https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

29 Eylül 2021 Çarşamba

Voyeur

 

Filmimiz Julius Kurtz isimli bir taksicinin New York sokaklarında dolanmasıyla başlar. Daha sonra taksisine ellilerinde bir adam ile bir hayat kadını girer.  Hayat kadını taksinin arka koltuğunda adama oral seks yaptıktan sonra taksiden inmek ister. Bunun üzerine Julius hayat kadınına adamın cüzdanını bırak deyince hayat kadını bir kızın geçinmesine kızma diyerek taksiden iner.  Taksideki sanırım sana borçluyum bayım dedikten sonra Julius ’in kimliğini görür. Taksideki adam sen Julius Burtz’sun teşkilattan ihraç edilen polissin herkes New York polislerinin suçlulardan beter olduğunu biliyor ama sen günah keçisi oldun der. Bunun üzerine Julius sinirlenir ve adama pislik der. Taksideki adam adının Quentin Jones olduğunu söyledikten sonra avukat olduğunu ve işini geri alabileceğini söyler. Bunun üzerine Julius Quentin’e bu konu hakkında konuşmak istemiyorum der.  Quentin Julius’a taksi şoförü olmaktan hoşlanıyor musun deyince Julius sinirli bir şekilde evet bütün gün direksiyon sallayıp senin gibilerle muhatap olmak hoşuma gidiyor der. Quentin o zaman istifa et deyince Julius kimse teşkilattan atılmış polisi işe almaz diye karşılık verir. Quentin peki özel dedektiflik diye sorar. Julius Quentin’e sabıkası olan hafiyelik yapamıyor der. Bunun üzerine Quentin Julius’a araştırma işi yapabilirsin kayıp davalar, tazminat davaları gizli para transferi olan işlerde çalışabilirsin diyerek kartını verir.   


Julius ’in kız arkadaşı Shelly tanrım Julius dünyanın sana kazık attığını düşünüyorsun polisliği taksicilikten daha çok seviyorsun der. Julius Shelly ’ye teşkilattan atılmak beni bitirdi umutlarımı, hırslarımı ve hayallerimi yok etti polisliği hatırlatacak hiçbir şeyi yapmamaya karar verdim der. Bunun üzerine Shelly Julius’a artık bırak bunları sana sunulan fırsatı birazcık arala diye karşılık verir. Ertesi gün Quentin ’in yazıhanesine giden Julius’a haftalık yüz Dolar artı masraflar ama iş başında içki yok takip edeceğin kadının ismi Lauren Ambridge tek bildiğimiz Lauren ’in adresi der. Konuşmasına devam eden Quentin lakin biz onun hakkında daha fazla malumat istiyoruz para kaynağı ne, kimlere takılıyor onları öğrenmek istiyoruz dedikten sonra Lauren ‘in fotoğrafını Julius’a verir. Quentin bu Lauren ‘in elimizde olan tek resmi ismini saklı tutuğum bir müşterimin şirketinden yüklü miktarda hisse senedi satın aldı birisi için mi aldı yoksa şirketi ele geçirmek için mi yaptığı belli yaptığı tamamen yasal der. Julius ismi saklı tutulan kişi kim diye sorunca Quentin benim için çalışıyorsun diye cevap verir. Bunun üzerine Julius avans alabilir miyim diye karşılık verir. Quentin Julius’a parasını verirken unutma Lauren ‘in her hareketini kameraya çekeceksin der.

Shelly aerobik yaparken Julius’ta kendisine verilen kameranın kılavuzunu okur. Kamerayı kurduktan sonra aerobik sevgilisi Shelly’yi çekmeye başlar. Daha sonra kamerayı Shelly ’ye veren Julius beni çeksene diyerek erkeklik organını teşhir eder. Shelly Julius’a sapık der. Bunun üzerine Julius Shelly ‘ye kamera önünde nasıl oluyormuş der. Shelly nazlanınca Julius Shelly ‘ye başka fırsatları da değerlendirelim dedikten sonra iki sevgili mahrem anlarını kayda almaya başlar. Sevişmeleri bitince Shelly Julius’a bu hafiyelik işi taksi işine etki etmeyecek değil mi deyince Julius endişe etme diye karşılık verir. Ertesi gün Julius otelin yirmi üçüncü gelir ve pencereye bakıp manzara uygunmuş der. Adının Max olduğunu öğrendiğimiz bellboy buraya gelen herkes manzara için gelir der. Daha sonra Julius Max’a yüklü miktar bahşiş verdikten sonra ses ve görüntü cihazlarını kurar.


Julius tam daldığında Lauren bir erkekle dairesine girer. Dinleme cihazını çalıştıramayan Julius lanet olsun dedikten sonra Lauren ’in erkek arkadaşı ile beraber kendisini tatmin etmesini seyreder. Ertesi gün Julius Lauren ‘in arabasını takip eder. Lauren ‘in ikamet ettiği dairenin kapıcısına Lauren’i sorar. Kapıcı Lauren için sessiz sakin kirayı nakit olarak öder diye cevap verir. Gizlice Lauren ‘in evine giren Julius evin içinde dolanıp eşyaları kurcalarken önem teşkil edecek bir şey bulamaz. Julius tam daireden çıkacakken Lauren ‘in geldiğini anlar ve hızlıca salonda bulunan sehpanın altına saklanır. İçeri giren Lauren Daniel isimli bir adama içki ister misin diye sorunca Daniel çalışırken içmem diye karşılık verir. Daha sonra Daniel’in bir heykeltıraş olduğunu öğreniriz. Daniel Lauren’a birkaç seans bu heykeli tamamıyla aklıma kazıyacağım der. Bunun üzerine Lauren böyle poz vermek epey yorucu keşke fotoğrafımı çekip yapsaydın diye karşılık verir. Bir süre Lauren ‘in heykeli ile Daniel tam heykeli ile uğraşacakken Lauren Daniel’a bu kadar yeter der. Daniel daha bir saatim var diye karşılık verince Lauren o vakti dolduracak başka bir fikrim var diyerek Daniel’in pantolonunu indirip ateşli anlara yelken acarlar. Bu arada Julius’ta bütün olayı sehpanın altından tanık olur. Lauren ve Daniel işlerini bitirip duşa doğru gidince Julius çabucak daireden çıkar.

 

Gece çektiği kasetleri seyreden Julius daha sonra kamerayı alıp Shelly ’in yanına gidip gizlice Shelly’yi kameraya çeker. Julius Shelly ‘in iç çamaşırını çekerken Shelly uyanır ve uyku mahmurluğuyla Julius’a ne yapıyorsun deyince Julius Shelly ’ye kamera ile oynuyordum diye karşılık verdikten sonra odadan çıkar. Ertesi gün Julius eski polis arkadaşı Frank ile buluşur.  Frank Julius üç senedir ortada yoktun şimdi gelmiş benden yardım istiyorsun deyince Julius öfkeli bir şekilde şu anda teşkilataysan benim konuşmamam sayesinde oldu der. Frank Julius’u sakinleştirmek için pekâlâ bakarım diye karşılık verir. Bunun üzerine Julius Frank’a incelenmesi için telefon numarası ve viski kadehi verir. Frank Julius’a bana gelsene Mary Ann uzun zamandır seni soruyordu der. Julius uğrarım diyerek Frank’in yanından ayrılır. Daha sonra Quentin ’in yazıhanesine giden Julius Quentin’e bana karşı dürüst davrandığını sanmıyorum o kadın fazlasıyla garip bu iş hoşuma gitmedi der. Bunun üzerine Quentin Julius’a bende sen ne biliyorsan bende aynısını biliyorum diye karşılık verir. Julius Quentin’e benden fazlasını biliyorsun müşterin kim diye sorar. Quentin söylemem deyince Julius benden bu kadar diye karşılık verir. Quentin maaşını yükseltirim deyince Julius işi bırakmamaya karar verir.

Kamerayı kuran Lauren’i izlemeye başlar. Lauren yardımcısı Donald’a parti için her şey hazır mı diye sorar. Donald her şeyin icabına baktım ajanstan iki kişide ayarladım diye karşılık verir.  daha sonra ajanstan bir kadın birde erkek gelir. Valentina isimli kadın ajanstan geldik olay ne diye sorar. Donald parti diye cevap verdikten sonra ikiliye umarım iyi bir performans sergilersiniz diye karşılık verir. Bunun üzerine adının Carlson olduğunu öğrendiğimiz adam Donald’a hiç şüpheniz olmasın der. Donald Carlson ve Valentina ’ya partide neler yapılacağı hakkında talimatlar verir. Valentina eve gelen süsleme ve çiçekleri getiren kuryeleri karşıladıktan sonra Lauren Valentina ’in yanına gelip parti için talimatlarda bulunur.  Akşam olduğunda Lauren Carlson ve Valentina ‘ya parti için hazır mısınız diye sorunca ikili hazırız diye cevap verirler.  Carlson Lauren’a Bayan Ambridge misafirleriniz nerede diye sorunca Lauren Carlson ve Valentina ‘ya misafirler sizsiniz diye karşılık verir. Valentina Lauren’a saygısızlık etme niyetinde değilim Bayan Ambridge ama eskort işinde değiliz der. Bunun üzerine Lauren Valentina ‘ya beni yanlış anladın tatlım ben yalnızca arkadaşlığımızı pekiştirmek istedim dedikten sonra Donald Carlson ve Valentina ‘in eline para dolu zarflar verir. Parayı gören Valentina Lauren’a arkadaşlığımızı pekiştirmek isteriz Bayan Ambridge diye karşılık verir. Daha sonra zil zurna sarhoş olan Valentina ve Carlson Lauren ile ilişkiye girer. Bu arada Julius’ta bütün olan biteni kameraya çeker.


Julius ’in yanına gelen Frank takip ettiğin Limuzin Donald Donaldson adında birisi adına verilmiş kontrol ettim silah ruhsatı var ama adam temiz çıktı der. Aynı esnada Lauren ’da Daniel’in yaptığı heykel için poz verir. Daha sonra telefon rehberlerini tarayan Julius birkaç kişiyi arar ama olumlu bir sonuç alamaz. Julius ‘in yanına gelen Shelly Julius’a bu işe kendini çok kaptırdın yatağa gel der. Julius Shelly ’ye sen yatağa geri dön diye karşılık verir. Shelly gittikten sonra Julius çektiği kaseti seyrederken Carlson ’in ve Lauren ’in kendisini fark ettiğini anlar ama Shell’in sigortaları kesmesiyle videonun devamını seyredemez. Ertesi gün Julius Donald’ın sürdüğü limuzini takip etmeye başlar. Hapishanenin önünde duran Donald daha sonra hapishaneden bir adamı kaçırıp limuzinin boğazına koyar. Acele ile otele giden Julius George isimli mahkûmun Lauren ve Donald’ı tehdit edince Donald tabancasını çıkarıp George’a sakin olmasını canının yanmayacağını söyler. George Donald’a benden ne istiyorsunuz diye sorunca Lauren George’a dört eline kadın eli değmedi eminim pantolonun içindeki patlamaya hazır bomba gibidir diyerek George’dan kendisi için tecavüz fantezisi uygulamasını ister.


 Lauren ‘in kaldığı evin kime ait olduğunu öğrenmek isteyen telefonumda sorun var diyerek telefon şirketini arar ve evin Quentin’e ait olduğunu öğrenir. Daha sonra uyumakta olan Julius Shelly’yi kamera çekerken Shelly tarafından fark edilir ve Shelly Julius’u evden kovar. Bara giden Julius içkiyi fazla kaçırıp taşkınlık çıkarınca polis memuresi tarafından ensesinden tutulup barın deposun sürüklenir. Polis memuresi polisler olarak sokaklarda volta atıp can sağlınız için didişirken bizimde ihtiyaçlarımız oluyor diyerek Julius ile cinsel ilişkiye girer. Daha sonra Quentin ’in evine giren Julius ağlayarak Lauren ‘in heykeline doğru kendisini tatmin eder. Evine donen Julius evinin viraneye döndüğünü görür ve hiç bilmediği video kaseti seyreder kasette kendisini heykele doğru kendisini tatmin ettiği görüntüyü görür. Ertesi gün Quentin ‘in yazıhanesine giden Julius Quentin’i yakmakla tehdit edince Quentin aslında hisse senedi meselesinin uydurmaca olduğunu Lauren ‘in kendisini kameraya çekmesi ama çekenin bütün bunlardan haberi olmaması gerektiğini söyler. Lauren ‘in evini öğrenen Julius gizlice Lauren’i seyreder ve film biter.



16 Eylül 2021 Perşembe

Do Me Evil

 

Filmimiz çıplak bir şekilde piyanonun başında oturan bir adamın piyano çalması ile başlar. Daha sonra Rodney isimli bir genç pencere kenarında oturup dışarıya bakan Luke isimli aynı yaşlarda olan gence zavallı Luke yıllar önce partiye gidip dönmeyen annesinin yolunu bekliyor diye dalga geçer. Unu üzerine Luke Rodney’ye o ölmedi onun ölmediğini biliyorum diye karşılık verir. Rodney aşağılayıcı bir tavırla ölmemiştir muhtemelen bir yerlerde kafayı bulmuştur der. Luke bir kez daha aynı şeyleri tekrarlayınca Rodney tanrı aşkına Luke kabullen artık dedikten sonra sanırım senle annen arasında bir şeyler var der.  Rodney Luke’a şu çılgın şarkıyı duydun mu dedikten sonra geçmiş anılar âlemine giriş yaparız. Rodney çocukken babam evi terk etti annem benden nefret ediyor anlamıyorum diye sarkı söyler. Oturduğu yerden kalkan Luke’un annesi kalkıp Luke ile oynamaya başlayınca Rodney kıskanç gözlerle Luke ve annesini seyreder. 

Rodney Luke’u taciz ettikten sonra Rodney Luke ‘a uza müşterim gelecek geri zekâlı kardeşimin ayakaltında dolanması istemiyorum dedikten sonra Rodney Luke’a niye böylesin diye sorar. Luke Rodney’ye belki de böyle değilim diye cevap verince Rodney Luke’a defolmasını söyler. Luke dışarı çıkarken Rodney’ye güzel bir gün geçir der. Rodney alaycı bir tavırla sen daha güzel bir gün geçir diye karşılık verir. Rodney evine gelen müşterisinin önünde kendisini tatmin eder. Daha sonra Luke gelince Rodney Luke’a niye böyle giyiniyorsun diye çıkışır. Daha sonra müşterisinin saatini unuttuğunu fark eden Rodney saati cebine atar. Rodney Luke’u giydirirken aklına çocukken Luke’a yaptığı eziyetler gelir. Arabasıyla yolda gezinen Rodney’in aklına annesinin elveda mektubu ve Luke’u ilk taciz ettiği an aklına gelir. Bu arada geçmiş anılar âlemine giriş yapan Luke’da çocukken babasının başka bir adamla uygunsuz halde gördüğünü anımsar. 


Sahilde tek başına gezinen Rodney denize bakarak sigarasını içer. Daha sonra Rodney’in aklına nasıl fuhuşsa bulaştığı gelir. Ertesi gün rehineci dükkânına giden Rodney müşterisinin unutuğu saati altmış dolara satmak ister. Dükkân sahibi ucuz bir çöp sana anca yirmi dolar veririm ama imzanı atmalısın çünkü bu çalıntı bir mal der. Rodney saatin çalıntı olmadığını söyleyerek deftere imzasını atıp dükkândan çıkar. Daha sonra otele giden Rodney müşterisi ile beraber olur. Daha sonra üstü başı eski elbiselerle kaplı Rodney’yi sokaklarda çöp toplayıp dilencilik yaparken görürüz ve film biter




11 Eylül 2021 Cumartesi

Voodoo Tailz

 

Filmimiz polisin karakolda oturan genç zenci bir kadına kız kardeşinizi bulduk ama ölmüştü demesiyle başlar.  Rose isimli genç kadın erkek arkadaşı Rick’e ne dediğin umurumda değil ben gidiyorum der. Bunun üzerine Rick Rose’a bu Mardi Grass saçmalığını bir türlü çözemedim deyince Rose Mardi Grass saçmalık değil bir üniversiteli çocukta orada olacak diye karşılık verir. Rick buradaki partilerin suyu mu çıktı deyince Rose aptalca partilerin çok sıkıcı olmaya başladı der. Bunun üzerine Rick Rose’a kiminle gidiyorsun diye sorunca Rose arkadaşlarımla gidiyorum der. Rick sakın sürtük arkadaşların Luna ve Nicky ile gideceğini söyleme deyince Rose Rick biliyor musun tam bir pisliksin diyerek telefonu Rick’in suratına kapatır. Arkadaşları Rick’e gülünce Rick kesin der. Bu arada Nicky ve Luna niye Rick ile çıkıyorsun deyince Rose uzun zamandır beraberiz bir mazimiz var diye karşılık verir. Bu arada Rick arkadaşları Sean ve Jack ne oldu diye sorunca Rose’un sürtük arkadaşları ile Mardi Grass’a gideceğini söyler. Konuşmasına devam eden Rick Mardi Grass umurumda değil o benim kız arkadaşım benim yanımda olması gerekir der. Aynı esnada Rose’da Luna ve Nicky’ye dert yanarken iki genç kadın hayatını yaşa diye karşılık verir. Bunun üzerine Rose Luna ve Nicky’in ısralarını kıramaz.

Yola koyulan üç genç kadın yaptıkları yolculuk esnasında uyuya kalan Rose kendisini Mardi Grass kraliçesi sanır. En sonunda New Orleans’a varırlar. Nicky Rose ve Luna’ya ablam Jacky’yi göreceğim dedikten sonra kalacakları pansiyonun adresini verir. Daha sonra bir eve giren Nicky bir adamla beraber olur. Daha sonra Nicky Luna ve Rose ile buluşup New Orleans sokaklarında turlarlar. Akşam olduğunda Rose telaşlı bir şekilde etrafı gezdikten sonra Jacky’yi arayıp Luna’in kaybolduğunu söyler. Bu arada Nicky ve Luna’in anadan üryan bir şekilde cübbeli kişiler tarafından kurban edildiğini görürüz. Sabah olduğunda Jacky’in yanına giden Rose Luna’yı bulamadığını söyler. jacky ne oldu diye sorunca Rose Jacky’ye gece kulübüne gittiklerini kendisinin tuvalete gidip döndüğümde ikisinin tanımadığım iki erkekle gittiklerini gördüm diye cevap verir. Bunun üzerine Mardi Grass zamanı herkesin çılgınlıklar yaptığını geçen sene Nicky’in üç gün boyunca gözükmediğini söyleyip endişelenme der. Bu arada Jacky ve Luna’in cesetleri sazlıkta görürüz. Daha sonra Jacky fantezi yaptığı adamı bırakıp Rose ile dışarı çıkar.


Jacky ve Rose Jacky’in arkadaşı Sarah ile buluşurlar. Daha sonra Rose otel kâtibine dört kişilik oda ayarlayabilir misin deyince kâtip Rose’a bakarak dört kişi mi der. Rose kâtibe diğeri daha sonra gelecek diye karşılık verir. Kâtip rezervasyonun var mı deyince Rose İnternetten yaptım der. Bunun üzerine kâtip üzgünüm ama yerimiz yok der. Jacky kâtibe bak Mardi Grass yüzünden çakallık peşindeysen derken Sarah kâtibin kullandığı bilgisayarın monitörünü gösterir. Monitöre bakan Jacky adamın lezbiyen pornosu seyrettiğini görür. Bunun üzerine Sarah Jacky’yi öpünce otel kâtibi belki başka bir yerde yer bulabiliriz arkadaşımın yeri var der. Daha sonra otel kâtibi Jared isimli adama üç tane üniversiteli kızı sana yolluyorum diyerek Jared’e elektronik posta yollar ve ardından kızlara kalacakları pansiyonu tarif eder. Pansiyona giden üç kız korkutucu bir tip olan Jared ile karşılaşırlar. Jared bende sizi bekliyordum der. Rose Jared’e kapalı odayı sorunca Jared orası yasak bölge der. Daha sonra Jared Rose, Sarah ve Jacky’ye kalacakları yeri gösterir. Kalacakları odaya çıkan üç genç kadın kıyafetlerini değiştirip New Orleans sokaklarında turlarlar.

Üç kadın sokakta yürürlerken Jacky’ye adamın biri çarpar. Adam Jacky’den özür diledikten sonra buralarda bir mekânım var umarım gelirsiniz der. Daha sonra Jacky Rose’a vudu dükkânına girelim belki orada Nicky ve Luna’in yerini öğreniriz der. Bunun üzerine Rose Jacky’ye bunlara inanmıyorsun değil mi diye sorunca Jacky belki yardımları dokunabilir ayrıca eğlencelide olabilir diye cevap verir. Daha sonra Jacky kendilerini izleyen berduşa fotoğrafımızı çeksene daha da bakarsın diye sataştıktan sonra dükkânın içine girer. Üç kadın dükkân içinde beklerken adamın biri yaklaşır ve yardımcı olabilir miyim der. Rose çığlık attıktan sonra adama korkutun dedikten sonra dükkân sahibi sen misin diye sorar. Benim adım William sizi dükkân sahibesinin yanına götüreceğim der. Jacky dükkân sahibesi yaşlı kadına kart okur musunuz diye sorunca dükkân sahibesi evet okurum diye cevap verir. Dükkân sahibesi ilk kim falına baktıracak diye sorunca Rose ilk ben olacağım diye karşılık verir. Falcı kadın adın ve soyadını söyle deyince Rose tam adının Rose Reene Marshall olduğunu söyler. Falcı kadın Rose’un seçtiği karta bakarak sen ve arkadaşların sarhoş olup çılgınlar gibi dans etme niyetindesiniz der. Jacky falcıya bizi dolandırma niyetinde misin deyince Rose nazik bir ses tonuyla falcıya arkadaşlarımız kayıp onları bulabilir misin diye sorar. Falcı Rose’a doğum yerin ve anne ve babanın isimlerini söyle diye karşılık verir. Rose doğduğu yeri ve ebeveynlerinin ismini söyledikten sonra falcı desteden iki kart daha çıkarır. Kartlara bakan falcı arkadaşların Nicky ve Luna içi artık çok geç buradan bir an önce gidin ve dönmeyin der. Rose falcıya sana arkadaşlarımın ismini söylemedim deyince falcı ben daha fazla bir şey söylemeyeceğim dedikten sonra üç kadın dükkândan çıkar.

Kaldıkları pansiyona doğru yürürken Sarah ve Jacky Rose’a dükkândan çaldığı biblo için bunu nasıl yaptın derler. Rose birdenbire aklıma diye karşılık verir. Rose Jacky’ye falcıya inandın mı diye sorunca Jacky tabii ki hayır yalnızca vakit geçirmeyi planlamıştım diye cevap verir. Jacky perdeyi çekerken daha önce gördüğü berduşun kendilerini izlediğini görür ve Sarah ve Rose’a o herif bizi dikizliyor der. Sarah ve Rose berduşa sapık herif derler. Uykuya dalan Rose rüyasında kendisini bir kez daha Mardi Grass kraliçesi olarak görür. Daha sonra Rose Luna ve Nicky’in birisinden kaçtığını görür. Bu arada uykudan kalkan Sarah usulca aşağı katta iner. Jared’in konuklara yasak dediği odaya giren Sarah içi vudu malzemeleri odada gezinirken Jared Sarah’in omzuna dokununca çığlığı basar. Jared Sarah’a sanırım havlu arıyorsun der. Bu arada duşta olan Jacky bir çığlık bir çığlık atar. Jacky’in attığı çığlığa koşan Rose ne oldu sorunca Jacky Rose’a bu lanet batakhanede hamamböcekleri kafam kadar der. Jared kedi ölüyor deyince Sarah anlamaz. Bunun üzerine Jared Sarah’a merak kediyi öldürüyor fakat ölümü merak etmek çok doğaldır zaten bu odada ölümü anlatıyor der. Jared’in konuştuklarından tırsan Sarah ben havlumu alayım diyerek gider. Jacky ve Rose’un yanına giden Sarah ne oluyor diye sorunca Rose Jacky duşta hamamböceği gördü bende çok bir kâbus gördüm Luna birileri tarafından kovalanıyordu der. Jacky ve Sarah Rose’un gördüğü kâbusu önemsemezler.

Üç kadın akşam için hazırlanırken kadınları takip eden berduşta gizli kamera aracılığı ile kızları gizlice izler. Gece olduğunda Rose zil zurna sarhoş olan Jacky ve Sarah’a ben taksi tutup geleceğim der. Rose yürürken cübbeli bir adam tarafından kaçırılır. Ertesi sabah ayılan Sarah ve Jacky kayıp arkadaşları Rose’u aramak için tekrar vudu dükkânına giderler. Bu arada Rose’da bilinçsiz bir halde eski bir barakada yere çizilmiş bir sembolün ortasında cübbeli bir adam tarafından kıyafetleri yırtılır. Falcı Sarah ve Jacky’ye gidin buradan deyince iki kadın arkadaşlarımız kayıp sizin yardımınıza ihtiyacımız var diye yalvarırlar. Falcı arkadaşınız bataklıkta faaliyet gösteren vudu tarikatı tarafından kaçırılmış olabilir dedikodulara göre bu tarikat insanları kurban ediyor bizimle uzak yakın ilgileri yok der. Jacky lanet olsun bir an önce arkadaşlarımızı bulmalıyız der.  Sarah oraya nasıl gideceğiz diye sorunca falcı bende bataklığın gizli bir haritası var verebilirim ama ne polise ne de başka birisine bu haritadan söz etmeyeceksiniz der. Jacky ve Sarah haritadan bahsetmeyeceklerini dair söz verdikten sonra dükkândan çıkarlar

Jacky ve Sarah’in yanına gelen Rick sinirli bir şekilde Rose nerede diye sorar. Sarah bizde onu arıyoruz kendisi bir tarikat tarafından kaçırıldı dedikten sonra Jacky’ye ona haritayı ver der. Jacky Sarah’a falcıya haritayı göstermeyeceğiz diye söz verdik deyince Sarah Jacky’ye ver yoksa bize inanmayacak diye karşılık verir. Jacky haritayı Rick’e verdikten sonra Rick beni mi kafa mı buluyorsunuz der. Bunun üzerine Jacky öfkelenerek Rick’e bak pislik herif derdimiz başımızdan büyük birde seninle uğraşmayalım der.  Daha sonra Rick iki kadınla beraber pansiyona gider. Jacky çantasından tabancasını çıkartır. Sarah Jacky’ye tabancan mı var deyince New Orleans’ta yaşıyorum olmaması garip olurdu diye karşılık verir. Sarah Jacky’ye epey küçük deyince Jacky boyu değil işlevi önemlidir der. Bunun üzerine Rick vaktimiz yok deyince üçlü pansiyondan çıkıp haritadaki yolu takip ederler. Bu arada berduşta onları takip eder. Mezarlığa giren Rick Sarah ve Jacky’ye benimle kafa mı buluyorsanız çok fena olur der. Jacky lahit içinde bir delik bulup sanırım giriş burada olmalı deyince Rick buradan nasıl geçeceğiz diye karşılık verir. Bu arada cübbeli bir adam Rick’in gırtlağını kestikten sonra diğer cübbeli şahısta Sarah’ı kaçırır. Bu arada Jacky tarikat üyelerinden birini öldürüp kaçar. Daha sonra tarikat üyeleri Sarah ve Rose’u kurban ederken berduş ve başka bir adam mekânı basar. Daha sonra berduşun aslında tarikatı suçüstündeyken yakalamak isteyen polis dedektifi Stephens olduğunu anlarız. Dedektif Stephens kızlara Luna’in hastanede olduğunu Nicky’in de hala kayıp olduğu ama bulacağız der ve film biter.




1 Eylül 2021 Çarşamba

Ranger In The Wild

Filmimiz orman bekçisi olan Eric Arizona’ya taşınmasının nedeni Büyük Kanyon’un eşsiz güzelliği olduğunu belirtir. Eric Büyük kanyonun güney kısmında bulunan eski rasathanenin yakınlarında çalıştığını ve turistlere bölge hakkında bilgiler verdiğini öğreniriz. Bir gün Eric turistlere Büyük Kanyon hakkında bilgiler verirken turistlerden birinin kamera ile kasıklarını çektiğini fark eder. Konuşmasına devam eden Eric o elemanı engelleyebilirdim ama bayağı yakışıklıydı konuşmam bittikten sonra yakışıklı genci aradım ama bulamadım der. Daha sonra Eric Büyük Kanyon’da çalışan gönüllerinin birbirleriyle iyi geçindiklerinden emin olmak amacıyla kulübeye gider. Kulübenin penceresinden içeri bakan Eric Josh adlı bir gönüllünün kendisini tatmin ettiğine tanık olur. Bu arada Josh’un yanına gelen Bart ne yapıyorsun bir an önce çıkmamız gerek diye çıkışır. Bunun üzerine Bart’in elini tutan Josh gel de bana yardım et dedikten sonra iki adam günah dolu anlara giriş yaparlar.

Devriyeye çıkan Eric kamp alanında dolanırken aşırı azgın olduğunu belirtir. Eric bu vakitlerde kampçıları iş üstünde yakalayabilirim şu anda San Francisco’dan gelen gruba bir bakayım der. Arnold John’un yanına gelince John Arnold’a Chris ve Jake’in iş üstünde olduğunu söyler. Bunun üzerine Arnold John’a manalı bakınca Arnold’in niyetini anlayan John Arnold ile oynaşmaya başlar. Bu arada Eric dört kişiyi izleyerek kendisini tatmin eder. Gece evine doğru giden Eric yolda iki kişinin saman balyalarını kamyonete yüklendiğini görür. Eric iki adamdan bir tanesini daha önceden tanıdığını adının Steve olduğunu söyler. Steve Eric’e yolda düşürdükleri saman balyalarını arkadaşı Billy ile dökülen balyaları kamyonete koyduklarını söyler. Eric gittikten sonra Billy ve Steve kamyonetin römorkunda günaha girerler.

Eric sabah evinin bahçesinde şezlonga uzanıp gazetesini okurken bir yabancının mülkünde gezindiğini fark eder ama yabancıda tanıdık bir şeyler sezer. Yabancı suya düşüp çırpınınca Eric yabancının yüzme bilmediğini anlar. Yabancıyı kıyıya çeken Eric sırtladığı yabancı adamı şezlonga nazikçe koyar.  Daha sonra yabancı adamın önceki gün kendisini kameraya alan adam anlar. Eric adama iyi misin diye sorunca adam Eric’e iyiyim beni sudan çıkardığın için teşekkür ederim diye karşılık verir. Adının Dave olduğunu öğrendiğimiz adama Eric seni tanıdım önceki gün beni kameraya çekiyordun buraya nasıl geldin diye sorar. Dave Eric’e belki seninle bir şansım olur diye düşünüp seni takip ettim der. Bunun Eric Dave ile oynaşır ve film biter.




 

30 Ağustos 2021 Pazartesi

Gatto nero

 

Filmimiz olta takımını alıp arabasına binen bir adamla başlar. Adam yoldayken arabanın arka kapısının açıldığını fark eder kapıyı kapatır. Daha sonra kara kedi arabanın arka koltuğunda belirir ve kedi hırlayınca adam arkasını döner. Kediyi göremeyen adam önüne döndüğünde direksiyonun kontrolünü yitirir ve kamyonete çarpar. Araba yanarken kara kedi arabaya bir süre bakar ve kasabada yürümeye başlar. Daha sonra kara kedi bir malikâneye girip teypten bir şeyler dinleyen yaşlı bir adamın elini cırmalayıp yoluna devam eder. Ertesi gün kısa saçlı sarışın bir kadın gördüğü şeylerin fotoğrafını çekerken kırılmış lahit kapağı ilgisini çeker. Lahidin içine giren genç kadın bir çeşit yeraltı mezarlığı keşfeder. Daha sonra yerde küçük metal bir mikrofon ucu bulan genç kadın lahitten çıkmaya karar verir. Genç kadın tam yukarıya çıkacakken bir adamın kendisini beklediğini görünce tedirgin olur. Adam genç kadına çıkmasında yardımcı olduktan sonra ölüler huysuzlardır onları rahat bırakmak en iyisidir der. Bunun üzerine genç kadın polislerin batıl inançlı olduğunu bilmezdim der. Polis genç kadına ABD’de öyle olabilir bizim kasabada öyle olmazlar diyerek gider. Genç kadın mikrofon ucunu polise göstermek ister ama sonra vaz geçer.

Mauren ve Stan isimli iki genç teknede oynaşırken başka bir teknenin yanlarına gelmesi ile rahatsız olup tekneden çıkarlar. Daha sonra Stan Mauren’i teknelerin koyulduğu yere götürür. Stan Mauren’a burası kayıkhaneyi işleten adama ait ve buraya nadiren gelir diyerek Mauren ile yiyişmeye başlar. Mauren mekândan hoşlanmaz ve gitmek ister fakat Stan ısrar edince yiyişmeye devam. Bu arada Stan mekânı çaktırmadan kilitledikten sonra Mauren Stan’a buranın hiç penceresi yok deyince Stan havalandırması var diye karşılık verir. İki genç yiyişmelerini sürdürürken birdenbire cereyan gider kedinin hırlaması duyulur. Mauren panik içinde ne oldu diye sorunca Stan herhalde ana sigorta attı der. Mauren Stan’a korkuyorum deyince Stan neden korkuyorsun yalnızız şimdi anahtarı bulacağım ve sigortayı kontrol edeceğim der. Stan anahtarı bulamayınca Mauren’a anahtarı sen mi aldın diye sorar. Mauren hayır diye cevaplayınca Stan anahtar kaybolmuş der. Bunun üzerine Mauren Stan’a baksana mazgal açılıp havalandırma parçalanmış der. Bunun üzerine hem Stan Hem de Mauren kapıyı yumruklayarak yardım çığlıkları atar. 

Mauren’in annesi Lillian sevgilisine bekle Mauren evde olabilir dedikten sonra Mauren’in odasına gider ama Mauren odada yoktur. Gece yarısı mezarlığa giden adam mezarın üstüne kayıt cihazı koyar. Kedi tarafından saldırıya uğrayan adam filmin başında ölen adamın mezarının başında konuş benimle der. Bunun üzerine mezardan evet sesi duyulur. Bu arada Rupert isimli bir adamda mezara kayıt cihazı koyan adamı gizlice izler. Ertesi sabah Lillian’in evine gelen polis memuru Wilson Mauren’in Stan ile kaçtığını düşünüyoruz der. Bu arada Stan ve Mauren kapalı kaldıkları kayıkhanede son nefeslerini verirler.  Daha sonra motosikletli bir adam son sürat kasabada ilerlerken polis memuru Wilson tarafından durdurulur. Motosikletli adam kasabanıza gelen yabancıları böyle mi karşılarsınız diye sorunca polis memuru Wilson hayır efendim yalnızca hız limitini aşanları böyle karşılarız diye karşılık verir. Motosikletli adam anlıyorum bende buraya çağrılmıştım adım Gorley Scotland Yard’dan Müfetiş Gorley der. Bunun üzerine Wilson Gorley’ye Scotland Yard’i arayan bendim kasabada iki genç kayboldu birlikte kaçtıklarını sanıyorduk ama durumun farklı olduğunu sanıyoruz der. Gorley Wilson’a daha da kötüsü olabilir dedikten sonra arabasına binen fotoğrafçı sarışın kadını görür. Wilson Gorley’ye buralı değil efendim kendisi Amerika’dan geldi buradki harabelerin resmini çekiyor der. Gorley görmek isterim deyince Wilson harabeleri mi diye sorar. Gorley fotoğrafları diye karşılık verir.  


Rupert meyhanede millete Profesör Miles’in ölülerle konuştuğunu söyler. Bunun üzerine meyhane sahibi Rupert’e Profesör Miles’in ölülerle konuştuğunu duydun mu diye sorar. Rupert meyhane sahibine hayır fakat ne yaptığını görebiliyordum der. Başka bir adamda Rupert birkaç bira içtiğinde neler gördüğünü biliyoruz deyince Rupert sinirli bir şekilde ne gördüğümü biliyorum mezarın üstüne teyp koyduğunu gördüm der. Adının Jill olduğunu öğrendiğimiz kadın bu şahısla tanışmak isterim der. Bunun üzerine başka bir adamda Jill’e Profesör Miles ile tanışmayın biraz garip biri hatta delinin biri der. Daha sonra Profesör Miles’in konağına giden Jill mikrofon ucunu verir. Profesör Miles Jill’e ne öğrenmek istiyorsun diye sorar. Jill hiçbir şey diye cevap verince Profesör Miles hiç mi o zaman niye getirdin diye karşılık verir. Daha sonra Profesör Miles buralardan değilsin değil mi diye sorunca Jill hayır diye cevap verir. Bunun üzerine Profesör Miles Jill’e köylüler Robert Miles hakkında bir sürü saçmalık söylediler değil mi der. Jill Profesör Miles’e ölülerle iletişim kurduğunuz söyleniyor der. Profesör Miles nerdeyse her medyum bunu yapar alışılmadık bir şey değil diye karşılık verir. Bunun üzerine Jill Profesör Miles’e niye o zaman gizlice yapıyorsun neden korkuyorsun diye sorunca Profesör Miles onların aptallıkları yüzünden cehaletleri yüzünden lanet olası bir mezar hırsızı gibi davranıyorum belki de bilmediğimiz olasılıkların farkında olmadığımız güçlerle beraber yaşıyoruz belki de korkmak istemediğimiz için olabilir diye cevap verir. Konuşmasına devam eden Profesör Miles öyle güçlerim var ve korkmuyorum ölüm aslında son değildir yeni bir seyahatin başlangıcıdır ve bende bunu öğrenmek istedim der. Jill Profesör Miles’e peki bulduğunda ne yapacaksın diye sorar. Profesör Miles bilmiyorum hislerin gücünü biliyorum dokunmanın, görmenin ve duymanın ne demek olduğunu biliyorum zihnim bunlarla mı sınırlı olsun başka bir şeye ulaşmasın der. Jill her şeyin bir sınırı bir limiti var deyince Profesör Miles Jill’e belki bu sınırları kendimizi korumak kurduysak diye karşılık verir. Jill tedirgin bir ses tonuyla Profesör Miles’a beni korkutuyorsun der. Bunun üzerine Profesör Jill’e bende senin batıl itikatlı olman nedeniyle hayal kırıklığına uğradım der. Jill Profesör Miles’a ben yalnızca ne zaman duracağını bilmediğin için korkuyorum der. Daha sonra Profesör Miles zihinsel güçlerini Jill’in üzerinde dener. Profesör Miles tam Jill’i kontrol altına alacakken kara kedi tarafından saldırıya uğrar. Jill şaşkın bir halde Profesör Miles’a o kedi sana saldırdı niye onu evinde tutuyorsun diye sorunca Profesör ikimizde birbirimize büyük bir nefretle bağlıyız ve ölümüm o kedinin elinden olacak ve elimden hiçbir şey gelmeyecek der. 


Meyhaneden çıkan Rupert sokakta sendeleyerek yürürken kara kedi tarafından takip edilir. Bir süre sonra kara kediyi önünde gören Rupert panik içerisinde terk edilmiş bir binaya girer. Kara kedinin peşinde olduğunu gören Rupert binadan çıkış yolu arar. Bu arada kara kedide kapalı açmaya muvaffak olunca Rupert kalas üzerinde yürüyerek karşıya geçmeye çalışır. Tam karşıya geçecekken kara kedi Rupert’in önünde belirip Rupert’a saldırır ve dengesini kaybeden Rupert dengesini kaybedip demirlere saplanarak can verir. Daha sonra Jill’in kapısı çalınır.  Kapıya bakan Jill Müfettiş Gorley ile karşılaşır. Müfettiş Gorley Jill’e saat kaç biliyorum ama bir kaza oldu ve karakolda fotoğraf çekebilen kimse yok yüzden kapını çaldım der. Jill Rupert’in fotoğraflarını çekerken Rupert’in elindeki kesikleri fark eder ve aklına Profesör Miles’a saldıran kedi gelir. Bu arada Müfettiş Gorley Rupert’in ölümünün sarhoşken dengesini yitirip düşerek öldüğünü söyler. 

Profesör Miles kayıtlarını dinlerken kapısının çalındığını duyar ve kapıya bakar. Lilian’ı gören Profesör Miles Lilian’a ne istiyorsun diye sorar. Lilian gözyaşları içerisinde kızım kayıp merhamet göster Robert der. Bunun üzerine Profesör Williams Lilian’a yanında Mauren’a ait bir eşya var mı diye sorar. Daha sonra Profesör Miles Mauren’in tokasına dokunarak transa girer. Profesör Miles ışık, su, çimen ve karanlık der. Profesör Miles anahtar yok tente ıslak diyerek kontrolünü yitirir ve bayılır. Bunun üzerine Lilian kendi kendine Mauren’in nerede olduğunu biliyorum der. Daha sonra Lilian polislerle kayıkhaneye gider. Kayıkhane sahibi anahtarı bulamaz ve bunun üzerine Müfettiş Gorley’ye anahtar sakladığım yerde yok anahtarın yerine bir ben birde Stan biliyordu der. Bu arada Profesör Miles’in tente ve anahtar dediğini anımsayan Lilian anahtarı ıslak tentelerin arasında bulur. Kayıkhane sahibi elektrik kesilmiş dedikten sonra kapıyı açan Müfettiş Gorley Stan ve Mauren’in çürümüş cesetleri ile karşılaşır. Daha sonra Profesör Miles aranarak gelmesi istenilir. Profesör Miles gelince Müfettiş Gorley burayı daha önce gördünüz mü diye sorar. Profesör Miles gördüm ama daha önce hiç ayak basmadım diye cevap verir. Bunun üzerine Müfettiş Gorley Profesör Miles’a medyum olduğunuzu duymuştum deyince Profesör Miles Müfettiş Gorley’ye ikna olmuş gibi gözükmüyorsunuz diye karşılık verir.  Müfettiş Gorley bir polis olarak somut kanıtlara inanırım der.  Profesör Miles Müfettiş Gorley’ye benden mi şüphe duyuyorsunuz deyince Müfettiş Gorley eğer şu ızgaradan geçecek kadar ufak olsanız sizden şüphelenirdim diye karşılık verir. Profesör Miles anlamadım deyince Müfettiş Gorley olay yeri inceleme buranın içerden kapatıldığını ve vantilatörün de ardından çalışmadığını söylüyor kapıyı açmadan girmenin tek yolu mazgaldan girip çıkmak der. Profesör Miles o zaman bu bir intihar der. Bunun üzerine Müfettiş Gorley Profesör Miles’a anahtar dışarıda tentelerin yanında bulundu diye karşılık verir. Daha sonra havalandırmaya bakan Profesör Miles kara kedinin bıraktığı ayak izlerini görür.

Uykusunda kızı Mauren’i sayıklayan Lilian kedi hırıltısı duyunca korku içinde uyanır ve iki parıldayan gözün kendisini izlediğini görünce panikler ve ışığı açar. Parıldayan gözlerin oyuncak bebeğe ait olduğunu anlayan Lilian rahatlar. Bu arada kara kedi şöminenin yanında bulunan lambayı devirerek evin içinde yangın çıkartır. Kokuya kalkan Lilian alevler içerisinde kalıp yanarak can verir. Bu arada çektiği fotoğrafları inceleyen Jill Profesör Miles’ı arayıp fotoğraflar hakkında konuşmak ister. Daha sonra fotoğraflara bakan Profesör Miles Jill’e senin için teori benim için ise muhakkak der. Jill fakat cinayeti işleyenin kedi olduğunu söylersek bizi deli sanırlar deyince Profesör Miles Jill’e biz deli değiliz iki çocuğun ölümünde kedinin parmağı var diye karşılık verir. Jill Mauren ve Stan deyince Profesör Miles kedinin havalandırma kanalından anahtarı götürdüğünü söyler. Bunun üzerine Jill Profesör Miles’a bu çok saçma bunu cidden düşünmüş olamazsınız der. Profesör Miles eğer insan olsaydı onu asabilirdik deyince Jill fakat o bir kedi söylediğin imkânsız diye karşılık verir. Bunun üzerine Profesör Miles Jill’e bu fotoğrafları sen getirdin der. Jill gittikten sonra Profesör Miles kara kedinin mamasına ilaç katık edip kara kediye verir. İlaçlı mamayı yiyen kedi daha sonra Profesör Miles tarafından asılır.  

Jill evinde uyurken penceresi nereden peydahlandığı bilinmeyen bir rüzgârla parçalanır ve yatak odası savaş alanına döner.  Daha sonra ortalık sakinleşince kara kedinin asılı silueti pencerenin önünde belirir. Bu arada mama kabını almaya giden Profesör Miles duvarda asılı kedinin siluetini görünce elindeki kandili düşürür ve küçük çapta bir yangın çıkarır. Alevleri söndürmeyi başaran Profesör Miles daha sonra duvarda asılı kedinin siluetini çizili halde bulur. Daha sonra Profesör Miles kediyi astığı ağacın yanına gider. Bu arada Müfettiş Gorley Lilian’in cesedi kaldırırken polis memuru Wilson’a ne talihsiz bir aile ilk kızı açıklayamadığımız bir kazada öldü şimdide kendisi açıklanamayan bir yangında öldü ayrıca şu dışarıda bulunan anahtarda ve düşerek kazığa giren sarhoşta kafamı karıştırıyor der. Polis memuru birde ustabaşı var der. Müfettiş Gorley kim diye sorunca polis memuru Wilson Müfettiş Gorley’ye siz buraya gelmeden önce trafik kazasında ölmüştü fakat o gün hava epey aydınlıktı diye cevaplar. Bunun üzerine Müfettiş Gorley bir sürü açıklanamayan kaza çok garip diyerek gider.

Karakolda Jill’in çektiği resimlere bakan Müfettiş Gorley bir acemi için hiç fena değil der. Bunun üzerine Jill ben Amerika’da tanınmış bir fotoğrafçıyım der. Müfettiş Gorley onu biliyorum ceset fotoğrafçılığı için demiştim der. Bunun üzerine Jill evet bu benim ilk seferimdi diye karşılık verir. İçeri giren polis memuru Wilson Müfettiş Gorley’ye efendim laboratuvardan sonuç geldi der. Elindeki poşeti açan Müfettiş Gorley saça benziyor deyince Polis memuru Wilson kedi tüyü kara bir kedinin tüyü efendim diye karşılık verir. Jill panikle polis memuru Wilson’a havalandırmada mı bulundu diye sorunca polis memuru Wilson evet tam olarak orada bulundu diye karşılık verir. Bunun üzerine Müfettiş Gorley şaşırarak Jill’e bunu nereden biliyorsun diye sorar. Daha sonra Rupert’in öldüğü depoya giden Müfettiş Gorley depo bekçisi ile konuşur. Müfettiş Gorley Rupert öldüğünde hiç kavga veya tartışma duydun mu diye sorar. Bekçi Müfettiş Gorley’ye hayır yalnızca ben, köpeğim ve birkaç kedi vardı o kadar diye cevap verir. Müfettiş Gorley kedi mi dedikten sonra bekçiye teşekkür ederek yoluna devam eder. 

Jill’in evine gelen Müfettiş Gorley üzgünüm ama sanırım seni geç saatlerde evine gelmek alışkanlık oldu der. Bunun Jill Müfettiş Gorley’ye söyleyeceğin önemli bir şey olmalı der. Müfettiş Gorley Jill’e kediler hakkındaki teorini duymak istiyorum der. Bunun üzerine Jill kediler değil tek bir kedi diye karşılık verince Müfettiş Gorley doğru tek kedi veya katil kedi peki bu kedinin Profesör Miles ile bir ilgisi var mı veya yanlış tahminde mi bulunuyorum yoksa der. Jill Müfettiş Gorley’ye belki de değilsin der. Müfettiş Gorley Jill’e o zaman Profesör Miles’ı tanıyorsun deyince Jill Profesör Miles’ı herkes tanır diye karşılık verir. Daha sonra Jill bütün olayı Müfettiş Gorley’ye anlatır. Müfettiş Gorley bir kedinin havalandırma boşluğuna girip elektriği kesip vantilatörün çalışmasını engelleyemez birde Bayan Grayson’in evindeki yangını bir kedi nasıl çıkartsın diye sorar. Jill Müfettiş Gorley’ye peki kedi yalnızca bir aletse ve zihni başka bir zihin tarafından kontrol ediliyorsa diye karşılık verir. Müfettiş Gorley Jill’e bu çok delice deyince Jill delice geldiğini biliyorum ama olan ölümleri bu şekilde açıklanabilir diye karşılık verir. Müfettiş Gorley eğer bunu amirlerime söylersem benim görev başında aşırı şekilde içtiğimi düşünürler der.


Profesör Miles korkuyla öldürdüğü kara kedinin evin içinde gezindiğini görür ve artık bana itaat etmiyor onu kontrol etmenin bir yolu kalmadı ölümün kendisini yendi der. Bu arada Müfettiş Gorley gece vakti evine giderken kara kedinin saldırısına uğrar. Kara kedi gittikten sonra Müfettiş Gorley transa geçmiş gibi kendisi yolda giden arabanın önüne atar. Profesör Miles eve dönen kara kediye bunun olmasını istememiştim diye bağırır. Ertesi gün polis memuru Wilson Müfettiş Gorley’in kısa süre içinde taburcu olduğunu öğrendikten sonra Müfettiş Gorley’ye çarpan adamın ifadesini alır. Adam Müfettiş Gorley’in ya intihara meyilli olduğunu ya da zil zurna sarhoş olduğunu arabanın üzerine doğru yürüdüğünü söyler. Bunun üzerine Jill adama bir yerden emir almış gibi miydi diye sorar. Polis memuru Wilson şaşkınlıkla emir altında mı deyince Jill adama Müfettiş Gorley’in kendinde olmadığını söylediniz deyince adam Jill’e evet hareketleri tıpkı robot gibiydi diye cevap verir. Bunun üzerine Jill adama peki olay anında kara kedi var mıydı diye sorar. Bunun üzerine polis memuru Wilson kedi niye önemli diye sorar.  



 

Profesör Miles’in evine giden Jill Profesör Miles’a bunun olacağını biliyordun diye hesap sorunca Profesör Miles Jill’e haklı olabilirsin yanıma gel der. Profesör Miles Jill’e öldürdüğü kara kediyi gömdüğü yeri gösterir.  Daha sonra Profesör Miles evden çıktıktan Jill gizlice Profesör Miles’in evine girer. Evin içini bir süre gezen Jill Profesör Miles’in çalışma odasına girer ve kayıt cihazını çalıştırır. Bir sürü kişinin çığlığını duyan ve Profesör Miles’in geldiğini gören Jill hızla odadan çıkar. Bu arada eve giren Profesör Miles Sur le pont d'Avignon şarkısı ile karşılanır. Bunun üzerine Profesör Miles hızla çalışma odasına çıkıp kayıt cihazını kapatır. Evin içinde kaybolan Jill çıkış yolunu bulmak için gezinirken kara kedi ile karşılaşır. Jill kara kediyi uzak tutmak amacıyla fotoğraf makinesinin flaşını kulanır.  Bir süre kara kediyi uzak tutan Jill daha sonra kedinin saldırısına uğrar. Jill kediden kaçtığı anda Profesör Miles ile karşılaşır. Jill Profesör Miles’a bana yalan söyledin deyince Profesör Miles her zaman doğru söylenecek diye bir kaide yok diye karşılık verir. Konuşmasına devam eden Profesör Miles kediyi öldürmede muvaffak olamadım bütün cinayetlerin sorumlusu o der. Jill ama o tek başına işlemedi deyince Profesör Miles kediler kimseden emir almaz diye karşılık verir. Jill olağanüstü zihnin sayesinde kedinin zihnine girdin ve iradesini kontrol altına aldın kurbanlarını öldürmek için kullandığın bir alet oldu der.  Bunun üzerine Profesör Miles kedinin yalnızca bastırılmış öfkesini dışa vurmak için kullandığını ve gitgide güçlendiğini kedinin artık kontrol sahibi olduğunu söyleyerek Jill’e saldırır. Profesör Miles’in elinden kurtulan Jill mahzene iner. Mahzende yarasaların saldırısına uğrayan mahzenden çıkınca Profesör Miles’in saldırısına uğrar.  Profesör Miles baygın haldeki Jill’in üzerine duvar örer. Daha sonra Jill’in evine giden Profesör Miles Jill’in bazı eşyalarını bavula koyarak bazılarını da yerlere atarak Jill’in alelacele gittiği izlenimi verir.

Polis memuru Wilson Komiser Flynn’a Jill’in ortalıkta gözükmediğini söyler. Daha sonra Jill’in evine giden polis memuru Wilson yere saçılmış eşyaları görünce deli saçması hikâyesine inanmış olmalı dedikten sonra Jill’in çektiği fotoğraflara bakar. Bu arada Komiser Flynn polis memuru Wilson’a kimse bu kadar emek verdiği bir çalışmayı böylece bırakıp gitmez der. Hastaneye giden Komiser Flynn Müfettiş Gorley’ye kedi tarafından hipnoz mu edildin aklın yerinde mi diye sorar. Müfettiş Gorley Komiser Fllyn’a beni sarhoş olarak düşünmeni tercih ederdim diye karşılık verir. Daha yataktan kalkan Müfettiş Gorley kaybedecek zamanımız yok Jill’in başı dertte der. Müfettiş Gorley Komiser Flynn ve polis memuru Wilson ile Profesör Miles’in evine gider. Polis memuru Wilson Profesör Miles sizinle konuşacak der. Profesör Miles iki adamı içeri buyurduktan sonra Müfettiş Gorley’yi görür. Profesör Miles Müfettiş Gorley yaralanmışınız deyince Müfettiş Gorley mühim bir şey değil der. Komiser Flynn Profesör Miles’a Bayan Travers bugün hiç yanınıza uğradı mı diye sorar. Profesör Miles Jill mi evet Londra’ya gitmeden önce bana uğradı der. Bunun üzerine Müfettiş Gorley Profesör Miles’a Jill hakkında bazı şüphelerim var bu arada kediniz nerede diye sorar. Profesör Miles kedim öldü deyince Müfettiş Gorley evinizi aramamızda bir sakınca yoktur değil mi diye sorar. Profesör Miles kediyi mi yoksa Jill’i mi arayacaksınız dedikten sonra buyrun istediğiniz yeri arayın der. Üç adam evin içinde dolanırken kedi miyavlaması duyarlar. Mahzene inen üç adam sesin duvardan geldiğini duyunca duvarı parçalarlar ve Jill’i baygın halde bulurlar. Daha sonra kara kedi belirir ve Profesör Miles kimseyi öldürmek istemedim ama o canavar beni zorladı benden nefret etti ve en sonunda kazandı der ve film biter. 



 


 




16 Ağustos 2021 Pazartesi

And When She Was Bad...

Filmimiz çizgi film izleyen bir kızın anne ve babasının başka bir odada cinsel ilişkiye girmesiyle başlar. Küçük kız pür dikkat çizgi filmi izlerken anne ve babası dolu dizgin bir şekilde sevişmelerine devam ederler. aradan on sene geçer. Robert isimli adam Greta isimli kadına ne yapacağımı bilmiyorum der. Greta Robert’e sen bilmiyorsan bende bilmiyorum bana kalsa ilk trenle evine geri yollarımdım diye karşılık verir. Robert Greta ’ya Sharon ilk karımın kızı o kaltaktan nefret ederim ama Sharon bana karşı hep saygılıydı der. Robert Greta ‘ya bugün Sharon’i senin arabanla alabilir miyim der. Greta Robert’e çantamda git al der. Bunun üzerine Robert Greta ‘ya çantanı kurcalamam ben deyince Greta Robert’e sanki yapmıyorsun son günlerde param hep eksiliyor der. Robert Greta ‘ya uydurma burada tek para harcayan benim diyerek Greta ile küçük bir tartışma yaşarlar. Greta senin metresin gibi yaşamak hoşuma mı gidiyor sanıyorsun der. Robert Greta ‘ya kim sana metres diyor diye sorunca Greta tanıdığımız herkes diye karşılık verir. Robert şu anda evliliğe hazır değilim deyince Greta Robert’e ne zaman hazır olacaksın der. Robert Greta ‘ya başımda bir sürü dert var der. Greta sinirlenerek ben sana dert oluyorum değil mi diye çıkışır. Daha sonra Robert ve Greta ilişkileri hakkında konuşurlar ve ardından Greta Sharon’i geri gönder deyince Robert Greta ‘ya bunu trenden mi yapayım diye karşılık verir. Daha sonra Greta ’in arabasının anahtarlarını alıp hızla gider. Bunun üzerine Greta Robert’in arkasından pislik herif diye bağırır.


 

Robert gardan Sharon’i aldıktan sonra Sharon’a amma da büyümüşsün neredeyse tanıyamıyordum der. Sharon Robert’e ama sen hiç değişmemişin deyince Robert Sharon’a başımdan bir sürü badire geçti der. Sharon çantanı sevdim der. Robert benim değil Greta ’in diye karşılık verir.  Bunun üzerine Sharon Greta ’da kim diye sorar. Robert Greta benim çok yakın bir arkadaşım birazdan onunla tanışacaksın der. Sharon Robert’e Greta ile birlikte mi yaşıyorsun diye sorunca Robert evet diye cevap verir. Daha sonra Sharon Robert’e telgrafını aldım ve geldim dedikten sonra Sharon’a seyahatin iyi geçti mi diye sorar.  Sharon evet diye cevap verdikten sonra Robert ile arabaya biner. Yolda ilerlerken bir grup dilencinin arabayı sarması Sharon’i tedirgin eder. Sharon ve Robert dışarda yemek yedikten sonra eve dönerler.

Eve gelen Robert Sharon’i Greata ile tanıştırır. Greata Sharon’a yolculuk nasıldı diye sorar. Sharon sıkıcıydı ama tren güzeldi diye cevap verir. Greta Sharon’a içecek bir şeyler ister misin diye sorunca Sharon nazik bir şekilde Greta ’in teklifini geri cevir. Daha sonra Robert Sharon’a odanı göstereyim der. Sharon üvey babası Robert ve Greta ile sofraya oturup akşam yemeğini yemeye başlar. Yemeğini bitiren Sharon alaycı bir sohbetti diyerek masadan kalkar. Gece uykusundan kalkan Sharon kapı aralığından gizlice Robert ve Greta ‘in sevişmelerini izler. Sabah olduğunda telefonda birisi le iş görüşmesi yapan Robert telefonu kapattıktan sonra yanına gelen Sharon’a sessiz ol Greta uyuyor der. Bunun üzerine Sharon Robert’e senle gelebilir miyim deyince Robert ben işe gidiyorum seni yanımda götüremem der. Sharon Robert’e evde tek başıma vakit geçiremem en azından şehre bırakır mısın diye sorar. Robert olur dedikten sonra Sharon odasına gidip üstünü değiştirir.


Şehirde dolanan Sharon gözüne ilginç gelen kişileri ve olayları izlerken yetişkin filmlerinin oynatıldığı sinema salonundan çıkan pespaye görünümlü bir adam Sharon ’in peşine düşer. Pespaye görünümlü adam Sharon’a şeker vermek ister. Pespaye görünümlü adamdan rahatsızlık duyan Sharon hızla adamın yanından kaçar. Bu arada şekerlerini düşüren adamda şekerlerini toplayıp kese kağıdına koyar. Akşam Greta Sharon’a evdeki hayatın nasıldı diye sorunca Sharon pek özgür değildim diye cevap verir. Bunun üzerine Robert Sharon’a annen elinden geleni yaptı der. Sharon doğru ama kendi adına hiçbir bir şey yapmadı der. Çok feci şekilde sarhoş olan çocuklar hep abilerine hep köstek oluyor o yüzden ben kendi bebeğimi aldırdım der. Robert konuyu değiştirmek için Greta ’ya gazeteye baksana der. Greta Sharon’a buraya neden geldin diye sorunca Sharon gidecek yerim yoktu diye karşılık verir. Greta öyledir deyince Sharon Robert çocukken bana çok iyi davranırdı der. Greta Sharon’a manalı bir bicimde eminim öyle davranmıştır deyince Robert Greta ‘ya neyin var senin böyle çok fazla içtin der. Greta Robert’e evde yabancı biri varken hep gergin olurum der. Sharon Greta ‘ya ben yabancı olmak istemiyorum diye karşılık verir. Bunun üzerine Greta Sharon’a ben çocukken sürekli kollarımın koptuğu bir kâbus görürdüm bu sebepten dolayı her işimi ayaklarımı kullanarak yaparım der. Sharon ben yoruldum diyerek odasına gider.

gece tekrar uykusundan kalkan Sharon Greta ve Robert’in sevişmelerini gizlice izler. Sabah olduğunda Sharon ’in mükellef bir kahvaltı hazırladığını gören Robert Sharon’a bunlarda kimin için diye sorunca Sharon Greta için diye cevaplar. Robert babacan bir tavırla Sharon’a Greta geçinmen hoşuma gidiyor der. Sharon Robert’e Greta’dan hoşlanıyor musun diye sorunca Robert bir süre duraksar ve daha sonra evet diye cevap verir. Sharon Robert’e senin işyerine gelebilir miyim deyince Robert Sharon’a masa başında sigorta poliçeleri ile uğraşmamı seyretmek istemezsin diye karşılık verir. Sharon Robert’e annemi sevdin mi diye sorunca Robert anneni zamanında epey seviştim diye cevap verir. Bunun üzerine Sharon niye insanların sevgisi sürekli olmuyor deyince Robert insanlar değişiyor ve birbirlerinden uzak durmaya başlıyor der. Sharon Robert’e mutlu musun diye sorunca Robert ben işe geç kalıyorum diyerek Sharon ‘in sorusuna cevap vermeden gider. Greta ’in odasına giren Sharon günaydın diyerek pencereyi açar. Greta Sharon’a gözlerimin içine ettin dedikten sonra Sharon hazırladığı kahvaltıyı Greta ‘in yatağına doğru getirince Greta Sharon’a ben kahvaltı etmem der. Bunun üzerine Sharon Greta ’ya neden benden hoşlanmıyorsun diye sorar. Greta duşa gidiyorum diyerek Sharon ‘in yanından gider. Greta duş alırken Sharon Greta ‘in yanına gelir. Greta şaşırarak Sharon’a müsaade eder misin der. Sharon Greta ‘ya ben küçükken hep annemle yıkanırdım dedikten sonra sırtını keseleyim diyerek Greta ‘in sırtını keseler. Bir süre sırtı keselenen Greta duştan çıkıp Sharon’a duş senindir keyfini çıkar der. 

Sharon odasında sigara içerken gizlice Robert ve Greta’yı izler. Sevişmesini bitiren Robert Sharon ‘in kapısını tıklatıp seninle konuşabilir miyim der. Sharon soyunurken Robert’e tabi konuşabilirsin der. İçeri giren Robert Sharon’i çıplak halde görünce Sharon ’in üstünü örtüp neyin var senin diye sorar. Sharon üstündekini çıkartıp hiçbir şeyim yok babacım deyince Robert Sharon’a ben senin baban değilim der. Bunun üzerine üvey babamsın diyerek Robert’i öpmeye çalışınca Robert Sharon’i itip şunu anlamalısın annenle yollarımızı ayırdık artık benim üvey kızım değilsin yalnızca bu evde misafirsin diyerek odadan çıkar. Robert salonda televizyon seyrederken Sharon ’da yatağında kendisini tatmin eder. Sabah Robert işe gidince Sharon Greta ’in yanına gidip gece lambasının ışığını acar. bunun üzerine Greta Sharon’a lanet olası ışığı kapar mısın diye seslenir. Sharon ‘in ağladığını fark eden Greta Sharon’a gel yanıma otur der. Sharon Greta ’ya dün gece için üzgünüm deyince Greta mühim değil Sharon der. Sharon ağlayarak mühim deyince Greta nezaketli bir ses tonu ile Sharon’a senle geçinemediğimin farkındayım ne oldu söyle der. Sharon Greta ‘ya dün gece Robert odama geldi çıplaktım yatağıma oturdu benle konuşmayı denedi der. Greta devam et ne oldu deyince Sharon tek düşünebildiğim Robert’in ellerinin üzerimde dolandığıydı der. Konuşmasına devam eden bende ona dokundum diyerek Greta ‘in bedenine dokunur. Daha sonra Sharon ‘in dokunmalarına dayanamayan Greta Sharon ile lezbiyen ilişkiye girer.

Eve gelen Robert Sharon ile kısa bir muhabbetten sonra Greta ‘in yanına gider. Robert valizini toplayan Greta ‘ya hayırdır ne yapıyorsun diye sorar. Greta Robert’e seni işyerinden aradım ama çıkmıştın benimde aklıma Las Vegas’a gitme fikri geldi der. Robert Greta ‘ya bu evlilik planın değil değil mi diye sorunca Greata hayır seninle beraber kafa dinleriz diye düşünmüştüm diye karşılık verir. Bunun üzerine Robert peki Sharon ne olacak diye sorunca Greta zaten gitme nedenimiz o der. Robert Greta ‘ya ben Sharon ile konuşurum diyerek odadan çıkar Sharon ‘in yanına giden Robert Greta ile birkaç günlüğe tatile çıkıyoruz buzdolabında yeterince yemek var zaten birkaç gün sonra döneceğiz der. Robert ve Greta gittikten sonra Sharon elinde tutuğu oyuncak bebeği büyük bir öfkeyle parçalar. Akşam olduğunda vaiz olan bir adam kapıyı çalıp evde kimse var mı diye sorar. Vaiz iyi akşamlar Bayan Garret deyince Sharon Greta evde yok der. Vaiz ne yazık diyerek giderken Sharon vaize bekle kimsin der. Bunun üzerine vaiz adım Wilbur Miller genç bayan diye cevap verir. Sharon Wilbur’a ne istiyorsun diye sorunca Wilbur yalnızca Tanrı’nın kelamını iletmek istiyorum diye cevaplar.  Sharon’a bakan Wilbur evladım gözünde keder mi görüyorum dedikten sonra Sharon Wilbur’u içeri buyur eder.


Eve bakan Wilbur Sharon’a ne kadar güzel bir Hristiyan evi der. Sharon ve Wilbur bir süre birbirlerine baktıktan sonra Wilbur Sharon’a adın ne evladım diye sorar. Sharon adını söyledikten sonra Wilbur Tanrı beni buraya seni kurtarmam için yolladı der. Konuşmasını sürdüren Wilbur Sharon’a derdin olduğu aşikâr benle konuştuğun gibi Tanrı ile de konuşabilirsin der. Bunun üzerine Sharon Wilbur’a ben hiç Tanrı ile konuşmadım ki diye karşılık verir. Wilbur Sharon’a belki de böyle yaparak kendini kurtarabilirsin der. Sharon o zaman Tanrı niye bu hayatı reva gördü diye karşılık verir. Wilbur Sharon Tanrı kendisine yardımcı olan kişilerin elinden tutar der. Ayağa kalkan Wilbur sana okuman için İncil veriyorum der. Sharon Wilbur’a biraz daha konuş benimle dedikten sonra Wilbur’a benden hoşlanıyorsun değil mi dedikten sonra Sharon soyunmaya başlar Wilbur seni günahkâr kendine gel der. Sharon Wilbur’a beni kendime getir diye karşılık verdikten sonra Wilbur ’un üstüne atlar. Wilbur Sharon’a sen Şeytan’ın hükmündesin diye bağırır.

Greta Robert’e Sharon’i bu kadar dert ettiysen annesini ara der. Bu arada Sharon şömine karşısında Wilbur ile deliler gibi sevişir. Robert eski karısı ve Sharon ‘in annesi Janice’i arar fakat Janice telefonu Robert’in yüzüne kapar. Bunun üzerine Greta ‘ya hadi eve gidiyoruz der. Greta daha yeni geldik deyince Robert Greta ‘ya kendinden başka birini düşünmez misin diye çıkışır. Bunun üzerine Greta eski karının senden nefret etmesine şaşırmadım der. Robert Greta ‘ya ne diyorsun diye sorunca Greta Sharon’a tecavüz etmişin der. Uğradığı ithama şaşıran Robert Greta ‘ya ne saçmalıyorsun der. Daha sonra Robert Greta ‘ya Sharon seni kandırmış şimdi toparlan gidiyoruz der. Sharon sevişmenin ortasında eline geçirdiği şömine kıskacı ile Wilbur ‘un gırtlağını sıkarak öldürür. Daha sonra Wilbur ‘un cesedini koltuğa koyan Sharon Wilbur ‘un bir eline bira kutusu diğer eline de televizyon kumandası koyar. Wilbur ‘un cebindeki paraları alan Sharon tek yöne uçak bileti alır.  Daha sonra Robert’in tabancasını bulan Sharon tabancayı şakağına dayayıp intihar mektubu yazmaya başlar. Odasına giden Sharon geçmiş anılar alemine giriş yapıp annesi ve Robert’in sevişmelerin, anımsar. Bu arada Robert kapı kilitli olduğundan pencereden girmeye çalışırken Sharon tarafından vurulur. Aynı esnada arka kapıdan giren Greta Sharon’i tamamen delirmiş halde bulur ve film biter.


 


 

15 Ağustos 2021 Pazar

The Slutty Professor

Filmimiz öğrencilerine erkeklik organı hakkında bilgiler vermesiyle başlar. Adının Profesör Ratcliff olduğunu öğrendiğimiz adam önce erkeklik organın ölçüsünü alacağız daha sonra organı kalkmış halde tutacağız bu işimizin zor kısmı der. Konuşmasına devam eden Profesör Ratcliff bu deney için dildo da kullanabilirdim ama gerçek derinin yerini asla tutmaz der. Daha sonra Profesör Ratcliff denek olarak kullandığı konu mankeni öğrenciye oral seks yapar. Deneyi bitiren Profesör Ratcliff bir sonraki deney için öğrencinin iştirak etmesini ister. İki öğrenci ile deney bittikten sonra öğrencilere para verir. Bu arada Dekan Blake bütün bu olaya şahit olur. 

Güvenliği arayan Dekan Blake güvenlikten Kevin’a görünüşe göre Profesörlerden biri öğrencilere para verip cinsel ilişkiye giriyor der. Kevin Dekan Blake’e emin misiniz efendim deyince Dekan Blake eminim diye karşılık verir. Dekan Blake Kevin’a şimdi bu yapılanlar hakkında yeterli delil topla nasıl yaptığın umurumda değil der. Kevin onun icabına bak benim için şereftir diyerek telefonu kapatır. Bu arada John diye birisini araştırmalarıma kaynak bulmak için şehir dışında olacağım bu yüzden bir öğrenciden numune alacaksın der. John pekâlâ deyince Profesör Ratcliff gideceğin kişinin adresi yazıhanemde iki gün sonra görüşürüz diyerek telefonu kapar. Daha sonra Warren isimli bir adamın dairesine giden John Warren’a Profesör Ratcliff beni yolladı der. Bunun üzerine Warren John’a yüz dolar yüz dolardır diye karşılık verir. John Warren’a şimdi şu izin belgelerini imzala sonra işleme başlarız der. John ölçüsünü alan Warren John ile günaha girer.


Kevin’in yanına gelen Profesör Ratcliff Kevin’a deneyimi iştirak ettiğin için teşekkür ederim der. Profesör Ratcliff Kevin’a yüz doların ve izin belgeleri der. Bunun üzerine Kevin belgeleri sonra imzalarım deyince Profesör Ratcliff pekâlâ o zaman işe koyulalım diyerek Kevin’in önünde diz çökerek Kevin’in şortunu indirirken Kevin’in oda arkadaşı Bill içeri girer. Bunun üzerine Profesör Ratcliff müsait bir vakitte tekrar gelirim diyerek gider. Profesör Ratcliff gidince niye o adam diz çöküp şortunu indiriyordu diye sorar. Bunun üzerine Kevin Dekan Blake Profesör Ratcliff’in iş üzerindeyken fotoğraflarını çekmemi istedi der. Bill ne için diye sorunca Kevin Dekan Blake Profesör Ratcliff’in öğrencilerine para verip deneyleri için uygunsuz durumlara soktuğunu öğrendi beni de kanıtlamam için tuttu der. Bunun üzerine Bill Kevin’a istersen bizde uygunsuz duruma girebiliriz dedikten sonra Bill ve Kevin doludizgin günaha girer.
Dekan Blake’i arayan güvenlik görevlisi Kevin sizin verdiğiniz görevi yapamadım utandım deyince Dekan Blake Kevin’a ne demek utandım bu senin görevindi diyerek telefonu kapar. Dekan Blake kendi kendine şayet bir işi yapacaksan kendin yapacaksın der. Sekreterini arayan Dekan Blake bir an önce Profesör Ratcliff’in ofisimde olmasını istiyorum der. Dekan Blake’in ofisine giren Profesör Ratcliff beni görmek istemişsiniz der. Bunun üzerine Dekan Blake Profesör Ratcliff ‘e öğrencilerinizle para karşılığı cinsel ilişkiye giriyorsunuz inkâr etmeye çalışmayın kendi gözlerimle tanık oldum der. Bunun üzerine Profesör Ratcliff Amerikan cinsel araştırma cemiyeti için bu deneyi yaptım ve cemiyet bu üniversiteye üç yüz elli bin dolarlık fon verdi der. Dekan Blake o zaman işin rengi değişti der. Bunun üzerine Profesör Ratcliff sizden bir ricam var deneyimde yardımcı olur musunuz der. Dekan Blake ne demek diyerek Profesör Ratcliff’in deneyine yardımcı olur. Deney bittikten sonra Dekan Blake bir sonraki deney ne diye sorunca Profesör Ratcliff anal bölgede oluşan çürükler hakkında deyince Dekan Blake ne kadar az o kadar iyi dedikten sonra film biter.




 

 

The Erotic Adventures Of Lolita

  Filmimiz Lolita ve Tigr adlı iki genç kızın otobüsten inmesiyle başlar. Daha sonra iki kız ormanda gezdikten sonra Tigr evine gider. Bu ar...