https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

16 Temmuz 2015 Perşembe

The Pit

Filmimiz çocukların sokakta cadılar bayramı kutlamasıyla başlar.   Korsan kıyafetli çocukla balerin kıyafetli kızın yanına hayalet kostümlü çocuk gelip korsan kostümü giyen çocuğa sen Freddy Pelps’misin diye sorar.  Daha geçmiş anılar âlemine giriş yaparız hayalet kostümlü çocuğun adının Jamie olduğunu öğreniriz Jamie Freddy’in kulübüne katılmak ister ama Freddy Jamie’in suratına yumruk geçirir. Freddy evet o benim ne istiyorsun diye sorar. Jamie Freddy’e seninle özel konuşmam gerek deyince Freddy umarım işe yarar bir şeydir der.  Freddy, Jamie ve Christina ormanlık alana geçerler. Freddy Jamie’ye umarım bana oyun oynamıyorsundur öyleyse işin biter der. Bunun üzerine Jamie oyun yok ormanda soygundan kalan birtakım mücevherler var ben evime götüremem ama sen kulüp evine götürebilirsin ama bana vurmayıp kulübüne katılırsam senin olur der. Freddy mücevherler olan kutuya giderken Jamie Freddy’i çukura iter.
Başka bir gün cezaya kalan Jamie öğretmeni Bayan Lynde ile konuşmak ister ama Bayan Lynde Jamie’ye konuşma yaz der. Bayan Lynde Jamie’in kütüphaneden çaldığı yaratıcı çıplak fotoğrafı kitabını bakar ve kesilmiş bir resim görür. Jamie’ye  bir sayfa eksik der ve Jamie aldığımda böyleydi der.  Bunun üzerine Bayan Lynde bunu Bayan Livingstone götüreyim o ne yapacağını bilir der. daha sonra kütüphaneye giden Bayan Lydne kitabı kütüphaneci Bayan Livingstone’a verip kitabın bir sayfasının kesildiğini söyler. Bunun üzerine Bayan Livingstone hallederiz deyip odasına çekilir ve resminin konulduğu zarfı açar ve kafasının resme monte edildiğini görür ve bu arada Jamie merdivenlerden Bayan Livingstone’u gözler. Monte edilmiş resme sinirlenen Bayan Livingstone resmi parçalar. Aynı esnada Jamie’yi gören hademe Jamie’ye gitmesini söyler ve Jamie gider.


Bayan Benjamin yeni bakıcı Sandy ile konuşur. Bayan Benjamin oğlu Jamie’in başkalarıyla iletişim sorunları olduğunu ve buluğ çağına girdiğini söyler. Sandy hiç kız arkadaşı var mı diye sorar. Bayan Benjamin Jamie’in ne yazık ki ne kız nede erkek arkadaşı olmadığını söyler. Bu arada Jamie’in diğer insanlar tarafından itin götüne sokulduğunu öğreniriz. Sandy üniversitede eğitimimi farklı çocuklara bakmayla aldım ve bazen baş belası olurlar der.  Bayan Benjamin Jamie’in hayali arkadaşından endişe duyduğunu belirtir. Bay Benjamin eve gelir ve Sandy ile tanışır. Bay Benjamin sorunlu çocuklar için eğitim aldınız değil mi der. sandy evet psikiyatri diplomamı farklı çocuklara bakarak aldım der. bunun üzerine Bay Jamie oğlum Jamie pek normal bir çocuk değil geçtiğimiz günlerde bir komşumuz Jamie’in çıplak bir şekilde ağaçlara tırmandığını gördüğünü söyler.


Ailesi ve Sandy ile akşam yemeğine oturan Jamie peçetesini bilerek düşürüp Sandy’in bacak arasına bakar. Daha sonra Bay Benjamin Jamie’yi ne yapıyorsun diyerek oğlunu masa altından çıkarır. Sabah olduğunda Bay ve Bayan Benjamin evden ayrılırlar.  Daha sonra Jamie Sandy’ye erkek arkadaşın var mı diye sorar. Soruya şaşıran Sandra evet diye cevaplar. Bunun üzerine Jamie erkek arkadaşın kaç yaşında diye sorar. Jamie’in sorusundan rahatsız olan Sandy aslında pek erkek arkadaşım sayılmaz yalnızca arkadaşım der.  Sandy bıçağı yere düşürünce Jamie ben alırım der ama Sandy alır bunun üzerine Jamie sinirlenerek ben alırım demiştim deyince artık kadınlarda bir çok işi yapıyor dedikten istersen dışarı çıkıp oyun oyna der. Bunun üzerine Jamie ben Teddy ile konuşacağım der. Sandy  Teddy arkadaşın mı diye sorar. Jammie sayılır diye cevap verir. Odasına giren Jamie Teddy ile konuşur ve Teddy’in bir oyuncak ayı olduğunu öğreniriz. Jamie Teddy’e Sandy’den o diğerleri gibi değil çok güzel ve iyi biri erkek arkadaşı varmış ama erkek arkadaşı değilmiş arkadaşıymış der. bunun üzerine Teddy niye daha fazlası olmasın der.
Akşam egzersizlerini yapan Bayan Livingstone ve yeğeni Abigail egzersiz esnasında Abigail Jamie deli mi diye sorar. Bayan Livingstone Jamie deli değil yalnızca rahatsız edici der. Jamie Teddy ne yapmalıyım diye sorar. Banyoya girip soyunacak biraz zaman tanı der. Daha sonra Jamie Sandy’den bir bardak su ister. Gecelikle gelen Sandy Jamie’ye bir bardak su verir. Tam Sandy odadan çıkacakken Sandy’e bir şey söylemek ister ama söylemez onun yerine Sandy’i gözleriyle süzer. Bunun üzerine Sandy Jamie’ye hadi Jamie’ye hadi Jamie bütün gece bekleyemem deyince Jamie önemli bir şey yok der.  Daha sonra Jamie Sandy’in telefonda erkek arkadaşı Allan ile konuşmasını dinler.


Sabah olduğunda Sandy Jamie’yi tepesinde bulur. Korkan Sandy Jamie’ye ne yapıyorsun kapı çalmak gibi adettin yok mu der. Bunun üzerine Jamie Sandy’ye yalnızca uyurken seni seyretmek istedim der. Bunun üzerine Sandy Jamie’ye insanların mahremiyetine saygı duymalısın der.  Daha sonra Jamie Sandy’ye kahvaltı hazırlar ve Jamie sana bir sır vereceğim der. Jamie ormanda bulunan çukurda sarı gözlü insana benzemeyen mahlûkatlar yaşadığın ama kimseye söyleme der. Sandy onlarla konuştun mu diye sorunca Jamie komik değil der ve hızlı adımlarla evden çıkar ve ormandaki çukurun yanına gider ve mahlûkatlar ile konuşur.  Sandy’den bahseden Jamie o diğerleri gibi değil o çok güzel der.


Ertesi gün Sandy Jamie’yi erkek arkadaşı Allan’ın maçına götürür ama Jamie bundan hoşnut olmaz. Eve vardıklarında Sandy ve Allan arabada kalıp romantik anlar geçirirler lakin Jamie bunları öfke dolu gözlerle izler. Akşam olduğunda Sandy Jamie’in odasında ağladığını duyar ve Jamie iyi misin diye sorar ama cevap alamaz gider. Ertesi gün Sandy kütüphaneci Margaret Livingstone ile tanışır ve Bayan Livingstone Jamie hakkında pek hoş olmayan şeyler söyler. Jamie kendi halinde yürürken Abigail kendisine seslenir ve sana öyle bağırmamam gerekirdi istersen bisikletime binebilirsin der. Jamie Abigail’a emin misin diye sorar. Abigail tabi ki eminim der. Jamie bisiklete binmesiyle bisiklet parçalanır ve Abigail kahkahalar atar. Seslere gelen Bayan Livingstone neler oluyor der. Abigail kahkahalara Jamie’ye yaptığı şakayı anlatır ve Bayan Livingstone Jamie’ye eve gitmesini söyler
Jamie’in odasını toplarken yetişkin mecmualarını görür ve şaşırıp bu çocuğun bu mecmualarla ne işi olabilir diye kendi kendine sorar. Daha sonra Jamie maketiyle uğraşırken Sandy her şeyi yalnız yapmak seni sıkmıyor mu diye sorar. Jamie ben yalnız değilim Teddy var der.  Bunun üzerine Sandy kütüphane dolabından bir kitap çıkarır ve Jamie’ye okumasını söyler.  Jamie kitabı okur. Kitap trollogotlar yani mağara yaşayanları hakkındadır. Daha sonra Sandy Jamie’ye banyo yaptırır. Banyo esnasında Jamie başka birinden bahsedip aramızda yaş farkı var ama olsun dedikten sonra Sandy’e senin bana banyo yaptırman çok hoşuma gidiyor deyince Sandy yıkama işlemini yarıda keser.


Ertesi gün Sandy Jamie’in öğretmeni Bayan Lydne ile koşuya çıkar. Bu arada Jamie çukurda yaşayan bir sürü mahlûkata et verir.  Koşuyu bitiren Bayan Lydne ve Sandy Jamie hakkında konuşurlar.  Sandy Bayan Lydne’a Jamie nasıl bir öğrenci diye sorar. Bayan Lydne Jamie’in sessiz uyum sorunu çeken zekâsı yüksek özellikle fen derslerinde başarılı olduğunu ancak son zamanlarda garip davranışlar sergilediğini söyler. Jamie ise kütüphaneden birkaç kitap alır. Bayan Livingstone kütüphane çalışanına hangi kitapları aldı diye sorar. Kütüphane çalışanı sanat kitapları ve hayvanlar ansiklopedisini aldığını söyler. Kütüphaneden çıkan Jamie büyük bir dikkatle etoburları okur ve daha sonra kasaptan et alıp çukurda yaşayan çeşit çeşit mahlûkata verir.


Jamie Sandy duş alırken gizlice banyoya girip aynaya seni seviyorum yazar. Daha sonra Sandy öfkeyle Jamie’in odasına girip aynaya o yazıyı sen mi yazdın diye sorar.  Jamie evet deyince yeter artık genç adam böyle mahremiyetimi böyle istismar edemezsin der. Sandy tam odadan çıkacakken Jamie fotoğrafın varsa verebilir misin deyince Sandy Jamie’ye beni rahat bırak der.  Ertesi gün Sandy ev işleri ile ilgilenirken Jamie Sandy’in çantasından para çalıp kasaba gider.  Kasap her gün et alıyorsun nedir bunun aslı diye sorar. Bunun üzerine Jamie bakıcım istiyor herhalde derin dondurucuya atacak der ve kasaptan çıkarken Bayan Livigstone ve yeğeni Abigail ile karşılaşır. Abigail Jamie’ye sakar aptal önüne baksana deyince Bayan Livingstone ayıp öyle konuşma der. Çukurun yanına giden Jamie etleri canavarlara verir. Teddy Jamie’ye canavarların çukurda durması iyi oluyor değil mi diye sorunca evet diye cevap verir. Daha sonra Teddy Bayan Livingstone’a bir oyun oynayalım der.


Bayan Livingstone akşam egzersizlerini yaparken telefon çalar. Telefondaki ses yani Jamie’in ses kayıt cihazından ses Bayan Livingstone’a Abigail diye bir yeğenin var mı diye sorar. Jamie Abigail elimizde eğer dediklerimi yaparsan Abigail’i serbest bırakırım şayet polise haber verirsen zavallı Abigail der. bunun üzerine Bayan Livingstone ne yapmamı istiyorsun der. Jamie soyunmanı istiyorum der ve Jamie saklanıp fotoğraf makinesini hazırlar. Bayan Livingstone bedenimi mi görmek istiyorsun lanet olası diyerek soyunur. Bu arada Abigail eve gelir ve Margaret teyze ne yapıyorsun diye sorar. Bunun üzerine Bayan Livingstone ben soyunuyordum dedikten sonra Jamie’ye seni öldüreceğim diye bağırır. Daha sonra Jamie çektiği resimlere bakıp güler.


Ertesi gün Jamie ve Sandy yürürken Sandy Jamie’ye bana karşı dürüst olmanı istiyorum der ve çantamdan gizemli şekilde param kaybolmuş bir bilgin var mı evde bizden başka biri yoktu aldıysan sorun değil ama yalan söyleme der. Jamie cevap vermeyip hızlıca koşar.  Jamie’in peşinden koşan Sandy Jamie’in çiçekler arasında saklandığını görür ve Jamie Sandy’e senin için çiçek topladım der. Daha sonra evde Jamie paralel telefonda Sandy ve Allan’ı dinler öfkelenir. Ertesi günlerde Jamie et çalmayı, inek götürmeyi ve tavuk yakalamayı dener ama muvaffak olamaz.  Evde Teddy ile dertleşen Jamie elimden geleni yaptım ama olmadı der. Bunun üzerine insanları götür at der. Jamie nasıl olur diye sorunca Teddy kötü insanları atarız der.


Bayan Sullivan ile konuşan Jamie beni babama söyleyip bisikletime el koyulunca size kızmadım aslında müteşekkirim der. Bunun üzerine Bayan Sullivan Jamie’ye senin hakkında yanlış düşünmüşüm der ve Jamie sizin tekerlekli sandalyenizi iteyim der ve deli gibi sandalyeyi iter.  Ormanlık alana giden Bayan Sullivan çukura düşer ve Jamie Bayan Sullivan’a herkesin gidecek bir şekilde der. . Daha sonra Jamie ve Sandy’in erkek arkadaşı Allan ormanlık alanda top atmaca oynarlar ve Allan çukuru görmeyip çukura düşer.


Filmin başında olan olayları yine görürüz Freddy çukura itilir ve kız arkadaşı Christina kaçar ve Jamie Christina’ya bana yumruk atılması komikti değil mi ama artık komik değil der. Biraz daha Christina’yı kovalayan Jamie Christina’yı bayıltır. Jamie Christiana’yı çukura atarken dışı güzel ama için öyle değil der.  Geceleyin uyanan Jamie Allan’ın okul arkadaşının Sandy ile konuştuğunu görür. Allan’ın arkadaşı Sandy’e Allan’ın nerede olduğunu bilmediğini söyler.


Sandy Jamie’ye Allan’ı sorar. Sandy Jamie’ye Allan idmandan sonra kayboldu der. jamie umursamaz tavır içinde bu benim suçum mu deyince Sandy Jamie’ye tokat atar. Bunun üzerine Jamie Abigail, Bayan Sullivan, Freddy ve Christina’da  kayıp onlar çikolata yemiyorlar. Sandy Jamie’ye sana tokat attığım üzgünüm der.  jamie Sandy’ye ben sana sırrımı anlatım ama sen inanmadın der. Sandy Jamie’ye sana inanıyorum deyince Jamie seni oraya götüreceğim der.  Çukurun yanına gelen Jamie canavarlara Sandy’i getirdim der. Sandy büyük bir çukur var deyince Jamie çukurun içine bakmasını ister. Sandy ilk başlarda çukurdakileri yaban domuzu olmalı der. Bunun üzerine Jamie onlar trollog kitapta okumuştum der ve Sandy çukura bakınca hayretler içinde kalır. Jamie bak sana söylemiştim ben deli değilim der. Bunun üzerine Sandy Jamie beni iyi dinle eğer bu yaratıklar düşündüğün şey ise bu yaratıkların türü binlerce yıl öncesine dayanıyor bazı bilim adamları paleoantropologlar deyince Jamie hayır olmaz onları kafese kapatacaklar diyerek fikre karşı çıkar. Sandy bir yetişkin gibi düşün der. Jamie olmaz bu bizim sırrımız diye tutturur. Sandy Jamie’ye bunun mümkün olamayacağı için geldim bunun senin hayal gücünün mahsulü olduğunu sanıyordum derken ayağı kayar ve çukura düşer. Jamie gözyaşları içinde Sandy’in çukurda yaşayan yaratıklar tarafından canlı canlı yenilmesine şahit olur.  Jamie eve gidince Teddy’ye benim hatam değil değil mi diye sorar. Teddy senin hatan değil ayağı kaydı ve düştü der.

Ertesi akşam Jamie’in ebeveynleri Sandy niye gitti diye sorarlar ve Jamie Sandy’in erkek arkadaşıyla kaçtığı yalanını söyler. Daha sonra eve gelen polis Jamie’ye sorular sorar. Jamie Sandy’in koyu saçlı bıyıklı bir adam ile kaçtığını söyler. Polis ne renk bir arabayla gitti diye sorunca Jamie sarı veya yeşil arabayla gittiğini söyler ve odasına gider. Jamie tam odasına çıkarken Sandy’in kanlı halini görür ve Sandy niye yalanlar söylüyorsun Jamie der.  Komiser Abigail’in bisikletini eski bir binada bulur.  Daha sonra Sandy ve Allan’ın arkadaşı sorguya çekilir. Komiser adama arabanın bagajında Christina’ın bale elbisesi ve Bayan Livingstone’un çıplak resimleri var ne biçim sapıksın sen der. Bayan Sullivan’ın kayıp olması üzerine bu kasabada nasıl kaybolunur der.

Ertesi gün Jamie yaratıklara halat atıp artık başka birisi kendi başınızın çaresine bakın der. Daha sonra tekrar Sandy’in görüntüsü ve ne yaptın der demesiyle Jamie kaçar.  Bu arada yaratıklar atılan halada tırmanıp çukurdan çıkarlar. Bu arada polisin biri özel timi çağrılalım mı diye sorunca komiser olmaz alay konusu olurum bu kişiler ölü değil yalnızca kayıplar der.  Polisler bir ceset bulurlar ve bir tanık getirirler. Tanık saldırganları küçük deforme olmuş kıllı insanlara benzetir. Bu arada başka bir yerde iki sevgili yüzme için gittikleri yerde yaratıkların kurbanı olurlar. Daha sonra Komiserin önderliğinde kasabalı çukura giren yaratıklara kurşun yağdırılır.  Akşam olduğunda çukur doldurulur. Ertesi günlerde Jamie akrabalarına gider ve aynı yaştaki kuzeni Alicia ile tanışır. Kovalamaca oynayan Jamie ve Alicia daha sonra çukurun yanına gider. Jamie bunlar trolloglar insan yerler deyince Alicia evet biliyorum dedikten sonra Jamie’yi çukura atar ve film biter


















7 Temmuz 2015 Salı

The Satanic Rites Of Dracula

Filmimiz satanist ayiniyle başlar. Aynı esnada başka bir odada bir adam esir tutulmaktadır. Esir tutulan adam bağlarını çözer ve inler. Adamın nöbetini tutan eleman ne olduğunu anlamak için bakar ama adam ani hareketle nöbetçisini boğarak öldürür ve kaçar. Malikâneden kaçarken alarma yakalanır ve alarm malikânenin alt katında satanist ayinler tertipleyen şahısları uyarır. Adam malikâneden kaçarken peşine motorlu kişiler düşer ama saklanmış bir şahıs motorlu şahısları indirir ve adam yolda bekleyen arabaya binerek uzaklaşır. 


Yaralı adamı kurtaran iyi giyimli adam John Porter’ı gördün mü diye sorar.  Adam görmediğini ama malikânede satanist ayinleri ve kurban törenleri gördüğünü bu görüntülere ait fotoğrafları olduğunu söyler ve kendinden geçer.  Daha sonra adamın kol saati çıkarılır. Adamın biri elimizde somut kanıtlar yok deyince diğer adam kol saatine saklanmış filmi işte bu kanıtımız olacak der. yaralı adamı sorgulayan adam zavallı adamı biraz daha konuşturursak bir şeyler öğrenebilirdik der. Bunun üzerine yaralı adam ile ilgilenen doktor yaralı adamın ruhunu teslim ettiğini söyler. Doktor elimden geleni yaptım ama zavallı adam çok kötü dövülüp işkenceye tabi tutulmuş der. Bıyıklı adam sana yardımcı olması için Scottlan Yard’tan Müfettiş Maurice’i çağıracağım der.

Satanist örgütle ilgilenen şahıs Müfettiş Maurice’a satanist örgütle alakalı fotoğraflara baktırır. Müfettiş Maurice  bu örgüt ile başka bilgi var mı diye sorar ve yeterli bilgiler olmadığını öğrenir. Sekreter Jane gelip mikro fotoğrafları banyo ettiğini ve daha ses kaydını bitirdiğini belirtir. Mikro fotoğrafları seyreden Müfettiş Maurice satanist örgütün üyelerin İngiliz siyasi ve askeri tabanının üst düzey nüfuzlu elemanları olduğunu söyler. Daha sonra sekreter Jane’i satanist örgütün motorlu elemanları takip eder. Sekreter Jane’i sıkıştıran motorlu satanist Jane’e saldırır.




Teypten satanist örgütün kan vaftizini kurban ayini konuşmaları dinleyen Müfettiş Maurice antropolog Abraham Van Hellsing’i önerir ve nedenini kara büyü ve şeytana tapan toplulukları araştırmada en önde gelen bir araştırmacı olduğunu belirtir. Adının Bay Talbot öğrendiğimiz kişi ve Müfettiş Maurice Van Hellsing’i yazıhanesinde görmeye giderler. Van Hellsing teyp kayıtlarını dinler. Daha sonra satanist örgütlerin ve cadıların var olduğunu ama bunların yüzde doksanın şarlatan olduğunu belirtir. Müfettiş bunun şeytan çağırma ayini olduğunu mu düşünüyorsunuz profesör diye sorar. Van Hellsing pek değil duyduklarıma göre arkadaşınız bir çeşit eski kan ayinine tanık olmuş der. Lafa karışan Bay Talbot biz burada çocukça eğlencelerden bahsetmiyoruz mevki sahibi insanlardan bahsediyoruz der. Bunun üzerine bu tür tarikatlar müritlerine hayallerinde bile göremeyecek güçleri vaat ederler. Konuşmaya devam eden Van Hellsing bu tür örgütler eroinden daha bağlılık yapıcıdır der. Daha sonra Van Hellsing’ın torunu Jessica kahveyle içeri girer. Van Hellsing torunum Jessica ve sağ kolum onsuz işlerimin çoğunu bile yapamam der. Jessica fotoğrafa bakar ve adamın Profesör McQuill olduğunu söyler. Bay Talbot tanıyor musunuz diye sorunca Van evet kendisi kimya profesörlüğü yapıyor der.

Keeleey fen kuruluşuna giden Van Helsing kapıların kapı duvar olduğunu görür ve binanın çevresinde gezer. Bu arada motorlu satanistlerden biri Van Hellsing gözetler ve durumu üstlerine bildirir. Bir şekilde içeri giren Van Hellsing deney yapan bilim adamına ne yapıyorsunuz diye sorar. Panikleyen bilim adamı paniklemeye başlar. Bunun üzerine umarım rahatsız etmiyorumdur der.  Bilim adamı Keeleey işimi ayın yirmi üçüne yetiştirmem gerekiyor ama çaresizim der ve Van Hellsing dışarı çıkar.


Sekreter Jane esir tutulduğu yerde korkuyla beklerken birden etraf sallanmaya ve dumanlar çıkmaya başlar. Kapı kırılır dumanların içinden tüm haşmeti ile Kont Drakula çıkar ve hipnoz gücüyle sekreter Jane’i kontrol altına alıp kanını içer. Bu arada Van Hellsing Keeleey’in çalışmalarını okurken Keeleey deli saçması konuşmalarını sürdürür. Bunun üzerine Van Hellsing kendine gel Jullian diyerek Keeley’i iki tokat patlatır ve ne yaptın sen hıyarcıklı veba yaratmışın der. Profesör Keeleey mecburdum büyük güçler işin içindeydi bu vebaya tutulan kişilerin etleri kemiklerinden yanıyordu der virüs hemen yayılacak der.  Van Hellsing Keeleey’in yakasına yapışıp sen Nobel ödülü bir bilim adamısın nasıl böyle korkunç bir olaya el atarsın yetkilere hesap vereceksin derken içeri satanist örgütün motorlu üyesi gelip Van Hellsing alnından vurur ama öldüremez Van Hellsing bayılır. Satanist örgütün motorlu üyesi Profesör Keeleey’i götürür.




Ayılan Van Hellsing Profesör Keeleey’in asıldığını ve çalışmaların götürüldüğünü görür. Bu arada Jessica, Müfettiş Maurice ve Bay Talbot satanist örgütün ayinleri yaptığı malikâneye gelir. Jessica bende geleyim deyince Müfettiş Maurice mümkün değil arabada sessizce bekleyeceksin der. Malikânenin kapısına gelen Müfettiş Maurice ve Bay Talbot’a diyafondan gelen ses kimsiniz ve ne istiyorsunuz der. Müfettiş Maurice polis der ve malikânenin kapıları açılır. Bu arada Jessica gizlice malikânenin öbür kısmına girer. Müfettiş Maurice Malikânenin uzak doğulu sahibesi ile görüşür. Müfettiş Maurice uzak doğulu kadına geçen gün olan olayı sorar. Uzak doğulu kadın birkaç serserinin çıkardığı hadise der.  jessica ise alarma yakalanmadan mahzene girer zincirlere bağlanmış Jane’i görür ve yanına gider. Jane kontrol eder ve öldüğünü anlar ama Jane harekete geçer ve Jessica’ya saldırır lakin zincirler Jane’e engel olur. Daha sonra tabutlardan diğer vampir kadınlar çıkar. Jessica’ın çığlıklarını duyan Müfettiş Maurice ve Bay Talbot hemen mahzene inerler ve vampir kadınları görürler.  Vampir kadınlar Müfettiş Maurice ve Bay Talbot görünce geri çekilirler. Bu arada Jane Bay Talbot’a Peter beni burada bırakma  beni der ve Bay Talbot Jane’in yanına gider bunun üzerine Jessica Jane’i kast ederek durdur onu  o bir vampir der. Jane Bay Talbot’a saldırır. Eline tahta parçası geçiren Müfettiş Maurice Jane’e saplayarak öldürür. Bu arada uzak doğulu kadın motorlu satanistlere haber verir.  Üçlü bir iki tane motorlu satanisti indirdikten sonra malikânenin bahçesinden kaçarlar



Bay Talbot, Müfettiş Maurice ve Baş komiser Haller Van Hellsing’in evinde toplanırlar. Baş komiser Haller satanist örgüte polis gönderelim der ama Müfettiş Maurice bu fikrin pek sağlıklı olmadığını söyler. Van Hellsing Müfettiş Maurice’in fikrini doğru bulur ve uğraştığımız mesele basit bir meselesi değil bizden daha kuvvetli güçlerle uğraşıyoruz der.  Baş komiser Haller Çinli kadın ve mahzende tutulan biçareleri mi diyorsunuz Bay Van Hellsing der. Bunun üzerine Bay Talbot Keeleey kurullusun Denham adlı bir iş adamıyla iş yaptığını söyler kayıtlardan şirketin kimya şirketi olduğunu şirketin üyelerinin John Porter, General Hardwick ve Lord Carradine olduğunu belirtir. Van Hellsing Denham’ın gerçekte Kont Drakula olduğunu intikam dolu bir anka kuşu gibi dirilebildiğini açıklar. Baş komiser Haller aklım almıyor o kadar hadise bir vampir için mi der. Van Hellsing evet Kont Drakula ile bir sefer mücadele etmiştim ve onu yenmiştim der.


Daha sonra bir gün Van Hellsing vampirlerle nasıl mücadele edileceğini anlatır ve Drakula’ın en büyük amacının Dünya üzerinde tüm yaşamı yok etmek olduğunu anlatır. Müfettiş Maurice bu onun sonu olmaz mı der. Bunun üzerine Van bu Drakula’ın almak istediği intikam olacaktır her şeyin sonlandığı bir intikam ve intikamı hıyarcıklı veba kullanarak yapacak der.  Ertesi gün Müfettiş Maurice ve Jessica ayinlerin yapıldığı malikâneyi gözetler ama değişik bir olay göremezler. Daha sonra Bay Talbot Müfettiş Maurice’a ben ve Baş komiser arabada bekliyoruz bir şeye ihtiyacınız varsa çağırın der. Arabaya giden Bay Talbot Baş komiser Haller öldürüldüğünü görür ve daha sonra kendisi de çalılarda saklanmış suikastçının kurbanı olur.

Van Hellsing evinde Drakula ile mücadelesi için gümüş kurşun hazırlar. Bu arada Jessica ve Müfettiş Maurice’ın başına keskin nişancı bela olur. Arabaya giden Jessica ve Müfettiş Maurice arabada satanist örgütün elemanı tarafından gafil avlanırlar. Bu arada Van Hellsing Denham şirketine girip danışmaya Bay Denham ile konuşmayı talep eder.  Danışman Bay Denham asla ziyaretçi kabul etmez deyince Van Hellsing benim adım Abraham Van Hellsing sanırım Bay Denham benimle görüşmek isteyecektir der. Danışman göremezsiniz derken telefon çalar ve Van Hellsing’in Bay Denham’la görüşme isteği kabul görür. Bay Henham’ın ofisine giden Van Hellsing Bay Henham’ın ofisine girer. Bay Henham Van Hellsing’e yeni bir Dünya düzeni yaratıyorum sen haddini aşan işlere burnunu sokuyorsun der.  Van Hellsing el çabukluğuyla kutsal su dolu kutuyu Bay Denham’ın masasına bırakır. Bay Denham’ın eli yanar ve çekilir. Van Hellsing istavroz ve tabancasını çekip senin Drakula olduğunu biliyordum der. Drakula aptal kurşunların bana tesiri olmaz deyince Van Hellsing bu gümüş kurşun der. Tam Van Hellsing tabancasını ateşlerken Drakula’ın müritleri tarafından engellenir. Müritlerden biri Drakula’ya size saldırdı ölmesi gerek deyince Drakula Van Hellsing’in ölümünün kolay olmayacağını söyler.


Ayılan Müfettiş Maurice kendisini mahzende bulur. Mahzende malikânenin sahibesi olan Çinli kadın hipnoz gücüyle Müfettiş Maurice etkisi altına alır ve Müfettiş Maurice ile oynaşmaya başlar. Daha sonra Çinli kadının vampir olduğunu öğreniriz ve Müfettiş Maurice Çinli vampir kadını itip üstüne ağ attıktan sonra kalbine kazık saplayarak öldürür. Daha sonra Müfettiş Maurice diğer vampir kadınların saldırısına uğrar tahta çubuklardan yaptığı istavroz ile vampir kadınları geri püskürtmeyi başarır ve vanayı açarak vampir kadınları etkisiz hale getirir. Malikânenin içine giren Müfettiş Maurice Jessica’yı sunakta bilinçsiz halde sunakta yatarken bulur.  Drakula içeri girince korkan Müfettiş Maurice Yukarı katta çıkar ve teknik ekipmanların olduğu odaya çıkar.


Müritleri ile konuşan Drakula mukaddes gün geldi Van Hellsing senin torunun üstün zaferimin ilk örneği olacak der. Daha sonra müritlerden biri Jessica’ya hıyarcıklı veba bulaştırmak için harekete geçer.  Olanları kameralardan gören Müfettiş Maurice harekete geçer. Bu arada Drakula bu virüsün kara ölümden daha muhteşem ve daha hızlı olduğunu ve acı ateşleri yükselecek ve herkes ölmek için yalvaracak der. Bunun üzerine Van Hellsing Drakula’ya isteğin bu mu Dünya’da canlı bırakmayıp boş bir Dünya’ya hükmetmek mi istiyorsun gerçek amacın bu mudur kendi korkunç sonunu hazırlamak mıdır Kont Drakula diye sorar.  Drakula ben yaratığım kıyametin dört atlısı bunlar ve bunların sayesinde salgını yayacağım ve sen Van Hellsing torunun bozulmayacak der. Bunun üzerine müritler anlaşmamız vardı fedakârca her isteği yerine getirdik deyince Drakula sessiz olun diye bağırır. Drakula torunun benim olacak diyerek Jessica’ya doğru hamle yapar ve bu sırada müritlerden biri Drakula’ya sana sadakatle hizmet ettim karşılığı bu muydu der ve virüs tüpü patlar hıyarcıklı veba müritte bulaşır. Bu arada Müfettiş Maurice teknik ekipman odasından ayrılırken satanist fedailerden birine yakalanır. Ve kavgaya tutuşurlar. Bu arada virüs bulamış mürit acı dolu çığlıklar atar. Satanist fedai ve Müfettiş Maurice’in kavgası fedainin elektrik çarpmasıyla sonlanır.  Daha sonra bir patlama yaşanır ve Van Hellsing içeriye giren Müfettiş Maurice’e hemen Jessica’yı çıkar der ve Müfettiş Jessica’yı kucaklayarak malikâneden çıkarır. Bunun üzerine Drakula düşmanlığımız yüzyıllar sürecek ve şimdi başladı der. Van Hellsing pencereyi kırarak pencereden kaçar ve Drakula peşine düşer.  Dikenli dallara takılan Van Hellsing elindeki istavrozu dikenli dallara takar ve Drakula’ya seslenir. Dikenli dallara doğru giden Drakula dikenli dallardan geçerken canı yanar ve yere düşer. Van Hellsing bulduğu bahçe çitini kullanarak Drakula’yı öldürür.








2 Temmuz 2015 Perşembe

Dr. Orloff's Monster


Filmimiz yatağa uzanmış derin düşüncelere dalmış elli yaşlarında bir adamla başlar. Adam zihninde karısının onu seviyorum sözünü duyduktan sonra nasıl olur biri kardeşim diğeri karım en iki kişi bana nasıl ihanet eder diye düşünür. Daha sonra adın Conrad olduğunu öğrendiğimiz adam hasta yatağında yatmakta olan şahsa nasılsınız profesör diye sorar. Profesör çok kötüyüm artık fazla zamanım kalmadı sen muvaffak oldun mu diye sorar. Conrad olamadım nefes alıyor manyetik dolaşımı iyi ama nasıl hareket ettireceğimi hala bilmiyorum der. Bunun üzerine profesör Conrad’a dinle beni ben ölüyorum sırrımı mezara götürmeme gerek yok sen benim sadık bir talebemdin sana yaratığının nasıl hareket ettireceğini göstereceğim der. Condrad biliyordum profesör sizin hayalinizi hakikat yapacağım der. Profesör dosyaları Conrad’a gösterip ultra sonik dalgalarla yaratığın hücresel etkilere her türlü komutuna uyacak der.

Laboratuvarına giden Conrad profesörün dosyasında yazılanları harfi harfiyen uygular ve yaratığının hareket etmesine muvaffak olur. Daha sonra sevgilisiyle buluşan Conrad sevgilisine çok pahalı bir kolye hediye eder. Akşam olduğunda Conrad’ın sevgilisinin varyete kulübünde striptizci olarak çalıştığını öğreniriz.  Gösterisi biten striptizci kadın odasında hazırlanırken Conrad’ın yaratığı odaya girip striptizci kadını boğarak öldürür ve Conrad’ın kullandığı arabaya binip gider.

Ertesi gün genç bir kadın yolda arabası olan bir şahıs tarafından taksiye ihtiyacınız var mı diye sorar. Genç kadın hayır teşekkürler ben otobüsle gideceğim diyerek genç adama tavır yapar.  Bunun üzerine genç adam genç kıza yalnızca masumca bir öpücük çabasıydı der. Adının Melisa olduğunu öğrendiğimiz genç kadın siz İspanyollar kendinizi Don Juan’ın taklidi olarak görürsünüz der. Adının Pablo olduğunu öğrendiğimiz genç adam biz İspanyollar kendimizi Don Juan taklidi olarak görmeyiz kendisi olarak görürüz der. Daha sonra otobüsü kaçıran Melisa Pablo’un aracına binmek zorunda kalır. Pablo Melisa’ya yolculuk nereye der. Melisa Holfen’de yaşayan amcası ve yengesini göreceğini söyler. Varacağı yere varan Melisa Pablo’un Noel’ini kutlar ve soğuk davranışları için Pablo’dan özür diler. Pablo gitmeden önce bu civarda kalabilecek otel var mı diye sorar. Melisa Hotel Holfen’de kalabilirsin der.

Şatoya giren Melisa’yı kahya Ciceron karşılar. Daha sonra Melisa yengesi Ingrid ile karşılaşır. Ingrid Melisa’ya beni niye öpmüyorsun deyince Melisa yengesini yanaktan öper. Ingrid Melisa’ya takıldığın tavır korku mu yoksa iğrenti mi ama bunu beklemiyordun değil mi lakin acı yalnızlığın etkileri bunlar. Melisa amcam Conrad nerede diye sorar. Ingrid lanet deneyleri ile uğraşıyor bana gelince bu lanet evde tutsak kaldım der.  Daha sonra Igrid Ciceron’a Melisa’ın eşyalarını odasına çıkart der. Yukarı çıkan Melisa amcasının laboratuvarını girer. Bu arada gizli bir bölmede Conrad yaratığı olan Andross ile uğraşırken yeğeni Melisa’yı görür ve buraya nasıl gelirsin kimden izin aldın der. Melisa Conrad amca beni mahzur görün der. Bunun üzerine Conrad sen Melisa’ın değil mi özür dilerim ama buraya girilmemesi için kesin talimatlar verdim der.  Bunun üzerine Melisa Conrad’a seni birisiyle konuşurken duydum deyince Conrad yanlış duymuşun akşam yemeğinde görüşürüz der.

Amcası Conrad ve yengesi Ingrid ile akşam yemeği sofrasına oturur.  Conrad Melisa’ya benim günlerim sayılı yarın avukata gidip senin miras işini halledelim der. Melisa öyle söyleme amca sen daha çok gençsin deyince Conrad gençliğin ölüme engel olacağını mı sanıyorsun der.  Ingrid seni tedirgin gördüm yoksa vicdanın mı seni rahatsız mı etti deyince Conrad sert bir ses tonuyla Ingrid’e kes artık sesini der. Bunun üzerine Ingrid kesmeyeceğim bu köhne yerde bulunmaktan yalnızlıktan bıktım diyerek isyan bayrağını çeker. Conrad Inrid’e senin zihinsel buhranlarından haberim var der. Gece olduğunda Melisa amcası Conrad’ın gizlice dışarı çıktığını görür.

Varyete kulübüne giden Conrad şarkıcıyı pürdikkat seyreder. Şarkısını bitiren şarkıcı başka bir adamın yanına gelir. Adam şarkıcıya arkadaşın yine gelmiş der.  Şarkıcı evet der. Adam şarkıcıya seni rahatsız mı ediyor diye sorar. Şarkıcı hayır ama beni korkutuyor yine de iyi biri lakin sakladığı büyük bir sır var. Bunun üzerine adam şarkıcıya çok fazla dedektif romanı okuma onun yanına git der. Conrad’ın masasına oturan şarkıcı niye soyunma odasına gelmedin diye sorar. Conrad seninle içki içmek istedim o kadar sana hediye getirdim der. Hediyeye sevinen şarkıcı Conrad’a bu muhteşem bir kolye der.

Melisa yatağında uyurken defalarca bir sesin katil dediğini duyar ve yatağından kalkar. Yengesinin odasına giden Melisa yengesi Ingrid’in uykusunda sayıkladığını duyar ve ışığı açar. Uyanan Ingrid Melisa’ya burada ne işin var diye sorar. Melisa Ingrid’e uykunda konuşuyordun diye cevap verir. Bunun üzerine Ingrid Melisa’ya ne dedim ben diye sorar. Melisa sevdiğiniz birisinin başka biri tarafından öldürüldüğünü diyordun.  Ingrid kimden bahsediyordum diye sorunca Melisa bilmiyorum diye cevaplar. Daha sonra Ingrid’in yanında resmi alır ve yenge bu resimdeki şahıs kim bana tanıdık geldi der.  Ingrid resimdekinin gerçekten kim olduğunu bilmiyorsun o senin baban Andross annen sana hiç babanın resmini göstermedi mi der.  Melisa hayır göstermedi der ne zaman babamdan bahsetmem annem konuyu değiştirirdi der. Bunun üzerine Ingrid Melisa’ya seni zavallı biçare babanın anısı anneni derinden yaraladı deyince Melisa fakat niye babam nasıl öldü diye sorar. Ingrid bir gece odasında aniden öldü der. Melisa hangi odada öldü diye sorar. Ingrid kuleye yakın odada öldü ama yalvarırım daha fazla soru sorma der ve ağlar.

Sabah olduğunda Melisa kâhya Ciceron’a babasının öldüğü odayı sorar. Kâhya Ciceron odanın anahtarları Conrad’ın elinde olduğunu ve girilmesinin katiyen yasak olduğunu belirtir. Bu sırada Melisa Pablo’un geldiğini görünce kâhya Ciceron Melisa’ya amcanız yabancıların buraya gelmesini kesin kez yasakladı der.  Şatonun önüne çıkan Melisa Pablo’ya hadi gidelim der.  Ormanlık alana giden Melisa ve Pablo muhabbet ederler. Akşam olduğunda Melisa gürleyen yıldırım sesiyle kalkar. Melisa evde gezinirken Andross esir tutulduğu cam kafesten çıkar. Melisa babası Andross’un öldüğü odaya girer ve babası Andross karşılaşır ve çığlığı basıp bayılır. Seslere gelen Conrad Andross’a sakin ol gel der ama Andross şatodan kaçar. Duyduğu seslere uyanan Ingrid neler oluyor diye sorar. Conrad Ingrid’e çabuk Melisa’ya bak kardeşimin odasında baygın yatıyor dedikten sonra kâhya Ciceron’u çağırıp aracı hazırlamasını ister.

Bir bestekâr ve sevgilisin evini görürüz. Bestekar piyanosuyla ilgilenirken sevgilisi banyoya gider.  Genç kadın banyo yaparken Andross kadını gizlice gözetler. Banyosunu bitiren genç kadın Andross’u görünce bayılır. Seslere gelen bestekâr Andross ile karşılaşır ama Andross tarafından etkisiz hale getirilir. Conrad ise ultra sonik cihazını kullanarak Andross’u arar ve Ciceron’a mezarlığa gidelim der. bu arada Andross aile kabrine gidip mezarına bakar. Bu arada Conrad Andross’u bulur.

Andross daha önce abisinin kolye hediye ettiği varyete şarkıcısının sahne aldığı kulübe gider. Şarkıcı sahnesini bitirdikten sonra kulisine döner ve Andross’la karşılaşır. Şarkıcı çığlığı basar ama Andross şarkıcıyı gırtlayarak öldürür. Sese gelen kulübün fedaisi Andross’u durdurmaya çalışır lakin muvaffak olamaz. Daha sonra olay yerine gelen polis dedektifi kulüp sahibini sorgular. Kulüp sahibi Andross’ ateş ettiğini ama Andross’a tesir etmediğini söyler.  Daha sonra polis dedektifi kulüp fedaisini sorgular. Kulüp fedaisi saldırganı siyahlar içinde deri eldivenli insanüstü kuvvetli birisi olarak belirtir.

Pablo şatonun önünde arabasına kornasına basarak Melisa’yı çağırır. Seslere gelen Conrad Pablo’ya ne istiyorsun sorar.  Pablo ben Melisa’yı bekliyordum üniversiteden arkadaşıyım deyince Conrad Pablo’ya Melisa gelmeyecek ve üniversiteyi bırakmayı düşünüyor der. Daha sonra kâhya Ciceron Melisa’ya şimdi daha iyisin yanağına renk gelmiş der. Melisa’ın odasına giren Conrad kâhya Ciceron’a müsaade eder misin deyip kâhya Ciceron’u odadan çıkarır. Melisa amcası Conrad’a dışarıda kim vardı korna sesi duydum deyince Conrad ben laboratuvardaydım hiçbir şey duymadım der.  Melisa amcasına benim neyim var diye sorar. Conrad yeğenine yaşına uygun merakın rahmetli babanın odasına gitmeyi yönlendirdi odayı toz ve örümcek ağları ile görünce şoka girip bayıldın ama bunları düşünmeliyim Noel arifesindeyiz der.


Noel zamanı gelir kâhya Ciceron ve Melisa Noel şarkıları söylerken Conrad sinirli bir şekilde sessiz olmalarını söyledikten sonra dışarı çıkar. Ingrid Conrad’a nereye gidiyorsun deyince biraz hava almaya gideceğim der. Bunun üzerine Ingrid Melisa’ya yatağına git Noel kutlayacak halimiz kalmadı der. Melisa yatağında uyurken odaya Melisa’ın babası Andross girer ve kızının saçlarını okşar. Uykusundan uyanan Melissa babasını tanımaz ve Andross’a sen kimsin diye sorar. Andross konuşmaya çalışır ama muvaffak olamaz ve odadan kaçar. Daha sonra şatodan kaçan Melisa Holfen oteline gider ve Pablo ‘yu bulur ve amcasının daha önce dediklerini yalanlar.


Melisa Pablo’ya şatoda babasıyla ilgili büyük bir gizemin döndüğünü bunu çözmeden ayrılmayacağını söyler. Bu arada polisler cinayetlerin ana ipucunun kurbanlarının boynunda takılı kolyeler olduğunu ama kolyelerin hiçbir kuyumcuda bulunmadığını söyler. Daha sonra varyete kulübünün fedaisi karakola gelir ve şarkıcının müdavimi olan Conrad’ın eşkâlini tarif eder. İyi giyimli eğitimli sakallı sürekli hediye getiren biri olarak tarif eder.  Sabah olduğunda Melisa yengesi Ingrid’e şatoda dönen olayları sorar. Ingrid ben olanları unutmak için içiyorum deyince Melisa bir yararı oldu mu diye sorar.  Ingrid olmadı dedikten sonra büyük aile sırrını anlatır. Ingrid’in eniştesi ile gizli bir ilişkisi olduğunu Conrad’ın bu ilişkiyi öğrendikten sonra Andross’u neşter ile öldürüp ameliyatta öldü süsü verdi der.


Conrad esrar tekkesinde kafayı bulur ve kolyeyi Amira isimli kadına verir. Daha sonra Amira kolyeyi başka bir kadına verir ve başka kadın Andross tarafından öldürülüp nehre atılır lakin buna genç bir adam tanık olur. Sabah olduğunda Conrad’ın hocası profesör cinayet haberlerini okur. Bu arada önceki cinayete tanık olan genç katilin etraftan habersiz robot gibi davrandığını söyler.  Daha sonra karakolu arayan kimliği belirsiz şahıs kolyelerin içinde verici olduğunu söyler ve Doktor Fishermann cinayetlerle ilgisi olduğunu söyler. Bunun üzerine polis dedektifi bana Doktor Fishermann’ı bulun der.


Yatakta huzursuz bir şekilde duran Ingrid odasına giren Andross’u görünce kendinden geçer ve ruhunu teslim eder. Aynı esnada karakolda Polis Dedektifi Klein Doktor Conrad Fishermann’ın sicilinde hiçbir leke olmadığını ama kardeşinin şaibeli ölümü dışında pek kara lekesi yok der. Daha sonra teknik şube çalışan Lang gelir ve kolyelerin içinde ultra sonik verici olduğunu belirtir ve bu verici ile bir yenilmez çeşit canlıyı kontrol edilebileceğini söyler.  Polis Dedektifi Klein bu yaratığın zayıf bir noktası var mı diye sorar. Lang yalnızca iki kaşının arasından vurursanız bu yaratığı öldürmeye muvaffak olursunuz der.

Melisa odasından şatonun dışında nöbet tutan Pablo’ya bakar ve odadan dışarı çıkınca amcası Conrad ile karşılaşır ve pardon amca diyerek odasına gider. Daha sonra Conrad odaya girerek yeğenini öldürmeye kalkışır. İçeri giren Andross Conrad’a saldırır ilk saldırıdan kurtulan Condrad merdivenlerde olan ikinci saldırından kurtulamaz bu arada Melisa ışığı yakıp söndürerek Pablo’yu çağırır. Şatoya giren Pablo Andross’a tüfekle üç el ateş eder ama Andross’ tesir etmez ve Pablo’yu etkisiz hale getirir ve polislerin gelmesiyle Andross kaçar. Daha sonra Pablo ve Polis Müfettişi Klein Melisa’ya bu katil bir tek sana zarar vermiyor onu durdurmak için tek şansımız sensin der. Uzun süre düşünen  Melisa işbirliği yapmayı kabul eder.  Gece vakti sokaklarda tek başına gezen Melisa Andross’u bulur ve tuzağa çeker. Pablo Melisa’ya yere yat dedikten sonra Pablo Andross’u  iki kaşının ortasından vurup öldürür Andross’un son lafı niye olur ve film biter.




25 Haziran 2015 Perşembe

Sweet Dreams

Filmimiz sancılarla evden çıkan bir kadınla başlar. Kadın görünmeyen bir şahsa ne yaptın bana dedikten sonra bilincini yitirip uçurumdan denize düşer.  Sabah olduğunda köpeğiyle gezen bir adam kıyıya vurmuş kadını fark eder ve yardımına koşar. Adam kadına adın ne diye sorar. Kadın hatırlamadığını söyler. Adının Doug olduğunu öğrendiğimiz adam kadını hastaneye götürür. Hastane çalışanları kadına ilk müdahaleyi yaparlar. Ayılınca Doktor Lowe isimli kadın hafızasını yitirmiş kadını muayene eder. İyi misin diye sorar. Genç kadın açım der. Bunun üzerine Doktor Lowe bu iyiye işaret dedikten sonra ABD devlet başkanını sorar.  Hafızasını yitiren kadın Bill Clinton diye cevaplar. Bunun üzerine Doktor Lowe hafızasını yitiren kadına sana bir isim koymalıyız deyip Jane der. Jane uyurken hastaneye gizemli bir şahıs daha sonra gizemli şahıs Jane’in odasına girer uyanan Jane alarmı çalıştırır ve gizemli şahıs kaçar.



Sabah olduğunda adamın gelip Jane’in resimli gazete ile danışmaya gelip bu kadınla konuşmak ister. Danışman yakını mısınız diye sorar. Adam cevap vermez bunun üzerine danışman telefonla Jane ile ilgilenen hemşireyi arar. Bunun üzerine adam hastaneden ayrılır. Başka bir adam gelir ve gazetedeki yazı için gelmiştim sanırım yardımım dokunabilir der.  Doktor Lowe gelen adama geldiği için teşekkür eder. Daha sonra Doktor Lowe Jane’e senin dinlenmen gerekmiyor mu diye sorunca Jane kendim iyi hissediyorum der. Bunun üzerine Doktor Lowe Jane ve Doug’u Doktor Renault ile tanıştırır. Doktor Renault bana Jack deyin deyince Doktor Lowe Jack’in işinde başarılı bir ruh hekimi olduğunu söyler. Jack buraya taşındım Jane sakıncası yoksa dosyalarına bakmak isterim der. Bunun üzerine Jane yardımı olacaksa sorun olmaz der. jack o zaman Jane seninle yürüyelim der. jack ile Jane yürürken Doktor Lowe Doug’a bu olay ilgini bayağı çekmiş gibi umarım diğer olayları boşlamazsın der. Şerif olduğunu öğrendiğimiz Doug elimdeki tek olay Bay Evelson’ın kayıp küreği der.

Jack Doug’a bu zorlu bir vaka hafızası tamamıyla yitirmiş yerine getirilmesi zor olacak der. Bunun üzerine Doug Jack’e bir şeyler hatırlarsan bana haber ver der. jack ama dikkatli olmalıyım üzerinde baskı kurmamalıyım der. bu arada Doug Jack’ın karısı Laura ile tanışır. Bu arada gizemli bir şahıs Doug ve Jack’i izler. Daha sonra Jack martılar ve martıların dışkılarından şikâyetçi olan Bill’e konuşur. Jack ile Jane arabadan inerler. Jane’e sarhoş bir adam burada ne işin var diye saldırır. Doug olaya karışır ve sarhoşa uzaklaş der.  Sarhoş kendi işimle ilgileniyordum deyince Doug git başka yerde ilgilen der. Daha sonra Jane bir ev ilanına bakar ve evi hatırladığını söyler. Doug o zaman evi bir kontrol edelim der. Bunun üzerine Jack Jane’i zorlamasak der. Jane ben iyiyim gidelim der.




Eve varan Jack, Jill ve Doug evi kontrol ederler. Jane geçmiş anılar âleminde biriyle seviştiğini görür ve evin penceresinden içeriye baktığında yükselen alevler görüp şoka girer.  Daha sonra bunun Jane gördüğü bir hayalden ibaret olduğunu öğreniriz. Jack Jane’i götürürken Doug’a onun doktora ihtiyacı var polise değil der. Daha sonra Jack tek basına denize bakarken karısı Laura yanına gelir. Jack Laura’ya bebek nasıl diye sorar. Laura bebek iyi yanında bakıcısı var der. jack karısına biz buraya neden geldik diye sorar. Bunun üzerine Laura biliyorum ama umut ederim ki sorunlarımız gidecek mutlu olacağız yalnızca endişe etmeyi bırak der. Bunun üzerine Jack nasıl endişe etmeyim der. Laura anahtarı gösterip bununla der. jack bunu nereden buldun diye sorunca Laura makyaj çantasında buldum gördün mü neredeyse bitti artık der. Bunun üzerine Jack acaba kutunun içinde ne var beni mahvetmek mi istiyor yoksa benim canım mı yakmak istiyor diye sorar. Laura bu olmayacak ailemin başına bir fenalık gelmeyecek ben Seattle’a gideceğim sende etrafa göz kulak olacaksın der.


Jane Doktor Lowe’a taburcu kâğıtlarını gösterir ve birileri beni aramaya çıkmıştır der. Bunun üzerine Doktor Lowe durumlar düzelene kadar benim evimde kalabilirsin der ve Jane Doktor Lowe’ın teklifini kabul eder. Doktor Lowe’ın evinde banyo yapıp kendine gelen Jane daha sonra Doktor Lowe’ın ev ile ilgili talimatlarını dinler. Doktor Lowe evden çıktıktan sonra Doug şömineyi yakmak için gazeteyi tutuşturunca Jane fena olur ve elindeki bardağı düşürüp ayağını keser. Doug Jane’e bir şey mi oldu deyip Jane’in yanına gidip ayağını sarar. Jane Doug’a buralı mısın diye sorar. Doug hayır Chicago’dan geldim daha önce balık fabrikasında çalışıyordum işimden gına gelince buraya taşındım bakmışım şerif oldum der.

Gece uyanan Jane giyinip daha önce gittiği eve gider. Eve girince bölük pörçük geçmiş anılar âlemine girip ressam bir babayla kızını hatırlar. Daha sonra Jane pencereden kendisini izleyen bir şahsı görünce korkar ve hızlıca dışarı çıkar ve ruh hekimi Jack ile karşılaşır. Jack Jane’i evine götürür. Jane geçmiş anılar âleminde gördüğünü anlatmaya başlayınca Jack sana gerçek geliyordur o yüzden anlatıyorsundur deyip Jane’e sakinleştirici verir. Bunun üzerine Jane bir adamla seviştiğini hatırlar adamın yüzünü görür ve Jack olduğunu anlarız. Bunun üzerine Jane Jack’e biz sevgili miydik gerçek ismim ne diye sorar. jack senin adın Allison der ve aslında Allison olduğunu öğrendiğimiz Jane bilincini yitirir.



Uyanan Alisson kendisini Doktor Lowe’ın evinde bulur ve buraya nasıl geldim diye sorar. Doktor Lowe seni buraya Jack getirdi der. Aşağı katta inen Allisson geçmişini öğrenmek için Jack’den hesap sorar. Jack bunun ne sırası nede zamanı deyince Doug bence bu konuşulacak en uygun zaman der. jack Allison’la bir seneyi aşkın süredir yasak ilişki yaşadığını ama bebeği Sara olacağını duyunca ilişkiyi sonlandırır.  Konuşmaya devam eden Jack Allison’a sen ilişkimiz bitince çılgına döndün ve ailemi bırakmamı istedin isteklerini kabul etmeyince intihara kalkıştın deyince Allison şaşırıp intihara mı kalkıştım diye sorar. Jack evet gazetede resmini görünce buraya geldim der.  Dışarı çıkan Allison’a Doug denilenler kulağına tanıdık geldi mi diye sorar. Allison yalnızca Jack ile seviştiğimi ve yükselen ateşleri hatırlıyorum der. Bunun üzerine Jack Allison sen her zaman ateşten korkardın der.  Alisson peki bir ailem var mıydı söyle bana Jack der.  Jack ailen yoktu sanırım ölmüşlerdi diye cevap verir. Allison o evde babam olacak kişinin resimleri var der ve eve gider. Evin bomboş olarak gören Allison şaşırır. Jack bunların hepsini hayalinde gördün der.  Allison dışarı çıkınca Doug Jack’e bu hikâyede hoşuma gitmeyen bir sürü husus var Alisson ile yasak aşk yaşıyordun daha sonra Alisson intihara kalkıştı sende onu bulup düzeltmeye kalkıştın çok şüphe uyandırıcı der. Bunun üzerine Jack eğer Allison’a her şeyi bir anda anlatsam gene intihara kalkışırdı diye cevap verir. Doug Jack’e bayağı geniş bir ahlak anlayışın var der.


Jack karısı Laura’ya Doug şüphelendi deyince Laura bir şey bilmiyor rahatla der ama Jack’in içine bir kurt düşer. Bunun üzerine Laura boş ver onu kuş uçmaz kervan geçmez bir yerin şerifi asıl önemli konumuz Seatlle’da ki bankaya gittim kasa yoktu der. Bunun üzerine kitabım çıkıyor beni mahvetmek için her şeyi yapıyor diye dert yanar. Laura sen başarılı bir ruh hekimisin ondan kasanın nerede olduğunu öğrenirsin deyince Jack Laura’ya Allison artık bana güven duymuyor der. Laura sen başarırsın der.  Bu arada Doktor Lowe ile alışverişten dönen Allison geçmişimde yuva yıkan bir kadınmışım ama ben öyle geçmiş istemiyorum deyince Doktor Lowe Allison’a sen âşıktın aşk insanları delirtir ayrıca önünde uzun bir hayat var der. Allisson arabaya biner ve kasabanın berduşu gelip her şeyi mahvedeceksin niye döndün diye saldırınca Doktor Lowe berduşu uzaklaştırır ve gizemli adam olayı uzaktan izler.


Gece olduğunda gizemli adam berduşa yaklaşır ve Allison hakkında sorular sorar. Berduş biz burada kendi işimizle ilgileniriz der. Gizemli adam para verince Allison’ın küçükken bu adada kaldığını çıkan yangın sonrası götürüldüğünü söyler. Gizemli adam nereye götürüldüğünü sorunca berduş biz burada kendi işlerimize bakarız der ve gider.  Berduş içkinin tesiriyle uyurken yüzü belirgin olmayan önce bir maddeyi berduşa zerk ettikten sonra iyice kendinden geçmiş berduşu canlı olarak yakar. Sabah olduğuna Doktor Lowe berduşun otopsiyle ilgilenir yanında bulunan Doug berduşun bir bit yeniği var şüphelerini illettir.  Bunun üzerine Doktor Lowe bence bu bir kazaydı der.


Gece olduğunda gizemli adam berduşa yaklaşır ve Allison hakkında sorular sorar. Berduş biz burada kendi işimizle ilgileniriz der. Gizemli adam para verince Allison’ın küçükken bu adada kaldığını çıkan yangın sonrası götürüldüğünü söyler. Gizemli adam nereye götürüldüğünü sorunca berduş biz burada kendi işlerimize bakarız der ve gider.  Berduş içkinin tesiriyle uyurken yüzü belirgin olmayan önce bir maddeyi berduşa zerk ettikten sonra iyice kendinden geçmiş berduşu canlı olarak yakar. Sabah olduğuna Doktor Lowe berduşun otopsiyle ilgilenir yanında bulunan Doug berduşun ölümünde bir bit yeniği var şüphelerini illettir.  Bunun üzerine Doktor Lowe bence bu bir kazaydı der.


Allison Boston’u arayıp kendisiyle ilgili bilgi edinmek ister ama başarısız olur. Daha sonra Allison Doktor Lowe’a burada tapu gibi önemli evrakları nerede bulabilirim diye sorar. Doktor Lowe belediye binasında bulursun diye cevap verir. Doug ile arşiv odasına giren Allison arşivleri araştırırken elektrikler kesilir ve Doug çakmağını yakar. Çakmağın yanmasıyla paniğe kapılan Allison küçük bir yangına neden olur. Bunun üzerine Doug yangını söndürdükten sonra korkmuş olan Allison’dan özür diler ve Allison’a sarılır. Daha sonra eve dönen Allison Doug’ kontrolümü yitirdiğim için üzgünüm ama ateş bir şey ifade ediyor der. Bunun üzerine Doug önemli değil herkesin korktuğu bir şey vardır ayrıca senin olayını da çözeceğiz yalnızca zaman meselesi der.  Daha sonra Doug ve Allison öpüşür ama arkalarında Jack belirir. Jack’ı gören Doug burada ne işin var diye sorar. Jack Allison ile halletmemiz gereken bir iş vardı diye cevaplar. Doug Allison’a bekliyor muydun diye sorunca önemli değil der ve Doug gider.

Jack Allison’a benim ile ilgili ne hatırlıyorsun diye sorar. Allison yalnızca seninle seviştiğimi hatırlıyorum o kadar der. Bunun üzerine Jack Allison’a köstekli bir saat gösterir ve Allison geçmiş anılar âlemine girer. Allison Jack ile jakuzi keyfi yaptığını ve saati Jack’e hediye ettiğini hatırlar. Geçmiş anılar âleminin biraz daha inen Allison bir şirket sahibi olduğunu hatırlar. Daha sonra Jack kendi evinde Laura’ya bu çeşit terapinin işe yarayacağını sanmıyorum daha fazla zorlarsam aklını tamamen yitirebilir. Laura Jack’e ben de senin hastandım bende mucizeler yaratım ondada yaratırsın dedikten sonra Jack ve Laura sevişmeye başlarlar.


Allison uyurken kapının açıldığını duyar.  Gizemli adam evin içine girer ve tabancasını çeker. Paniğe kapılan Allison yukarı çıkar. Gizemli adam Allison’a doğru yaklaşırken Allison duvara asılı olan tüfeği alır ve gizemli şahsı vurur. Aynı esnada eve varan Doug silah sesini duyar ve hızla içeriye girer. Yerde yatan yaralı adamı gören Doug Allison’a sakin olmasını söyler ve gizemli adama kimsin diye sorar. Gizemli adam adının Matteo olduğunu ve özel dedektif olduğunu söyler. Bunun üzerine Allison Matteo’ya seni kim tuttu diye sorar. Matteo Allison’a sen tuttun der.  Hastanede tedavi edilen Mateo’un mühim bir yarası yoktur yalnızca kurşun omzunu sıyırmıştır. Matteo Allison ile yalnız konuşmak ister ve isteği kabul görür. Allison Matteo’ya bana bir açıklamada bulunabilir misin diye sorar. Matteo tabi önce şunlara göz at deyip Allison’a bir dosya verir.  Dosyanın içinde Jack ve Laura’ın özel fotoğrafları vardır. Matteo Allison’a üç hafta önce benim işyerime gelip adının Alisson Renault olduğunu kocanın seni aldattığını söyledin der. Şaşıran Allison benim soyadım Renault mu emin misin der. Matteo emin olduğuma eminim adamı iki üç gün boyunca takip ettim fotoğraflarını çektim yalnız sen aşırı soğuk bir iş kadınıydın işyerime geldiğinde etraf soğuyordu der. Allison o kadar berbat kişiyim niye yanıma geldin diye sorunca Matteo borcumu tahsil etmeye geldim o kadar der.


Allison lokantada Jack ile buluşur. Allison Jack’e kocamın ilişkisi varmış bunu öğrenmek amacıyla özel bir dedektif tutmuşum der. Rengi değişen Jack Laura’yı biliyordun demek deyince Allison evet biliyordum der. Bunun üzerine Jack ne diyeceğimi bilemiyorum deyince Allison söyleyeceğin bir şey yok dedektif tutup karınla ilgili özel resimler çektirmişim kendimden utanıyorum seninle evli olduğumu söyleyip dedektif tutmuşum dedikten sonra resimleri verip istersen imha edebilirsin der.  allison ben çok kötü biriyim benden ne kadar nefret etsen yeridir diyerek gider. Aynı esnada Doktor Lowe berduşun cesedine otopsi yapar ve cesedin gırtlağının temiz olduğunu yanan bir kişinin gırtlağının yanık olması gerekirdi deyince Doug’un şüpheleri artar ve Doktor Lowe’a otopsi işini bir uzmana bırakmasını söyler.


Matteo ile buluşan Allison’a Matteo berduşla ölmeden önce konuşmuştum küçükken yazları burada kaldığını söylemişti der. Habere sevinen Allison Matteo’ya sarılır ve banka hesaplarımı öğreneyim ilk işim sana borcumu ödeyeceğim bu arada omzun için üzgünüm der. Bunun üzerine Matteo dert etme diyerek gider. Daha sonra Allison Jack’e sevinçle hayatımın büyük bir kısmını hatırladım evi gösterip küçükken kaldığım ev babam ressamdı der. Daha sonra hayatımı sana borçluyum deyip Jack’e sarılır lakin Laura bu sarılma olayını gizlice seyreder. Akşam olduğunda Jack eve döner ve Laura’ın şöminede bir takım resimleri yaktığını görür ne yaptığını sorar. Laura temizlik yaptığını söyleyince Jack Allison resimleri verdi artık bitti artık deyince Laura daha bitmedi onun ne yapacağını bilmiyorsun der.


Allison Jack’in evine gidip Laura’ya konuşmaya başlar. Allison Laura’ya resmi olarak tanışmadık ben Allson der. Laura Alisson’a ben senin kim olduğunu biliyorum der.  Bunun üzerine Allison aranıza girmek istemedim deyince Laura bunun için geç kalmadın mı der. allison Laura’ya bir dakikanı alabilir miyim der. Laura Allison’ı içeri davet edip konuş bakalım der. Allison yaptıklarından dolayı Laura’dan özür dilemeye başlar. Laura demek seni affettiğimi mi duymak istiyorsun deyince Allison bunu duymayı zaten beklemiyordum daha önce kötü bir kadındım gerçekten üzgünüm der.  Bunun üzerine Laura Allison’a ailemi parçaladın kocamı baştan çıkardın ne biçim yetiştirildin sana acıyorum sen acınası zavallı bir kadınsın der.  Daha sonra bebek bakıcısı Laura’ın kız bebeği Sara’yı getirince Allison doğum yaptığına dair geçmiş anılar âleminden görüntüler görür. Daha sonra üzgün bir halde gelmemeliydim diyerek koşar adımlarla evden çıkar.

Bir takım araştırmalar yapan Doug bulduklarını Allison’a anlatmaya kalkarken Allison çocuk doğurmuşum ailem var benim babamı bulmalıyım der. Bunun üzerine Doug Allison’a bir takım ipuçları buldum yalnızca burada biraz daha kalman gerekiyor der.  Allison yapamam bulmam gereken cevaplar var deyip adadan ayrılır. Şehre varan Allison Matteo’un yazıhanesine gider ve Matteo’dan babası kendisiyle ilgili malumatlar ister. Matteo Allison’a bir dosya verip istediğin bilgiler burada der. Dosyaları okuyan Alison bir anahtar bulur ve Matteo’ya bu nedir diye sorar.  Matteo Allison’a senin evinin anahtarı diye cevap verir. Eve giden Allison evde Jack ve Laura’ın fotoğraflarını görür

Sokakta gezinen Allison bir resim galerisine bakar ve galeri sahibesi Bayan Renault içeri girin der.  Allison resimlere bakıyordum babamın da böyle çalışmaları olmuştu deyince galeri sahibesi babanızın çalışmaları farklı bir tarzdı der. Galeri sahibesi babanızın çalışmalarını bize hibe ettiğiniz için teşekkür ederiz ve şunu şöyleyim babanızın ölümü hepimizi yıktı der.  Bunun üzerine Allison teşekkür ederim çalışmaları görebilir miyim diye sorar.  Galeri sahibesi tabi bakabilirsiniz der.  Galeri sahibesi bize hibe ettiğiniz çalışmalar bayağı güzeldi özellikle babanızın Allison serisi muhteşemdi der. Bu arada Allison çocukluğu ile ilgili anılar hatırlar.  Daha sonra galeri kızınızı getirecek misin iz tıpkı Jack’e benziyor der.  Duyduklarına şaşıran hemen evine gider ve etrafı araştırmaya başlar ve barbeküde yanmış fotoğraflar içinde doğum sonrası Jack ile fotoğrafları haricinde Jack ile düğün fotoğrafını görür



Akşam olduğunda galeri sahibesi Allison diye Laura’yı arar. Galeri sahibesi Laura’ya Bayan Renault sesiniz gelmiyor der.  Laura rüzgârdandır telefon hatlarına sorun çıkartıyor der. Galeri sahibesi umarım haddimi aşmıyorumdur galerideyken epey üzgündünüz der. Bunun üzerine Laura şimdi iyiyim diyerek telefonu kapatır. Aynı esnada Doktor Lowe Doug’a berduşu daha iyi analiz etmek için Seattle’a doku parçaları gönderdiğini ve berduşun kanında domoik asit bulundu aynı asit Allison’ın bedeninde de bulundu ve bu asit öldürmese bile hafıza kaybına yol açtığını belirtir ve ilginç tesadüf der. Doug bence tesadüf değil bir cinayet der.

Evine gelen Jack Laura’ya her şey bitti Allison Seattle’a gitti burada olsaydı durumu kontrol edebilirdim ama şimdi durum umutsuz deyince Laura ne yapacaksın vicdanını kurtarmak için her şeyi itiraf mı edeceksin diye sorarken Allison gelir ve Jack ve Laura’ya Seattle’da gittiği resim galerisinden bahseder. Bunun üzerine Laura ve Jack müsaade var mı diyerek dışarı çıkarlar ve fırsattan yararlanan Allison Sara’ın odasına gider ve Laura’ya yakalanır. Jack  Laura’ya Sara nerede diye sorar. Laura bakıcısının yanında der. bunun üzerine Allison her şeyi hatırlıyorum ikiniz beraber olmak amacıyla beni öldürmeye çalıştınız deyince Jack yalnızca kavga ettik sende evi terk ettin der. Bunun üzerine Laura Allison haklı birisi onu öldürmeye kalktı dedikten geçmiş anılar âlemine giriş yaparız ve Laura’ın Allison’ın şarabına zehir kattığını öğreniriz. Jack Laura’ya baştan beri bunu planlıyordun yazıhaneme geldiğinden beri bunu tasarlıyordun Sara nerede diye sorar. Laura niye yeğenime zarar vereyim ki sürpriz Jack baldızınla da ilişkin var tam bir aile olduk der.  Bunun üzerine Alisson Laura’ya sen benim ailem değilsin yalnızca babamın ilk eşinden olma çocuğusun deyince Laura formalitelere takma kafanı der. Jack ben bunu dinleyemem Sara’yı bulmam gerek diyerek çıkarken yere yığılır ve Laura’ın Jack’in içkisine zehir katık ettiğini öğreniriz.  Daha sonra Laura silah çekip Allison’a senle iki kız kardeş olarak muhabbet edelim der ve çocukken kaldıkları eve götürür.  Laura Allison’ı canlı olarak yakmayı planlarken babasının Allison çizimlerini alır. Allisson bunların hepsi para uğruna mıydı deyince Laura hayır manevi değeri içindi babam seni severdi çünkü ben kötüydüm dedikten sonra geçmiş anılar âleminden görüntüler çıkar ve Laura’ın küçükken evi kundakladığını görürüz. Aklını tamamen yitiren Laura berduşu da yaktığını itiraf eder ve o da benim kötü olduğumu biliyordu der. Bunun üzerine Allison eline geçirdiği gazyağını Laura’ın üstüne fırlatır ve Laura Marmara çırası gibi tutuşur.  Daha sonra Allison Sara’yı aramaya kalkar ama Sara yoktur ve yükselen alevler arasında mahsur kalır ama Doug’un gelmesiyle kurtulur. Ertesi gün Allison Jack’e Laura’ın hastalıklı bir kafa yapısı vardı ama senin böyle mazeretin yok beni hak etmiyorsun deyip gider ve Doug ve Sara ile mutlu günlere yelken açar. 





  




17 Haziran 2015 Çarşamba

The Ghosts Of Sodom

Filmimiz kadın, içki ve uyuşturucu keyfi yapan Nazilerle başlar. Naziler sapkın eğlencenin dibine vururken düşman kuvvetleri tarafından bombalanır.  Günümüze döneriz altı Amerikalı öğrenci araçlarında seyahat ederken aracı kullanan Mark kestirme olsun diye  orman yoluna sapar. Uzun süre orman yolunda ilerleyen gençler daha sonra eski bir evin önünde dururlar. Gençler bir süre ev hakkında konuşurlar ve en sonunda Jean isimli genç evin kapı zilini çalar ama kimse zille cevap vermez. Bunun üzerine Paul Jean’e ben evin etrafında gezer.  Daha sonra Paul diğerlerini çağırıp evin anahtarını paspasın altında bulduğunu söyler.   Celine ve Marie evde kalmama  taraftarı olunca Paul  aracın farının bozuk olduğunu ayrıca araçta yatamayacaklarını söyleyince Marie ve Celine evde kalmayı kabul ederler. Gençler eve girince merdivenlerde belirlen ve kaybolan Nazi subayı şapkasını fark etmezler.


Evin içine giren Paul arkadaşlarına ihtiyacınız olanları alın eğer etrafı pisletirseniz temizlersiniz dedikten sonra Jean ocağın yandığını fark eder ve ilginç der.  Bunun üzerine Paul lambayı yakar ve sahipleri sigortayı kapatmamışlar deyince Jean güzel en azından ışıklar açıklar olacak der. Daha sonra gençler evin içinde gezinirken Celine evin sahipleri gelirse ne yapacağız diye sorar. Paul bizler hırsız değiliz evin sahipleri gelince özür dileyip gideriz diye cevap verir. Annie diğerlerini çağırır ve evin salonunu gösterir. Salon tamamıyla eski eşyalardan ibarettir. Mark ve Paul eski plaklara albümlere hayranlıkla bakarlar. Gençler odadan çıkınca  gramofon kendi kendine çalışmaya başlar.


Kızlar yatak odalarına giderken Jean Mark ve Paul’a mahzendeyim gelin der.  Mark ve Paul mahzene inince Paul mahzendeki şarapları gösterir. Jean mahzenin bir şarap mahzeni olduğunu şarapların otuzlu yılların mamulü olduğunu söyler. Jean şarapları almaya kalkışınca Paul karşı çıkar. Bunun üzerine Jean Paul’e binlerce şarap var bence iki üç tane şarabın eksikliği fark edilmez bile der. Daha sonra Mark evde keşfedeceğimiz bir sürü şey var der. Üç erkek başka bir odaya girerler odada film projektörü ve ekranı bulurlar. Daha sonra yemek sofrasına oturan gençler zil zurna sarhoş olarak sofradan kalkarlar.

Uyumaya hazırlanan Celine tam dalmışken aynadan genç bir Nazi subayı çıkar ve Celine’in omzuna dokunur. Uyanan Celine genç Nazi subayına kimsin sen diye sorar. Genç Nazi subayı asıl bu soruyu benim sormam gerekiyor benim yatağımda yatıyorsun der. Şaşkına dönen Celine bunun olacağını biliyordum gitmem gerekiyor deyince Genç Nazi subayı Celine’e kal der. Daha sonra genç Nazi subayı adının Willhelm olduğunu söyleyip parmağını şaklatıp lambaların yanmasını sağlar. Willhelm seni aynadan gördüm der. İyice şaşıran Celine aynadan beni aynadan mı gördün diye sorar.  Willhelm evet seni aynadan hayranlıkla seyrettim senin gizli heveslerini ortaya çıkaracağım sende bana hayat vereceksin der. Bunun üzerine Celine Willhelm benim o tür heveslerim yok deyince Willhelm ne tür hevesler diye sorar. Celine o tür arzular diye cevaplar. Bunun üzerine Wilhelm pantolon askılarını indirir. Celine ne yapıyorsun deyince Willhelm ne arzuluyorsan onu yapıyorum der. Bunun üzerine Celine Willhelm’e sen yalancısın dedikten sonra Willhelm Celine’e art arda tokatlar ve itiraf et hoşuna gidiyor dedikten sonra Celine’in kanlı dudaklarını yalar. Celine artık Willhelm’e karşı koyamaz kendini teslim eder. Uyanan Celine bedenindeki morluklara bir anlam veremez.

Sabah olduğunda Paul araç hazır hadi gidelim der.  Daha sonra Paul araçta az miktarda benzin olduğunu söyler. Bunun üzerine Jean yolda benzinciye uğrarız der. Araca binen altı genç yolda ilerler ve Mark Paul’a haritaya bakmasını ve otoyola çıkan yolu bulmasını ister. Paul haritaya bakar ama bir anlam çıkaramaz ve nerede olduklarına dair en ufak bir fikri bile olmadığını belirtir. Paul anlamıyorum sanki etrafımızda daireler çiziyoruz derken tekrardan eski evin önünde dururlar. Tekrar eve giren gençler ne yapacaklarını düşünürken Paul tabi ya sol dönmeyip sağa dönecektik deyince Marie alaycı ses tonuyla bu kadar basit yani der. Sabah olduğunda gençler bir kez daha araca binerler ama araç bir türlü çalışmaz. Bunun üzerine Paul telefonla yardım çağrılalım der. Telefonu bulan Paul telefon rehberinden bulduğu numarayı arar. İlk aranan numara mezarlığın numarasıdır. Daha sonra Jean Mezarlığı tekrar arayarak karakolun numarasını alır. Karakolu arayan Paul tam derdini anlatacakken hat kesilir. Daha sonra Paul, Jean ve Mark telefon kablolarını kontrol etmeye giderler ve telefon kablolarının sabote edildiklerini görürler. Bunun üzerine panikleyen Jean gidelim buradan der ama kapılar sımsıkı kilitlidir.

Kapana kısıldıklarını öğrenen Marie sinir krizi geçirir ve Paul onu sakinleştirmeye çalışır. Daha sonra biraz sakinleşen Marie Mark’a daha fazla içme düzgün kafayla düşünmemiz gerek deyince Mark daha demin kapılar pencereler kapalı diye sinir krizi geçiren kişi kalkmış salim kafayla düşünmekten bahsediyor der ve gider. Celine ise evde birilerinin olduğunu söyleyince Jean evi defalarca gezdik kimse yoktu gizli odalar. Yalnızca filmlerde olur der.  Bu arada Paul ve Jean düştükleri durum hakkında ağız dalaşına girerler. Bunun üzerine Marie bir kez daha sinir krizi geçirerek kesin artık katlanamıyorum diye bağırır. Odalardan birine giren Mark kart oyunu oynayan kişilerin seslerini duyar ama kendilerini göremez. Daha sonra masa etrafında Nazi subayları belirir. Willhelm Mark’ın yanına yaklaşıp oyun oynamak ister misin diye sorar. Şaşkınlıktan cevap veremeyen Mark’a Willhelm aynadan çıplak bir kadın görüntüsü gösterir ve oyunu kazanırsan ödülü kazanırsan kadın senin olur der. Mark iskambil kartlı Rus ruletli heyecanlı süren oyundan sonra Mark oyunu kazanır ve kadının yanına gider. Kadına hamlede bulunan Mark kadının memelerini parçalar ve kadın kahkahalara boğulur. Mark ise dehşete kapılıp kaçar.
Evin içinde gezinen Mark Paul’u görür. Paul bana niye öyle bakıyorsun diye sorar.  Mark Paul’u Nazi kıyafetleri içinde görür ve seni öldüreceğim pis Nazi diyerek Paul’a saldırır. Paul kendini savunurken Mark’ı iter kafasını duvara çarpan Mark merdivenlerden yuvarlanıp ölür. Daha sonra Mark’ın arkadaşları cesedini salona taşır. Kızlar ağlamaya başlar ve Marie cesedin taşınmasını talep eder ama cesedi kaldıramazlar. Düştüğü duruma içerlenen Paul eline geçirdiklerini parçalamaya başlar. Bunun üzerine Jean Paul’a sakinleş der. Bunun üzerine Paul eve girdiğimizde alarm sistemini harekete geçirdik ve kapılar kilitlendi biz burada mahsur kaldık der. Marie her şeye bir cevabın var değil mi deyince Paul bu sana rahatsızlık mı veriyor diye karşılık verir. Bunun üzerine Marie uyumaya gider. Yatmaya hazırlanan Marie’ye bir şey dokunur. Bunun üzerine Marie odada kendisine dokunanı bulmaya çalışırken bir kadın belirir ve Marie odamda ne işin var der.  Kadın buranın senin odan olduğunu emin misin diye sorar. Bunun üzerine Marie boş ver onu neden buradasın diye sorar. Kadın Marie’ye arzularını yaşatmak için buradayım bir kadınla beraber olmak istediğini biliyorum o yüzden buradayım der. Marie karşı koymaya çalışır. Kadın Marie’ye küçük arkadaşını düşünüyorsun ama o seni aldatıyor diyerek aynada Celine ve Annie’in oynaştığını görür. İçi öfkeyle dolan Marie o iki kahpenin ağızlarını yüzlerini yırtacağım odadan hışımla çıkar. Salona giden Marie Annie ve Celine’in salonda hiçbir şey yapmadan oturduklarını görünce şoke olur.
Jean yatmaya hazırlanırken odaya Celine girer ve tahrik edici konuşmalar hareketlerle Jean’i baştan çıkarır. Bu arada Mark’ın cesedi hızla çürürken Celine’in derisi dökülmeye başlar. Sabah olduğunda Paul Jean’i arar. Jean yerde çökmüş sevdiğim kadın canavara dönüştü der. Bunun üzerine Paul Jean’e kendini topla bu lanet evden çıkış yolu bulmalıyız deyince Jean odalardan birinde bana bir esinti gelmişti der.  Paul hangi oda göster bana der ve Jean ile esintin olduğu odaya giderler ve pencereyi açmaya çalışırlar ama demir çubuklar yüzünden açamazlar. Jean demir çubukların daha önce orada olmadığını söyler. Daha sonra bir filmle karşılaşırlar. Paul tam filme tekme atacakken Jean yapma saçma gelecek ama aklım tamamıyla yerinde belki bu film bizim kurtuluşumuz olacak der. Jean filmi alırken zelzele olur. Bunun üzerine Paul bir şey o filmi almamızı istemiyor der. Filmi bir kez daha almak için hamle yapan ikili nereden geldiği belli olmayan alevlere maruz kalırlar filmi almaya muvaffak olurlar. Daha sonra Mark’ın hızla çürüyen cesedi ile karşılaşırlar. En sonunda Nazilerin âlem filmini projektöre takan Jean arkadaşlarıyla birlikte Nazi âlemi filmini seyreder. Naziler ortaya çıkar ve kapıyı zorlarlar ve kapıyı tam açtıklarında bir patlama olur ve bunun yalnızca bir kabus olduğunu altı gencin hayatta olduğunu evin harabe olduğunu öğreniriz ve film biter

10 Haziran 2015 Çarşamba

Passion In Venice

Filmimiz Michael isimli bir Julie isimli bir kadına Venedik’e hoş geldiniz demesiyle başlar. Julie’in Los Angeles’tan gelme hususi asistan olduğunu öğreniriz ve bazı önemli dokümanlar getirdiğini söyler. Bunun üzerine Michael Venedik’e tam zamanında festivallerde geldiniz der. Bu arada Catherine isimli bir kadın avukatıyla para konusunda hararetli bir şekilde konuştuktan sonra telefonu kapatır ve lanet olası avukatlar dedikten sonra  bellboy ile günah anları geçirir
Venedik keyfi yapan Julie Michael’a seslenir ama Michael duymaz. Bunun üzerine Julie Micheal’ın peşinden gider. Uzun süre Michael’a kuyruk olan Julie en sonunda Michael’ın bir kadınla yiyiştiğini görür. Michael Julie’yi fark eder ve sekse davet eder ama Julie seyirci olarak kalmayı yeğler ve kendini tatmin eder.  Sabah olduğunda Catherine Julie’yi arar ve yolculuğun nasıl geçtiğini sorduktan sonra Catherine Julie’ye buluşmak ister. Öğlen olduğunda Julie Catherine ile buluşur.  Catherine Julie’ye varlıklı finansör Lamberti ile buluşmasını ister.

Lamberti’in malikânesine giden Julie’yi Lamberti’in yardımcısı Trent karşılar. Trent Bay Lamberti’in kısa bir süre sonra katılacağını söyler ve Julie ile iş ile Germain şirketi hakkında konuşurlar. Trent Bay Lamberti’in Germain şirketinin hisselerini almak istediğini söyler. Bunun üzerine Julie peki bunu nasıl becereceksiniz diye sorar. Nasıl yapacağımızı şu anda bilmiyorum ama güvenilmez ortaklardan yürüyeceğiz diye cevap verir. Bay gelip Lamberti kâfi derecede iş konuştuk dedikten sonra Julie’ye size bir eğlence tertipledim der. İçeri başka bir kadın gelir ve uşak ve Trent günah anları yaşar. Bay Lamberti olaya katmak ister ama Julie yapamam diyerek malikâneden kaçar

Julie Catherine’ya kazanç paylarını verir dünkü olay hakkında konuşmak ister. Bunun üzerine Catherine Julie’ye düşüncesizlik ettin hislerine yenik düştün biz burada önemli iş anlaşmasını kaybetmek üzereyiz diyerek Julie’yi haşlar. Daha sonra Catherine Julie’ye sana para ve güç hakkında bir şeyler öğretmem gerek der ve Julie ile lezbiyen ilişkiye giriş yapar. Ertesi gün oral keyfi yapan Bay Lamberti’yi asistanı Trent arayıp Macman’ın Venedik’e giriş yaptığını söyler. Bunun üzerine Bay Lamberti Trent’ ne yapman gerektiğini biliyorsun der ve telefonu kapatır.
Julie Pazar keyfi yaparken Michael çıkagelir ve iş peşinde olman gerekmiyor mu deyince Julie anlaşmalar imzalandı ama Germain sanayisi ile anlaşmamız kaldı der. Daha sonra Michael ve Julie Venedik’te piyasa yaparlar.  Venedik’te romantik anlar geçiren Michael ve Julie çardakta yiyişirler. Daha sonra Julie Germain şirketinin sahibi Macman’ı cazibesini kullanarak baştan çıkarmaya muvaffak olur. İş bittikten sonra Julie Bay Macman’n bilgisayarını çalar. Otel odasına giden Julie kapıda bir not görür notta Lamberti’in malikânesinde yapılacak maskeli balo davetidir. Maskeli baloya katılan Julie kendisini maskeli grup seks partisinde bulur. Daha sonra Julie Michael’a buluşur ve Michael’a bana madik atmayacaksın değil mi der. Bunun üzerine Michael saçmalama der ve arabaya giderler. Julie Michael’a madik atar ve sırtından vurarak öldürdükten sonra arabasına atlayarak gider ve film biter.

The X-Men Adventure

  Filmimiz Ateş Yıldızı’nın bir yere girmesiyle başlar. Etrafını dikkatlice kolaçan eden Ateş Yıldızı bir robotun saldırısına uğrar ama çevi...