https://www.highrevenuegate.com/pqxbdf5xa4?key=0fa5a3e34ecb571364a40d5443900081

29 Haziran 2024 Cumartesi

Killer Sex

 

Filmimiz duşta kızıl saçlı bir kadınla deli dolu sevişen bir adamla başlar.  Trish isimli kadın gitmem gerek deyince Thomas gitmek zorunda değilsin der.  Thomas Trish’e yalvarır ve Annie Thomas’a havlu getir der. Arkasını dönen Thomas Trish’i göremez. Daha sonra bunun bir rüya olduğunu anlarız. Daha sonra Christy isimli bir kadın tenis kortunda bayılır. Bu arada Alex isimli telefonda konuştuğu kadına benim için yemek yapmana sevinirim, ne getirmemi istersin diye sorar.  Thomas gelince ben seni sonra ararım diyerek telefonu kapatır. Alex Thomas’a sorun nedir diye sorunca Thomas rüyasında Trish ile seviştiğini söyler.  Alex Thomas’a benim psikiyatri dalında tahsilim var deyince Thomas Trish bana bir daha gelmeyeceğine başka biri bulmam gerektiğini söyledi der. Alex bunun ne manaya geldiğini düşünüyorsun deyince Thomas Alex’e bariz değil mi diye karşılık verir. Bunun üzerine Alex senin sorunun reçetesini biliyorum adı Raquel ve kendisi çok çekici der. Thomas senin hoppa arkadaşlarından istemiyorum deyince Alex hoppa birisi değil duruşu olan biri diye karşılık verir.  Raquel’i arayan Alex akşam yemeğine gelir misin en iyi arkadaşım ve meslektaşım Doktor Thomas Freeman ’da orada olacak der. Hemşire Thomas’a Doktor Freeman Doktor Wade sizinle konuşmak istiyor der. Irwing Thomas’a beşince katta çabuk gel der. Thomas sorun ne diye sorunca Christy Redford ünlü tenis oyuncusu hastalanmış nörolojik sorunu öğrenmeye çalışıyoruz der. Thomas geliyorum dedikten sonra Alex Thomas’a meşhur Christy Redford ’mu dedikten sonra Thomas hadi tanışalım der.


Danışmadan Christy ’in kaldığı odayı öğrenen Thomas Alex ile Christy ‘in odasına girer. Thomas odaya girdiğinde hem kendisi hem de Alex’i tanıştırır. Christy kusmaya başlayınca Alex Thomas’a akşam görüşürüz diyerek odadan çıkar. Christy Thomas’a bana bakma iğrencim deyince Thomas Christy ’ye hayır değilsin diye karşılık verir. Thomas Christy’ye sen biraz dinlen dedikten sonra hakkındaki raporu okur. Bu arada Harold Phil isimli bilgisayar teknisyenine bu gece ne yapacağın umurumda değil, bu odalarda bilgisayarların yardımı olmadan ölecek bir hasta kişi var der. Phil Harold’a bakınca Harold Phil ya bu şey çalışır ya da başka iş ararsın der. Phil tabi dedikten sonra Harold bitirdiğinde beni haberdar et diye karşılık verir. Harold gittikten sonra Phil doğru seni pislik, sanki ben bunun mühim olduğunu bilmiyorum diyerek bilgisayarı kontrol eder ve bu onları yarına kadar idare eder der.

Thomas raporu okurken Christy sen kimsin diye sorar. Thomas ben Doktor Freeman Doktor Wade sana bakmamı istedi, nöroloğum diye kendisini tanıtır. Bunun üzerine Christy uyurken beni izledin mi diye sorunca evet diye cevaplar. Christy şaşkınlık içerisinde ne deyince doktorlar hastalarının ne olduğunu anlaması için beden hareketlerini inceleriz der. Christy bende ne var öğrendin deyince Thomas daha bir şey bulamadım der. Bunun üzerine Christy o zaman bir şeyim yok der ama Thomas Christy yine de bazı sorunların olabilir diye karşılık verir. Christy Thomas’a şayet sana güvenebileceksem sende bana güvenmeliyim der. Bunun üzerine Thomas üç sene evvel eşimi kaybettim der. Thomas gittikten sonra Christy ’in arkadaşı ve menajeri Beth gelir ve Christy Beth’e doktorun ölmüş eşine benziyorum deyince Beth doktorun neyine benziyorsun der.     


Alex’in evine giden Thomas Raquel ile tanışır. Daha sonra Thomas, Alex, Raquel ve Harriet masa basında sohbet ederler. Raquel Thomas’a sen ne doktoruydun diye sorunca Thomas nöroloğum diye cevap verir. Raquel beyni falan incelemek ilginç olmalı deyince Thomas ben hasta olanları iyileştirmek istiyorum aslında bir seçim sansım olsa pediyatrist olmayı tercih ederdim diye karşılık verir. Bunun üzerine Raquel Thomas’a çocuk sahibi olmayı düşündün mü diye sorunca Alex ve Harriet Raquel’e bakar. Raquel Thomas’a yanlış bir şey mi söyledim deyince Thomas karım benim çocuğuma hamileyken bir araba kazasında can verdi der. Raquel müsaadenizle diyerek masadan kalkar. Bunun üzerine Thomas’da Raquel’in peşinden gider. Thomas Raquel’e yanında durabilir miyim diye sorunca Raquel sorun değil diye karşılık verir. Thomas Raquel’e eşimin ölümden sonra çok yalnızlık çektim, hayatıma kimseyi sokmadım ama bu gece seninle takılırken hayatıma kimseyi sokmamak yanlış bir karar olduğunu anlamamı sağladı der. Bunun üzerine Doktor Foster beni çağırdığında anlamalıydım ama saygınlığın ve güller aklımı karıştırdı ama beni özel hissettirdin der. Thomas gittikten sonra Raquel Harriet ve Alex ile üçlü ilişkiye girer.

Thomas hastane koridorunda yürürken hemşirelerden bir diğer hemşireye şu rapora bak hastaya yanlış ilaç yazılmış der. Christy ‘in odasına giren Thomas Christy’yi izler. Sabah uyanan Christy uyumakta olan Thomas günaydın yakışıklı prens der. Hemşire gelir ve Christy sizi birtakım testlere sokacağız der. Christy hemşireye Thomas ’in ne kadardır burada diye sorunca hemşire Doktor Freeman bütün gece buraydı diye cevap verir. İçeri giren Beth Thomas’ı görür ve kim bu diye sorar.  Christy doktorum harika birisi değil mi diye cevap verir. Bu arada Thomas uyanır.  Bunun üzerine Beth sizin buna daha çok ihtiyacınız var diyerek kahveyi Thomas’a verir. Thomas üzgünüm dalmışım der. Thomas Beth’e ben Doktor Freeman Doktor Wade’in ricası üzerine Bayan Redford’a bir takım testler uygulayacağım der. Thomas ben elimi yüzümü yıkayıp geri geleceğim diyerek odadan çıkar. Beth bu adam biraz garip deyince hemşire Doktor Freeman Dünya üzerindeki en iyi nörologlardan biridir diye karşılık verir.

Harold öfkeli bir şekilde Phil’in yanına gidip şerefsiz dün gece biri ölebilirdi şu bilgisayarı tamir etmeni söylemiştim sana der. Ayağa kalkan Phil Harold’a sabahtan akşama kadar eşek gibi çalışıyorum, başka birisi benim kadar bu hastanede çalışıyor mu diye karşılık verir. Bunun üzerine Harold Phil’e üç adamımız hasta ne hastanenin ne de hastaların buna ihtiyacı yok seni kovuyorum der.  Phil Harold’a dalga geçiyor olmalısın deyince Harold Phil’e hayır, defolup gitmeni istiyorum der. Bu arada Thomas Christy’yi emara sokar.  Daha sonra Thomas Christy’in yanına Alex ile gelir. Beth bu kim diye sorunca meslektaşım ve en yakın arkadaşım Doktor Foster kendisi işinde uzman bir beyin cerrahıdır diye cevaplar. Alex Christy ‘ye sizinle tanıştığıma memnun oldum Bayan Redford Fransa Açık turnuvasındaki performansınız harikuladeydi dedikten sonra Beth ’in sizin de verdiğiniz röportajları büyük bir dikkatle izledim der. Beth arkadaşımın sorunu ne diye sorunca Thomas Christy’in beyninde küçük çaplı bir tümör olduğunu söyler. Christy ölecek miyim deyince Thomas ilk olarak tümörün baş dönmelerin sebebi olduğunu anlayacağız sonrada tümörü yerinden çıkartmaya çalışacağız der. Beth bu prosedür için en iyi cerrah kim diye sorar. Thomas Alex’i gösterir.  Daha sonra Thomas Doktor Foster bu prosedürü defalarca uyguladı der. Bunun üzerine Beth Alex ile hususi konuşmak ister. Alex Beth’e ameliyat riskli olabilir bölgedeki doku örneği zor çıkartılabilir deyince Beth fenalaşır. Bunun üzerine Alex başarı olasılığımız yüksek diyerek Beth ‘in yüreğine su serper.


Christy sedyede ameliyat odasına götürülürken Beth’e merak etme bir şey olmayacak der. Daha sonra Thomas Christy’ye merak bir an olsun elini bırakmayacağım der. Beth’in yanına Alex tümörü sorunsuz aldık biyopside iyi çıktı der. Alex Christy sabaha taburcu olabilir deyince Beth şükürler olsun diyerek Alex’e sarılır. Alex minnettarlığı seviyorum deyince Beth Alex’e akşam bana gel de sana minnettarlığımı göstereyim diye karşılık verir. Daha sonra Beth Christy’in saçlarını tarar ve güzel oldun der. Bunun üzerine Christy bir bakayım diyerek cep aynasını alıp kendisine bakar. Christy Beth’ten çıkmasını isteyince Beth iyileşmişiz sanırım diye karşılık verir. Bunun üzerine Christy Beth’e beni kontrole geldiğinde her şeyin mükemmel olmasını istiyorum der. Beth bu adamdan gerçekten hoşlandı değil mi deyince Christy evet hoşlandım der.  Daha sonra Thomas gelir ve hastamız nasıl diye sorar. Beth eskisinden iyi diye cevap verdikten sonra gider. Thomas Christy ‘ye iyi gözüküyorsun dedikten sonra Christy doktorum iyi idi diye karşılık verir. Thomas Christy muayene ettikten durumun iyiye gidiyor der.

Elinde çiçekle Beth ‘in evine giden Alex Beth tarafından karşıladıktan sonra ikili vakit kaybetmeden sevişmeye koyulurlar. Bu arada hemşire uyumakta olan Christy’in yanına gelir ve Thomas hemşireye ilaca gerek yok Bayan Redford şu anda uyuyor. Sabah olduğunda Alex Beth ‘in yanında uyanır. Alex hayal kurmuyormuşum hem yatakta hem de sabah harika gözüken bir kadın varmış der. Bunun üzerine Beth ’de Alex’e kimse sana yatakta harikalar yaratıyorsun demedi diye karşılık verir. Daha sonra Beth genelde uzun süreli ilişkiye girmediğini söyler.  Bunun üzerine Alex sekreteri Ashley’yi arayıp bugün ki randevularını iptal etmesini ister. Telefonu kapatan Alex Beth’e her gün senin kollarında uyanmak isterim der.  Christy hastaneden çıktığında Thomas tarafından kucaklanır. Daha sonra Christy ve Thomas bedenlerini keşfeder.  Sevişme sonrası Christy Thomas’a ne kadar iyi hissetim der. Thomas iyi hissettirdiğime sevindim deyince Christy baş dönmelerimden ve halsizlikten bahsediyordum der. Thomas Christy’ye bende senden bahsediyordum der. Christy Thomas’a benle beraber olurken rahmetli karını mı düşünüyordun diye sorunca Thomas artık bütün zamanımı seninle geçirmek istiyorum der. Christy bende senin yanında olacağım deyince Thomas Christy ‘ye peki ya tenis ne olacak diye sorar. Christy küçükken annesini kaybettiğini babası tarafından tenis oyuncusu olarak yetiştirildiğini ama tenisten hoşlanmadığını ama bırakırsa kişinin de rızkıyla oynayacağını söyler. Bunun üzerine Thomas Christy ‘ye o zaman iyi olduğun şeyleri bırakma der.

Phil bilgisayarda birşeyler yaptıktan sonra manyak gibi kahkaha atar.  Ertesi sabah tenis kortunda Christy güler ve Thomas nedenini sorar. Christy sayet çocuğumuz olursa genlerini senden alırsa hiçbir zaman iyi bir tenisçi olamaz der. Thomas gülerek belki de iyi bir hekim olur diye karşılık verir. Daha sonra Beth ve Alex gelir. Beth Christy ve Thomas’a Alex ile nişanlandığını söyler.  Thomas ve Alex birbirlerini tebrik ettikten sonra Beth Christy’ye nasılsın diye sorar. Christy iyiyim diye cevap verir. Bunun üzerine tur ve basın mensupları heyecan içinde deyince Christy tenisi bırakmayı düşünüyordum ama Thomas bırakmam için ikna etti der.  Harold bilgisayarı kontrol ettikten sonra lanet olsun diyerek Bill’i arar. Harold birisi hastane bilgisayarına giriş yapmış ama hiçbir şeye dokunmamış dedikten sonra sakın bunları kimseye söyleme bağış döneminde bunun duyulması hoş olmaz diyerek telefonu kapatır.

Christy yataktan kalkarken Thomas’ı uyandırır. Christy seni uyandırmak istemedim der. Bunun üzerine Thomas Christy ‘ye mühim değil suratını görmüş oldum sen benim için çok değerlisin diye karşılık verir. Thomas ve Christy hastaneye giderken Phil onları izler. Daha sonra ikili hastanede Beth ile karşılaşırlar. Beth Thomas’a nasılsın diye sorar. Thomas iyi geçeceğine eminim ama yine de heyecanlıyım diye cevap verir. Alex ve Thomas Christy’in ameliyatına girdikleri anda elektrik kesilir. Alex Thomas’a tümörü alabilirim deyince Thomas tümör boş ise doku zarar görebilir der. Bunun üzerine Alex bu işi bir an önce bitireceğim der. Ameliyat bittikten sonra Alex ve Thomas mahcup bir şekilde Beth ‘in yanına giderler. Beth sorun ne diye sorunca Alex ameliyat esnasında elektrik kesintisi yaşandığını ve hata yaptıklarını söyler. Alex ve Thomas Beth’e Christy’in selameti için bunu söylemeyeceğiz der. Bunun üzerine Beth Christy yalandan nefret eder diye karşılık verir.

Uyanan Christy yanında Alex, Beth ve Thomas’ı görünce sorun ne der. Alex üç gün daha burada kalman gerekiyor deyince Christy hani yarın taburcu olacaktım diye karşılık verir. Bunun üzerine Alex yalnızca tedbirli olmaya çalışıyoruz der. Christy morali bozuk bir halde lütfen çıkın uyuyacağım der. Alex’in yanına gelen Harold niye telefonda bana öyle bağırdın diye deyince Alex genç bir tenis oyuncusu siz salakların elektrik kontrol edemeyişi yüzünden beyin hasarı var artık der. Bunun üzerine Harold kin bileyen eski çalışanlardan biri bilgisayar sistemine girip virüs yüklemiş diye karşılık verir. Bu arada Phil gazetecileri arar. Gazetecilerden biri Christy’yi arayıp hatalı bir ameliyatın kurbanı oldunuz der. Christy ağlayarak hastaneden çıkar. paul isimli adam Christy ‘ye neyin var titriyorsun diye sorunca Christy lanet olası hayatım mahvoldu diye karşılık verir. Paul Christy ‘ye arayabileceğimiz bir yakının var mı diye sorunca Christy zaten onların suçu bu diye yanıtlar. Daha sonra Christy Paul’e araban var mı diye sorar. Paul arabam var dedikten sonra Christy Paul’un arabasına binip uzaklaşır.

Christy’in beyin röntgenini inceleyen Thomas neşeyle doku da bir zarar yok deyince Alex rahatlayıp şükürler olsun ölümüne sebep olmadım der. Thomas Alex’e hadi bunu Christy’ye söyliyelim der. İki arkadaş dışarı çıktığında öfkeden kudurmuş Beth ile karşılaşırlar. Beth hanginiz basına Christy ölecek dedi diye hesap sorunca Alex Beth’e Christy’in hiçbir şeyi yok der. Bu arada Christy barın önünde inmek ister. Paul Christy’ye iyi gözükmüyorsun deyince sinirlenen Christy kimse bana ne yapmam gerektiğini söylemesin artık diyerek arabadan iner.  Bara giren Christy barmene uzmanlığına ihtiyacım var der. Barmen ne konuda diye sorunca Christy en kolay nasıl sarhoş olurum diye karşılık verir. Bunun üzerine barmen Christy’ye tekila verir. Christy bir kadeh tekilayı bitirince barmen Christy ‘ye sanırım unutmak istediğin bir şeyler var der. Christy evet var dedikten ikinci kadehi ister ve aldıktan sonra gene bir dikişte içer. Paul radyoda Christy’in başarısız ameliyatını duyunca bara geri döner. Christy barmene daha tuvalet eğitimi almadan raket tutmayı öğrendim düşünsene bebekken sana da içki servisi yapmayı öğretselerdi der. Daha sonra Larry ve Marty isimli iki adam Christy’in yanına gelir. Larry oturabilir miyiz diye sorunca Christy olur diye cevap verir. Larry tenis oynuyor musun deyince Christy evet diye cevaplar. Daha sonra Marty hiç çiftler yaptın mı diye sorunca zamanında yapmışlığım olmuştu yanıtlar. Bunun üzerine Christy hadi dans edelim dedikten sonra Marty ve Larry ile dans eder ve bir süre sonra Christy birazdan gelirim diyerek tuvalete gider. Larry Marty ’ye ben şuna bir bakayım diyerek tuvalete gider. Christy Larry ’ye burada ne işin var diye sorunca Larry seni merak ettim der ve ikili tuvalette ilişkiye girerler.

Paul’un arabasına binen Christy Paul’e hemen sür der. Paul şaşkınlık içerisinde Christy’in dediğini yapar. Paul peşinde kim var diye sorunca Christy kimse yok yalnızca artık orada istemiyorum diye cevap verir. Daha sonra Christy sitemli bir şekilde Paul’e sana beni bekle mi dedim mi diye tepki gösterir.  Paul biliyorum, şimdi ne var diye karşılık verir. Daha sonra Paul ve Christy bir otel odasında kalırlar. Paul Christy’ye iyi misin diye sorar. Christy kafasını sallayarak iyiyim diye cevaplar. Bunun üzerine Paul Christy’ye istersen yanında kalayım der. Christy konuşmayınca Paul kötü bir gün geçirdiğin bariz ben kalkayım deyince Christy Paul’un kolunu tutup bekle der.  Christy Paul’e ertesi sabah kalktığımda kim olduğumu hatırlayamazsam deyince Paul Christy’ye iyi bir meseleye değindin diye karşılık verir. Bunun üzerine Paul Christy ‘ye sen bir yıkan kendine gel bende yemek siparişinde bulunayım der. Christy yıkandıktan sonra televizyonda kendisi ile ilgili olan haberi seyreder. Haberlerde Christy’in sağlığında bir sorun olmadığını söylenir. Paul Christy’ye hastaneye geri dönmelisin deyince Christy olmaz ya beni hastaneye geri götürmek için yalan söylüyorlarsa der. Haberlerde Alex’in tümörü sorunsuz şekilde aldığını öğrenen Christy ölmeyecekmişim diye sevinir. Daha sonra Christy Paul ile yatakta zıplamaya başlarlar. Daha sonra Christy iyi birisinin diyerek Paul ile sevişir.


Sabah Christy Paul’un yatağına para ve not bırakır. Uyanan Paul notu okur. Christy dün bana karşı çok naziktin sevgili Paul, senle seviştikten sonra kendimi bulmaya karar verdim döndüğümde seninle tekrar arkadaş kalabiliriz der. Daha sonra Christy Thomas ‘in telesekreterine bunu anlamanı isterim muhabir beni arayıp beyin hasarı geçirdiğimi söyleyince içimde bir şeyler koptu bildiğin Christy öldü yeni Christy’in kim olduğunu öğrenmek için dünya seyahatine çıkacağım zaten yeterince tenis kortlarında takıldım der. Alex Beth’e Christy nerede diye sorar. Beth duyduğuma göre Amsterdam’da takılıp her gördüğü erkek ile günü gün ediyor der.  Alex’i araya Raquel Thomas’ı sorar. Raquel olanları duyunca üzüldüm diyerek Alex’i tebrik eder. Daha sonra Raquel Thomas’ı ziyarete gider. Raquel Thomas ile ayaküstü muhabbet ettikten sonra sevişirler. Sevişme sonrası Raquel Thomas’a ilk tanıştığımız andan beri bu anı bekledim der. Bunun üzerine Thomas Raquel’e üzgünüm ama kalbim Christy’ye ait der.

Ülkeye dönen Christy başka bir Thomas’tan randevu alır. Thomas telefonda konuşurken Christy gelir ve Thomas telefonu kapar. Thomas Christy’ye ne istiyorsun diye sorunca Christy beni dinle hayatım boyunca herkes ne yapmam gerektiğini söyledi ve tenis oynamam için hakikatleri bende sakladılar ve seninle tanıştım sana güvendim ama sende güvenime ihanet edip bana çocukmuşum gibi davrandın bende kendimi aradım ve buldum da der. Yüzüğü masaya koyan Christy Thomas’a bildiğin Christy öldü ve gömüldü ama yeni Christy hala seni seviyor ve bu ilişkiye yeni bir şans verme taraftarı der. akşam evine dönen Thomas Raquel’e geç kaldım üzgünüm halletmem gereken bazı işler vardı der. Raquel mesleki mi, hususi diye sorunca Thomas hususi dedikten sonra Raquel’e evlenme teklif eder ve Raquel teklifi kabul eder. Ertesi sabah Raquel Thomas’a aklın hala Christy’de diyerek yüzüğü geri verir. Christy’in evine giden Thomas yarı çıplak zenci bir adamla karşılaşır. Zenci adam Thomas’a sen şu Bayan Redford ’un bir aralar nişanlı olduğu doktorsun ben Bayan Redford’a sesleneyim der.  Thomas sende kimsin deyince zenci adam ben fedai Art diyerek eve girer. Christy Thomas ‘in yanına gelir ve Thomas ile Christy ilişkilerine yeni bir verir ve film biter.


 

 

 

 

 

 

 

 


16 Haziran 2024 Pazar

Amazon Contest

 

Filmimiz Susie’nin Bert isimli bir adamın odun keserken izlemesiyle başlar. Bu arada garip kıyafetli üç kadın belirir. Tarla isimli kadın Kraliçe Kye ’ya iyi bir numune bulduk kraliçem der. Susie Bert’e büyüyünce belki senin kuvvetli olurum deyince Bert Susie’ye böyle dalga geçersen büyüme şansın olmaz diye karşılık verir. Orkla isimli Amazon’da Bert’i kast ederek harika bir gladyatör olur der.  Bunun üzerine Kraliçe Kye yakalayın diye buyurur. Bert esprili bir dilde Susie’ye babanın benim en iyi arkadaşım olduğunu unutmadan git der. Susie gittikten sonra Orkla ve Tarla Bert ’in yanına zıplar. Bert şaşkınlık içerisinde iki kadına ne yapıyorsunuz diye sorar.  Bu arada Vahşi Oğlan ve Koca Ayak ’in yanına giden Susie kaçak avcılardan kurtarılmış rakunları sever. Orkla ve Tarla Bert’i yakaladıktan sonra Kraliçe Kye zihin bandı ile Bert’i kontrol eder.


Olaylara şahit olan tilki olan biteni Koca Ayak’a anlatır. Vahşi Oğlan oduncu Bert ‘in başı dertte der. Susie başına ne gelmiş olabilir diye sorunca Vahşi Oğlan bizde onu öğreneceğiz der. Koca Ayak ve Vahşi Oğlan olayı araştırmak için giderler. Bu arada zihin kontrolünde olan Bert Kraliçe Kye ‘in huzuruna çıkartılır.  Tarla Bert’e kraliçenin önünde diz çök der. Kraliçe Kye bir çeşit asayı doğrultur ve Bert Kye ’in önünde diz çöker.  Vahşi Oğlan Koca Ayak’a sen burada bekle ben neler oluyor öğreneyim der.  Orkla Kraliçe Kye ‘ya bu gladyatör bu zaman dilimden alacağımız ilk gladyatör der. Bunun üzerine Kraliçe Kye güzel, bu zaman dilimden alacağımız gladyatörlere birlikte gücümü artıracağım derken Vahşi Oğlan’i hisseder. Kraliçe Kye birisi var dedikten Bert’e onu getir der. Bert baş üstüne majesteleri diyerek gider.  Bert Vahşi Oğlan’a saldırır. Vahşi Oğlan Bert’ sorunun ne dedikten Bert tekrar Vahşi Oğlan Koca Ayak’a seslenir. Koca Ayak ortaya çıkınca Kraliçe Kye ve Amazonlar kaybolur. Bert kütükle Vahşi Oğlan ve Koca Ayak’a saldırır. Koca Ayak Tam Bert’e tam saldıracakken Vahşi Oğlan Bert’i birisi kontrol ediyor diyerek Koca Ayak’ı durdurur.




Tarla ve Orkla kendi aralarında bu dev öncekine hiç benzemiyor nasıl yakalayacağız diye konuşunca kraliçe Kye Bert’i kullanarak Koca Ayak’ı ele geçireceğini söyler. Daha sonra Kraliçe Kye asasını kullanıp Bert Vahşi Oğlan ve Koca Ayak’ı takip etmesini söyler. Vahşi Oğlan Koca Ayak’a gördün mü Bert’i kurtarmalıyız der. Koca ayak Bert’i kurtarmak için gidince başka bir Amazon kadını Vahşi Oğlan ’in arkasından yaklaşır. Kadın tam saldıracakken Susie Vahşi Oğlan’i uyarır. Bunun üzerine Vahşi Oğlan Koca Ayak’a seslenir. Koca Ayak tam kadına saldıracakken kadının korktuğunu fark eden Vahşi Oğlan bu onlar gibi değil der.  Kadın o zaman kendine kraliçe diyen kuzenim ile tanıştığınız o zaman der. Susie ne kraliçesi diye sorunca adının Deeda olduğunu öğrendiğimiz kadın gelecekten büyük kubbeli bir yerden geldim der.  Vahşi Oğlan kuzenin kraliçe ise sen kimsin diye sorunca Deeda ben Prenses Deeda Kye gücümüzün kaynağı asayı çalıp beni zaman boşluğuna attı der.  Daha sonra Deeda bir an önce Kye’yi oyunlardan önce bulmalıyız der. Bunun üzerine Vahşi Oğlan zaten bir tane buldu arkadaşımız Bert diye karşılık verince Deeda buradaki bütün erkekleri sizin zaman dilimden bizim zaman dilimize nakledecek Kye’yi durdurmanın tek yolu asayı almak olacak der. Vahşi Oğlan bizde bunun yapacağız.


Kraliçe Kye ‘in kontrolünde olan Bert açık arazide olan Vahşi Oğlan’i gösterir.  Kraliçe Kye Bert’e Vahşi Oğlan’i yakalama emri verdikten sonra Orkla ve Tarla ’ya Vahşi Oğlan elimizde olursa o devde bizim elimize geçer der.  Bert tam saldıracakken Vahşi Oğlan aniden harekete geçer. Susie Deeda ’ya plan a işleme konuldu şimdi plan b’de der.  Koca Ayak amazonların önüne zıplar ama Tarla ve Orkla ’da Koca Ayak gibi sıçrarlar ve Susie şaşkınlık içerisinde bunlarda Koca Ayak gibi hızlılar der. Vahşi Oğlan Koca Ayak’a kaç der. Tarla ve Orkla Kye’dan güç yüklemesi ister.  Susie Kye ‘ya engel olmak ister ama muvaffak olamaz. Bu arada Vahşi Oğlan ‘in ayağı takılır ve başını yerdeki taşa vurur. Aynı esnada Tarla ve Orkla ‘da Koca Ayak’ı esir alırlar.


Deeda Kye ‘in elinden asayı atınca Bert Kye ‘in kontrolünden çıkar ve Vahşi Oğlan kurtulur. Kye Orkla ve Tarla ‘ya asayı alın deyince Koca Ayak’ı serbest bırakırlar. Bunun üzerine Vahşi Oğlan Koca Ayak’ı sarılı olduğu ağlardan kurtarır.  Bert gelince Deeda bunu gladyatör olarak kullanacaksın der. Kye gülerek geçici olarak sevgili kuzenim seni kurtarmaya gelecekler diye karşılık verir. Bunun üzerine Susie beni de kurtaracaklar deyince Kye ikiniz elimde olduğu sürece o ikisi de elimde olacaklar der. Bu arada Vahşi Oğlan ve Koca Ayak terk edilmiş bir kasabaya giderler.  Vahşi Oğlan Koca Ayak’a evet tuzak olduğunu biliyorum ama başka çaremiz yok der. Bir binaya saklanan Kye Vahşi Oğlan ve Koca Ayak’ı izler. Vahşi Oğlan Koca Ayak ile binanın etrafında dolanırken Tarla ve Orkla ‘da gizlice ikiliyi takip eder. Vahşi Oğlan ile Koca Ayak ayrılırlar. Koca Ayak Tarla’yı engeller ama Orkla balkondan attığı ağla Koca Ayak’ı gafil avlar. Bunun üzerine Bert’e şunlara göz kulak ol dedikten sonra saklandığı yerden çıkar. Tarla ve Orkla Koca Ayak’ı zapt edemeyince Kye zihin kontrol bandını Koca Ayak ‘in başına geçirir.

Kye gladyatörümüzü bulduğumuza göre eve dönebiliriz der. Deeda gidemezsiniz deyince Kye Deeda güzel fikir kuzenim lakin bu sefer seni sürgüne göndermek yerine esir tutacağım der.  Deeda Kye ‘ya taht için sana için sana kraliyet meydan okuması yapıyorum senin gladyatörün benim gladyatörüne karşı der. Kye gladyatörün kim olacak deyince Vahşi Oğlan ben diye karşılık verir.  Bunun üzerine Kye Koca Ayak’a Vahşi Oğlan’i yok et emri verir. Koca Ayak ve Vahşi Oğlan kavga ederken Kye Orkla ve Tarla ‘ya bu iş bitsin Deeda’yı da ortadan kaldıracağım der. Vahşi Oğlan binaya girer ve Koca Ayak’a kendine gel yoksa hepimiz mahvolacağız der. Daha sonra Koca Ayak kucağında Vahşi Oğlan’i taşıyarak gelir. Kye yenilgini kabul et deyince Susie Deeda ‘ya yapma der. Deeda Susie’ye yasalarımıza saygı göstermek zorundayım diye karşılık verir. Kye tam kendi zaman dilimine dönecekken Vahşi Oğlan ayağa kalkar ve asayı alır ve Deeda ‘ya verir. Deeda zihin kontrol bandını Kye ‘ya geçirir. Bunun üzerine Susie Tarla ve Orkla’yı kast ederek bunlar ne olacak diye sorar. Deeda Susie’ye merak etmek onlarda yasalarımıza uygun şekilde cezalanacaklar dedikten sonra kendi zaman dilimine döner ve film biter. 


14 Haziran 2024 Cuma

Playing With Fire 2: Burn With Passion

Filmimiz benzin bidonları ve paçavralar arasında kendisini tatmin eden bir adamla başlar. Daha sonra saat itfaiye binasında uyuyan itfaiye erlerini görürüz. İtfaiye erlerinden Eric uyanır ve kendisini tatmin etmeye başlar. Daha sonra Eric uyumakta olan Luke isimli itfaiye erini taciz etmeye başlar uyanan Luke Erici le duşa gidip duşta günaha girişirler.  Daha sonra yangın ihbarı alınır herkes hazırlanırken itfaiye şefi Billy Greg ve Michael’a çaylak nerede diye sorar. Michael botlarını giyiyor dedikten sonra Billy çaylak itfaiyeci Steve’in yanına gider. Billy Steve’e sana akademide çizmeye nasıl giyilir öğretmediler mi diye sorunca Steve çizmemde bir sorun var diye karşılık verir. Çizmeyi eline alan Billy çizmeden çorap çıkarttıktan sonra Steve’e bu çaylaklara yapılan bir şaka, şimdi hazırlan der.  Frank Steve’e gergin misin diye sorunca Steve biraz diye yanıtlar.


Billy itifaye erlerine verdiği direktiflerden sonra yangın söndürülür.  Greg Billy’ye aynı kişi şefim gaz bidonları, çakmakları ve paçavraları sıralamış der. Bunun üzerine Billy gene aynı herif, bu herif bizimle oynuyor dedikten benzin bidonuna dokunup elini koklayıp bu sperm der. Bunun üzerine Frank Billy ’ye spermin kokusunu nasıl bilirsin diye sorunca Billy hiç kendini tatmin etmedin mi diye karşılık verir. Frank evet dedikten sonra konuyu kapatalım şef bir avuç nonoş gibi muhabbet ediyoruz der. Bunun üzerine Billy Gregg ve Frank’a buraya güvenlik şeridi çekin der ve gider.  Daha sonra haberlerde muhabir Martin Vannamaker Los Angeles itfaiye teşkilatından gelen açıklamaya göre ortaya çıkan yangınların nedenin seri kundakçı olduğunu ve suç mahalline sperm bırakan suçluya sperm kundakçısı lakabı takılmıştır der.




İtfaiye binasında Gregg ve Frank Steve ile uğraşınca Billy karışır ve neden Steve ile uğraşıyorsunuz diye sorar.  Bunun üzerine Steve nonoş olduğum için uğraşıyorlar der. Bunun üzerine Billy Steve’de bu ekibin parçası şimdi duşlara der.  Steve duş alırken Gregg ve Frank’de gelir. Bu arada Steve Gregg ile Frank’i izleyerek kendisini tatmin eder.  Daha sonra Billy ’in kardeşi Bo gelir. Billy Bo ’ya burada ne isin var en son buraya zil zurna sarhoş geldiğin için kovmuştum seni der. Bunun üzerine Bo ne yani abimi göremez miyim deyince Billy para mı diye sorar. Bo ödünç isteyecektim, beni bilirsin deyince Billy Bo ‘ya biliyor musun saçma sapan işlere girip beş kuruş alamıyorsun seni akademiye sokabilirim diye karşılık verir. Bunun üzerine Bo ateşi seviyorum, beni heyecanlandırıyor der.  Billy Bo ‘ya aklımı kurcalayan bir durum var deyince Bo gene nasihat çekmelere başladık diye söylenir. Bu arada Cameron isimli Steve’e çarpıp nereye gidiyorsun nonoş oğlan der. Bunun üzerine Steve Cameron’a neden kendini becermiyorsun diye karşılık verir. Cameron Steve’in üzerine doğru yürüyünce Frank şef orada diyerek Cameron’u durdurur.  Daha sonra Cameron Steve’e dikkat et ahbap benimle uğraşırsan ateşle oynamış olursun diye karşılık verip gider.


Billy Bo ‘ya kendim hakkımda konuşacağım deyince Bo sorun ne diye sorar. Billy Bo ‘ya hislerini artık saklayamadığını eşcinsel dürtülere sahip olduğunu söyler. Bo bunlar doğal şeyler, merak etme diye karşılık verir. Daha sonra Steve içeri girmek için kapıyı tıklatır ve Billy bunu kimseye söylemeyeceksin diyerek Bo’yu uyarır. İçeri giren Steve Billy ‘ye dosyaları verirken Bo ’da alıcı gözle Steve’i süzer. Steve gittikten sonra Bo iyi parçaymış der. Bunun üzerine Billy yeni eleman nonoş ve havalı olduğu diğerleri tarafından uğraşılıyor der.  Bo şu arkadaşın tadına bakayım deyince Billy Bo ‘ya ellerini ondan çekeceksin ve arka kapıdan çekip gideceksin der. Bunun üzerine Bo Billy ‘ye bana erdemli ayakları yapma, aynı kanı taşıyoruz itfaiyeci olduğundan beri afralar tafralar yapıyorsun der. Billy sinirlenerek sen müptezel bir ruh hastasın deyince Bo küfrederek gider. Gregg itfaiye aracını temizlerken Steve gelir ve Gregg’i günaha sokar ve ardından diğer itfaiye erleri de günaha bulanırlar. Daha sonra bunun Steve’in gördüğü bir rüya olduğunu anlarız.


Bo itfaiyecilerin kıyafetlerinin bulunduğu yere gidip çıplak bedenini kıyafetlere sürter. Bu arada Alex ve Frank’in geldiğini duyan Bo hemen saklanır. Frank ve Alex tam günaha girişecekken Frank Bo’yu fark eder.  Bo kaçar ama iki adam Bo ’un peşine düşer. Frank ve Alex Bo’yu Billy ‘in ofisinde kıstırırlar ama Bo ikiliye şantajla ilişkiye zorlar. Üçlü günaha bulandıktan sonra itfaiye kamyonun geldiğini duyarlar Frank ve Alex aceleye giderken Frank Bo’yu olanları anlatmaması konusunda uyarır.  Billy ‘in yanına gelen Cameron şef kardeşini çıplak olarak binadan çıkarken gördüm der. Billy şerefsiz hergele dedikten sonra gider.  Steve raporları getiren Brent’e ben çatıya çıkıp idman yapacağım der. Billy çatıya çıktığında Steve’i idman yaparken görür ve etkilenir bir süre iki adam yakınlaşır ve günaha girişirler. İşlerini bitirdikten sonra Steve Billy ‘ye böyle olacağını ummazdım der ve Billy bende öyle diye karşılık verir. Daha sonra uyuşturucu ve alkolün etkisi ile hem kendisini tatmin eder hem de yangın çıkartır.  Kundaklanan binaya giren Steve mahsur lalan var mı diye arama yaparken bodrumda Bo ile karşılaşır. Steve Bo ‘ya yardım etmeye Çalışırken Bo tek yumrukla Steve’i yere serer ve miğferini alıp ben artık gerçek itfaiyeciyim diyerek gider. Steve kendine geldiğinde yanan binada mahsur kaldığını anlar.  Steve binadan çıkmak için uğraşır ama muvaffak olamaz. Daha sonra Billy Steve’i kurtarıp binadan çıkarır. Bu arada Bo’yu polis arabasında tutuklu olarak görürüz.  Steve sedyeye konulduktan Billy Steve ile öpüşür ve diğer itfaiyecilere iki nonoşun öpüşmesini görmediniz mi der ve film biter.



 

12 Haziran 2024 Çarşamba

The Legend Of Lizzie Borden

 

Filmimiz 1892 senesinin Massachutes’in de başlar.  Hizmetçi bir kadın hızla evden çıkıp başka bir eve koşturur. Maggie isimli hizmetçi kadın canhıraş bir şekilde Doktor Bowen kapıyı açın dedikten sonra tekrar aynı hız ve telaşla tekrar eve döner. Bu arada yoldan geçen yaşlı olan biteni merakla izler. Evde bulunan başka bir kadın Doktor Bowen geliyor mu diye sorunca eve giren hizmetçi Maggie kapıyı tıklattım ama evde kimse yoktu diye cevaplar. Bunun üzerine kadın git o zaman Bayan Russel’i getir der.  Hizmetçi kadın gittikten yaşlı eve gider ve kapıda bekleyen otuz yaşındaki kadına doğru Lizzie alışverişten döndüm der. Lizzie garip halini fark eden kadın bir şey mi oldu Lizzie diye sorar.  Lizzie korkutucu bir sakinlikle lütfen içeri girin Bayan Churchill birisi babamı öldürdü der. Eve giren Bayan Churchill Lizzie ’ye neresi diye sorunca Lizzie oturma odası diye yanıtlar. Oturma odasının kapısını açan Bayan Churchill Lizzie ’in Babası Bay Borden ‘in kanlar içindeki cesedini görür ve dehşet içinde yüce Tanrı’m der.


Bütün kasaba Bordenlerin evine koşturur. Lizzie burada olmana sevindim Alice dedikten sonra Alice Lizzie Bridget söyler söylemez geldim dedikten sonra Lizzie’ye her şey iyi olacak diyerek Lizzie’yi sakinleştirmeye çalışır. Doktor Bowen gelir ve kadınlara Bay Borden ‘in bir buçuk saattir ölü olduğunu söyledikten sonra kız kardeşin nerede diye sorar. Lizzie Brownells’leri ziyaret etmek için Fairhaven’a gitti diye cevap verir. Doktor Bowen karıma telgraf yollamasını söyleyeyim diyerek evden çıkar. Doktor Bowen gittikten sonra Alice biraz dinlen Lizzie der. Daha sonra Lizzie salona geçer. Bayan Churchill Lizzie ‘ye üvey annen Abby’yi görmedim dışarı mı çıktı deyince Lizzie dışarı çıkmış olmalı, ama geldiğini duymuştum diye karşılık verir. Hizmetçi Maggie Lizzie Hanım çarşafları aldığımda kimse yoktu kontrol ettim der. Lizzie o zaman yukarı katta bak boş odalardan birinde olmalı diye karşılık verir. Maggie lütfen Lizzie Hanım deyince Lizzie sert bir üslupla Maggie ‘ye denileni yap der. Maggie ben oraya yalnız başıma gitmem diye inat edince Bayan Churchill ben sana eşlik ederim der. İki kadın yukarı çıktıklarında Abby’in cesedini yatağın altında bulurlar. Doktor Bowen hanımım telgrafı yolluyor dedikten sonra neler oluyor diye sorar. Daha sonra Doktor Bowen dehşet içinde Abby’in cesedinin yanına gider.

Lizzie ‘in kız kardeşi Emma gelir ve babası ve üvey annesinin cesetleri karşılaşır ve fenalaşır. Bunun üzerine Doktor Bowen Emma ’ya üzgünüm ama diyerek iki merhumun üzerindeki örtüyü kaldırır. Emma kötüleşince Alice Emma’yı sakinleştirir. Emma Alice’e iyi ki buradasın deyince Alice istediğin kadar kalırım diye karşılık verir. Emma Lizzie’yi sorunca Alice odasında diye cevap verir. Emma salondan çıktıktan sonra odasının penceresinden dışarıyı seyreden Lizzie ‘in yanına gelir.  Emma Lizzie’ye babamızı sen mi öldürdün diye sorunca Lizzie hayır öldürmedim diye cevap verir. Bunun üzerine Emma Lizzie sarılır. Gece Emma Lizzie ‘ye morfin zerk eder. Lizzie yarı baygın bir şekilde daha fazla verme deyince Emma Lizzie ‘ye Doktor Bowen bunu rahatlaman için verdi deyince ama düşünemiyorum bana verdiği şeyde ne diye sorunca Emma yalnızca sinirlerini yatıştırmak için verdiği bir şey diye cevap verir. Lizzie düşünmek zorundayım, biri babamı öldürdü neden deyince Emma Lizzie bunları şu an için aklından çıkarmalısın diye karşılık verir. Lizzie Emma ‘ya niye gittin ki deyince Emma biliyorum hayatım, ama geri döndüm der. Bunun üzerine Lizzie Emma ‘ya ne yapacağız diye sorunca Emma Lizzie ‘ye anneme söz verdiğim gibi ben her zaman senin arkanı kollamadım mı der. Lizzie evet deyince Emma gördün mü şimdi uyu der. Daha sonra Emma korku Bakire Meryem ve İsa Mesih’e dua ederek yatağa girer. Yataktan kalkan Lizzie gaz lambasını alıp aşağı katta iner. Babasının üzerine örtüldüğü örtüyü açan Lizzie cesede bakarken hiç tepki vermez.


Bay ve Bayan Borden ’in cenazeleri cenaze arabasına koyulduktan sonra mahallenin kadınları Lizzie yas kıyafetleri ve üzgün olmayışının gıybetini yaparlar. Bayan Churchill kötü bir çile bu der. Bu arada Lizzie donuk bir ifadeyle babasının tabutuna bakar ve aklına babasının cesedini öpmesi gelir. Daha sonra Eli isimli adam Lizzie ‘ye arabaya binmesinde yardımcı olduktan sonra adamın biri Eli ’ye sizinle konuşabilir miyim diye sorunca Eli adama meşgul olduğumu görmüyor musun sende kimsin diye sorar. Adam Eli’yi ben Polis Şefi Hillard ve size bir takım talimatlarımız var der. Eli talimatlar mı diye karşılık verince Polis Şefi Hillard aile gittikten mezarlarında alınıp kafaları sökülecek der. Eli şaşkınlık içinde kafaları mı sökülecek der. Bunun üzerine Polis Şefi Hillard Harvard’da profesör olan adli tabip Edward Wood’a yollanacak der. Eli kimin emriyle diye sorunca Polis şefi Hillard Eli ‘ye belediye başkanının emriyle diye cevaplar. Polis Şefi Hillard kız kardeşlere de haber verilmeyecek der. 

Borden malikânesinde Lizzie ne diyordunuz sayın reis deyince Belediye Reisi Coughlin bir ricada bulunmak istiyorum, hepimizin selameti için birkaç gün evin içinde kalın der.  Lizzie buradakilerden bir şüpheli mi diye sorunca bir sessizlik olur. Lizzie gerçeği bilmek istiyorum deyince Emma Lizzie ‘ye ne olur kendini üzme der. Lizzie Emma ‘ya hakikati öğrenmek istiyorum diye karşılık verir. Bunun üzerine Belediye Başkanı Coughlin Lizzie ‘ye söylemekten pişmanlık duyuyorum ama sizde şüphelisiniz Bayan Borden diye karşılık verir. Emma Lizzie ‘ye mümkün olduğu kadar senden saklamaya çalıştık der. Lizzie öfkeli bir şekilde baktıktan sonra şimdi gidebilirim der. Belediye Başkanı Coughlin bu gerekli olmayacak der. Polis Şefi Hillard Lizzie ‘ye dışarıda biri sizi rahatsız ederse bahçede bulunan polislerden birine haber verin yeter der.  Lizzie kendi evimde mahkûm muyum diye sorunca Polis Şefi polisin sağlayacağı bütün korumaya sahip olacaksınız Bayan Borden diye yanıt verir. Belediye Başkanı Coughlin kalkar ve sizi daha fazla rahatsız etmeyeceğiz der.  Emma Belediye Başkan Coughlin’e bu konuda yardımcı olabilmek amacıyla elimizden geleni yapacağız der. Belediye başkanı Coughlin tabi ki bir tahkikat yapılacak arzu ederseniz halka kapalı olabilir deyince Lizzie soğuk bir tavırla nasıl istiyorsanız öyle olsun der.

Sanık kürsüsüne oturtturulan Maggie tam adının Bridget Sullivan olduğunu, yirmi altı yaşında hiç evlenmediğini söyler. Savcı Knowtlon Maggie ‘ye Borden malikânesinde size nasıl hitap ederlerdi diye sorunca Emma Hanım ve Lizzie Hanım bazen bana Maggie diye hitap ederlerdi diye karşılık verir. Savcı Knowtlon Maggie ‘ye kaç yıldır Bay Borden ‘in yanında çalışıyorsun diye sorunca ölümünden beri iki sene dokuz aydır diye cevap verir. Bunun üzerine Savcı Knowtlon Bordenlerin başka çalışanı var mıydı diye sorar. Maggie bazen çiftlikten biri gelip odun keserdi lakin geçen kıştan beri uğramadı diye cevaplar. Savcı buna göre siz ve Bayan Borden cinayetler olduğu esnada evdeydiniz deyince Maggie evet efendim diye karşılık verir. Savcı Knowtlon Maggie ‘ye Bayan Sullivan o sabah olan olayları tarif eder misiniz diye sorar. Maggie kalktığımda başım ağrıyordu, akşam yediğim koyun etli çorbadan diye düşündüm der. Savcı koyun etli çorba mı deyince Maggie evet efendim diye cevap verir. Savcı Knowtlon Bayan Borden ’da hasta mıydı o sabah deyince Maggie hayır, iyi gözüküyordu diye karşılık verir.


Geçmiş anılar âleminde Bay Borden kahvaltıya kalkar ve Maggie günaydın Bay Borden kahvaltıda çörek mi gözleme mi istersiniz diye sorar.  Bay Borden bugün senin sindirilemeyen İrlanda hamur işlerine karşı bir iştahım yok der. Lizzie ve Maggie şaşkınlık içinde Bay Borden’a baktıktan sonra Bay Borden koyun etli çorbadan kaldı mı diye sorar. Maggie evet efendim ama sıcaktan bozulmuş olabilir yemek sakıncalı olabilir der. Bunun üzerine Bay Borden Maggie ‘ye israf etme, servis et diye karşılık verdikten sonra mutfaktan çıkar. Maggie huysuz cimri deyince Lizzie Maggie ‘ye ağzını topla diye uyarır. Maggie Lizzie ona öyle dediğinizi defalarca duydum diye karşılık verince Lizzie yine de senin haddin değil der. Çorba kâsesini çıkaran Maggie çorbanın kokusu ve üzerinde dolanan sinekleri görünce midesi bulanır ve kendisini dışarı atar. Geçmiş anılar âleminden çıkarız. Maggie kahvaltıyı sunduktan sonra bulaşıkları yıkamaya başladım ve Bay Borden kasabaya gitti der. Savcı Knowtlon Maggie ‘ye kapıyı kilitlediniz değil mi diye sorunca Maggie evet, efendim kilitledim Bay Borden bu konuda çok katıdır diye yanıt verir. Konuşmasına devam eden Maggie bulaşıkları bitirip bulunduğu salona koydum Bayan Borden ‘da orada toz alıyordu der.

Geçmiş anılar âleminde Abby üvey kızı Lizzie ‘ye sen üst kattayken kasabaya gitti der. Abby salona gelen Maggie ‘ye Bridget bir kova getir pencerelerin yıkanmasını istiyorum der.  Maggie Abby ’ye bugün hava çok sıcak deyince Abby Maggie ‘ye hem iç tarafı hem de dış tarafı, pencereler tahammül edilmeyecek kadar kirli diyerek salondan çıkar. Abby ’in arkasından lütfen Bayan Borden bugün kendimi çok halsiz hissediyorum başka bir gün yapsak deyince Abby tek kelime etmeden yukarı katta çıkar. Salona gelen Maggie kokuşmuş, şişman, kaltak diye söylenirken Lizzie güler. Geçmiş anılar âleminden çıktığımızda Maggie killere inip kova ve fırça aldığını dışarını çıkıp malikânenin kuzey kısmında çalıştığını söyler. Bir kez daha geçmiş anılar âlemine giriş yaparız. Lizzie Maggie ‘ye dışarıda uzun kalacak mısın diye sorunca Maggie istersen kapıyı kilitleme ben ahırdan temiz su alacağım diye cevap verir.  Daha sonra Maggie Bayan Kelly’in hizmetçisi ile sohbet eder. Geçmiş anılar âleminden çıktığımızda Maggie savcı Knowtlon malikâne büyük olduğundan birkaç kere ahıra gidip su aldığını Bay Borden dışında gelen giden olmadığını söyler.

Geçmiş anılar âleminde Maggie kapının süngülerini açmakta zorlanınca merdivenlerde duran Lizzie kahkaha atar.  Bay Borden odasına geçtikten sonra Lizzie gelir ve babası Bay Borden’a mektup var mı diye sorar. Bay Borden sana gelen yok dedikten sonra Abby nerede diye sorar. Lizzie not bırakıp, dışarı çıktı diye cevap verir. Bay Borden nereye gittiğini söyledi mi diye sorunca Lizzie sanırım kasabada birisi hastaymış diye cevaplar. Lizzie babası Bay Borden’a akşam yemeğinden önce uzanmak ister misin diye sorunca Bay Borden gazeteyi okuduktan sonra olur diye yanıtladıktan sonra Lizzie odadan çıkar. Maggie ’in yanına gelen Lizzie mağazada indirimli kıyafetler satıyorlar der. Maggie Lizzie ‘ye alırdım ama bu sıcakta olmaz kendimi hasta hissediyorum diye karşılık verir.  Bunun üzerine Lizzie Maggie ‘ye doğru bitkin gibi gözüküyorsun pencereleri sonra temizlersin yemekten önce biraz dinlen der. Maggie sanırım bende öyle yapacağım diyerek üst katta çıkar bu arada Lizzie ’de gizlice Maggie ‘in gidişini izler.  

Geçmiş anılar âleminden çıkınca Maggie savcıya odama gidip elbiselerimi çıkarmadan yatağıma uzandım der. Konuşmasına devam eden Maggie saat on birde kasaba meydanındaki saatin çalmasıyla kalktım Lizzie Hanım bağırıyordu der. Savcı Knowtlon Maggie Bayan Borden ‘in Bay Borden’a yazdığı notu bir yerden duydunuz mu diye sorunca Maggie hayır efendim hiç duymadım diye yanıtlar.  Savcı Knowtlon sorum yok sayın yargıç dedikten sonra yargıç tanık gidebilir der.  Daha sonra Lizzie sanık kürsüsüne çağırılır. Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye tam adınızı söyler misiniz deyince Lizzie tam adının Lizzie Andrew Borden olduğunu söyler. Bunun üzerine savcı Knowtlon Lizzie ’mi, Elisabeth’mi diye sorunca Lizzie adının Lizzie olduğunu söyler. Savcı Lizzie ‘ye vaftiz oldun mu diye sorar ve Lizzie vaftiz oldum diye cevaplar. Savcı Lizzie kaç yaşındasınız diye sorunca Lizzie otuz iki yaşındayım diye cevaplar. Bunun üzerine anneniz yaşıyor mu diye sorar. Lizzie savcıya hayır efendim annem ben iki yaşındayken vefat etmiş diye cevaplar. Bunun üzerine savcı baban kaç yaşında diye sorunca gelecek ay yetmiş yaşına basacaktı diye cevaplar.

Savcı Lizzie ‘ye babanız başarılı bir iş adamıydı değil mi deyince Lizzie evet babam başarılı bir iş adamıydı diye karşılık verir. Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye Bayan Borden babanız ilk başlarda cenaze levazımatçısıyken emlakçılık ve bankerlik yapmaya başlamış anladığım kadarıyla deyince Lizzie doğru der. Savcı Lizzie ‘ye babanızın mali değerini biliyor musunuz Bayan diye sorunca Lizzie hatır efendim diye cevaplar. Bunun üzerine savcı Lizzie ‘ye babanızın vasiyetname hazırladığından haberiniz var mı diye sorar. Lizzie hayır efendim diye cevaplayınca Savcı Knowtlon vasiyetnamenin içeriğini biliyor musunuz Bayan Borden diye sorar. Lizzie bir kez daha hayır diye cevaplar. Savcı üvey anneniz ile aranız iyi miydi diye sorar. Lizzie evet diye cevaplayınca Savcı Knowtlon dostane bir ilişki miydi diye sorar. Bunun üzerine Lizzie samimiyet herkese göre değişir. Savcı Knowtlon peki sizin samimiyet anlayışınız nedir diye sorar. Lizzie birbirimize karşı çok medeniydik diye cevaplar. Savcı Lizzie ‘ye neden o zaman ona anne demiyordun diye sorunca Lizzie çünkü öyle istedim diye cevaplar. Savcı Lizzie verebileceğiniz en makul yanıt mı diye sorunca Lizzie sakince verebilecek başka bir cevabım yok diye karşılık verir. Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye Bayan Borden’a anne dememeniz ilişkinizi nasıl etkilemişti diye sorunca Lizzie savcıya pek çok yönden bana annelik yapmamıştı genelde benimle ablam Emma ilgilenirdi diye karşılık verir. Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye Bayan Borden cinayetlerin işlendiği sabah kahvaltınızı ettiniz mi diye sorar.  Lizzie kahvaltı etmedim, iştahım yoktu diye cevaplar. Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye koyun etli çorba sizi de mi rahatsız etti diye sorunca Lizzie sıcak yüzünden bir şey yemedim diye cevaplar.

Geçmiş anılar âleminde Bay Borden ve Abby koyun etli çorbayı kıtlıktan çıkar gibi içerken Lizzie sakince yemek masasında oturur ve çorbaya bakıp tabağı önünden iter. Geçmiş anılar âleminden çıktığımızda Lizzie savcı Knowtlon’a soruyu tekrarlayabilir misiniz deyince Savcı Knowtlon Lizzie babanız eve döndüğünde sizin üst katta olup olmadığınızı anlamaya çalışıyoruz diye karşılık verir. Lizzie sanırım deyince savcı babanız geldiğinde aşağıda olduğunuzu söylemiştiniz sanırım unutunuz Bayan Borden der. Lizzie Savcı Knowtlon’a ne dediğimi bilmiyorum diye karşılık verir.  Daha sonra Lizzie bir sürü soruya cevap verdim ve aklım karıştı, size bildiğim kadarıyla anlatıyorum, danışabileceğim kimsem yok der. Bunun üzerine Yargıç Blaisdell danışılacak bir şey yok bu yalnızca adli tabibin tahkikatı duruşma değil, devam edebilirsiniz Bay Knowtlon der.

Savcı Knowtlon babanız kapıyı çaldığında üst katta mıydınız yoksa üst kat mı diye sorar. Lizzie sanırım aşağı katta mutfaktaydım diye yanıtlar. Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye Bayan Borden bu konu üzerinden defalarca geçtik ve her seferinde başka bir versiyonu çıktı şimdi nasıl bir şey çıkacak deyince Lizzie öfkeli bir şekilde bilmiyorum, hatta adınız ne onu bile bilmiyorum diye karşılık verir. Herkesin kendisine baktığını anlayan Lizzie yutkunarak hatırladığım kadarıyla mutfaktaydım der. Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye üvey annenizi en son ne zaman gördünüz diye sorunca Lizzie çarşafları değiştirmek için yukarı çıktığında diye cevaplar. Savcı Knowtlon babanızın cesedini keşfedene onu görüp, duymadınız yani takriben bir buçuk saat boyunca deyince Lizzie donuk bir ifadeyle hayır efendim diye karşılık verir. Bunun üzerine Savcı Knowtlon üvey annenizin evden çıktığını dair bir bilginiz var mı diye sorunca Lizzie Abby ‘in birisi hasta diye not bıraktığını söyler. Savcı Knowtlon üvey anneniz nereye gideceğini söyledi mi diye sorunca Lizzie hayır efendim diye cevap verir. Savcı Knowtlon notun kimden olduğunu söyledi mi diye sorunca Lizzie bir kez daha hayır efendim diye cevap verir. Bunun üzerine Savcı Knowtlon peki notu gördünüz diye sorar ve Lizzie gene hayır cevabını verir. Savcı Knowtlon ısrarlı bir şekilde not şu anda nerede biliyor musunuz diye sorunca Lizzie hayır bilmiyorum diye cevaplar.

Daha sonra Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye babanız öldürülmeden önce evde ne kadar süre kaldı diye sorar.  Lizzie muhtemelen on beş yirmi dakika tam olarak bilmiyorum, çünkü ahıra gitmek zorunda kalmıştım diye cevap verir. Savcı Knowtlon ahırda o kadar süre ne yaptınız diye sorunca Lizzie olta ağırlığı için kurşun aradım diye cevap verir. Yargıç Blaisdell olta ağırlığı mı dediniz deyince Lizzie evet sayın yargıç Pazar günü balık tutmaya gidecektim o yüzden de olta ağırlığına ihtiyacım vardı diye karşılık verir. Savcı Knowtlon tek yaptığınız olta ağırlığı mı aramaktı diye sorunca Lizzie evet efendim ahırın çatısında olta ağırlığı aradım diye cevaplar savcı Knowtlon bu on beş, yirmi dakika mı sürer diye sorunca Lizzie orada armutta yedim diye karşılık verir. Sesini yükselten Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye size yaptıklarınızı söyleyin dedim deyince Lizzie sakince yaptıklarımı söyledim armut yedim diye karşılık verir. Savcı Knowtlon yani armut yiyip hiçbir şey yapmıyordunuz deyince Lizzie pencereden bakıyordum der. Bunun üzerine Savcı Knowtlon Lizzie ‘ye pencereden bakıp, armut yiyip hiçbir şey yapmıyordunuz der. Lizzie sanırım öyle diye karşılık verince Savcı Knowtlon Lizzie’yi kaç tane armut yediniz diye sorunca Lizzie sanırım üç tane diye cevap verir. Savcı Knowtlon bize söyler misiniz neden üç armudu yemeniz on dakika sürdü diye sorunca Lizzie işlerimi hızlı bir şekilde yapmam diye cevaplar. Savcı Knowtlon daha fazla sorum yok sayın yargıç der. Yargıç Blaisdell Lizzie’ye gönül ister ki Lizzie suçlu değilsin, gidebilirsin demek bu yargıç için kıvanç kaynağı olurdu, ama bir an için birisi cinayet mahallinde olsun ve o da Bay Borden’in cesedini bulsun verebileceği tek makul açıklama mantık dışı bir çelişki olurdu sizi suçlu bulurdu üst mahkememin emrine dek gözetim altına tutulurdunuz der. Lizzie sakinliğini korurken Emma gözyaşlarına boğulur.

Hapishane hücresinde Lizzie’in avukatı Andrew Jennings Lizzie’ye beni mahzur görün ama rahatsız edici bir soru soracağım ve basitçe evet veya hayır diye cevap vermenizi istiyorum babanızı ve üvey anneniz Abby'yi’ öldürdünüz mü diye sorar. Lizzie Andrew’a bakar ve Andrew Lizzie ’ye üzgünüm ama aile avukatınız olarak bunu kendi ağzından duymak isterim der. Lizzie ben masumum deyince Andrew duymak istediğim buydu diye karşılık verir. Bunun üzerine Lizzie Andrew’a bakın Bay Jennings bana ne ummamı söylemelisiniz diye sorar. Andrew elimden gelen her şeyi yapacağım derken Lizzie Andrew’a bana hakikati anlatma yükümlüğünüz var der. Andrew en kötüsü asılarak idam edilme deyince Lizzie şoka girer. Bunun üzerine Andrew polise çabuk Doktor Bowen’i çağırın der. Daha sonra Doktor Bowen Lizzie sakinleştirici iğne yapar. Lizzie bilincini yitirmeden önce fısıltı ile baba der ve geçmiş anılar âleminde babasının bir kadın cesedine bir şeyler zerk edip ölmüş kadına uygunsuz davranışlar sergilediğine tanık olur.

Emma Lizzie ‘ye Bay Jennings bana senin müdafaanda her şeyin insani olacağına dair ciddi bir teminat verdi der.  Konuşmasına devam eden Lizzie Andrew ’in yardım etmesi için Bay George Robinson’u tuttu, sanırım gazetelerdeki haberler ilgisini çekti olmalı der. Daha sonra Emma Lizzie ‘ye düşünsene eski vali seni savunacak deyince Lizzie pahalıya gelmiştir diye karşılık verir. Bunun üzerine Emma masrafların yarısını ben ödeyeceğim der. Lizzie Emma ‘ya buna izin veremem bedel tahrip edici olabilir karşılık verince Emma bu uğurda tüm servetimi feda ederim der. Ayağa kalkan Lizzie Bay Jennings duruşmaya daha bir ay olduğunu söyledi bu yerde bu kadar uzun süre katlanabilir miyim bilemiyorum der. Bunun üzerine Emma seninleyim Lizzie deyince Lizzie Emma ‘ya yapayalnızız, kimsemiz yok der. Emma hala birbirimize sahibiz deyince Lizzie görünüşe göre her zaman yalnızdık der. Lizzie yatağına uzandıktan sonra Emma Lizzie ‘in saçını okşayarak bu tür şeyler her zaman senin için zor olmuştur deyince Lizzie Emma ‘ya neden benle böyle insafsızca konuşuyorlar diye sorar. Emma kim diye sorunca Lizzie Savcı Knowtlon ve gazeteler bana soğukluğun sfenksi lakabını taktılar, neden bu şekilde canımı yakmayı istiyorlar diye sorunca Emma öyle demek istemiyorlar, yalnızca sen özelsin ve özel kişiler hep yanlış anlaşılır bunu biliyorsun diye karşılık verir. Lizzie Emma ‘ya sarılıp özel olmak istemiyorum der.


Gazetede Borden duruşması on ay gecikmeden sonra başladı yazar.  Şapkasını gören Lizzie bu çok harika der. Emma Lizzie ‘ye özel bir şeyler istediğini biliyordum der. Bunun üzerine Lizzie Emma ‘ya bütün kıyafetleri getirdin değil mi diye sorunca Emma şapka, bengalinden yapılma lacivert elbise deyince Lizzie koyunyününden yapılma kolları olan siyah elbise unutun mu der. Bunun üzerine Emma Lizzie ‘ye unutmuş olmalıyım kusura bakma der. Emma tekrar konuşmaya başlar ve küçük broşun dedikten sonra Lizzie çiçek desenli şifonyerimin sol üst çekmecesinde bulunuyor ayrıca siyah düğmeli eldivenleri mi de unutma der. Emma unutmam diye karşılıkta bulunur. Daha sonra gardiyan Lizzie ‘in yanına gelip New York Sun gazetesinde Julien Ralph röportaj için geldiğini söyledi der. Lizzie yüce Tanrı’m tamamen aklımdan çıkmış olmalı dedikten Emma ‘ya kusura bakma der ve ardından hücrenin içini düzeltir.

Julien Lizzie ‘ye babanızın maliyet tutarı iki yüz elli bin dolardan fazla deyince Lizzie birazcık aylar boyu süren yasal masraflar paranın daha hızlı tükenmesine sebep oluyor. Demek istediğim şu ki, Borden ailesinin neden banyonun en basit rahatlığından bile faydalanmadığını merak etmeden duramıyorsunuz şüphesiz babanız basit bir bodrum kenefinden fazlasına parası yetebilecek birisiydi der.  Lizzie hepimizin odasına tuvalet inşa etmek istedi ama biz ondan yapmamasını istedik diye karşılık verir. Konuşmasına devam Lizzie Julien’a kısa zaman içinde tepenin uygun bir mekânına taşınma niyetimiz vardı ve geçici şeyler pahalıya gelirdi diye açıklar. Konuşmasına devam eden babam nazik ve düşünceli bir adamdı Bay Ralph bu hikâyeler yalnızca korkunç iftiralardır der. Julien Lizzie ‘ye anlaşılması güç bir kadınsınız Bayan Borden sizin gibi bir kadının hapishanede olması nasıl bir durum diye sorar. Lizzie benim için en zor olanı geceleri karanlıkta kalkmam, yanıma mum bile almamı yasakladılar, karanlıkta geçirdiğim bütün akşamlar benim için çok zor. Lakin canımı acıtan başka bir şey var yas tutmadığımı söylüyorlar lakin halk içinde hislerimi belli etmem ve şu anda mahiyetimi değiştiremem, ağlamadığımı söylediler beni yalnızken görmeleri lazımdı der.


Akşam yemeğinde Savcı Knowtlon belediye Başkanı Coughlin’e Julie ’in yazdığı makaleyi okur. Makalede Savcı Knowtlon ’in ısrarla babasını ve babasının karısını korkunç şekilde öldürdüğüne inanıyor ve hatta ileri gidip ona soğukluğun sfenksi lakabını takıyor, lakin Bayan Borden basit ve dürüst bir şekilde kıyafet veya şapkaları düşünecek zamanım olmuyor sürekli cinayetlerden konuşup sorular soruyorlar diye okur. Okumasına devam eden Savcı Knowtlon işte bu bölüm rahatsız edici, adaletin yerine gelmesi tek istediğim lakin her söylediğim söz çarptırılıyor ve beni öfkelendiriyor derken sesinde öfke değil acınası bir ifade vardı diye okur. Saçmalık diyerek gazeteyi fırlatan Savcı Knowtlon ucuz feminist duyarlılığı diye söylenir.  Belediye Başkanı Coughlin sana halkın onun tarafında olduğunu söylemiştim diye karşılık verir Savcı Knowtlon ’un eşi Slvia Lizzie Borden Pazar Okulu öğretmeni ve sadık ve inançlı bir Hristiyan dedikten sonra Belediye Başkanı Coughlin Lizzie Borden ‘in topluluk içinde çok ama çok saygı duyulan biri olduğunu belirtir. Savcı Knowtlon bu kadın bir katil sayın başkan deyince Belediye Başkanı Coughlin gitmeden önce Savcı Knowtlon’a umarım bunu kanıtlarsın, Hosea diye karşılık verir. Belediye Başkanı Coughlin Savcı Knowtlon’a geri çekilebilirsin Hosea deyince Savcı Knowtlon hayır efendim, bu haberleri gördükçe Bayan Borden ‘in mahkemede yargılanıp, tutuklanmasına dair hırsım artıyor diye karşılık verir.

Beş Haziran 1893 tarihinde Lizzie Borden ‘in taraftarları mahkeme gününde eylem düzenlerler.  Bu arada Lizzie sabırsızlıkla duruşmaya çıkmayı bekler. İçeri giren Emma’yı gören Lizzie neredeler diye sorar. Emma Lizzie ‘ye kalabalığın çok fazla olduğunu söylerken altı düğmeli eldivenden bahsediyorum diye karşılık verir. Emma aceleden unutmuş olmalıyım diye karşılık verir. Lizzie bir insan nasıl bu kadar akılsız olur diye söylenince Emma istersen gidip alabilirim der ama Lizzie Emma ‘ya boş ver vaktimiz yok der. Daha sonra Lizzie bazen benim asılmamı istiyorsun diyerek Emma’yı suçlar. Bunun üzerine Emma bu söylenecek zalimce bir şey Lizzie diye karşılık verir. Lizzie özür dilerim diyerek Emma ‘ya sarılır. Gardiyan gelir ve Lizzie ‘ye vakit geldi daha fazla bekleyemeyiz der.    


Savcı Knowtlon mahkeme salonuna gelirken halkın tepkisi ile karşılaşır. Öfkeli kalabalığın arasından geçen Belediye Başkanı Coughlin içler acısı diye söylenince Savcı Knowtlon pek doğrusu halkı suçlayamam Salem’den beri böyle bir yargılanma olmadı diye karşılık verir. Lizzie mahkeme salonuna giriş yapınca herkes Lizzie’yi göz hapsine alır. Mahkeme başlar. George Robinson sanık kürsüsündeki Maggie ‘ye Borden ailesinde hiç sorun var mıydı söyler misiniz Bayan Sullivan diye sorar. Maggie cevap vermeyince George Robinson yaşaması iyi bir yer miydi diye sorar. Maggie evet, efendim severdim diye cevap verince George Robinson onlarda sizi sever miydi diye sorunca Maggie sanırım diye karşılık verir. George Robinson alışılmadık hiçbir şey görmediniz deyince Maggie hayır efendim der.  George Robinson Maggie ‘ye aile içinde yaşanan anlaşmazlıkları görmediniz değil mi Bayan Sullivan diye sorunca Maggie hayır diye cevaplar. Bunun üzerine George Robinson Maggie ‘ye aile içinde yaşanan didişmelere veya ona benzer hususlara şahit olmadınız değil mi diye sorar. Bu arada Lizzie geçmiş anılar âlemine giriş yapar.

 Lizzie Bay Borden’a Maggie yalan söylüyor masadan para almadım doğruyu söylüyorum der.  Lafa karışan Abby sen doğruyu ne bilirsin her zaman yalan söylersin der. Bay Borden şu ana dek her zaman seni korudum, sana baktım, masraflarını ödedim, ruhuna dua ettim bir Hristiyan ve baba olarak utanca ve sefalete direndim ama bu son radde der. Lizzie babasına kesinlikle yapmadım bu şaşırtıcı olur mu, utançtan bahsediyorsun ama ben yıllar boyu aynı kıyafetle geziyorum der. Abby kin dolu şunun konuşmasına bak deyince Lizzie kendimizi düzgünce idame edemiyoruz diye karşılık verir. Abby kin dolu konuşmasını sürdürerek idame etmekmiş, bu eve kimi sokacaksın der. Lizzie Tanrı’m, bu evden nefret ediyorum banyo ne de modern gereçler var der. Konuşmasına devam Lizzie Bay Borden’a kasabanın alay konusu olduğumuzu biliyor musun baba arkadan senin için cimri diyorlar der. Bay Borden bu kadar yeter diye bağırdıktan sonra Lizzie ‘in yanına gelip artık seni anlamıyorum, senle çok yakındık der. Lizzie evet baba dedikten sonra Bay Borden Lizzie o zaman neden böyle davranıyorsun diye sorar.  Lizzie baba bana baksana boğuluyorum otuz iki yaşındayım ve bu evde mahkûmum diye yanıt verir.  Bunun üzerine Bay Borden Lizzie ‘ye istediğin gibi çıkıp gidebilirsin diye karşılık verince Lizzie yıllık iki yüz dolar harçlık ile nereye gidebilirim der. Bunun üzerine Bay Borden Emma idare ediyor. Abby Lizzie ‘in iki sene Avrupa seyahatine çıktığını söyleyince Lizzie Abby ’ye evet ve bunun üzerinden atamayacaksın değil mi Bayan Borden diye karşılık verir. Konuşmasına devam eden Lizzie o para tüm kuruşuna dek benim hakkım der.  Bay Borden Lizzie ‘ye annenin mirasını çarçur edersen kendinden başka suçlayacak birisi kalmaz diye karşılık verir. Bunun üzerine Abby o paranın yarısı Emma ’in hakkı deyince Lizzie Abby ‘ye almasına izin verirdin değil mi diye suçlar. Abby Lizzie ‘ye Emma’yi o daracık odada yatırıp kendin o koca odada tek başına kalıyorsun der. Lizzie masum bir ses tonuyla küçük bir çocukken bile küçük, dar alanlar kalamazdım diye karşılık verir. Konuşmasına devam eden Lizzie büyük odayı almamı Emma istedi değil mi Emma deyince Abby Lizzie ‘ye sen ve senin yöntemlerini biliyoruz, istediklerin olsun diye öfke nöbetleri geçirip insanları zorladığını biliyoruz. Abby ‘in üzerine yürüyen Lizzie şayet bir hanımefendi olmasaydım kolunu yerinden çıkardım Bayan Borden diye tehdit eder. Bunun üzerine Bay Borden Lizzie ‘ye seni defalarca uyardım, seni besleyen eli ısırmaman konusunda uyarmıştım der.

Geçmiş anılar âleminden çıkarız. Maggie sanık kürsüsünden indikten sonra Doktor Bowen sanık kürsüne çıkması istenir. Mübaşir Doktor Seabury Bowen kürsüye lütfen diye seslenir. Savcı Knowtlon Doktor Brown’a o sabah Bayan Borden ‘in nasıl olduğunu tanımlayabilir misiniz diye sorunca Doktor Bowen bilemem, efendim diye donuktu, rengi atmıştı yanıt verir. Savcı Knowtlon yani donuktu diyorsunuz deyince Doktor Bowen demek istediğim deyince Savcı Knowtlon soruya cevap verin der. Doktor Bowen biraz beklerseniz deyince Savcı Knowtlon Lizzie ‘in üzerinde mat bir elbise mi vardı diye sorar. Doktor Bowen Savcı Knowtlon’a bilmediğimi söylüyorum, ayrıca soruşturma esnasında bir kadının kıyafetini de tarif etmem diye karşılık verir. Bunun üzerine Savcı Knowtlon pekâlâ, o zaman bu elbise mi diyerek elbiseyi Doktor Brown’a gösterir.  George Robinson sayın yargıç gerçekten bu devletin tanığı deyince Savcı Knowtlon ben yalnızca sanığın cinayet öncesi ne giydiğini öğrenmeye çalışıyorum ve tanığın doktor olmasına dayanarak elbise üzerindeki kanı teşhis etmesini bekliyorum diye karşılık verir. Bunun üzerine yargıç tanık soruya cevap versin der. Doktor Bowen bu elbise değildi deyince Savcı Knowtlon öfkeyle elbiseyi fırlatıp George Robinson’a tanık sizindir der.

George Robinson Doktor Bowen ’in yanına gelip zamanda geriye gidersek ikinci cesedi bulmadan önce Bayan Borden’a hiç ilaç verdiniz mi diye sorar. Doktor Bowen evet efendim, Bayan Russel beni yukarıya çağırdığında Bayan Borden ‘in sakinleştirmek için bromo kafein isimli ilacı kendisine zerk ettim der. George peki daha sonra Bayan Borden’a başka ilaçlarda verdiniz mi diye sorunca Doktor Bowen morfin sülfat verdim diye yanıt verir. George Robinson dozunu söyler misiniz diye sorunca Doktor Bowen sekiz damla ama ertesi gün dozu artırdım diye karşılık verir.  George Robinson ne kadar süre Bayan Borden’a morfin verdiniz diye sorunca Doktor Bowen hapishanede kaldığı sürece verdim diye cevaplar. George Robinson bir başka deyişle bütün bu yargılandığı, tutuklandığı sürece Bayan Borden’a morfin zerk ediliyordu diye sorunca Doktor Bowen evet efendim diye karşılık verir. Bunun üzerine George Robinson Doktor Brown’a günlerce morfin kullanmak hafızayı etkileyip kavramları ve düşünme yetisini değiştirir mi diye sorar. Doktor Bowen evet efendim, halüsinasyonlara neden olur diye cevaplar. George buna göre bu durumda olan birisinin verdiği ifade çelişkili olabilir değil mi deyince Doktor Bowen evet diye cevaplar bunun üzerine George Robinson morfin vermeyi ne bıraktınız diye sorunca Doktor Bowen Bayan Borden hala morfin almaya devam ediyor diye karşılık verir. Bunun üzerine George Robinson teşekkürler Doktor Bowen, başka bir sorum yok sayın yargıç der.


Savcı Knowtlon Alice’e cinayetlerin işlendiği akşam öncesi Bayan Borden ‘in sizi ziyaret ettiğini söylediniz der.  Alice bu doğru deyince Savcı Knowtlon ziyaretin nedenini açıklar mısınız diye sorar. Alice Lizzie çok dertliydi, kötü bir şeyler olacağına dair endişeleri vardı diye açıklar. Savcı Knowtlon kötü mü diye sorunca Alice evet diye karşılık verir.  Daha sonra Lizzie, babasının iş ortaklarından biri ile derdi olduğunu ve babasının zarar göreceğinden korkuttuğunu söylemişti ayrıca ahıra girildiğini ve evcil güvercinlerin telef edildiğini söyledi ama ben ona bir grup haşarı çocuğun şakasıdır dedim der. Geçmiş anılar âlemine giriş yaparız ve Bay Borden ‘in elinde balta hışımla ahıra girer. Bay Borden elleri kanlı bir şekilde ahırdan çıktıktan sonra Lizzie babasına niye güzel kuşlarımı öldürdün der. Bunun üzerine o hergeleler şimdi güvercinleri çalsınlar bakalım deyince Lizzie o kuşlar benim diye karşılık verir. Bay Borden Lizzie ‘ye senin mi sana bir şey hatırlatmak isterim kızım bu mekândaki her şey bana aittir, bana ait olan benimdir istediğim şekilde imha ederim diye karşılık verir. Daha sonra Bay Borden Lizzie’yi kanlı elleri ile itip elbisesini lekeler. Bay Borden gittikten sonra Lizzie ağlayarak onlar benimdi der.  Geçmiş anılar âleminden çıktığımızda Alice kuş evi kırıldığında Emma ve Maggie evdeydi ayrıldığında bana tek gözü açık yatacağını söyledi der. Savcı Knowtlon Bayan Borden bunları cinayetten önce gecemi söyledi diye sorunca Alice evet efendim diye karşılık verir. Savcı Knowtlon Bayan Borden geceleri size uğrar mıydı Bayan Russel diye sorunca Alice nadiren diye cevap verir. Bunun üzerine Savcı Knowtlon alaycı bir tavırla sanırım bu da o nadir durumlardan biriydi der.  Daha sonra Savcı Knowtlon Alice’e cenazeden günler sonrası yaşanan olayı anlatır mısınız der. Alice olayı anlatmaya başlayınca geçmiş anılar âlemine giriş yaparız.

 Mutfakta bulunan Lizzie dolaptan elbise alınca Emma ne yapıyorsun diye sorar. Lizzie bu eski şeyi yakacağım boya içinde kalmış diye karşılık verir. Bunun üzerine Alice insanların beni görebileceği bir yerde bunu yapmam dedikten sonra dışarı bakar.  Alice panik içinde bahçede polis var dedikten Lizzie umursamaz ve elbiseyi kuzinede yakar. Alice Lizzie ‘ye bu yaptığın en kötü şeydi dedikten sonra Emma’ya bakıp ya bize elbise hakkında sorular sorarsa der. Bunun üzerine Lizzie sinirli bir şekilde neden bunu bana yaptırdın, neden bana söylemedin diye Emma’dan hesap sorar.  Geçmiş anılar âleminden çıktığımızda Savcı Knowtlon teşekkürler Bayan Russel, başka bir sorum yok der.  George Robinson şu a için bir sorum yok der. Yargıç sanık kürsüden inebilir.  Alice Lizzie ‘ye bakar ve ardından gider. George Robinson bu kadın ahmağın teki bunu söylemesine bile gerek yoktu deyince Lizzie Alice o bir Hristiyan kadın efendim, hakikat bu diye karşılık verir. Bunun üzerine George Robinson merak etme canım bu meseleyi dallanıp budaklanmadan halledeceğiz der. Ayağa kalkan George Robinson sayın yargıç elbiseyi diken Bayan Mary Raymond ’in tanık kürsüsüne çıkmasını talep ediyoruz diye talepte bulunur.


Bayan Raymond evet, o elbise geçen senenin Nisan ayında dikmiştim der. Bunun üzerine George Robinson Bayan Raymond son provada o elbiseye olanları anlatır mısınız diye sorar. Bayan Raymond evet, üst katın koridoru ve merdivenlerinde boya yapılıyordu ve Lizzie elbisesini kız kardeşine göstermek isterken boyaya çarptı ve elbise lekelendi diye cevap verir bunun üzerine George Robinson başka bir sorum yok der. Savcı Knowtlon Polis Şefi Hillard’a bu mahzende bacanın yanında duran kutuda bulduğunuz balta mı diye sorar. Polis şefi Hillard öyle gözüküyor dedikten sonra Savcı Knowtlon sapı böyle kırık mıydı Bay Hillard diye sorar. Polis şefi Hillard evet sapı öyle kırıktı diye cevap verir.  Savcı Knowtlon sapın kırık olması hakkında bir şeyler gözlemlediniz mi diye sorunca Polis Şefi Hillard eve t yeni kırılmıştı diye cevap verir. Geçmiş anılar âlemine gireriz. Nalburda baltayı inceleyen Lizzie ‘in yanına gelen dükkân sahibi sizin için ne yapabiliriz Lizzie Hanım diye sorar. Lizzie yeni elbisemde boya lekeleri oldu, lekeleri çıkarmak için neftyağı almak istiyorum diye karşılık verir. Bunun üzerine dükkân sahibi tabi hemen getireyim der. Dükkân sahibi neftyağını alırken Lizzie gizlice baltayı çantasına koyar. Lizzie neft yağını aldıktan sonra gider.  Dükkân sahibinin yanına giden Bayan Churchill Lizzie ‘in çantasına bir şey koyduğunu söyler.  Dükkân mühim değil deyince Bayan Churchill niye bir şey yapmıyorsun diye sorar.  Dükkân sahibi gerek yok, zaten ihtiyar Borden hesabı fazlasıyla ödüyor der.

 Sanık kürsündeki eczacı Bayan Borden benden on sent tutarında hidrojen siyanür talep etti bende doğal reçete olmadan bunu satmayacağını söyledim der. Savcı Knowtlon tepkisi ne oldu diye sorunca eczacı daha öncede birkaç kez aldığını söyledi ama ben ona hidrojen siyanürün çok tehlikeli olduğunu söyledim diye cevap verir. Bunun üzerine Savcı Knowtlon Bayan Borden neden böylesine tehlikeli bir zehri istediğini söyledi diye sorunca eczacı fok kürkünden yapılma pelerini temizlemek amacıyla istediği söyledi diye cevaplar.  George Robinson böyle bir ifade kullanımına karşı çıkmalıyım der. Bunun üzerine Savcı Knowtlon sanığın soruşturmanın parçası olarak kabul ediliyor bende önceki maksadı bulmaya çalışıyorum diye karşılık verir. George sayın yargıç müvekkilimin ifadesinin kabul edilebilirliğine dair bir karar alabilir miyiz, bu ifade müvekkilimin tutuklu ve avukat talebinin reddedildiği zaman alındı der. Yargıç iddia ve savunma makamının kürsüye gelmesini ister.  

Savcı Knowtlon ‘in evinde o ahmak Yargıç Blaisdell avukat talebini reddettiği için ifadesi kabul edilemiyor diye söylenir. Bunun üzerine Belediye Başkanı Coughlin kötü bir hamle der.  Savcı Knowtlon bütün davayı onun ifadesi üzerine kurdum lakin şimdi elimde hiçbir şey yok der. Belediye Başkanı Coughlin peki Bayan Russel ’in ifadesi onunki bayağı sarsıcıydı diye karşılık verince Silvia kendi başına öyle şekilde çıkması şüphe uyandırıcı değil mi der. Bunun üzerine Savcı Knowtlon Silvia ’ya vicdanı ona sorun çıkarıyordu polis onu ilk sorguladığında elbise yakma olayından bahsetmemişti diye karşılık verir. Bunun üzerine Belediye Başkanı Coughlin gülerek ne şans ama der. Savcı Knowtlon hususi fikrim elbisenin o elbise olmadığı, Lizzie Borden aptal birisi değil merak ettiğim husus cinayet esnasında ne giydi der. Bunun üzerine Silvia kocası Savcı Knowtlon’a yine de şu ana kadar yaptığın davanın esasına dayanacağından eminim Hosea diye karşılık verir.  Savcı Knowtlon Robinson tanıkların ifadelerini itibarsızlaştırdığı için sanmıyorum, eski vali şirret birisi der.  Belediye Başkanı umarım elinde iyi bir koz vardır Hosea sana başının ne kadar dertte olduğu konusunda hatırlatmam gerekmiyor diye karşılık verir. Bunun üzerine Savcı Knowtlon bir tane var umarım o da kazanmaya yarasın der.

Profesör Wood bulguları inceledim deyince Savcı Knowtlon kısaca bize neticeyi söyler misiniz Profesör Wood misal balta üzerinde bulunan saç örneğini diye karşılık verir. Profesör Wood saç örneği kurbanla da eşleşmedi der.  Savcı Knowtlon Profesör Wood’a bakar ve Profesör Wood numunenin bir hayvan kılı olduğunu, muhtemelen bir ineğe ait olduğunu söyler.  Savcı Knowtlon peki elbise etek üzerinde küçük kan izlerine rastlamadınız mı diye sorunca Profesör Wood lakin o izlerde iki kurbana ait değildi diye cevaplar. Savcı Knowtlon açıklayabilir misiniz deyince Profesör Wood kan şüphesiz sanığın adet kanıydı diye karşılık verir. Baltayı eline alan Savcı Knowtlon bu balta cinayette kullanıldıktan sonra izleri silmek için temizlenebilir mi diye sorar.  Profesör Wood söylediğiniz gibi izler kolayca yıkanarak çıkmaz ayrıca o kırık uçun temizlenmesi de imkânsız diye cevap verir. Belediye Başkanı Coughlin sessizce Silvia ‘ya bu çok korkunç Profesör Wood Boston’dan bir saat önce geldiği için ifadesinin üzerinden geçemiyoruz der.  Savcı Knowtlon daha fazla sorum yok tanık sizindir der.  George Robinson başka bir deyişle katilin cinayetler esnasında aynı kıyafeti giydiğini varsayarsak üstüne başına kan sıçratırdı değil mi diye sorar. Profesör Wood benim fikrime göre evet diye cevap verir.  George Robinson tanıkların hiç biri o anda sanık üzerinde kan olduğunu görmedi dedikten daha fazla sorum yok sayın yargıç der.

Geçmiş anılar âleminde Abby Bay Borden’a sana bir şey olursa beni kapı dışarı edeceklerini gayet iyi biliyorsun der. Bay Borden ne yapabilirim deyince Abby her şeyin bana it olduğu bir vasiyetname hazırlayabilirsin diye karşılık verir. Bay Borden Abby ‘ye acele etme kadın, daha ölmedim ben der.  Bunun üzerine Abby sokaklarda bir köpek gibi sefalet çekemem diye söylenince Bay Borden pekâlâ haftaya avukat ile konuşurum şimdi bırak da uyayım der. Konuşmaları duyan Lizzie öfke içinde o kaltağın ölüsünü göreceğim deyince Emma Lizzie’yi uyarır. Bunun üzerine Lizzie Emma ‘ya o yaşlı cadaloza bir ekmek kırıntısı için yalvarabilirsin ama ben yalvarmayacağım der. Bunun üzerine Emma böyle olduğun zamanlar beni korkutuyorsun der. Lizzie Emma ‘in sözlerini umursamaz ve asla yeni bir vasiyet hazırlamayacak der.  Bunun üzerine Emma ben Brownwelleri ziyaret için Fairhaven’a gideceğim der. Lizzie Emma ‘ya evet Fairhaven’a git der ve geçmiş anılar âleminden çıkarız.

Savcı Knowtlon tanık kürsüsüne çıkarttığı Doktor Drapen’a cinayet silahının kesici ucundan kaynaklanan yaraları bulabildiniz mi Doktor Drapen diye sorar. Doktor Drapen Bayan Borden’dan alamadım ama Bay Borden ‘in kafatasında alabildim der.  Bunun üzerine Savcı Knowtlon üzülerek meslektaşınız Doktor Wood’dan bahsi geçen kuru kafayı getirmesini isteyeceğim der. Bay Borden ‘in kafatası mahkeme salonuna getirildikten sonra Savcı Knowtlon Doktor Drapen’dan kafatasındaki yarık ile baltayı eşleştirmesini ister.  Doktor Drapen tam balta ve yarığı eşleştirecekken Lizzie fenalaşır ve yargıç mahkemeyi erteler. Savcı Knowtlon karısına defalarca söyledim az pişmiş ete katlanamam deyince Silvia başka bir şey yapayım der. Bunun üzerine Savcı Knowtlon Silvia ‘ya boş ver iştahım kaçtı zaten diye karşılık verir. Silvia Savcı Knowtlon’a kahvesini verirken bu mahkemenin bitmesi iyi oldu deyince Savcı Knowtlon bu mahkeme değildi ucube gösterisiydi diye karşılık verir. Konuşmasına devam eden Savcı Knowtlon o kadın birkaç kadının arkasına saklanıp kurulacağını sanıyorsa yanılıyor der. Silvia başka nesi var ki deyince Savcı Knowtlon Silvia ‘ya bakar. Silvia yorumu için özür diledikten sonra biz kadınlar en son savunma olarak birbirimizin arkasına saklanırız bu duruma bizi siz soktunuz der. Savcı Knowtlon Silvia ‘ya kadınlığını bir rol olarak mı gördün diye sorar. Silvia bu bölümü oynamak her zaman uygun değildir diye karşılık verir. Savcı Knowtlon senin böyle konuştuğunu duymamıştım belki ilerde oy kullanmakta istersin diye karşılık verir. Savcı Knowtlon belki de o katile sempati duyuyorsundur deyince Silvia yaptıklarına değil ama yaşadıklarına duyuyorum diye karşılık verir.

Emma Bay Jennings ile beraber zorlukla kalabalığın arasından geçerek mahkeme salonuna girer.  George Robinson tanık kürsüsündeki Emma ‘ya bahsi gecen elbiseyi en son ne zaman gördün diye sorar.  Emma Pazar günü kız kardeşim kuzinenin yanında bu eski elbiseyi yakacağım dedi bende niye yapmıyorsun diye karşılık verdiğini söyler. George Robinson Emma ‘ya Bayan Russel ’da orda mıydı diye sorunca evet ve Lizzie ‘ye yaptığın en kötü şey dedi, haklı olduğunu biliyorduk ama o an için aklımıza gelmedi der. George Robinson Emma ‘ya babanız parmağına yüzük takar mıydı diye sorar.  Emma evet, efendim diye cevap verdikten sonra babanız başka bir mücevherat takar mıydı diye sorar.  Emma hayır takmazdı diye yanıt verince George Robinson babanız bu yüzüğü kimden aldı diye sorar.  Emma seneler evvel kız kardeşim vermişti der. Lizzie ‘in yüzünde bir tebessüm oluştuktan sonra tekrar geçmiş anılar âlemine gireriz. Lizzie çocukken babasına doğum pastası getirir. Geçmiş anılar âleminden çıkarız ve George Robinson Bay Borden yüzüğü hep mi takardı deyince Emma evet diye cevaplar. Bu arada Lizzie ‘in aklına babasını son öptüğü an gelir.

 Savcı Knowtlon kız kardeşiniz ile üvey anneniz arasındaki ilişki dostaneye miydi diye sorar. Emma Bayan Borden ve kız kardeşimin arasında vardı diye cevaplar. Bunun üzerine Lizzie ne zaman Bayan Borden’a anne demeyi kesti diye sorunca Emma tam olarak biliyorum epey zaman oldu diye cevaplar. Savcı Knowtlon daha öncesinde anne diyor muydu diye sorunca Emma evet efendim diye cevap verir. Geçmiş anılar âleminde çocuk Lizzie babası Bay Borden’a Bayan Borden geç saatlere dek çalışmanı istemiyor der. Bunun üzerine Bay Borden Lizzie ‘ye ona niye anne demiyorsun diye sorunca Lizzie benim annem öldü diye karşılık verir. Bunun üzerine Bay Borden Lizzie ‘ye hala annen ile ilgili kâbuslar mı görüyorsun diye sorar. Lizzie kafasını evet manasında sallayarak cevap verir.  Bay Borden ölümden korkulacak bir şey yok yalnızca uzun, huzur dolu istirahat o kadar der. Daha sonra cesedi gösteren Bay Borden Lizzie ‘ye ne kadar huzurlu gözüküyor dokun der. Bay Borden zorla Lizzie ‘in cesede dokunmasını sağlar ama Lizzie paniğe kapılır ve yanlışlıkla cesedin kan çektiği şırıngayı çıkartır ve cesetteki kan Lizzie ‘ye doğru fışkırır. Geçmiş anılar âleminden çıktığımızda George Robinson jüri üyelerine ağlamayan gözler aslında en acıklı gözlerdir, Bay Andrew Borden biricik kızının verdiği yüzük ile mezara girdi şayet cinayet işlediğini düşünüyorsanız onun bir canavar olduğunu da inanıyorsunuzdur der. Yargıç Lizzie ‘ye seslenip Jüriye söylemek istediğiniz bir şey var mı diye sorar.  Lizzie ben masumum avukatım benim için konuşun diye karşılık verir.


Jüri kararı açıklarken Lizzie geçmiş anılar âlemine giriş yapar. Maggie Lizzie’ye ahırdan su getireceğim istersen kapıyı kilitle der.  Maggie gittikten sonra Lizzie kapıyı kilitler ve mutfak lavabosundan sürahi alır.  Üst katta çıkan Lizzie yatak çarşafını değiştiren Abby’yi görür. Odasına giden Lizzie kıyafetlerini çıkarırken dışarıdan sesler duyar ve pencereden dışarı baktığında Maggie ve Alice’in sohbet ettiğini görür.  Tamamen soyunan Lizzie nalburdan çaldığı baltayı yatağın altından çıkarır. Abby ‘in yanına giden Lizzie Abby diye seslenir ve Abby arkasını döndüğünde Lizzie çıplak görür. Abby tam tepki verecekken Lizzie Abby’yi baltayla vahşice öldürür. Maggie ‘in ahırdan geldiğini gören Lizzie odasında hızla yıkanır ve üstünü giyer.  Daha sonra bodruma inen Lizzie kan dolu leğeni bodruma boşaltır. Baltayı koyan Lizzie bodrumdan çıkar. Uykuya dalan Lizzie kapı sesine uyanır. Abby ‘in cesedine bakan Lizzie haince kıkırdar ama Maggie kendisine güldüğünü sanır. Lizzie Bay Borden ‘in yanına gelir ve Bay Borden Maggie nerede diye sorar. Lizzie Maggie ‘in akşam yemeğinden önce dinlendiğini söyler. Bay Borden sen çok garip kızsın Lizzie bir an mezar taşı kadar soğukken bir an bir babanın sevebileceği bir kıza dönüşüyorsun der. Daha sonra Bay Borden Lizzie ‘ye aklından neler geçiyor bilmiyorum der.  Odadan çıkan Lizzie bodruma inip kıyafetlerini çıkarır. Baltayı eline alan Lizzie çıplak bir şekilde babası Bay Borden’a seslendikten sonra Bay Borden’i vahşice öldürür.  Daha sonra Lizzie mutfaktaki tulumbayı kullanıp kendini yıkadıktan sonra baltayı da tuvalete atar.

Yargıç jüri başkanına zanlı suçlu mu suçsuz mu diye sorunca jüri başkanı suçsuz diye cevap verir.  Yargıç Lizzie ‘ye gitmekte özgürsün der. Gazeteci Lizzie ‘ye serbest bir kadın olmak nasıl bir duygu diye sorunca Emma cevap vermez ve mutlu bir tebessümle uçan güvercinlere bakar. Lizzie at arabasına bindikten sonra Maggie ‘ye kin dolu gözlerle bakar. Emma mutfakta yemek hazırlarken at arabasının geldiğini duyar. Eve gelen Lizzie Emma ‘ya artık bitti biz kazandık der. Emma duyarsız bir tavırla yemek birazdan hazır olacak deyince Lizzie beni duymadın mı artık özgürüz der. Emma yemekten bahsedince Lizzie Emma ‘ya bazen seni idrak etmekte zorlanıyorum der. Bunun üzerine Emma bunu bir kez soracağım ve yaşadığım sürece bir daha da konudan bahsetmeyeceğim dedikten sonra Lizzie ‘ye babamızı öldürdün mü diye sorar. Lizzie hissiz ve soğuk gözlerle Emma ‘ya bakar ve film biter.


 


The Bonesetter Returns

  Filmimiz on dokuzuncu yüzyılda Bonesetter adlı korkunç bir adamı kovalayan bir grup ad...