak görüyorum deyince Ellen Rahip Eakin'a iyi düşünmüşünüz der.  Bu arada Baş komiser karakolda maktul Jodie Fisher'in cinayet resimlerini tetkik eder.  İçeri giren Teğmen Bob Marsden  Baş komiser Graham'a  Lisa'ın Jodie Fisher davasıyla alakalı bir malumatı olabilir mi diye sorunca Baş komiser Graham Lisa hayal kuruyor şimdi yapacağımız şey nur saçan melek kadınları unutup eski usul dedektiflik işlerine sarılacağız der ve Teğmen Marsden emredersiniz amirim diyerek Baş komiser  Graham'ın yazıhanesinden çıkar.

Rahip Eakin evden ayrılmadan önce Ellen'a inançlı bir birey misiniz diye sorar. Ellen Katolik mezhebine bağlı değiliz niye sordunuz diye sorar. Bunun üzerine Rahip Eakin bazen çocuklar duygusal dengesizlikler dini sorunlara neden olur.  Bunun üzerine Ellen Rahip Eakin'a sizi temin ederim Lisa'ın dini bir sorunu yoktur der. Bunun Rahip Eakin piskoposum bir nebze olsun rahatlayacak deyip Ellen'a teşekkür eder. Rahip Eakin evden çıkarken Ruh hekimi Barry Gazzoro ile karşılaşır ve Rahip Eakin ve Doktor Gazzaro’un askerlik arkadaşı olduğunu öğreniriz. Doktor Gazzaro Lisa ile bir süre konuşur ve annesi Ellen'a  Lisa gördüğü imgelerden bahsetti fakat hatırladığı pek az husus var lakin Lisa  bunları gerçek sanıyor deyince  Ellen ciddi bir surat ifadesi takınarak gördükleri gerçek der.  Bunun üzerine Doktor Gazzaro bak Ellen ben bir para normal olay araştırmacısı değilim o yüzden zihinsel görüngeler uzmanlık alanıma girmiyor der.  Ellen Doktor Gazzaro'ya Doktor Gazzaro  Lisa'ın gördükleri gerçek çünkü aynı deneyimleri bende yaşadım ama Lisa'ın deneyimleri daha güçlü birisiyle temasa geçiyor der.  Doktor Gazzaro benim bununla ilgili terapi yapmamı istiyorsunuz der. Evet şayet Lisa'ın gördüğü imgeler gerçekse bu Buddy denen şahsın Joddy Fisher cinayetiyle bir bağı var şayet öyleyse kızımın hayatı tehlikede der. Doktor Gazzaro üzgünüm ama bu imgeler konusunda ne yapacağımı bilemem der.  Bunun üzerine Ellen Doktor Gazzaro'ya ben hatırlayamadıklarına kastediyorum kızımın hafıza boşluklarına doldurmanı istiyorum ve Buddy'in kim olduğunu bilmem gerek der. Bunun üzerine Doktor Gazzaro  hipnoz terapi  bilinç altına girerek Lisa'ın bastırılış anılarını su yüzüne çıkarabiliriz  bak Ellen Fisher çocuğunu öldüren  kişi  tabiri caizse patlamaya ramak kalmış bir saatli bir bomba  öfkeli muhtemelen geçmişinde acı dolu deneyimi olmuş bence Jodie Fisher  katilin öldürme içgüdüsü için müsait bir adaydı  ve katil bu öldürme içgüdülerini zar zor saklıyor der

Akşam olduğunda Rahip Eakin ile Ellen'ın evine giden Doktor Gazzaro Rahip Eakin'a terapi konusunda bana yardımcı olacaksın der. Bunun üzerine Rahip Eakin şaka yoluyla Doktor Gazzaro’ya ruh falan çağırmayacağız değil mi diye sorar. Ellen  Baş komiser Graham'a Lisa'ya yapılacak olan hipnoz terapide yanında bulunduğu için teşekkür eder.  Baş komiser Mitch Graham Ellen’a Faultino’ya gitmen hataydı adam çatlağın teki deyince  Ellen bence Faultino gayet normal birisi olarak gözüktü ama birisinin Yüzbaşı Moonlike olayını araştırması gerek deyip Rahip Eakin'ı sorar. Baş komiser Graham Rahip Eakin'ın hapishanedeki mahkûmlara yol dini yol göstericiliği yapıyor der.    Doktor Gazzaro Lisa'ya gördüğü imgeler hakkında sorular sorar. Lisa nurlar saçan kadının Buddy'in annesi olduğunu ve Buddy'in işlediği cinayetleri engellemeye çalışmaya çalıştığını söyler. Doktor Gazzaro Lisa'ya Buddy kim diye sorar. Lisa kimliğini gizliyor ama çok yakınımızda bulunuyor diye cevaplarken Rahip Eakin elindeki bardağı düşürür ve Lisa ağlayarak hipnoz halinden çıkar.

Teğmen Bob Marsden Ellen'ın evine gelip Baş komiser Mitch Graham'a gece devriyesi sırasında evin etrafında geziniyordum ve sizi görünce uğrayayım dedim sorun olmaz değil mi der. Baş komiser  Mitch Graham sorun olmaz deyip karakolu arar. Bu arada Teğmen  Marsden  Doktor Gazzaro ile tanışır.  Teğmen Marsden duyduğuma göre Jodie Fisher cinayetini çözmeye çalışıyormuşsunuz ama içimde bir his var katili elimize düşecek der.  Bu arada Lisa Rahip Eakin'a gördüğü kadının melek olup olmadığını sorar.  Rahip Eakin Lisa'ya ilk önce methini duyduğum kadının senin hayal gücünün bir mahsulü olduğunu sandım ama şimdi o kadının öte dünyadan bir varlık olduğunu inanıyorum deyince Lisa cennetten mi geldi der. Aynı esnada F.B.I karargâhında yapılan parmak izi eşleştirmesinin sonucunda Jodie Fisher’ın katili Graham Mitchell çıkar. 


Lisa yatmadan önce annesine gördüğü imgelerin kötü olup olmadığını sorar.  Ellen kızına gördüğün imgeler kötü şeyler değil bu gördüğün imgelerin sülalemizdeki kadınların yaşadığı deneyimler olduğunu söyler.  Lisa ilk başlarda gördüklerinin korkunç olmadığını ama Buddy ortaya çıkınca her şeyin kötüye gittiğini söyleyince Ellen Lisa'ya ben imgelerimden kurtuldum umarım sende kurtulursun der. Bunun üzerine Lisa annesi Ellen'a gene hipnotizma mı yapılacak deyince Ellen düşünürüz der. Ellen evden çıkarken Lisa'ya göz kulak olması için sekreteri Sarah'ı çağırır.  Sarah polis departmanın kayıtlarını incelerken  Baş Komiser Mitchell gelir ve ne yapıyorsun diye sorar.  Ellen  Baş komiser Mitchell'a ödümü kopardım der. Daha sonra Baş komiser Mitchell Moonlike olayı hakkında haklıydın iki adamım olayı araştırıyor dedikten sonra Ellen'a dönüp anlat bakalım dedektif Downey gecenin bir vaktinde polis dosyalarıyla ne yapıyordun diye sorar. Ellen Lisa yaşadığı hipnotizma seansı yüzünden huzursuz bende Lisa'ın dediği  Buddy'in yakınımızda saklandığını söylemişti bende Buddy'in polis teşkilatından biri olduğundan şüpheleniyorum der.  Bunun üzerine Baş komiser Mitchell aynı olasılığı düşünüyorum ama teşkilatta Buddy isimli tek bir polis bile yok ne de Buddy lakaplı bir polis yok der. Ellen o zaman Doktor Gazzaro'un seanslarına devam etmesine izin vereyim der. Bunun üzerine Baş komiser sabah olduğunda Doktor Gazzaro'ya uğrayıp katilin psikolojik profilini çıkartayım dedikten sonra Ellen bence düğünü ertelememiz gerek der. Bunun üzerine niye diye sorar. Ellen bu cinayet davası çözülene dek evlilik pek akıllıca bir iş değil der ve Baş komiser Mitchell nişanlısı Ellen'ın isteğini büyük bir olgunlukla kabul eder.

Sabah Çavuş Hill heyecanla Teğmen Marsden'in yanına gelerek parmak izi raporunu gösterir. Teğmen Marsden olamaz bu işte bir hata var der.  Çavuş Hill F.B.I'ya göre hata yok der.  Bu arada Baş komiser Mitchell Doktor Gazzaro'un yazıhanesine giderken Rahip Eakin'ı görür ve seslenir. Rahip Eakin Baş komiser Mitchell'a karşılık vermez ve hızla baş komiserin yanından ayrılır. Doktor Gazzaro'un yazıhanesine giren Baş komiser Mitchell Doktor Gazzaro'un cesediyle karşılaşır. Daha sonra Rahip Eakin Ellen ve Lisa'ın yaşadığı eve doğru gider.  Bu arada Buddy'in geldiğini hisseden Lisa Ellen'a sende hissetin değil mi o geliyor dedikten sonra kapı çalar.  Ellen Lisa'ya mutfakta kalmasını tembihler ve kapıya bakar. Kapıdaki şahıslar Teğmen Marsden ve Çavuş Hill'dir Ellen’a Baş Komiser Mitchell'ın nerede olduğunu sorarlar.  Ellen Teğmen Marsden'e  neler oluyor niye Mitchell'i soruyorsun deyince Teğmen Marsden  Baş komiser Mitchell  Jodie Fisher cinayetinin baş şüphelisi der. Bu arada Rahip Eakin arka kapıdan yaklaşıp bana güveniyor musun o zaman elimi tut der.  Lisa'ya bakmaya giden Ellen kızının evde olmadığını görür ve tam evden çıkarken  Baş komiser Mitchell'ı görür ve katil olduğunu söyler. Bunun üzerine Baş komiser Mitchell Ellen'a katilin Rahip Eakin olduğunu Doktor Gazzaro'yu da  öldürdüğünü söyleyip kendisine itimat etmesini ister.


Baş komiser Mitchell Ellen ile beraber Aziz Andrew kilisesini giderlerken yolları Teğmen Bob Marsden ve Çavuş Hill tarafından kesilir.  Teğmen Marsden silahını çekip Baş komiser Mitchell'e durmasını söyler. Baş komiser Mitchell Teğmen Marsden’e sakin olmasını gerçek katilin Rahip Eakin olduğunu söyler. Tartışmayı gören Lisa annem orada diyerek kiliseden ayrılıp annesi Ellen'ın yanına gider.  Teğmen Marsden Baş komiser Mitchell’e kusura bakma şef Rahip Eakin hepimize çok pis oyun oynadı der. Bunun üzerine Baş komiser Mitchell Teğmen Marsden’e sen Lisa ve Ellen'ı eve bırak der.  Teğmen Marsden zavallı Rahip Eakin ruhumuzda ne gibi habislikler dolanıyor deyince hem Lisa hem de Ellen Teğmen Bob Marsden'in Buddy olduğunu anlar.  Kilisenin içine giren Baş komiser Mitchell silahını çekip kelepçeleri Rahip Eakin'a doğru atıp tak onları der. Rahip Eakin Baş komiser Mitchell’a meşru müdafaa gibi göstereceksin değil mi diye sorar. Bunun üzerine baş komiser Mitchell neden bahsediyorsun Doktor Gazzaro'un ofisinden panikle çıkıyordun bu bana şüpheli geldi deyince Rahip Eakin Barry ile randevum vardı gelmeyince meraklandım ve yazıhanesine uğradım ve cesediyle karşılaştım katilin polis teşkilatından olma şüphesi yüzünden sana soğuk yaptım daha Ellen'ı uyarmak için evlerine gittim Ellen polislere konuştuğunu görünce Lisa koruma amacıyla kiliseye götürdüm der.  Tam o esnada silah sesleri ve Ellen'ın çığlığı duyulur.  Ellen Bob'un (Buddy'in) Lisa'yı kaçırdığını söyler.  Bunun üzerine Baş komiser Mitchell devriyelere polis memuru vuruldu bir kaçırılma vakası var Teğmen Marsden’i gördüğünüz anda durdurun diye talimat verdikten Rahip Eakin'a Ellen'ı eve bırak der.

Rahip Eakin Ellen'ı eve götürürken Ellen birdenbire Rahip Eakin’a parka çek der. Parkın içerisindeki baraka giren Ellen'da zihinsel olarak yoğunlaşıp kızının gördüğü imgeleri görmeye başlar ve otuz sene evvel yaşanmış Yüzbaşı Moonlike olayının aslını öğrenir.  Buddy üvey babasına duyduğu nefret yüzünden kız kardeşini öldürüp annesini komalık hale sokunca Yüzbaşı Moonlike elinde balta Buddy tokatlamaya başlar. Olayı yanlış anlayan park bekçisi Yüzbaşı Moonlike'ın kafasına kürek geçirerek etkisiz hale getirir. Gördüğü imge yüzünden gözyaşına boğulup kızım nerede diye yakınınca Buddy’in annesi nurlar saçarak belirir.  En sonunda Buddy’in kaldığı virane eve giren Ellen üst katta Lisa'ya kaç der ama Lisa yatağa kelepçeyle bağlı olması nedeniyle kaçma olanağı yoktur.  Bunun üzerine Ellen Buddy tarafından yakalanır.  Akli dengesini tamamen yitiren Teğmen Marsden ( Buddy)  Ellen'a benim olacaktın o sana nasıl dokunur der. Bu arada Baş komiser Mitchell'da viraneye girip Teğmen Marsden'e teslim olmasını söyler.  Bunun üzerine Teğmen Marsden Baş komiser Mitchell’a gelirsen ikisini de vurmak zorunda kalırım der. Baş Komiser Mitchell Teğmen Marsden'e kelepçeleri değiştirmek çok akıllıca bir fikirdi deyince Teğmen Marsden hayır seni öldürüp kahraman olsaydım daha iyi olacaktı der ve kontrolünü yitirince Ellen Teğmen Marsden’e tokadı geçirir. Bunun üzerine Teğmen Marsden hepsi senin suçun diyerek Lisa'ın gırtlağına sarılınca Ellen Teğmen Marsden'i ( Buddy) sırtından vurarak öldürür ve aynı esnada Buddy'in annesi de ruhunu teslim eder. İleriki günlerde Baş komiser Mitchell ve Ellen evlenir ve film biter.  



15 Temmuz 2014 Salı

Un Silencio De Tumba




Filmimiz tekneyle seyahat eden bir grup insan ile başlar.  Daha sonra bu insanların film ekibi olduğunu öğreniriz.  Filmin yapımcısı Jerome Weber dostlarım yıldızımız Annette Lamark’ın satın aldığı adada çekeceğimiz western filminde medeniyetten uzaklaşacağız ama film gişede patlayıp emeğimizi tanzim edebileceğiz der. En sonunda adaya varan film ekibi Valerie ve yardımcısı ile tanışır. Annette yat kaptanına tura çıkacak mısın bir sabah bir de öğlen var der ve yoluna devam eder. Valerie kız kardeşi olan Annette'ye oğlun nasıl sormayacak mısın diye sorunca Annette lütfedip Christian nasıl diye sorar. Valerie odasına uyuyor der.  Annette film ekibiyle eve doğru giderken Valerie Annette hakkında içinden kardeşim olmasına rağmen onu öldürmek istiyorum ünlü güzel Annette Lamark gülümsemesinin arkasında müstehcenlik haricinde hiçbir şey yok der evet onu öldürmeliyim der.



Film ekibi dans ederken Valerie dans eden film ekibi hakkında düşüncelere dalar.  Dost meclisi içerisindeki Annette’ye bakıp Christian'ı uyandıracaklar diye düşündükten sonra filmin yönetmeni Jean Paul'a bakar. Jean Paul filmin yapımcısı Weber nefret etmek etmekle beraber canı gönülden çalışmasıyla bir zamanlar Annette'ın kalbini çalıp ondan çocuk sahibi olmakla sonuçlanan ama iyi bir sonuç çıkmayan bir ilişkiydi onlarınki diye düşünür. Daha sonra Weber yapım şirketinin avukatı Vincent'a bakıp içinden Vincent bir zamanlar stajyer avukatlar mahkemede seni izlemek için ruhlarını bile verirlerdi şimdi ise Weber'in dalkavuğu oldun çıktın ama Annette’ye deliler gibi âşıksın der.  Daha sonra Weber yapım şirketinin kurucusu Jerome Weber'a bakıp içinden Annette'yi sen keşfettin ama kazandığı özgüven ve özgürlük tutkusu sayesinde seni terk etti dedikten sonraki başarısı senin gücüne gidiyor der.  Juan'a dönen Valerie Annette’nin fedaisi olmana rağmen hayatımı dayanılır kılan hususlardan biri oldun sen dedikten sonra içinden Christian uyanmıştır onu bir kontrol edeyim der.

Pencereden içeriyi gözetleyen kâhyayı gören sert mizaçlı bir kadın olan Laura kâhyaya senin buraya yaklaştığını görmeyeceğim diye ikaz eder.  Bu arada uyanan Christian Valerie ile birlikte fal taşı gibi açılmış gözleriyle dans edenleri seyreder.  Juan yukarı katta çıkıp Valerie'ye niye partiye gelmiyorsun dedikten sonra Christian'ı kucaklayıp yatağına yatırır. Valerie Christian’a yatmadan önce duanı et der. Christian yattıktan sonra Juan Valerie'ye niye partiden ayrıldın meraklandık deyince Valerie Christian ile ilgilenmem gerekti diye cevaplar. Dans eden Annette sızınca Valerie Juan’a bu insanların ahlaksız, menfur, bencil davranışlarına katlanamıyorum der. Bunun üzerine Juan Valerie'ye güzel kafanı böyle şeylerle doldurma der.  Bu arada oyuncu kızlardan biri Juan’a Annette fenalaştı der. Juan Annette'yi odasına taşırken Valerie’de derin ve anlamlı düşüncelere dalar.


Avukat Vincent Annette'ye komik olma Christian'ı severim ama bize yük olur der. Bunun üzerine Annette Vincent’a eğer Christian gelmezse seninle evlenmem der. Bunun üzerine Jean Paul Vincent’a beğenmiyorsan pılını pırtını toplayıp gidersin deyince Vincent Jean Paul’a sen beni buraya davet etmedin der. Benim kastettiğim Christian benim oğlum düzgün bir yetişmeye ihtiyacı var o sebepten dolayı yanınızdan alıyorum der. Bunun üzerine Annette Jean Paul’a onu alamayacağını bal gibi biliyorsun diye çemkirir.  Bunun üzerine Jean Paul terbiyem müsaade etmiyor ama dostun Weber bunları daha iyi biliyor deyip topu Jerome Weber'in üstüne atar.  Bunun üzerine Jean Paul’a Weber beni bu işe karıştırma şayet çocukları seviyorsan bir tane daha yaparsanız ama bu yaştan sonra çocuk yapmanda zor der.  Jean Paul kendine âşık bir kadın ve iki bencil adamla uğraşıyorum deyince Annette Jean Paul’a hayata küsmüş başarısız bir senarist parçası olduğunu yalnızca sadaka niyetine iş verildiğini söyler.  Lafa atlayan Jerome Weber Christian sorununu büyümeden halletmemiz gerek biliyorsunuz ki Annette'ın kariyeri benim için çok önemli o sebepten dolayı Christian’ın ayakaltında dolaşmasına izin veremeyiz der. Bunun üzerine Valerie Christian’ın istikbali hakkında böyle konuştuğunuz için kendinizden utanmalısınız sanki Christian'ı atılacak bir eşya gibi görüyorsunuz ne hissettiği ne düşündüğü umurunuzda değil cevap verin hiçbirinizin Christian'ı benim kadar umursamıyorsunuz veya sevmiyorsunuz dedikten sonra onu benden alamayacaksınız diyerek gözyaşlarına boğulur.  Seslerle gelen Juan Valerie’ye bu yeter diye susturduktan sonra diğerlerine kendinizden utanmalısınız der. Juan Valerie’yi odasına götürürken Valerie Christian'ı benden alamazlar hepsini öldüreceğim diye bağırır

Valerie'yi odasına çıkartan Juan Valerie'yi teskin etme amacıyla biraz uyu sabaha bir şeyin kalmaz der. Bunun üzerine Valerie Juan'a Annette'yi taşırken ne tür hisler hissettiğini sorar. Valerie'in sorusuna cevap vermemeyi yeğleyen Juan iyi geceler deyip odadan tam çıkarken Valerie dur bekle sualime cevap vermedin sende kız kardeşimi çekici buluyorsun değil mi zaten siz tüm erkekler hep aynısınız sizi tahrik eden kadınlardan hoşlanıyorsunuz peki beni çekici buluyor musun diye sorar.  Juan Valerie’in sualine cevap vermez yalnızca iyi geceler Valerie deyip Valerie'in odasından çıkar.


Valerie yatağında derin düşüncelere dalmışken bir çift tehdit edici gözde Valerie'yi izlemeye almıştır.  Yatağından kalkan Valerie Annette'ın odasının kapısını tıklatır ve Annette’ye Christian yanında mı diye sorar.  Annette'ın yatağında Avukat Vincent'i görürüz ama Christian'ı göremeyiz. Bunun üzerine Annette Valerie'ye Christian senin yanında değil mi diye sorar.  Valerie hayır diye cevapladıktan sonra hızlı adımlarla Christian'ın odasına girer ve yatakta kan izleri ve Christian'ın kaçırıldığına dair fidye notunu görünce çığlık atar.  Çığlık sesine diğerleri gelir Christian'ın kaçırıldığını öğrenirler. Fidye notunu okumaya başlayan Juan notta yazılanları okumaya başlar. Notta iki milyon peso öğle vakti Kara Adam adasına getirilmesini şayet polise haber verirseniz Christian ölür diye yazılıdır. Juan ve Valerie aşağı inerler bekçi köpeğinin havlamasını ve yatın halatının çözülmemesinden dolayı Juan ve Valerie fidyecinin içerinden biri olduğuna kanaat getirirler. Bunun üzerine konuşmalara kulak misafiri olan malikânenin hizmetçisi Laura ben ve Bongo bu tür olaya karışmayız sanırım buraya misafirlerden olabilir der.



Sinirleri bozulan Valerie ağlayarak yatar. Bu arada Jean Paul bir saat içinde tekne gelir ve polis olayla ilgilenir deyince Annette polisi bu olaya müdahil edemeyiz Christian'ın hayatı mevzu bahis diyerek Jean Paul'a karşı çıkar.  Bunun üzerine Bay Weber bugün cumartesi olacak ancak Vincent bu kısa zaman zarfında bu kadar yüksek meblağlıyı bankadan alır der.  Bunun üzerine Annette Vincent ile gitmek ister ama Valerie yolu en iyi ben bilirim diyerek Annette'ye sen kal ben gideyim der.  Bunun üzerine Juan Christian'ı kaçıranlar yakındaki bir adadan bizi izliyor olabilirler hepimiz cümbür cemaat gidersek adamları şüphelendirebiliriz o sebepten dolayı yalnız Valerie ve Vincent gidecek Valerie buraları avucunun içini gibi biliyor ama diğerleri burada kalacak der.  Aktrislerden biri ama gitmem gerek deyince Juan kimse adadan ayrılmayacak der. Vincent ben bankayla irtibata geçeyim der.  Kahvaltının hazır olduğunu haber eden Laura Valerie’yi korkutur. 

Valerie kız kardeşi Valerie'yi yapımcı Jerome Weber ile sıkı fıkı görünce içinden bana karşı kumpas kuruyorlar beni bir musibet olarak görüyorlar şayet yeniden evlenirse çocuğu ve Juan'ı alırım der. Bu arada merdivenlerden inen Vincent Valerie’ye beş dakikamız var çabuk olalım der.  Valerie'in yanına giden Juan Valerie'ye nasılsın diye sorar.  Valerie Christian'ı düşünmeden edemiyorum ben uzaktayken diğerlerine göz kulak olur musun kaçırılma nedeninin para olduğunu sanmıyorum der. Bunun üzerine Juan Valerie'ye ne demek istiyorsun diye sorar.  Valerie buradaki birçok kişi Christian’ı bir külfet olarak görüyor der. Daha sonra Vincent gidiyoruz der. 

Tekneye binen Vincent ve Valerie adadan uzaklaşırken Valerie Vincent'a Annette nasıl bu malikaneyi satın aldı diye sorar. Vincent benim fikrimdi malikânenin bulunduğu mekân huzur veren bir yapıya sahip olduğunu söyler.  Valerie Annette'yi çok seviyor olmalısın deyince Vincent evet benim yaşımda biri Annette gibi birisiyle evlenmeye karar verdiyse bunun sebebi sevgidir der. Bunun üzerine Valerie Vincent'e sen mutlu olmayı hak ediyorsun ama Annette ile mutlu olman imkânsız deyince Vincent ne demeye varıyorsun der.   Valerie o naif gülümsemesi ve tatlı sesiyle seni kandırdı daha sonra onun benciliğini ve menfurluğunu öğrenirsin ama seni avucuna almıştır deyince Vincent yeter Annette hakkında böyle çirkin ithamlarda bulunmanı men ederim der. Bunun üzerine Valerie haklısın özür dilerim der.  Bu arada aktrislerden biri gizlice adadan sıvışır. Bankadan parayı alan Vincent parayı belirlenen noktaya bırakır.


Malikâneye dönen Valerie Jerome Weber'e Juan ve Annette'ın nerede olduğunu sorar. Yapımcı Jerome Weber hiç bir fikri olmadığını aktrislerden birinin firar ettiğini söyleyince Valerie bu nasıl gitmesine izin verirsiniz der.  Yapımcı Weber kaptana durması için el salladık ama salak herif güle güle dediğimizi anladı der. Valerie yemek yiyen kâhya Bongo'ya Laura'ın nereye gittiğini sorar.  Kâhya Bongo Laura'ın göçmen kuşlar misali güneye gittiğini söyler.  Daha sonra fotoğrafları banyo etmekle uğraşan Vera'ın yanına gider ve Laura'ın nerede olduğunu sorar. Vera son bir kaç saattir fotoğrafları banyo etmekle uğraşıyordum deyip Valerie’ye kız kardeşinin çok fotojenik bir suratı var dedikten sonra Valerie Vera'ya teşekkür edip Laura'ın yanına mutfağa gider. Valerie sert ve hesap soran bir ses tonuyla Laura’ya neredesin sen diye sorar. Laura ocağa çıra toplamak amacıyla rıhtım tarafına gittim der. Bunun üzerine Valerie uzun zamandır buradaydın ne zaman ayrıldın diye sorunca Laura hanımım benden mi şüphelenmiyorsunuz değil mi diye sorar. Mutfağa giren Jerome Weber neler oluyor der ve Valerie hiç bir şey olduğu yok diyerek hışımla mutfaktan çıkar. Valerie mutfaktan çıktıktan sonra Jerome Laura'ın yanına yaklaşıp kimsenin seni bir şeyle suçladığı yok zaten sen sineği bile incitemezsin der.

Bir hışımla odasına çıkan Valerie'ye seslenen Juan Valerie’ye Annette ile birlikte dürbünle  Kara Adam adasını gözetledik deyince  sinirlenen Valerie  Juan'a bende bunu yuttum  Annette hiç bir zaman Christian'ı düşünmedi der.  Daha sonra Juan odasında uzanan Valerie'in odasına girmek için izin ister Valerie gir der.  Juan saat beş oldu ama Christian'ın dan hala ses seda gelmediğini söyler. Jean Paul aptallık ettik polis ile bağlantı kurmalıydık der. Bunun üzerine Juan polisi olaya müdahil etmek çok erken der. Vera'da fidyeci güneşin batışını bekliyor olmalı sanırım diyerek Juan'a hak verir.  Juan’da evet bu iyi fikir olabilir deyince avukat Vincent tereddüt içinde devam edemeyiz der. Bunun üzerine Valerie ben giderim deyince Juan olmaz bu sefer ben gideceğim der. Valerie kesinlikle olmaz adaya gidiş yolunu en iyi ben bilirim der ama Juan dediğinden vazgeçmez tekne ile Kara Adam adasına gider ve Vincent’ın bıraktığı parayı alır.

Malikânede bekleyen Annette, Valerie ve diğerleri şüphe ve tedirginlik içerisinde birbirlerine bakarlarken Valerie içinden ne bakıyorsunuz kız kardeşimi öldürmek istememe rağmen masumum ben çünkü çocuğunu sevmiyor der. Juan gelince etrafı buz keser Juan fidye parasını geri getirince Valerie asabiyetle suçlu içinizden biri buradaki herkesin Christian’san kurtulmak için nedenleri var deyince Annette’de aynı asabiyetle Valerie sende dahil diyerek Valerie'ye saldırır.  Avukat Vincent ve Jean Paul Annette'yi zor zapt ederler.  Sinirleri alt üst olan Valerie'in yanına giden Laura hanımım onlar gidecek ve mutlu mesut günlerimize geri döneceğiz der.  Bunun üzerine Valerie ömrü hayatımda hiçbir zaman mutlu olmadım der.  Christian sizi sizde Christian'ı severdiniz kahkahalarınız evi doldururdu der.  Valerie şimdi her şey bitti yapayalnız kaldım kız kardeşim dâhil hepsinden nefret ediyorum deyince Laura bende aynı şekilde hepsinden nefret ediyorum aynı şekilde ihtiyar Bongo'da onlardan nefret ediyor.  Bongo mevzusu açılınca Valerie Laura’ya Bongo nerededir dünden beri görmedim der. Laura Valerie’ye Bongo onlara katlanamadığı için saklanıyor sizde yatın artık burası tekin bir yer değil der. Bunun üzerine Valerie teşekkür ederim Laura benim için endişe etme der.

Odasına giren Annette aynada rujla yazılmış hayatından az kalan zamanını bol kullan der.   Annette bu mümkün değil kız kardeşim bunu yapabilecek kapasitede birisi değildir der.  Vincent Annette'ye hiçbir yere ayrılma ve kapını kilitle der. Bunun üzerine Annette Vincent'a ne yapacaksın diye sorar.  Juan Vincent'ı durdurup nereye böyle diye sorar. Vincent polisi aramaya gidiyorum diye cevaplayınca Juan delirdin mi botu falan almayacaksın der.  Bunun üzerine Vincent birisi Annete’ye ölüm tehdidinde bulundu bende elim kolum bağlı mı oturacağım zaten fidyecide burada der. Bunun üzerine Juan etraf zifiri karanlık şimdi çıkarsan gitmeyi bırak hayata kalmayı beceremezsin sabah olsun birlikte gideriz der. Lafa atlayan Valerie üzgünüm yarın pazar olduğundan tekne falan uğramaz buraya der. 

Pencereden dışarı bakan Valerie'in yanına gelen Laura çarşamba gecesi bulutlar yıldızları sardı ve soğuk rüzgâr habis ruhları uyandırdı normalde havalar sıcak iken bu habis ruhlar Xango zamanında uyurdu der.  Bu arada Vincent gizlice tekneye biner ve biraz açılır ama bir süre sonra malikânedekiler patlama sesiyle irkilir.  Laura hariç herkes patlamanın olduğu yere giderler ve Vincent’in cesediyle karşılaşırlar yapımcı Weber zavallı Vincent der. Jean Paul kim Vincent'i öldürmek ister deyince Valerie Christian’ı kaçıran da, tekneyi tuzaklayanda, Vincent’ı öldüren içimizden biri der ve bu arada Laura soğuk bir gülümsemeyle olanları uzaktan seyreder.


Herkes malikaneye dönünce Juan şimdi bunu söylemek ne yeri ne de zamanı ama seni gördüğüm ilk andan beri seviyorum diyerek Valerie'ye ilan ı aşkta bulunur ve  Annette konusunda bana güven der. Bu arada Annette ayılınca Juan Annette'ın yanına gider. Ayılan Annette Christian ve Vincent'ı sorar.  Juan Vincent'ın kaza geçirdiğini Christian'dan da umarım yarın daha net haber alırız der. Daha sonra Juan Annette’yi şayet katil aramızda ise odanda kalman en iyisidir diyerek odasında kalmasını ister. Odasına çıkan Annette odada Laura ile karşılaşır ve burada ne işin var diye sorar. Laura Annette'ye vuku bulan olaylardan sizi koruyacağımı düşündüğüm için odanıza geldim diye cevaplar.   Annette aynada yazılı  olan notu okudun mu diye sorunca Laura okumadım hayırdır der.  Annette Laura’ya birisi bana çok pis bir şaka yaptı deyip aynadaki tehdit mesajını siler. Daha sonra Annette Laura'ya  çok tedirginim eşyalarını al odamda kalabilirsin deyince Laura Annette'ye teşekkür eder.

Valerie Annette’yi Juan ile cilve ederken görünce içinden gene yoluma çıkıyor hayallerimi engelliyor tek çözüm yolum onu öldürmek deyip odasına gidip çekmeceden büyükçe bir makas alır. Büyülenmiş gibi Annette'ın odasına giren tam öldürücü darbeyi indirecekken gizemli bir şahsın saldırısına uğrar ve yatakta Laura'ın cesediyle karşılaşıp çığlığı basar.  Sese gelen Juan Valerie’yi odadan dışarı taşır.  Jean Paul şüphe yok ki aramızda katil bir manyak var şayet başka bir yerde olsak polis kolay şekilde tahkik edebilirdi hafta sonu tatiline buraya gelmek berbat bir fikirdi ve yarın tamamıyla yapayalnız kalacağız tek ulaşım aracımız eski bir sandal o da emniyetli değil mi bilemiyoruz der. Daha sonra ilk Christian kaçırıldı daha sonra Vincent öldürüldü şimdide birisi Annette’yi öldürmeye teşebbüs etti ve onun yerine Laura öldü diyerek cümlesini tamamlar.  Daha sonra Jean Paul Annette'ye Laura'ın odanda ne işi vardı diye sorunca Annette Laura odamda kalmak istedi bende olur dedim bende tedirgindim Juan benim ile konuşarak rahatlatırdı diye cevaplar. Bunun üzerine Jean Paul Valerie'ye Annette'ın odasında ne işin vardı diye sorunca sinirlenen Valerie niyetini söyleyecekken Juan lafa karışıp Valerie Annette'ın odasından gelen sesleri duymuş ve kontrol etmeye gitmiş diye cevaplar. Bu arada Jerome Weber Vera Steiner nerede diye sorunca Vera'yı ararlar ve Vera'ın asılı cesedini bulurlar.

Annette eski kocasını adadan kaçma konusunda ayartmaya çalışır ilk başlarda muvaffak olmakta zorlansa da amacına ulaşır.  Juan’ı çağıran niye beni Annette'ın odası konusunda müdafaa ettin der.  Bunun üzerine Juan Valerie'ye kafana takma sen masumsun deyip makası gösterir. Bunun üzerine Valerie onu öldürmek istediğimi biliyorsun der.  Juan kendinden emin bir tavırla eminim bir daha tekrarlanmayacak dedikten sonra tutku dolu bir biçimde Valerie'in dudaklarına yapışır.  Jean Paul ve Annette malikâneden kaçarken yapımcı Jerome Weber'e yakalanırlar. Jerome Weber ikiliye siz ikiniz delirdiniz mi adaya giden hiçbir tekne kalmadı der. Bunun üzerine Jean Paul Annette’yi adadan kaçırmamam gerek deyince Jerome Weber kuş olup uçacak mısınız diye sorar.  Jean Paul sandalla gideceğiz uzun sürer ama buradan uzaklaşırız der. Lafa atlayan Annette'de uzatma Jean Paul adada dolanan kana susamış bir katil varken bir an bile durmam der.  Aslında düşünüyorum işin esasında Valerie haklı cezalandırılıyoruz bazı önemli hususları es geçip önemsemiyoruz şayet olduğumuz gibi olmasaydık hiç kimse bizi öldürmeye kalkışmazdı ve yaptıklarımızı cürüm olarak düşünmüyoruz der. Jean Paul bunların hepsini düşündüm olduğundan daha basit geldi deyince Jerome ne demek istiyorsun diye sorar.  Jean Paul kasabaya varırsak öğrenirsin Vera'ın odasında bir şeyler buldum deyip malikâneden ayrılır.

Juan Jerome'un yanına gelince Jerome Juan’a sandal kullanmak tehlikeli olmaz mı deyince Juan Jerome'a sen mi kürek çekeceksin diye sorar.  Jerome yok ben kürek çekmem zaten kürek çekecek olanlar Jean Paul ve Annette deyince Juan hızlı bir şekilde sahile koşup Jean Paul ve Annette'ye seslenir.  Bir süre sahilde dolanan Juan Annette’in cesediyle karşılaşır. Bu arada Jean Paul sendeleyerek malikâneye doğru yürür ve daha sonrasında Jean Paul yere yıkılır ve son nefesinde Jerome'a cebimdeki fotoğrafı ve yazıyı almasını ister. Fotoğrafta Jerome Weber kimliği belirsiz bir şahıs vardır Juan gelince Jerome fotoğrafı saklar. Daha sonra Jerome Weber Juan’a Jean Paul sendeleyerek geldi yere yıkıldı ve ruhunu teslim etti dedikten sonra kendimi iyi hissetmiyorum odama çekileceğim der.

Yukarı katta çıkan Valerie Juan’a Jean Paul ölmeden önce Jerome cebine bir şeyler sıkıştırıyordu deyip sandıktan çıkardığı tüfeği Juan'a verir. Juan’da Valerie’ye tüfek kullanmayı bilir misin diye sorar. Valerie fena değildir der.  Bunun üzerine Juan Valerie’ye tüfeği almadan hiçbir yere gitme der. Valeria nasıl olurda bir fedai silah taşımaz diye sorunca Juan acentemiz silah taşımaya müsaade yoktu diye cevaplar.  Daha sonra Juan Valerie'ye kız kardeşin Annette'yi sormayacak mısın der.  Valerie donuk bir ses ifadesiyle kız kardeşimin başına gelenleri biliyorum yatağımdan kalktım ve yaşadığım tevettür bir anda yok oldu ve o zaman anladım ki Annette öldü der. 

Jerome Weber odasında tedirgin bir şekilde notu okur. Notta oğlumun peşinden gidersen daha sert tedbirler alacağım yazar notu yazan J. Sneider isimli bir şahıstır.  Juan Jerome'a akşam yemeğinin hazır olduğunu bildirir. Daha sonra Juan Valerie’ye bu akşamdan sonra her şey düzelecek daha sonra da tekne ile buradan uzaklaşırız deyince Valerie Juan'a beni bir an için bile bırakma der.  Juan Valerie’ye peki sence Christian'da ölmüş olabilir mi diye sorunca Valerie olsa hissederdim tıpkı Annette'ın ölümünü hissettiğim gibi cevaplar.   Juan Valerie’ye sakladığın bir şey varsa bunu söylemen en iyisidir der. Bunun üzerine Valerie sır perdesi yarın açılacak der. Jerome gelince Valerie ve Juan konuyu kapatır. Jerome tam lafa girecekken cereyan kesilir ve bunun üzerine Jerome Weber telefon yok, tekne yok simdi de cereyan gitti der bu adayı elden çıkarsak mı ne der.    Bunun üzerine Valerie burada cereyan sistemi çok kötüdür der. Jerome size eşlik edemeyeceğim için çok üzgünüm odama çıkıyorum der.



Valerie ve Juan duydukları akbaba sesleriyle irkilirler Valerie akbabaların ölenleri yemek için geldiğini söyler. Juan sen burada bekle ben bir yere gidiyorum şayet Jerome'da şüphe uyandıracak bir şey olursa tereddüt etmeden ateş et der.  Valerie elinde tüfek biraz bekledikten sonra Juan çıka gelir. Juan'dan kuşkulanmaya başlayan elindeki paket ne göster bana der. Juan paketi Valerie'ye doğru atar ve pakette Christian'ın fidye parası olduğunu öğreniriz.  Valerie Juan'a bu para eline nasıl geçti diye sorduktan sonra ben Vera'ın odasına gidiyorum der. Juan gitme der ama Valerie Juan'a çekilmesini söyledikten Vera'ın odasına gider.  Valerie yolda ilerlerken Jerome Weber’in cesediyle karşılaşır ve katilin Juan olduğunu anlar.  Daha sonra Juan'a acentesinde kaç senedir çalıştığını ve fedai olmadan önce ne iş yaptığını sorar. Juan bu ne şimdi der Valerie Juan’a sen soruma cevap ver deyince Juan üç senedir çalışıyordum daha önceden de gazeteci olarak çalıştım der.


Juan'ın odasına giren Valerie Juan'ın eşyalarını karıştırırken bir mektup bulur ve Juan dört ay önce akıl hastanesinden kaçtığını öğreniriz. Juan odasına gelince Valerie tüfeğini Juan’ın üzerine doğrultturup silahını yere koy deyip sen fedai falan değilsin dört ay önce akıl hastanesinden firar etmiş bir delisin birkaç saat içinde tekne gelecek her şey açıklanacak der.  Bunun üzerine Juan Valerie'ye hata ediyorsun der.  Valerie Juan'a odadan çıkmayacaksın şayet aşağı katta inersen seni vururum deyip aşağı katta iner.   Valerie daha sonra da Juan'ı oyuna getirip Juan'ı malikâneden dışarı çıkarttırır.   Valerie sabah olmasını beklerken gerçek katil çıka gelir ve katilin Vincent olduğunu öğreniriz. Vincent tekneyi tuzaklayıp patlatıp ölü numarası çekmenin çok kolay olduğunu söyler. Vincent cinayetlerin nedenin oğlunun Annette'ye duyduğu aşk nedeniyle dolandırılması ve babasına anlatamadığı için intihar etmesidir bende Annette'ye bu adayı satın alma konusunda ikna edip bu trajik hafta sonunu tasarladım der. Valerie peki niye bende onların arasındayım ben sana ne yaptım diye sorunca Vincent Valerie’ye zavallı masum Valerie bu batakhanede bulunan tek düzgün kişi sensin polise anlatırsın o yüzden senide öldürmek zorundayım diyerek Valerie’ye saldırır. Valerie tüfeğini ateşleyerek Vincent’ı vurarak öldürür ve Valerie kendinden geçer.  Tüfek sesini duyan Juan kapıyı kırıp malikânenin içine girer.  Daha sonra Juan'ın Annette’ın Valerie’in hipnoz yoluyla ruhsal problemlerini çözmekle mükellef olan bir ruh hekimiyim ama senden etkilendim seninle evlenmek istiyorum der. Daha sonra Christian’ı Bongo'un müştemilatında bulurlar. Juan, Christian ve Valerie adadan ayrılırlar ve film biter.   



2 Temmuz 2014 Çarşamba

Suffer Little Children


Filmimiz İngiltere’nin bir yetimhanesinde başlar yetimhane çalışanları çocuklarla uğraşırken kapı tıklatılır. Kapının eşiğinde sessiz on yaşında bir çocuk vardır adının Tina olduğunu öğrendiğimiz bakım hane çalışanı küçük kızın elindeki notu okur. Notta Elisabeth’e iyi bakın dilsizdir onun için en uygun burası yazar. Bakım hane çalışanları Elisabeth ile ilgilenmeye başlar.  Yetimhanenin idare sorumlusu Maurice bende Elisabeth’in kayıt işlemlerini halledeyim der. Tina Elizabeth’e konuşabiliyor musun veya okuma yazman var mı diye sorar ama cevap alamaz. Daha sonra Tina Elisabeth’i yetimhanedeki diğer çocuklarla tanıştırır. Susan Tina’ya Elisabeth niye konuşamıyor rahatsız mı diye sorar. Bunun üzerine Tina Susan’a söylediğin çok ayıp bir şey der. Bir süre sonra Elisabeth Susan’a bakar ve kapı Susan’ın yüzüne tam anlamıyla kapanarak Susan’ı yere yıkar.




Maurice yetimhaneye pop yıldızlarının gelmesinden hoşnut değildir ve Tina’ya bu popçular çocuklara keyif verici zararlı madde ikramında bulunurlarsa diye sorunca Tina Maurice’a saçmalama ayrıca pop yıldızlarının gelmesi yetimhane için çok iyi bir reklâm olasılığı olabilir dedikten sonra Tina Maurice’a utangaçlığın seni ele geçirmiş der. Elisabeth hariç yetimhanedeki tüm çocuklar pop yıldızlarına doğru büyük bir heyecan duygusu içinde yanlarına giderler. Yetimhaneye varan pop yıldızları Jack ve Nick yetimhane çalışanlarıyla daha sonrada yetim çocuklarla muhabbet ederler. Pop yıldızları Jack ve Nick tam çıkarken Elisabeth ile karşı karşıya gelirler. Nick ne sevimli bir çocuksun der ve Elisabeth Nick’ten istavrozunu ister ve Nick’te istavrozunu Elisabeth’e verir.

Aynı günün akşamı Elisabeth yetimhanede bulunan çocuklara kem gözle bakar ve çocuklar kâbuslar görmeye başlar. Kızların gördüğü kâbusta kızlar önce zombilerin saldırısına uğrar ve daha sonra Elisabeth ve zombilerle birlikte piknik yaparlar. Şiddetli şekilde uyanan kızlar Elisabeth’in yanına giderler ve Elisabeth iki kızın saçını okşar. Sabah olduğunda yetimhaneyi kahvaltı heyecanı sarar. Bu arada Tina Elisabeth’in geçmişini deşmeye çalışır ama sonuç alamaz ve Elisabeth’de Susan ve Sarah isimli iki kızı kontrolü altına alır. Maurice Elisabeth’in dilsizliğini psikolojik bir sorun olduğuna kanaat getirir. Tina Elisabeth’in ailesini bulsaydık iyi olurdu der.




Elisabeth kem gözleriyle Basil’e bakarak düşüp yaralanmasına sebep olur. Tina ve Maurice vuku bulan kaza hakkında Elisabeth’e sorular sorar. Ne var ki Elisabeth Tina ve Maurice’a boş ve anlamsız gözlerle baktığı bir netice alamazlar. Elisabeth yazıhaneden çıkınca Maurice ve Tina Elisabeth ve meçhul ailesi hakkında fikirler üretirler. Maurice belki Elisabeth ile başka bir şekilde iletişim şekli bulabiliriz der. Daha sonra Maurice’ın yazıhanesine Sarah ve Susan gelir. Maurice iki kıza öncelikle Basil’in durumu iç açıcı değil yoğun bakımda can savaşı veriyor der. Daha sonra Maurice iki kıza bana şimdi neler oldu anlatır mısınız diye sorunca Sarah ve Susan ağız birliği etmişçesine Basil’in merdivenlerde dengesini kaybedip düştüğünü söylerler. Bunun üzerine Tina nerdeyse Elisabeth’in müridi olmuş Sarah ve Susan’a Basil düştüğünde Elisabeth niye merdivenin tepesinde dikiliyordu diye sorar. Bunun üzerine iki kız ağız birliği etmişçesine suçu bizim üstümüze yıkıyorsunuz Maurice yazıklar olsun derler. Sinirlenen Maurice haddinizi bilin şimdi olanlar hakkında rapor yazacaksınız der.

Jenny ve Tina Basil’in durumu hakkında konuşurlar lakin Basil’in durumu pek parlak değildir. Sarah ve Susan’ın yazdığı raporu getiren Maurice raporu Tina’ya gösterir. Raporları okuyan Tina kopya falan yok değil mi diye sorunca Maurice ikisinin arasındaydım diye cevap verir.  Yazılan raporlar birbirinin tıpa tıp kopyasıdır ve bunun üzerine Maurice bu işte bir iş var der.  Sarah ile Susan’ın yanına giden Maurice iki kızı sorgulamaya başlar. İki kız çelişkili ifadeler verince sinirlenen Maurice durumun ehemmiyetinin farkında değilsiniz galiba Basil’in hayatı pamuk ipliğinde şimdi bana doğruyu anlatın ve şayet bu olaya ikinizde müdahil olmuşsanız ikinizi de ıslahevine tıkarım anlaşıldı mı diye tehdit eder. Daha sonra iki kız Maurice’in yazıhanesinden çıkarlar.



Maurice Tina’ya Basil hakkındaki teorisini anlatmaya başlar. Sarah ve Susan pop yıldızının Elisabeth’e verdiği istavrozu zorla almaya çalışırken Basil vukuatı görür ve Elisabeth’e yardım ederken Sarah ve Susan tarafından merdivenlerden itildiğini iddia eder. Bunun üzerine Tina Elisabeth’in dilsiz olması nedeniyle vuku bulan olayın çözülemeyeceğinden yakınır. Ertesi sabah yetimhane çalışanlarından Elaine diğer çalışanlardan olan Jill ile Elisabeth hakkında dedikodu yapar. Elaine Elisabeth’in sevimli, sessiz bir kız olduğunu söyler ama aslında masum görüntüsü arkasında bir çeşit kemlik yattığını söyleyince Jill Elaine’ne mübalağa ediyorsun Elisabeth biçarenin teki der.  Elaine Elisabeth’in bakışlarının tüyler ürpertici olduğunu da iddia eder.






Akşam olduğunda Tina pop yıldızı Nick ile beraber bara gider. Tina Nick ile içkileri devirip
Muhabbet eder. Daha sonra da dans pistinde kurtlarını döken Nick ve Tina Nick’in fanatik hayranlarının saldırısına uğrarlar. Nick’in evine giden Tina Basil’den bahseder. Basil’in hala yoğun bakımda can çekiştiğini söyler. Bunun üzerine Nick Tina’ya bu kaza nasıl oldu diye sorar.  Tina Nick’e hani Elisabeth’e istavrozunu vermiştin bunu gören iki kızda Elisabeth’ten istavrozu almaya çalışırken Basil olaya müdahil oluyor ve film kopuyor diye cevaplar. Nick keşke istavrozumu Elisabeth’e vermeseydim deyince Tina olan oldu der.

Ertesi sabah yetimhanede kahvaltı telaşı vardır. Daha sonra bir grup çocuk Tina ile beraber seyahate çıkar bu arada Elisabeth menfur güçlerini bir kez daha kullanır.  Yazıhanesinde kendi işleriyle uğraşan Maurice daha sonra geziden dönen Tina’yı teselli eder. Gezi esnasında altı çocuk boğulma tehlikesi geçirdiğini öğreniriz. Tina Maurice’a her şey birdenbire vuku buldu ve ne olduğunu anlayamadık der. Maurice olay nasıl oldu diye sorunca Tina çocuklar sanki bilerek boğulma havasındaydılar diye cevaplar. Maurice bu işte bir iş var altı çocuk aynı anda boğulmaya yatmaz der. Sinirlenen Tina Maurice’a ben ordaydım ve tüm olanları en ufak ayrıntısıyla anlatım der.  Daha sonra Maurice çalan telefona bakar telefondaki kişi Nick’tir ve Tina ile konuşmaya başlar. Nick ve Tina telefondaki konuşmasını bitirdikten sonra Tina Maurice’a seni tanımasam bana kızdığını sanırdım der. Bunun üzerine Maurice Tina’ya kusura bakma son zamanlarda vuku bulan olaylar yüzünden şirazem bozuldu üzgünüm der. Tina Maurice’a bu akşam ki partiye Nick’te katılabilir mi diye sorar. Maurice Tina’ya senin arkadaşların her zaman misafirimizdir der.



Herkes Tina’ın onuruna verilen partide kurtlarını dökerken Elisabeth, Sarah ve Susan partiyi dikkatlice izlerler. Bu arada Nick ve Maurice aralarındaki buzları eritirler. Maurice ve Nick aralarındaki farklılıkları mantık çerçevesinde çözerken yetimhanedeki çocuklar sanki içlerine habis ruhlar girmiş gibi birbirlerine saldırırlar. Nick, Maurice, Tina ve diğer yetimhane çalışanları çocukların arasında çıkan kavgayı güçlükle bastırırlar. Bu arada Elisabeth ve müritleri çıkan karmaşayı büyük bir memnuniyetle seyrederler.

Bahçede sıkkın bir halde oturan Tina’ın yanına Nick gelir. Tina Nick’e gelmen ne hoş oldu der. Bunun üzerine Nick Tina’ya yardımcı olduğuma sevindim senin gibi birisiyle tanıştığım için çok şanslıyım der. Daha sonra Maurice Basil’in başına gelenler için Nick’i suçladığı için özür diler. Tina bütün bu olayların Elisabeth geldikten sonra vuku bulduğunu söyler ama Maurice Tina’ın dediklerine inanmakta zorlanır. Tina bütün kazalar vuku bulurken Elisabeth hep ordaydı yalnız hiçbir şey yapmıyor yalnızca kaza yerinde hareketsizce dikiliyor o kadar der.  Maurice olayı mantık çerçevesinde çözmeye çalışır ama muvaffak olamaz.

Elisabeth ayin hazırlıkları yapmaya başlar. Maurice o zaman doğaüstü araştırmacı bulalım belki bu musibetin ne olduğunu idrak ederiz der. Tina’da o zaman Elisabeth’i yakın markaja alalım der. Bu arada Elisabeth yetimhanede bulunan çocukları tamamıyla kontrolü altına almıştır. Maurice Tina’ya paranoyak gibi davranma tavşanı ürkütmeden işi halletmeliyiz der ama Sarah ve Susan Tina Maurice’ın konuşmalarını fark ederler. Bu arada Cassie isimli bir kız yetimhanede vuku bulan olaylar hakkında dedikodu yaparken Elisabeth kem gözleriyle Cassi’ye bakar ve Cassie kontrolünü yitirir. Şoka giren Cassie elinde tutuğu bıçağı sağa sola istemsizce sallar. Maurice Cassie’yi sakinleştirmeye çalıştırır ama Cassie Maurice’in elini keser. Daha sonra Elisabeth Cassie’in yanına gider ve Cassie bıçağı Elisabeth’e verdikten sonra çığlıklar atarak yere yıkılır.


Elisabeth habis bir ses tonuyla acı çekin küçük çocuklar der ve Sarah ve Susan ile kalkıp gider. Bu arada Tina Nick’e Maurice’ın yaralandığını Cassie isimli çocuğun komaya girdiğini söylerken birdenbire saksı havalanır. Daha sonra da yazıhanede bulunan diğer eşyalarda kendiliğinden fırlamaya başlar.  Tina kapıyı açmaya çalışır ama Elisabeth kapıyı tutuğundan dolayı muvaffak olamaz. Bu arada Elisabeth yetimhane çalışanlarından Jill’e bıçak verip kendi kendisine bıçaklamasını söyler. Jill ilk başlarda karşı koyar ama Elisabeth’in melun gücüne karşı koyamaz ve kendisini defalarca bıçaklayarak öldürür. Elisabeth, Sarah ve Susan Jill’in ölümünü kahkahalar atarak seyreder. Daha sonra yetimhanede bulunan çocukları toplayan Elisabeth ayinine başlar. Bu arada Maurice telefonu kullanmaya çalışır ama telefon bozulmuştur. Nick Tina ve Maurice’ı mahsur kaldıkları yerden kurtarır ama Nick ve Maurice çocukların kesici ve delici aletlerle yaptıkları saldırılar neticesinde can verirler. Elisabeth’i n tertiplediği ayin son sürat devam ederken Mesih gelir ve Elisabeth’in deccal olduğunu anlarız. Deccal ve Mesih arasındaki savaşı Mesih kazanır ve deccal Elisabeth’in zerresi kalmaz ve film biter.









Planet Of The Space Monkeys

Filmimiz Uglor’ un adamının efendimiz Samanyoluna geldik demesiyle başlar. Uglor harika, bu galaksi diğerlerinden daha fazla sorun çıkartı a...